M-Ben sanırım en doğrunun cevabını veremeyeceğim.Henüz aranızda yeniyim.Ama felsefeyi çok severim.Yaptığınız iş bir nevi felsefe çalışması gibi geldi bana.Hoşuma gitti EN DOĞRUYU arama çalışmalarınız.En doğruyu en kesdirme ALLAH BİLİR der geçerim açıkçası…
G-Melih bey iki yıldır biz bu sohbetlerle ALLAH GİBİ düşünmeyi öğreniyoruz.Allah insana ruhundan üflediği için hepimiz aslında Rabbin halifeleriyiz.Ama şeytana teslim ettiğimiz nefsimizle başa çıkamadığımız için doğruları görmekte bocalıyoruz.Şeytanın emrine amade olmuş egomuzu başa taç yapıp hiçbirşey bilmediğimizi bilmiyoruz hiçbirimiz.
M-Sokrates te bildiğim birşey varsa oda hiçbirşey bilmediğimdir demiş.Çok hoşuma gider bu söz.Sizler, bilmediğini kabul eden olgunlukta, bildiğinide en doğru şekliyle payalaşan insanlar olduğunuz için katılıyorum aranıza.BİLDİĞİNİ SANAN insanlara tahammülüm olmaz benim.Esma hanım bana mail gönderdi ilk defa…48 saat içinde yurt içinde üç farklı bölge sallanacak orta şidette dedi.Asya taraflarındada sallantıların artacağını söyledi.Söyledikleride aynen dediği gibi gerçekleşti.İnancım dahada arttı…Bilen insanlarla olmak hoşuma gidiyor.Bildiğini sanan insanlardan ortalık toz duman…Çok sıkıyorlar..
S-Allah korusun Akdenizde Rodos açıklarında yaşanan deprem karada yaşansaydı çok canlar giderdi.Son dokuz senedir altının üzerinde deprem yaşanmaması gerçektende mucize gibi bir şey.Başbakan, Cumhurbaşkanı, Meclis başkanı koruma alanı oluşturur demişti Esma hanım.İlk başlarda ne saçma şeyler bunlar demiştim.Sonrada saçma maçma, insan neye inanırsa o olur diye düşündüm.Şimdide artık herşeyi inceden inceye biliyoruz..Nasıl güzel ve çokta mantıklı bir yansıma programı ile herşey dengeleniyor.Ama ORTAK AKILDA BULUŞULMASI LAZIM.
M-Biraz biraz kavramaya başladım mevzuyu..Bilinç alanları oluşturmak.Aynı inanca sahip insanların düşünce enerjisiyle yaratılan manyetik alanlar…Düşünce…En güçlü ve en hızlı enerji.Işık hızından, ses hızından bile hızlı.Değerlendirmeniz ve değerlendirilmesi çok güzel.
A-Arkadaşlar şu Kayseride kaybolan üç çocuğun katili yakalandıya öyle sevindimki, idam kanunlaşsın diye gidip imza bile verdim.İşkence ede ede assınlar sapığı.Kimbilir o yavrulara nasıl eziyet çektire çektire öldürmüştür sapık.Allah böylelerini niye yaşatırki.
F-Hoppala…Geldik yine ilk başa..Kader ve karma yasalarını öğrendikya arkadaşım.Mutlak ve muallak kader yasalarına göre herkes kendi karmasını yaşayacak.
M-Bu karma yasaları filan bana çok saçma geliyor.Tekrar doğuşa kesinlikle inanmıyorum. Tekrar tekrar dünyaya gelince ne oluyorki?Birdefa gelince yetmiyormuda tekrar tekrar geleceğiz.Çok saçma…
F-Çok saçma demeden keşke önce bir düşünseydin.Şimdi kaybolan o üç çocuğun yerine koy kendini.En büyüğü dokuz yaşındaydı galiba…En küçüğüde ikimi, üçmü?Şimdi bu yavrular acı çeke çeke öldüler değilmi?Adaletmi şimdi bu?Küçücük canlar.Ne öğrendiler?Veya ne suç işledilerde geldi bu başlarına..
M-İmtihan ve öğrenme dünyası der babacığım.İmtihandasın oğul, imtihandasın sakın unutma?
