ONDOKUZDAN SOHBETLER 61 ( BARIŞ)

S-Gözümüz aydın 23 nisanda bir torunumuz daha dünyaya geldi.Ablamızın dördüncü torunu Asrın bebek sağ salim dünyaya gözlerini açtı.Ne tatlı, ne güzel bir bebek Allah bağışlasın..
E-Doğan her bebek, Rabbimizin insanoğlundan ümidini  kesmediğinin bir göstergesidir.
Dünyaya gözlerini açan bu yavrularımız inşallah dünyaya barış getirirler, uğurlu ve kademli olurlar diyelim.
F-Ülkemizde barış çalışmaları ve görüşmeleri tam gaz gidiyor.Akil adamların oluşumuda iyi düşünülmüş.Her detay inceden düşünülmüş.Barışa omuz verenler çoğunlukda.
A-Aklımı kaçıracağım arkadaşlar.Yıllar yılı PKK nin arkasını sıvazlayan BDP bile bu defa
gerçekten barış gelsin diye çabalarken bizim muhalefetin, ülkücü, milliyetçi Atatürkçü geçinen muhalefetin barışı sabote etme ve karşı çıkma gayretlerini  içime sindiremiyorum.
S-Siyaseti insan canı, kanı üzerinden pazarlamasını yapmak alçakların işidir.Ama onlar bile düzmece fikirlerine kendilerince bir haklılık payı buluyorlar.İnsan Allahtan korkmaz, kuldanda utanmazsa yalanda bol, iftirada..

 F-İnsan cahil ve bilgisiz olduğundan DOĞRU ile YANLIŞI ayıramaz.Bazılarınında çıkarları olduğundan haktan ve doğrudan kaçarlar.Bunlarda böyle işte.
E-Pek çok surede af etmeyi esas al, iyiyi ve güzeli emret diyen ayetler vardır.Araf 199 ayet böyle söyler.Enfal sure 55 dede ALLAH KATINDA CANLILARIN EN KÖTÜSÜ GERÇEĞİ ÖRTENLERDİR.Bunlar iman etmezler der.Demekki iman eden, gerçeği söyler, asla örtmez.
Yine Bakara suresi 82 ayet ve daha nice ayetlerde “İMAN EDİP BARIŞA YÖNELİK İŞLER YAPANLAR, CENNETİN DOSTUDURLAR,ebedi kalacaklardır orada” diyerek barışı sağlamanın önemine dikkat çekiliyor.Demekki barışı istemeyende Rabbine karşı geliyor.
F-Biz bunu söylesek ohooo ne laflar, ne sözler..Sanırsınki onlar barış istiyorda biz vatan bölünsün diyoruz…
E-DOĞRU ile YANLIŞIN imtihanı için dünyadayız çocuklar.Doğru akıl, doğru vicdan ve doğru mantıkla geçiliyor SIRAT KÖPRÜSÜ..Küçük akıl, büyük akılın ne dediğini aklı küçük olduğu için anlamaz.Küçük vicdanın muhakemeside, değerlendirmeside küçük olur.BDP nin bu barış sürecine destek vermesi kendileri içinde çok iyi oldu.Onlarda büyük resmi gördüler.SAVAŞIN KİMSEYE YARARI YOK, ZARARI ÇOK..
A-Öyle ama yinede barış olmasın diyenleri ağzım açık seyrediyorum.Bir insan bu sürece nasıl destek vermez, akıl almıyor..Kaybedecek neyimiz varki..Köstek yerine destek olun. Barış olursa bundan kürdüde, Türküde herkes kazanacak değilmi?
T-Barış herkes için iyi..İyide olacak, başarılıda olacak inşallah ama yeni bir anlaşma ile Sinaop’a da nükleer tesis kurulması için anlaşmalar yapıldı.Sizin bir numaralı adamınız
çok demokrat adamınız, sevgili Tayyibiniz nükleer santralleri çok seviyor ne haber?Hani kendileri büyük akıldı, büyük düşünürdü, büyük resmi görürdü..Nerede kaldı büyüklüğü?
F-Ne desen haklısın kardeşim.Biz çok yaptık nükleer sohbetlerini çok anlattık ama nafile..
T-Herşeyde refarnduma giden hükümetiniz, sadece Türk milletinin değil, tüm insanlığın geleceğini ilgilendiren konuda kimsenin fikrini almıyor, danışmıyor ve konuşulmuyor bile..
