E-Arkadaşlar hiç kimseden yorum gelmiyor,neden acaba…?Okuyucu sayımız her geçen gün artıyor ama yorum yok.
S-Konu deprem olunca, konuyada yabancı olunca insanlar korkuyor az biraz..Siyasetle filanda ilişkilendirilince iyice şaşırıyor, afallıyorlar…Eee kolay değil.Biz bile ilk başta sersemledik.”Depremler akıllı varlıkların enerjisi ile dengeye alınır” diyorsunuz.Bu söz hem düşündürüyor, hem şaşırtıyor.Bilinç düzeyi az olanında konuları algılayamayacağı, değerlendiremeyeceği düşünüldüğünde…
F-Havada asılı kalan uçan kızı kouşuyorduk, sohbet yarım kaldı.İnternette öyle şeyler görüyoruzki asla sihirbazlık değil, oyun değil.Adam gözünüzün önünde parayı iki camın arasına şak diye sokuveriyor.İçtiğiniz kola kutusun içine atıveriyor.Neler neler….
G-Kabiliyet sergilemekte sınır tanımak yok…Hilesiz hurdasız kabiliyetler bu son dönemde teşhirde..Adı üzerinde son dönem..Kıyamet dönemi.Kabiliyetsiz, kabiliyetliye bakarak ben niye yapamıyorumun cevabını bulacak.
S-Musa peygamberimiz asasını yılan yapmışda o yılan büyücülerin yaptıkları sihirleri yutuvermiş.Üç kutsal kitapta bu öykülerle dolu.Mucizeleri yapan yapıyorda bizde niye birşey yok.
F-Bu zorlu bir süreç Salihacım.Meditasyon yapacaksın, aç kalacaksın, konsantre olacaksın.Bu yeteneklerin gelişmesi emek istiyor, öyle kolay olmuyor.
E-Gazetelerde ve internette çıkan uçan küçük kız köpekten korktuğu için insiyaki olarak yükseldi.Belliki ileri bir bilinç, ileri bir enkarnasyon.Kendisini insiyaki olarak korumaya aldı.Bu dönemde sıradışılıklara çokça tanık olunur.Kıyamet dönemlerinin az zararla atlatılması için bu yüce bilinçler geri transfer yolu ile dünyaya bedenlenir ve enerji bedenleri ile görev yaparken, yetenekleri ilede hayranlık uyandırırlar.Hepsi vazifelidir.
S-Bu vazifeli insanlar libyadaki akan kanı, bizdeki PKK terörünüde bitirselerde canımı yeseler.Akşam M.Ali Birand’ın programını izledim.İşçi partisinden kendisini büyük Atatürkçü tanıtıp kalpağı, rozeti ile insanları kandıran Yalçın Küçük, program konuğuydu.
G-Bende izledim.Güleyimmi, ağlayayımmı şaşırdım.Adam habire kitaplarını bomba diye fırlatıyor sağa sola…
S-Zaten okunmaya değil, yere atılmaya değecek kitaplar olduğu için kendiside kendi eli ile doğrusunu yaptı.İlahi adalet işte, kendi yazdıklarını kendi elleri ile yerlere fırlattı.Buda bir mesaj aslındada anlayana…Onu yıllarca bize prf olarak ve en büyük Atatürkçü olarak yutturan ve ekranlarda yer veren, insanları peşinden gitmeye mecbur bırakan medya, bu kezde onun gerçek kimliğini haysiyetli ve akıllı gazeteciler sayesinde ortaya döküyor.İnter net aksilik yaptıda mesaj atamadım.Tayyar bey öyle güzel sorularla köşeye sıkıştırdıki helal olsun.M.Ali beyde güzel yönetti, anlayan herşeyi anladı.