F-İyi güzelde çapraz sorgulasana.Fizikçiler yapamazlar çapraz sorguyu genelde.İkikere iki dört mantığı ile hareket edersiniz.Babanın söyledikleri senin için geçerli.O cocuklar ne öğrendiler onu söyle bana.Üç yaşında tecavüz edilen bebe ne öğrendide gitti öte tarafa..Milyonlarca insan tecavüze uğramadan 100 yaşına kadar yaşayıp güle oynanaya öte tarafa giderken, hakmı şimdi, adaletmi şimdi bu?Adamın iki çocuğunada tecavüz edip kesip atıyorlar.Gelde dellenme, çıldırma, aklını oynatma…
M-Senin mantığınla bu çocuklar daha önceki yaşamlarındada bu tecavüzcülerine tecavüz etmişler veya bir kötülük yapmışlar, şimdide bu yaşamlarındada bu adam onlara eziyet edip tecavüz edip öldürmüş.Öylemi?O zaman ödeşmiş oluyorlar.Ne diye kızıp köpürüyoruzki?İlhi adalet işliyor size göre…Darılıp kızmaca yok o zaman..Ohh ne ala memleket.
F-Melih bey bu mantıkda doğru değil.Biz bu öldürülen yavrular kaç kere dünyaya geldiler, önceki yaşamlarında neydiler, nasıl yaşadılar bilemeyiz.Belkide ilk defa bu yaşamlarında öldürülüyorlardır, biz bilemeyiz.Ama bildiğimiz tek birşey vardırki ÖLDÜREN SUÇLUDUR
Kuran HAKLI BİR SEBEP YOKKEN CANA KIYMAYIN der.Bir kişiyi öldüren, bütün insanları öldürmüş gibidir diyede ayetler indirilmişdir.Biz dünya gerçeği ile değerlendirmeli yiz olayları.Bu yavruların öldürülme hadisesine ve tüm olaylara 180 derecenin üzerinde bir bakış açısıyla bakarsak ancak kavrayabiliriz olayları.Buda binlerce seçenek ve görüş demektir.Burada sadece çocukların değil, ailelerinde karmaları işin içine girer.
S-Melih beyi ben gayet iyi anlıyorum.Bilgilerin hemen oturmasını bekleyemeyiz.Zaman içinde kavrama ve algılama oluşacak.Kuranı kerimde reenkarnasyon çok ayette anlatılmasına rağmen ancak bu yüzyılda anlaşılmaya ve açılmaya başlandı.Herşeyin öğrenilme zamanı var.ONDOKUZLARDA şimdi açılıyor.1990 yılında başlamış 19 lar açılmaya.Yukarısı herşeyi ayarlıyor zaten.Tekamül basamağında henüz ikinci sınıfta olan bir bilince tekrar doğuşu anlatamazsınız ki…Ortalama bilinç yükselecekkki ORTAK AKILDA BULUŞMADA gerçekleşsin.Bende bu çocuklara bu kötülüğü yapanın asılması taraftarıyım.Karmaları Rabbimizin tasarrufundadır.Kimin, kime, ne yaptığını, ne zaman yaptığını Rabbimiz bilir.Rabbimizin halifesi olarak bize düşen görev BU DÜNYADA DOĞRU İLE YANLIŞI AYIRARAK YANLIŞ YAPANI SUÇU ORANINDA CEZALANDIRMAKTIR.
E-Aferim Saliha kızım.En doğruyu söyledin.Akıl verilmiş Rabbin halifeleri olarak suçu oranında suçluyu cezalandırmak insanın, yasalarımıza görede yargının görevidir.Bende Haklı bir sebeb olmaksızın cana kıyanların idam edilmeleri taraftarıyım.Bilerek, isteyerek, planlayarak cana kasdetmek ALLAHA karşı işlenen en büyük suçtur.İnsan ve can kutsaldır.Rabbi özenerek yarattığı insana ruhundan üfürerek ona hayat vermiştir.Bu hayat değerlidir ve kutsaldır.Bilerek işlenen cinayetler, cana kastler, yapılan savaşlar insanlığın EGEOSU nun bir suçudur.Ceza gerektirir.Islah edilmelidir.Islahında en güzel yolu eğitmektir.EĞİTMEKTE BİLGİYE OLUR.Eğitim anne karnında başlar.Kadınlarını eğitmeyen toplumların sonu felakettir.Doğru bilgi, ahlakında, faziletinde temel taşıdır.Doğruyu arama yolculuğunda önümüze çıkan çakıl taşları tek tek toplanmadıkça ve yollar temizlenmedikçe arkadan gelenlerin doğruda olmaları ve doğruyu bulmalarıda imkansızlaşır.