Tüm dünya ve hatta Japonya bile nükleer tesislerini kapatırken biz nükleer yapma yarışına giriyoruz.Üç tarafımız deniz, rüzgar bol, su bol, güneş bol…Sevgili başbakanınınızı, kandırılamaz başbakanınızı birileri pekte güzel kandırmış baksanıza..
E-Haklısınız Tamer bey..Ne deseniz haklısınız..Dünyayı nükleer atıkla geri dönülemez ve yaşanılamaz bir şekilde, ne şekil menfaat olursa olsun, nasıl bir çıkar olursa olsun hiç ama hiçkimsenin kirletmeye hakkı yoktur.Bunu kendileride anlayacaktır günün birinde ama çaresi ve geri dönüşüde olmaz bu hataların.
M-Sizin teorilerinize görede sevgili başbakanınız, sonraki dünyaya gelişinde “atıyorum mesela nükleer felaketin yaşandığı bir bölgede bedenlenerek bilerek ettiğinin bedelini ve de cezasını ödeyecek”Üzülmüyormusunuz çok sevgili başbakanınız bunca iyiliğine karşılık
Cehennem tabir edilen yerlerde bedenlenecek.Söyleyinde vaz geçsin, yazık..
S-Onuda birileri nükleer tesisler konusunda kandırmış olmalı.İnsanlığın kötülüğünü istemez benim başbakanım.Büyük düşünür.
M-Büyük akıl kandırılmaz değilmi Saliha hanım..Mademki büyük akıl, kandırılmayacak. Hele nükleer gibi insanlığı tehdit eden, atığını bile koyacak yer olmayan, tehlikeli bir konuyu ben yaptım oldu diyerek TARTIŞMADAN ihalesini yapmak doğrumu?
F-Çocuklar barıştan nükleere geçtiniz..Bu konuları detaylı sohbetlendirdik.Tekrarın faydası yok, takanda, dinleyende yok zaten..1 mayısta sokaklara dökülenler, asıl nükleer için dökülmeliler..Barış süreci dilediğimiz gibi olumlu ilerlerse, Kürtler Suriyedede yeni bir devlet kurabilirler diye düşündüm.
S-İnsan insanın,Kürtte Kürdün kurdudur..Onlar tarih boyu devlet olamamış, biribirilerini yemiş durmuşlar.Kötü insan, kötü kul, mayası, aslı nereden olursa olsun ve bizden ırak olsun kardeşim.Gitsinler başka yerlerde kursunlar kendi devletlerini.Aklı olan kürtler her etnik köken gibi oldukları memleketin toprağını vatan kabul edip diğer kimliklerle bir bütün olarak barış içinde yaşıyorlar.Allahın huzuruna çıkıldığında kimsenin etnik ayrıcalığı yok.Kimliğine değil, kimsin, nesin, ne ettin…ona bakılıyor.
A-İnsanlar neden böyle kavgacı, aksi ve sinirli..Herkes biribirinin gözünü oymak, kuyusunu kazmak için didiniyor.Bir kıskançlıktır, çekememezliktir almış başını gidiyor.Hergün haberleri izlerken içim kalkıyor.Okul basanlar, karısını delik deşik edenler
Öğretmenine , doktoruna saldıranlar, sayda say.. Ne olacak bu dünyanın hali böyle bilmem.
E-İnsanoğlu doğadan uzaklaştıkça maddeleşir.Madde, duygular üzerinde hakim olur. Maddeleşen insanda sevgiler körelir, merhamet körelir.İnsan en iyi öğrenmeyi doğayla iç içeyken yapar.İnsan doğayla özdeştir ve uyum içerisindedir.Yanlış ve çarpık yapılaşma insanımızı doğadan koparmışdır.Ufak akılların idaresindeki şehirler beton yığınlarının altında kalmış, insanlar, ağaçtan, sudan,taştan, topraktan, çiçekten, böcekten, hayvandan velhasılı ASLINDAN uzak yaşamaya mahkum edilmişler.Bakın sokağımızda bir tane ağaç görebiliyormusunuz?
S-Ablam çok haklısın vallahi.Dün teyzem geldi.Binmiş metroya gelmiş.Bana hadi beni yeşilliklere götür, ağaç istiyorum, çiçek görmek istiyorum, kuşların sesini duymak istiyorum diyor.Çıktık dışarıya..En yakın park 3 km uzakta.Kadının ayakları ağrıyor, yürüyemiyor.İki sokak ötedeki çocuk parkına kadar gidebildik.Karşısında araba yıkama yeri.Oradada  sesten oturamadık.İnanın yeşillik görmek istiyorum diye 68 yaşındaki kadın çocuklar gibi ağladı.
