E-Günaydınlar…Depremin ardından en çok korktuğum şey başımıza geldi…Nükleer radyoaktif sızıntılar başladı…Bu tusunamidende, depremdende çok daha büyük bir felaket arkadaşlar.Senelerdir yazıyorum, yetkililere mailler atıyorum.Bu nükleer santrallerin yapımı tüm dünya devletlerinin yapacağı bir anlaşma ile TÜMDEN VE MUTLAKA YASAKLANMALI….
F-Japonlara akıllı adamlar der dururlar.Çalışkan ve akıllı küçük adamlar, küçük kadınlar…Ekonomide öndeler.Hertürlü felaketten azimleri ve çalışkanlıkları ile kısa zamanda kurtuldular.Ammaaa geleceği göremiyorlar işte…Ülkeleri deprem ülkesi olduğu halde nükleer santrallere izin vermişler.Şimdide buhar çıkarıyor, gaz çıkarıyor.Hemde çok yüklü miktarda çıkış var ve soğutmada yetresiz kalıyor.Çalışmalar çaresiz…
S-Nükleer reaktörlerin uzun zamandır çalıştırılmadığı söylendi.Çalıştırılmasada kuvvetli depremde radyoaktif atıklar bir şekilde sızıntı yapıyor.
A-Ne talihsiz insanlar…Televizyondan bakıyorumda depremden kurtulan tusunamiye, oradan kurtulanda yangına teslim oluyor.Yangın görüntüleri felaket boyutlarda…Bazı şehirler tümden kül oldu..360 km boyunca vurdu deprem..kolay değil..Hepsinden kurtulanda şimdi radyoaktif sızıntılardan kaçamayacak…Zehirlenecek, yanacak, kanser olacak ve acı çeke çeke ölecek.Gerçektende bu nükleer radyasyon hepsinden beter kardeşler.Esma hanım senelerdir herkesi bu konuya dikkat çekmeye çağırıyor.Eğer bu hükümet şu yaşananlara rağmen bu nükleer santralleri bu ülkeye yaptırırsa inşallah bu seçimlerde sandığa gömülürde kazanamaz.Vallahi bunu gönülden istiyorum.Senelerdir çetelerle, bol enflasyonla nasılsa yaşamışız.Ama gelecekte çocuklarımın radyasyonla acı çeke çeke ölmelerini asla istemem.Bu işe onay verenlerin çoluğu çocuğu dahası VİCDANLARI, AKILLARI YOKMU?Yapılan tüm iyi şeyler nükleerleri yaparlarsa sıfırlanır ve tarih onları lanetle anar.Gelecek kuşakların ve bizlerin ahları ve bedduaları üzerlerine olur.Allah katındada yerleri cehennemdir.
E-Japonlarda bu tehlikeyi gözardı ettiler.Bu reaktörleri yapanlara zamanında destek verilmiş.Şimdide ektikleri önlerine geliyor.Japonların çok çeşitli inanışları var.Bunların çaoğunda öğretinin temeli,KARMA YASALARINA inanca dayanır.Karma yasaları evrensel bir öğretmen niteliğinde İNSANA YAPTIĞI ŞEYLERDEN SORUMLU OLMAYI ÖĞRETİR.Nükleer reaktörler insanın kendisine yaptığı en büyük zulumdür.Doğal afetlerden Rabbin izniyle kurtulmak herzaman mümkünken bu gazlardan kurtulamak imkansız.Acı çekerek öldürüyor.Yakıyor, kavuruyor, zehirliyor ve organları parçalıyor…Şiddetine göre çeke çeke öldürüyor…Bu reaktörleri kuran adamlara, bu teknolojiye destek çıkanlara akıllı insanlar diyemeyiz.Ahlaklı ve vicdanlıda diyemeyiz…Ahlak ve vicdan sahibi insanlar YAPTIKLARININ SORUMLUĞUNUNDA BİLİNCİNDEDİR.Ne insana nede evrene zararı olan en ufak şeyi hayata sokmazlar.Tüm buluşlar insanın önce yaşam güvencesi, sonra sağlığı, sonrada rahatı içindir.
F-Onların inançlarından biriside ZEN.Öğretisi İslamla paralellik gösterir.Tasavvufda Rabbe akıl yolu ile değilde gönül ve kalb ile ulaşılır.Sufizmin temeli yürekteki aşktır.Allah aşkı, yaradan aşkı insanı Rabbin yoluna kılavuzlar.Zen de ise sanki zihne karşı gibi bir anlayış olsada Rabbe yine akıl ve zihin yolu ile ulaşıldığı anlayışı hakimdir.Zen dikkati, sufizm yüreği savunur.
S-İslamiyet hepsini içine alıyor işte ne güzel.Aklıda, yüreğide, kalbide, zihnide işleten varıyor O’na..Japonlar onca inançla nasıl başediyorlar doğrusu anlayamıyorum.Budizm var.Shınto, Taoizm,Zen,Reiki vs…Toplumda inançlar çok farklı…Galiba adet ve göreneklerde farklıdır.Bu farklılık toplumda bir satatü ve ayrıcalık veya düşmanlık yaratırmı?Toplumda ikilik, üçlük, çok başlılık yaratmıyordur inşallah…
F-Karma yasalarına inanç hemen hemen tüm inanç sistemlerininde temeli.İlahi adaleti sağlayan dinamiğin,”HER NİYETİN BİR SORUMLULUĞU” olduğu anlayışını tüm inanç sistemlerinde görüyorsunuz.Bizim inancımızdada böyle..Kuranda ÇEVİRİP, ÇEVİRİP YARATIRIM ayetleri bu hakikati anlatmak için.