A-Öcalanla sarmaş dolaş yemek resimleri, kamplardaki muhabbetleri internet sayfalarına düşmüştü bir zamanlar.Çiller hükümeti onu Suriyede yakalamasın diye, Öcalana haber vermiş Y Küçük .Beni devlet görevlendirdi diyor.Devlet ona, git Öcalana haber verde Suriyeden kaçsın demiş.Küçücük Yalçın, beynininde kişiliğininde,soyadı gibi olduğunu bu sohbette öylebir ortaya koyuyorki konuştukça batıyor, battıkça sinirleniyor, sinirlendikçe saldırıyor ve masalara vuruyor, kitaplarını fırlatıyor.Bende bir zamanlar bu adamın kitaplarına para verir alırdım.Etkilenirdim.Kafasına taktığı kalpağı, yakasına taktığı rozeti bana onun gerçek bir Atatürkçü olduğu imajını vermişti.İnanmıştım.Onun gibi düşünüyordum.Taa ki bu sohbetlere katılıncaya ve gerçeklerle yüzleşinceye kadar…Ne kadar aptalmışım ve nasıl kullanılmışım, hiç anlayamamışım…
E-Bu sohbetleride bunun için yapıyoruz.Kullanılan olmak ilk beş basamakta oluyor.Bu boyuttakiler sakaldan, çarşaftan, kalpaktan, tesbihten, rozetten kısacası ŞEKİLCİLİKTEN çok etkilenirler.Alt basamaktakilerde şekilciliği kullanarak ilk beş basamaktaki insanlar arasında öne çıkmaya ve toplulukta yer ednmeye uğraşırlar.Bilinç boyutu yükseldikçe şekilden uzaklaşılır ve kişiler kullanılan olmaktan uzaklaşırlar.Bundan sonra nedenler ve niçinler sorgulanır, çapraz sorgulamalarla GERÇEKLER aranır.Yönetimde olan insanların, yönetenlerin altıncı boyutu aşmış kişilerden olması, toplumların refahı ve selameti açısından önem kazanır.Çürük elmaları her meslekten görmek mümkün.Asker de prf da, poliste, siyasetcide, medyacıda olabiliyor..
F-Adalet adına çalışan, hakim ve savcı gibi karar mekanızmasında hizmet gören insanlarında altıncı boyutun üstünde olmaları gerekiyor.Bu tutuklanmalara itiraz ediyorlar, ağlaşıyorlar.Ülke kangölüne dönmüş bu adamların umuru değil.Elbet bunun bir sorumlusu var.Medya ayağının malum kısmı muhalefet gibi durmadan internet, radyo, tvyolu ile negatif propaganda yapıyor.Beyin yıkıyor.Medyacılık yapanda haddinibilecek kardeşim. Doğuda polislerimiz öldürülüyor.Bi el veren yokki şu akan kanlar dursun.Herkes mikser olmuş karıştırıyor.
S-DBP si barış diye diye öyle bir mikserlik yapıyorki vallahide billahide insanın bu alçaklığa kalbi dayanmıyor.Resmen PKK yı eyleme teşvik ediyorlar.Bir kelime barış ve demokrasi ise, arkasından gelen imalı sözcük yakar yıkarız…Kapatacaksın arkadaş, kapatacaksın bunların partisini.Koskoca Türkiye Cumhuriyeti devletine kafa tutmak ne demek?Aba altından sopa göstermek ne demek.Anlayış gösterdikçe azıyorlar arkadaş.Bu polis sizinde polisiniz.İnsan haklarıdır tutturmuş giderler.İnsanlıktan ve haktan bihaber biçareler…Şu seçim Allahın izni ile bir biterse burunlarından fitil fitil gelir bu yaptıkları da..
E-Sinirlenme Saliha kızım.Evrensel yasaları düşün.Kendilerine ediyor zavallılar.Zanneder lerki yakıp yıkınca, saldırınce birşeyler elde edecekler.Yemin olsun ve yaradanıma and olsunki hiçbirşey elde edemeyecekler.İşledikleri günahlarla berzaha göç ederken bu yaptıkları ve işledikleri günahlarlada cehennemlerin cehenneminde yaşamaya mahkum olduklarınıda görecekler.İşte bunları hatırlatmak lazım bu kardeşlerimize…Bilmiyorlar öğrenmemişler…Hak, merhamet, adalet, sevgi, saygı….Bazıları bilsede şiddetin getirisinden vazgeçemedikleri için söylemleri ve teşvikleri hep şiddet odaklı.Hayat ölümlü ve her can ettiği düşüncesinden bile sorgu, sual edilecek.