F-Toprağın, yeşilliğin, ağacın, suyun kısacası doğanın insan vucudu üzerindeki faydaları inanılmaz..Deprasyonun tek sebebidir doğadan uzak yaşamak.Doğayla iç içe yaşayan bir insanın deprasyona girme ihtimali sıfırdır.İnsanlar doğada can bulur, enerji tazeler ve yenilenir.Deniz kıyılarını bile beton yığınlarına döndürdük, yeşili yok ettik.
E-Çocuklar tüm orman yangınlarına rağmen bu hükümet döneminde ormanlarımız hızla arttı.Tam 11 senedir YAĞMUR BEREKETİNİ fazlası ile gördük ülke olarak.Sadece bu lutuf bile başımızdaki yöneticilerin iyi işler yaptıklarının doğru insanlar olduklarının bir kanıtıdır.Amerikada insanlar küçük kasabalarda, ormanların ve yeşilliklerin içinde yaşıyorlar.Büyük şehirlerde yaşayanlar bile çok kısa mesafeler giderek bol sulak ve yeşillikli, ormanlık yerlere ulaşabiliyorlar.Etrafta sincaplar, geyikler kol geziyor.Her evin köpeği, kedisi veya evcil hayvanı oluyor.Doğayı öyle güzel korumuşlarki, öyle saygılılarki hayran olmamak elde değil..Böyle ortamlarda yaşanıncada sağlıkta beraberinde geliyor.Sağlık oluncada sağlıklı düşünce oluyor.80 lik, 100 lük dedeler, nineler alışveriş merkezlerinde geziniyorlar.
F-Sağlık herşeyin başı muhakkak.Amerikada yapılan son araştırmalarda sulara konulan KLOR un başta kanser olmak üzere neredeyse tüm rahatsızlıkların sebebi olduğu kanıtlanmış.Şehir sularına katılan klor kalp ve damar hastalıklarından kansere kadar tüm rahatsızlıkların başlıca sebebi..
M-Sağlık bakanlığının yerine olsam bir genelgeyle tüm şehir sularına klor konulmasını DERHAL yasaklardım.İsteyen ve dileyen evinde dilediği kadar kendisi koysun klorunu.
E-Bende bakan olsam ilk yapacağım iş bu olurdu.Kloru suya koymak kadar akıldışı birşey olamaz.Depremler gibi çoğu şeyi içgüdüsel alırım.Bundan 30-40 yıl önce söylediğim şeyleri şimdi doktorlar yaptıkları araştırmalar sonucunda belgeliyorlar.Arabamla gittiğim her kaynak başından bidonlarıma su koyarım, evime su taşırım.Tabii herzaman olmuyor.
Bir şeyin yararından çok zararı oluyorsa bunu yapmanın neresi faydalı?Klor aynı zamanda tansiyonuda bozuyor.Tüm hastalıkların ana sebebi..Klorsuz su istiyoruz diye belediyelere dava bile açılabilir.Sigara kadar tehlikeli.İçkiden bile tehlikeli.Doğan bebeğimize şimdilik sarılık aşısıda yaptırmadık ve sarılığı çok rahat atlattı.Doğar doğmaz yapılan sarılık aşıları ile bebeklerin sarılığı daha ağır seyrediyor, ağır geçiriyorlar..Ne gerek var hemen yaptırmaya.Bir aylık olsun sonra yapılsın.Sadece felç ve karma aşı yeterli.Bunun dışında ana sağlıklarda başka aşıda yapılmamalı.Hele birde doğan bebeğe suyu yasaklıyorlar, öyle yanlış, öyle hatalıki ve hatta çocuğun hayatına bile mal oluyor.Annelerimiz doğan bebeklere mutlaka şekerli su verirlerdiki sarılığı kolay geçirsinler.Sarılık olan bebeğe su verilirse, sarılık kolayca geçer.Bir damla canı olan bebekleri sarılık oldu diye hastahaneye yatırıyorlar ve durmadan kan alıyorlar.Şimdi o çocuktan gelde hayır bekle..