E-Evrensel yasa ve öğretilerin kaynağı aynıdır.Her öğreti aynı kaynaktan beslenir.Bize gelen kutsal metinlerin enerji gücü yüksek olduğu için arınmayı ve yükselmeyi, ulaşmayı daha kolay sağlıyor.Kutsal metinleri tekrarlar kişiyi Nirvanaya ulaştırıyor.Oysa onlara kutsal metinler, kutsal kitaplar gelmediği için işleri biraz daha zor.Nirvanaya ulaşmak için senelerce aç bilaç, yere bağdaş kurarak ve düşünce tefekkürü ile çalışmalar yapıyorlar.Onların yolu çok meşakkatli…
F-Şu yüzyılda bile demirden elleri ile yaptıkları heykellere yemek sunuyor, değerli eşyalarını bırakıyorlar…Akla uymayan hiç birşeyi kabul edemem. Allah olsam beni tanımaları ve bu heykellerin önünde diz çöküp istekte bulunmamaları için onlara düşünmelerini sağlayacak şeyler yaşatırdım.Bu yaşadıkları korkunç felaket bunu düşünmelerini sağlamak için olamazmı?
E-Ayşe Özgün olsaydı sana hemen İrandada oluyor ne haber…?? derdi.Orası müslüman değilmi, oradada oluyor işte deyiverirdi..Banada röportajda japonlar çok iyi insanlar ama oradada depremler oluyor demişti ve alıvermişti cevabınıda…
S-İranda 8-9 olmuyor ama…Demekki bir lutuf var..
A-Hayır hayır…Oradada dinde zorlama var, baskı var ve İSLAM ŞEKİLCİLİĞE ENDEKSLİ YAŞANIYOR.Orada gerçek islam yaşanmıyorki..
E-İslam Rabbe Teslim olmaktır.KUL İLE ALLAH ARASINDAKİ BİR DÜŞÜNCE ALIŞVERİŞİDİR İBADET, DİN, İNANÇ.Her akıl onu kendi aklına göre anlar ve yaşar…Büyük akıl Allah gbi düşünür.Her şeyi onun adına isteme, yapma ve başarma ehliyetinede sahiptir.Bu büyük akılların çokluğu, enerji dengelerinide sağlar.Doğaya egemen olur.KÜÇÜK AKILLAR BÜYÜK KIYAMETLERİ herzaman yaşayacaktır.
F-Yüreği ve aklı hür bırakmakta yarar var ozaman..Yürek ve akıl, hür ve özgür bırakıldığı zaman Büyük akıl koşa koşa gelir.Kişiyi büyütür.Büyüyen aslında küçülür, küçülenin değeri Rabbin katında değerlidir.Boş başakları toplayan ve etrafında kümelenenler, zamanından önce sele, toprağa, denize karışır…Dolu başakları derleyenlerde, kucaklaşanlarda, dinleyenlerde rabbe ulaşır ve korunmada olur.
S-Güzel konuşmaydı…Kanaldan konuştun yine…Bana yeni deprem varmı diye soruyorlarda…
E-Sitemiz deprem bildirme sitesi değil.Depremden korunma ve evrensel yasaları kavrama sitesi…Seçimin sonuçları ülkemizin kaderini belirleyecek.Ergenekondan yargılanan sanıklar aklanmadan meclise girerlerse, bu millet bu insanlara destek çıkarsa korunma bana göre kalkar, zayıflar.Enerji dengeleri bozulur.Yaşar ve görürüz…Bu memleket parçalanmaktan bu adamlar yüzünden kıl payı kurtuldu…Medya ve basın yolu ile oda tv de ele geçen belgelerden bu iş için nasıl çalıştıklarıda artık belgeli…İki yıldır hemen herşeyi konuştuk.Yorumlar yüreklice ve çekinilmeden yapılsaydı tüm tahminlerimide sitemde aldığım zaman yayınlardım ve paylaşırdım.Dediğim gibi, artık sohbetlere zoraki katılıyorum ve yakındada böyle giderse yazmayı bırakırım.Dileyen okusun isteyende okumasın…Durum 17 yıl öncesinden farklı değil….
F-Desenize tarih tekerürden ibaret…Sizin artık elinizden gelen herşeyi yaptığınıza tanığız.Sorumlulukta sizde olamaz…Ülke içindede deprem aldığınızda notere onaylatın önceden…Önceden habervermenin ne faydası varki?En son deprem olduktan sonra siteden yayınlarız…Derizki bu depremden zarar görmemeniz için biz çok çalıştık.Elimizden gelen herşeyi yaptık…
S-Gerçektende artık sohbetleri bitirelim…Zaten tatile çıkıyorum…Uzunca bir zaman yokum…Yorum gelirse bildirisiniz belki o zaman geri gelirim…Hoşçakalın..
,
Bu sitede bulunan her türlü belge ve raporların her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
O, hep yanlış yolda olanların silkelenmesi için bir uyarıcı, bir felaket gönderir ancak kimse bunu üzerine alınmaz ve nerede ne hata yaptık diye kendilerine sormazlar ise daha beterinin yakında tekrar başlarına geleceğini görmezler. Japonya o kadar balina ve yunus balığını katletti ki acısı alınmayacak zannettiler.
“Hiçbir canlıyı mazlum etme, mazlum edilen olursun”
Depremlerin nerede ve ne şiddete olacağını bilmek bize ne getirdi ki. Önemli olan içimize dönüp kendimizi sorgulayıp ve kendi içsel hesaplarımızı yapmaktır. Maalesef bundan uzak durdukça bu depremlerdeki can kaybı da fazla olacaktır. Geçmiş dönem kahinleri bunları görmüş ve bunları yazıya dökmüşler. Neden? Bu felaketler olmadan önce kendimizi silkeleyip doğru yolu tutmamız için. Ancak hepsi gözleri açık gittiler.