A-Şu dünyanın haline baksanıza a dostlar.Japonlar bile tehlikenin büyüklüğünü artık gizleyemiyorlar.Çaresizce dünyadan yardım bekliyorlar.Japonlarki teknolojide dünya devi. Nükleer tesisleri yapım ve kurumda bir numara insanlar.Onlar çaresizse varın başkalarını siz düşünün.Almanlar hemen dersi aldılar.Derhal kapattılar reaktörlerini..O gündür, bu gündür yağmur bulutları kapladı gök yüzünü.Atmosfer ağlıyor halimize..Yağmur bulutlarylada radyasyon dünyanın hertarafına bulaşıyor.Avrupa kendilerine ulaştığını hiç çekinmeden söyledi.
G-Bizimkilerde daha Türkiyeye gelmedi diye beyanat veriyorlar.Gelmezmişte…Bilmem kaç fitte, bilmem nekadarda yüksekte bu bulutlar..
A-Bilmem ne, neyse ne diyecekler tabi…Bi akıllı çıkıpta taa binlerce km yol katedip Avrupaya, Yunanistana kadar gelen radyasyon bulutları Türkiyeye niye uğramıyormuş diye sormuyor.Keşke gelmese, memnun olacağızda keriz yerine konulmayı, aptal muamelesi ile kandırılmayada kızıyorum.Bu ülkede hep bu oluyor işte.Bak japonlara…Dosdoğru insanlar valla..Deniz suyunda onbinkat artmış diyorlar radyasyonun.
G-Vayki vay…Bu bütün deniz canlılarının ölümü demek.Esma hanım deprem öncesi sohbetimizde Balinaların kıyıya vuran ölümlerinin, BÜYÜK DEPREMİN HABERCİSİ OLDUĞUNU söylemişti.Bilim adamlarıda balinaların ölümü ile, depremlerin bir alakasının olmadığını söylemişlerdi kanal kanal gezip.Bal gibi varişte.Mantıkta bunun böyle olduğunu doğruluyor.Yaşayarakta gördük.Ama onlar profya…Çıkarıp konuşturuyorlar.Dikkat ettimde gerçektende birşey bilmedikleri için teknik terimlerle lafı eveleyip geveliyerek ne dedikleride hiç anlaşılmıyor.Karşılarındaki fikirsizlerde anlatılanları sanki anlamış gibi yapıyorlar.Anlamayıp soru sorarlarsa onlara göre cehaletleri ortaya çıkar.Bilmiyorlarki konusunda prof olmuş adam kendisinden cahil.Anlaşılmasın diye teknik terimlerle kendisinin bile anlamadığı şeyleri geveliyor.
M-Gerçektende öyle.Hep dinerim ama ne dediklerinide hiç anlayamam.Zaten söylenen anlaşılmıyorsa söyleyeni dinlemeninde bir manıtığı yok.Biri ikisi anlamamış olabilirde bunların ne dediğini hiç kimse anlamıyor kardeşim.Zaten herbiride farklı şeyler konuşuyor.Hal böyle oluncada hiçbirşey bilmedikleri paçalarından dökülüyor.Koca okyanusta koca koca balinalar, yüzlercesi karaya çıkıyor ve ölüyorlar.Bir gün sonrada deprem oluyor.Bu adamlar hala daha alakası yoktur diyebiliyorlar.Yetkili olsam yalan beyanat vermekten ve halkı kandırmaktan ünvanlarını geri alır ceza verirdimki her ağızlarına geleni yumurtlamasınlar.Ne güzel söylemiş Sokrates.Bildiğim tek şey, hiçbirşey bilmediğimdir”Adam bunu taa milattan önce söylemiş.Bizim medyadada ben biliyorum diyenlerden ve ünvanlı kafasızlardan, boş konuşanlardan geçilmiyor.Bir tutturmuşlar İstanbul depremi…Yahu bu ülkede her yer İstanbul kadar tehlikeli ve öncelikli..
A-Hala daha nükleer enerjiyi savunuyormusunuz?Japonyada silah yapımında kullanılan maddenin nükleer yapım kazanıda sızıntıya başlamış.Plutonyummu her neyse..Bakın bu sızıntılar hepsi toprağa, içtiğimiz sulara karışıyor ne olacak gelecek nesillerin hali?
M-Nükleerin nesini savunayımki?Ben size ülke gerçeklerinden söz ediyorum.Nükleersiz güç olamazsınız.Şimdi İsrail diyelimki bize nükleer başlıklı bir füze yolladı.Ne yapacağız? İran veya Ermenistan kafası kızdı gönderdi diyelim.Ne yapacağız, elikolu bağlımı oturacağız.Nükleer başlıklı füzelerin karşısında ne donanmanızın, nede tanklarınızın nede uçaklarınızın hiçbir hükmü yok anlayabiliyormusunuz bunu?Hindistanda, Çinde bile var.