A-İki sokakta bir SHC bağlı eğitim evleri var.Bebeklik yaşında yok su verme, süt verme, bal verme, onu verme bunu verme diye diye doğallığından uzaklaştırılan beslenme düzeni ile bebeklerin beyin kimyalarıda bozuluyor.Su verilmeyen ve tam bir gün meme emmeyen sarılık olmuş bir bebek şeker düşmesi sonucu ömür boyu sakat kalmaya mahkum edildi.Halbuki bebeğin anası, kaynanasını dinleyipte çocuğa şekerli su içirseydi  bu yavru şimdi özürlü olmayacaktı.Sağlık bakanlığının asıl bu sorunları gidermesi gerekir.
Bebeğe su verilmesini yasaklayan bir doktor bence cinayet işlemekle eş değer bir suça ortak oluyor.
E-Haklısınız.Her çocuk farklı bir genetik yapı ile doğar,Hepsi ayrı bir çiçektir.Farklı sulanır.Tavsiyem, anneler normal doğum yapsınlar ve bebelerinin dilinden anlasınlar.Kararında suda verilsin.Bebek neyi nekadar istiyorsa verilsin.Sulara KLOR KONULMASIN.İŞLENMİŞ VE RAFİNE TUZLAR TAMAMEN YASAKLANSIN.DOĞAL ŞEKER VE  TAM DOĞAL UNLARIMIZ beyazlatma işlemine tabi tutulmadan sofralarımıza gelsin ve böylecede tüm hastalıkların önemli ölçüde kökü kazınsın. Bu yapılırsa sağlığa ayrılan bütçemizdede büyük düşüşler olur.
M-Ben konuyu değiştirsem ayıp olurmu?Yeni anayasa çalışmaları ile BABALARA ORTAK VELAYET HAKKI TANINACAKMI?Geçen hafta eylem yapıp sesimizi duyurmaya çalıştık.Birileri bizimde seimizi duysun artık.
E-Çok ama çok haklısınız Mehmet bey.Bir çocuk anne ve babanın ortak eseridir.Anne nekadar hak sahibiyse, BABADA ANNE KADAR HAK SAHİBİ OLMALIDIR.Bu hak babalara mutlaka verilmeli derim.Ben bir senedir torunumu göremiyorum, yüreğim yanıyor, içim dağlanıyor.Annesi tarafından otistik edilen, ruh ve beden sağlığı bozulan torunumu ben hayata döndürdüm Allahın yardımı ile iyileştirdim.Son iki senedir çocuk bizimle, babası ile kalmak isteyince kadın birdaha çocuğu bize göndermedi ve BASKI İLE
11 yaşındaki torunuma  zorla babasına gelmesini  engelletiyor.Bu sorun mutlaka giderilmeli.BU YASA MUTLAKA ÇIKMALI.
A-Ne babalar var ablam.Çocuğu döven, ayyaş, kadın, evlat, aile kıymeti bilmeyen öyle babalar varki..Kadınlar kadın sığınma evlerine canlarını zor atıyor.Böyle babalara evlat verilirmi?
E-Sosyal statüsü kötü, ahlak ve  babalık nitelikleri  düşük bir babaya elbette verilmemeli çocuk.Ek bir maddeyle bu sorun giderilir.Bu şekilde babalar olduğu gibi, annelik sevgisin den ve merhametinden uzak annelerde çoğunlukta.Çocuklarını cami avlusuna bırakıp, kocaya giden analarda, evlatlarını satan analarda var.Çocuğun yüksek menfaatleri tabiiki gözetilmeli.Avrupada böyle ailelerin elinden bile alınıyor çocuklar.Ama normal boşanmalarda velayet hakkı her ikisinede tanınmalı.Çocuk anne ve baba tarafından sahiplenilmeli.BABALARIN MAĞDURİYETİ ÇOK FAZLA..Ben yaşadım, biliyorum.Yasalar çok yanlış.Şimdiki yasaya göre babanın çocuğunu görmesi bir işkence ve zulum.Pedegok ve psikolok eşliğinde icra merifeti ile alımlar maddi ve manevi yıkım ve zorluk.Bu işkence babalara yaşatılmamalı.ACİLEN düzeltilmeli…
F-İlk başta severek ve isteyerek evleniyorsun ve sonundada hüsran..Bak ablamızın evliliği bile 4 ay sürdü, ayrıldı sonunda..
E-Çocuklar bende tanımadan, tanışamadan yaptım bu evliliği..Acele verilmiş bir karardı.