G-Bunuda yapacak olan medyadır.Şu medya sohbetlerine ONDOKUZDAN SOHBETLERİ alsa akan kanlar duracak, eminim.Gerçeği bilenin hatada kalması mümkünmü arkadaşlar?
F-Yoğun bir medya seferberliği bencede akan kanları durdurur.Dün Bir arkadaşımı ziyarete gittim.Hoca Necmettini yad ettik.Oğlu Fatihin babasının başında duran kiremiti durmadan dile getirmesini doğru bulmadığımı anlattım.Erbakanı tanıyan Bir dost vardı.Kemalpaşa eski bld, bşk M.Ali Özüdoğru ile beraber Hocayı her ay yaptıkları işlerden haberdar ederlermiş.Hoca belediye başkanlarına mutlaka mahalle temsilcilerinide beraberlerinde getirmelerini söyler ve yapılan işleri mahalle mahalle takip edermiş.Bir seferinde mahalle temsilcisi yerine başka bir kişiyi getirmişler.Hoca uyanık, külü yutmamış.Mahalle temsilcisi kendi mahallesi ile sorulan bir suale ık mık edince, “seni gidi seni… sen mahallemizden değilsin diyerek”kandırlımadığını göstermiş.Gece gündüz çok planlı çalışan bir devlet adamıymış rahmetli…
E-Öyle olmasa kısa zamanda aldığı bütün belediyeleri imar ve ıslah etmekte bukadar başarılı olabilirmiyidi.Hoca belediye hizmetlerinde gösterdiği başarıları hakkında açılan davalar nedeni ile hükümet olunca gösteremedi, engellendi.İdamla yargılandı.Ama akıl ve ahlak sahibi bir hakim kurulan onca baskıya rağmen hocayı idam edecek haklıda bir neden bulamadığı için beraat ettirdi.Evladına helal süt vermiş bir ananın evladı olan hakimin verdiği doğru karar geçmişi ile yüzleşen Türkiyenin anılarında önemli bir yer edindi.
S-Erbakan hoca ayağında oluşan yara nedeni ile hastahaneye yatırılınca ben anlamıştım öleceğini.Ayakta çıkan yara, ayakta oluşan hasar hastanın dünyadan artık ayağının kesme vaktini bildiriyor diye düşündüm.Amcamda Ayağında çıkan yaradan sonra tam iki ay yaşamıştı.
F-işarettir, doğrudur.29-10-1926 da doğmuş Erbakan hoca.29+10+19+26=84 yaşındada vefat etti işte…Doğum gününden 4 ay aldığı için 85 yaşını tamamlamamıştı.
E-Fatih biliyorsun biz bu hesaplara karşıyız sen çok kafa yoruyorsun ama herkesin bundan böyle bir hakedişlik numarası var.Yani kod sayısı…Onun yardımı olmadan yapmak doğru değil.Herkesinki olmaz, böyle hesaplanamaz, biliyorsun, konuşmuştuk…
F-Ne bileyim…Hani siz görevlidir deyince bende yaptım,Şaşırdım…Şiirde “Doğum gününde yazılır ömür yazınız” diyorsunuz ya…
E-Şiirin sonu kod numara hak edişlik diyor, unutma!Bu sohbetlerde hak edişlikleri azaltmak için yapılıyor bunuda hatırlayalım.Okuyucularımız lütfen düşüncelerini bizlerle paylaşsınlar.Bundan sonraki sohbetler okuyucularımızın yönlendirmesi ile yapılsın ve sohbetlerle onlara cevaplar verelim.Marifetinde iltifata tabi olduğunu hatırlayalım.Yorumları bekliyoruz.Sohbetlerimize katılın….
Bu sitede bulunan her türlü belge ve raporların her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
This is cool!
thanks