S-İsrailden hiç korkmuyorum açıkçası.Türkiyenin sadece bir şehrinden giden insanlar böyle birşey olduğunda orada adam bırakmazlar.Onlar Türklerin ne olduğunu iyi bilirler.Hem öyle kolay değil nükleerle savaşa girişmek.Tüm dünya ayağa kalkar o zaman. Çevre bilinci, çevrecilik artık tüm dünyanın derdi.Kimse istemiyor nükleer silahları.Ben hiç bir ülkenin öyle kolay kolay nükleer başlıklı silah kullanabileceğine ihtimal vermiyorum.
A-Bencede…Ama bu amaçla kurulan nükleer tesisler zaman içinde gelişen teknolojinin karşısında yetersiz kalacağından, zamana karşı çürüyüp, dayanıklılığını yitireceğinden veya doğal afetlere karşıda direnemeyeceği için çıkardığı gazlarla tüm dünyayı gerçek bir cehenneme çevirerek yaşam alanı bırakmayacak.Çevreci mühendisler bu radyoaktif sızıntının 250 sene kadar etkisinin devam edeceğini söylüyorlar.Çok korkunç birşey bu.
F-Bende nükleer füzeleri elinde bulunduran ülkelerin bunu çok kolay kullanabileceklerini hiç sanmıyorum.Japonyada deprem sonucu yaşanan kazanında ilahi bir sipiral döngü sonucu, hakedişlik yasalarına göre yaşandığını düşünüyorum.
M-Ben zaman zaman eski yazılarınızada göz atıyorum.Onuncu sohbete kadar geldim.Galiba dördüncü sohbette yanılmıyorsam artık japonyada ölümlü depremlerin yaşanmadığını, ekonominin iyi olduğunu, iç barışın tesis edildiğini filan sohbetlemişsiniz.Ama bakın ne oldu?Hatta Esma hanım, Tunus anılarını paylaşmış.Tunusta suçların az işlendiğini ve barışın hakim olduğunu filan konuşmuşsunuz ama yaşanan tezatlar ortada işte..
G-Galiba ilk sohbetlere yeni başladığımız zamandı.Hepsi benden sonra katıldılar sohbetlere ..Herşey değişiyor hayatta..Ülkenin idare şekilleri, ekonomiler, savaşlar, barışlar…Zaman içinde herşey farklılık gösteriyor.Bundan önceki senelerle bugun farklılık gösterir.Türkiyede Haziranda seçime gidecek…Belkide çok şey değişecek.Günün koşulları, zamanın koşulları herzaman farklıdır.
F-Abi japonlar çok fazla balık katliamı yaptı.Arkadaş mail atmış.Onlardan çok balina öldüren millet yoktur diyor.Balinalardan işte artık ne yapıyorlarsa…Kimyasal şeyler çıkarıyorlar herhalde.Büyük balık katliamında öncü millettir japonlar diyorlar.Balinalara ettikleri azaplar yüzünden geldi başlarına bu belalar demiş.Zavallı balinalar kendilerini japonlardan kurtarmak ve onların vahşetinden kaçıp zıpkınlarla can vermemek için kendilerini Amerika sahillerine attılar ve sudan çıkarak istekleri ile öldüler demiş.
S-Büyük balıklar akıllı olurlarmış.Tıpkı insan gibi.Hisli ve düşünen arlıklar.Yunusların nasıl öğrendiklerini, neler yaptıklarını görüyoruz.Ya, nasıl kıyılır onlara?Bir balina tonlarca geliyor.Ben katliam yapılmasına gerçekten karşıyım.Hangi hayvan olursa olsun.Yiyeceğin kadar, ihtiyacın kadar öldür.Ama parfüm yapacağım, yağ çıkaracağım, çanta yapacağım diye koca koca hayvanları yüzlerce, binlerce öldürmekte insanlığa sığmazki..Doğanın dengesini herşeyi yok ederek bozuyoruz.