S-Siz rüyayı anlatınca ben kısa süreceğini anlamışdım zaten.Arabaya binmişdiniz ve rüyanızdada iki sokak gitmeden yol bitivermişdi..Ama Ahmet bey başka yol var diye sizi başka yoldan götürmeye ikna etmişti, sahi neden barışalım diye çaba göstermedi Ahmet bey?Sizi sevmemişmiydi?
E-O kabini bozmuştu çoktan..Kalbi bozunca HAK EDİŞLİK YASALARI devreye girer..Madde eşiğini aşması gerekiyordu ve bende gerekeni yaptım.Evrim yasalarına göre aşılması gereken eşiklerin başında MAL, MÜLK VE MADDE eşiği gelir.Altını kumla kıyaslayacak bir bilinç gerekir.Kin ve hırs eşiğide aşılmalı..Hele ELİNE, DİLİNE ve BELİNE sahip olma eşiği evliliğin temeli..Ahmette üçüde yoktu.Çabuk sinirlenir, eline hakim olamaz, belide sürekli arayıştaydı..Evliliğe asla hazır değildi.Olmadığını sonra öğrendim.Aslında düzelirdi, düzelmeside gerekirdi kendisi için.Ama tercihi düzelmekten yana olmadı hiçbir zaman..Ayrılık kaçınılmazdı.Öylede oldu.
A-Sıkmayın canınızı..Nasılsa sizin talbiniz çok.Vallahi bu adama nasıl evet dediniz bende şaştım ilk gördüğümde.Yakışıklı desem değil,  ahlak deseniz gözler ferfecir okuyor, saygısız.
Üstelikte cimrimi cimri.Para adamın herşeyi..Akıllı olmasaydınız sizin paranızla, sizi aldatacaktı.Koskoca adam bu yaşına gelmiş ve evlenmiş hala daha internette karı kız tavlama peşinde..Vallahi bunu hak etmediniz siz..Sizin gibi değerleri olan birisi nasıl yapar değerleri olmayan birisi  ile?Ben çok sevindim ayrıldığınıza.
E-Ben üzüldüm.Sistem bir alime bir zalimi verirki dersler alınsın, dersler verilsin, ibretler yaşansın.Onu düzeltemediğime üzüldüm.Aslında özü çok güzel bir insan.Yanlışlarından sıyrılamadı.Ufak akılların tesirinde ve etkisinde kaldı.Kendi tercihiydi.Hayat seçimlerimizden  ve kararlarımızdan ibarettir herzaman için.Tercihlerimiz ve seçimlerimiz
bizim geleceğimizi şekillendirir.Onu çokça düşündürdüğümü biliyorumÜzdüğümüde..Ama üzülmek için çok gayret sarf etti.Acıyıda, ayrılığıda kendisi istedi ve hak etti.
T-Faransada ön evlilik diye bir şey var.Aslında bazı avrupa ülkelerinde uygulanan bir durum.Belediye nikahı ile evleniyorsun.Tüm vergileri daha az ödüyorsun.Su ve elektirik giderlerinde yanlız yaşayanlara göre daha az oluyor.Düşünsenize evliliği teşvik için yapılan çok güzel bir çalışma ön evlilik..Baktınki yürümüyor, yasal hiçbir yükümlülüğün ve bağlayıcılığın olmuyor, ayrılıyorsun.
S-Ne güzelmiş, ilk duyuyorum.Halbuki evlenmiş olsan yok nafaka isterim, yok evimin eşyalarını isterim bir sürü can sıkıcı şeyler yaşanıyor ve hayatta, zamanda zehir oluyor insana.Keşke bizim ülkemizdede olsa bu uygulama.Hem imam nikahlı yaşayanlar azalır, hemde mahkemelerin yükü azalır. Nikahsız bir arada yaşayanlarında toplumda bir yerleri olur.Zaten anlaşamayınca boşanma olduğuna göre YASAL BİR MECBURİYET OLMADAN insanların  belediye nikahı ile toplumsal bir statü ile bir arada, evlilik öncesi EVLİLİK DENEMESİ yapmaları çok mantıklı.Akla uyan herşeyi isterim.Boşanmalardan korktuğum için evlenmiyorum ve bekar yaşıyorum.Böyle olsa hem dini hemde belediye nikahını kıyar, bakalım aynı çatı altında yaşayabilecekmiyiz diye bakarım,bakalım geçinebilecekmiyiz..Baktıkki oluyor hemen resmi nikahta kıyılır.Ne yani resmi nikah olunca kuşmu konuyor insanın başına..Olan erkeklere oluyor yine..Tazminat, nafaka..vs..vs..