A-Fillerde çok akıllı hayvanlar.Aile kurmuşlar ve ailecek yaşıyorlar.Biri kaybolsa diğeri onu ölü veya diri buluncaya kadar arıyor.Kıyılırmı bu hayvanlara?İnsana zarar vermiyorlarki…
Filleri dişleri için, balinalarıda bilmem ne için katledip durdu insanlık.Onlarında Allahları bizim Rabbimiz.Elber duyar çığlıklarını…
G-Bukadar teknolojide ilerleyen yenilikçi bir millet, nasıl olurda hala daha bu zamanda latin alfabesine geçmez.Zaman değerli.Beş yılda öğreniliyormuş okuma yazma japon alfabesi ile.Sorgusuz sualsiz kültürlerine çok bağlı millet japonlar.Kültüre sahip çıkılırken DOĞRULARI YAŞAMA GEÇİRMEK asıl hedef olmalı.İçi boş inançların, yanlış inançların din ve kültür diye, hala daha bu zamanda, akıl süzgecinden geçirilmeden uygulanmasıda çok yanlış değilmi?Küçük tabaklarda yiyecekleri, elleri ile yaptıkları heykellere sunan insan kitleleri o kadar çokki.Bu yüzyıl, AKIL VE VİCDANLARI SORGULAMA YÜZYILI OLMALI.Aklı ve vicdanı sorgulamayan insanlar büyük sınava alınıyorlar.Bu, dönem sonlarında oluyor.Bitirme sınavı gibi, bitirme tezi gibi SON İMTİHAN.Küçük akılla büyük akıl başbaşa kalıyorlar nihayetinde.Büyük akıl, küçük aklın önüne koyuyor elleri ile ettiklerini….Tüm yaşamını, tüm biriktirdiklerini…Cezayı birlikte kesiyorlar aslında.Küçük akıl, küçük aklının faturasını ödemeye hiç itiraz etmiyor.BÜYÜK AKIL OLMAK İÇİN FATURA ÖDENMESİ GEREKTİĞİNİ ARTIK İYİ BİLİYOR.
E-Bu güzel kanal konuşması için sana çok teşekkür ederiz.Sahi sohbete gazeteci olarak geldin ve seni gazeteci kimliğinle isimsiz tanıttık, tanıştık.İsmini söylemeyecekmisin?
G-İsimler ve kimlikler bu dünya için geçerli.Ne önemi var isimlerimizin.Hepimiz aynı Rabbin çocuklarıyız.Rabbin kullarıyız.Ben artık aranızdan ayrılıyorum.Birdaha katılamayacağım.Yeni dostlar daha çok gelecekler biliyorum.Yerimi onlara bırakıyorum.Sohbetlerinizin takipçisi olacağım uzaklarda.İyiki varsınız.İyiki bu sohbetleri yapıyorsunuz.Rabbimin eli ve bereketi sizlerle, ülkemin üzerinde olsun.
E-A-M-S-F-Gittiğin yerde yüzün gülsün, Rabbin yar ve yardımcın olsun..
E-Hayat böyledir çocuklar.Doğan günü gelir ölür, çiçek solar, gün biter, gelen gider…Zaman en değerli varlığımızdır.ONU İYİ HARCAMANIZI, İYİ TÜKETMENİZİ, DOĞRU DEĞERLENDİRMENİZİ dilerim.Kötülük düşünmediğiniz ve üretmediğiniz her anınız en değerli ibadetinizdir.Dünya birgün doğru düşünen, doğruyu gören ve bilen insanların elinde CENNETİ YAŞAYACAKTIR.Dünyada cenneti yaşamak ve bulmakta dokuzuncu bilince ulaşmış, ONDOKUZUN ENERJİSİNİ çekebilen RABBİYLE KUCAKLAŞAMIŞ insanlarla elbet birgün gerçekleşecektir.
S-Bence bu dedikleriniz kıyametten sonra olacaktır.Kıyamete bukadar yaklaşmışken birden bire cennette olmayı hissetmek çok güzel bir duygu.Epeydir uzaktım bu duygudan.
F-Bilincin kıyam yaptıysa, fiziksel kıyametin ne önemi varki?ÖNEMLİ OLAN BİLİNCİN KIYAM ETMESİ.Kıyam yapmış bilinçler gerçek kıyameti yaşamazlarki.Bilirlerki herşey bir oyun sahnesinden ibaret ve kıyam yapamayanlar oyunlarını vahşice ve duyarsızca sergilemekteler.Onlar gülle ve bülbülle kendilerini umarsızca avuturken, sağda solda koşuştururken ve küçük akıllara küçük maşalar olurken, birde bakmışsınki son perde gelmiş ve çatmış.FİNAL SAHNESİ….İşte ibret, işde derilere işleyen ibret sahneleri..
Basın, radyo, gazeteler, televizyon, tele haber….HEPSİ İBRET İNSANIMA, İNSANIMA İNSAN YETER.Ben insanı insanımla, HEM DENER, HEM ELERİM.İNSANI İNSANLA SINAR, GELECEĞİ VAR EYLERİM.
Bu sitede bulunan her türlü belge ve raporların her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.