M-Bizler evlenmeye korkar olduk yasalar yüzünden.Bu ön evlilik müthiş bir buluş.İnsanlar bir çatı altında biribirilerine katlanabilirlarse zaten resmi nikahıda yaparlar.Ama bu zamana kadarda biribirilerinide iyice tanımış olacaklar değilmi?Şimdi erkekler, yanlız, kadınlar yanlız..Herkes biribirinden korkar olmuş ve günü birlik tatminsiz ilişkilerle mutsuz bir ömür sürülüyor.Bizim ülkemizdede bu uygulama olursa herkes bir evi paylaşır, daha ekonomik yaşama geçilir, insanlar tek eşliliğe teşvik edilir ve zorlama olmadan yapılan şeylerdede daima mutluluk olur.Hem ailelerde sıcak bakar, karşı çıkmazlar belediye nikahına.Pek çok insan gizli saklı beraber oluyorlar nasılsa..
E-Evlilik kutsal bir müessese..Evlik başlangıcı olan bu uygulama çok yerinde, evliliği teşvik eder.Öyle çok kırkını aşmış bekar ve kadın varki..Hiç evlenmemişler, evliliktende gözleri korkmuş..Halbuki kuran evlenin çoğalın ve yeryüzüne yayılın der.İki şahit ile beraberlikleri teşvik etmek lazım.Ön evlilikmi isteniyor.Oda olsun.Yeterki insanlar yanlızlıktan kurtulsıunlar.Yanlızlık gerçekten Allaha mahsus.İnsanın herzaman ve heryaşta kendisini kucaklayan ve anlayan bir eşe ihtiyacı vardır.Aile ve sosyal politikalar bakanımız sayın Fatma Şahin hanım gerçektende pek çok ilke imza attı ve fevkalade başarılı çalışmalar yaptı.Bence bu projeyide hayata geçirirse  faydalı hizmetlerine bir yenisini daha eklemiş olur.
F-İsra suresi “BİZ HER İNSANIN KADERİNİ KENDİ ÇABASINA BAĞLADIK” diyor ablacım.Sen ikinci evliliğini bize danışmadan fikrimizi bile almadan yaptın ve ayrıldın işte..
Akşam bir saat görüştüğün adamla ertesi günü nişan yaptın ve bir hafta sonrada gidip evlendin.Olacak iş değil..
E-Fatihim Ahmet benim kaderimdi, alınyazımdı.Babaannem bu kızın başında 2 nikah ve ikiz çocuk var derdi.Ben 10 yaşındaydım ve duymuşdum bunu.İkiz çocuklarımı doğuramadım, ama ikiz olduklarına şahit oldum.Doğurmak istemedim ve yanlış yaptım.
Ben ikinci eşimide sevdim,ilk eşimide sevdim.İkiside görücü usulü sayılır.Gerçektende hiç tanımadan acele evlendim.Eğer tanısaydım ikisiylede evlenmezdim.Ama nikahta keramet vardır derlerya bu çok doğru bir söz..İnsanlar aşık olmak için boşuna bekliyorlar.İki eşimlede önce imam nikahı yaptık ve kerameti gördük..
S-Amann.. ablama baksen..Hergün kucaktan kucağa gezen ve bir günde 10 kişiyle beraber olan hemde örtülü, tesettürlü kadınlar var.Bu keramet işi namuslu kadınlara  işliyor.Bu kucaktan kucağa gezenler yüzünden erkeklerimizde bozuldu, kadın kıymeti bilmez oldular.Neredeyse bütün erkekler piskopatlaşdı.İlk tanışıyoruz başlıyorlar canımlı hayatımlı sevgilimli muhabbetlere..Hiç ayarları kalmamış, dingilleri bozulmuş..
E-Züleyhaya gönlü aktığı halde haram diye yüz çeviren Yusufun iradesi ve adamlığı kuranda boşuna anlatılmadı.ADAM SAHİP ÇIKACAK UÇKURUNA, ADAM..Adam gibi adamsa HARAMI HELALİ BİLECEK.İşte o zaman mükafatlandırılır..Sonunda Yusuf hem ZüLEYHAYI ALDI, HEMDE ÜLKESİNE KRAL OLDU, HEMDE BABASINA KAVUŞTU.Kıskanç kardeşlerinide mahçup etti.İş sabretmekte..Sabreden derviş, muradınada erermiş..Beline sahip olamayan adamın eline sahip olmasınıda beklemem.
F-Kimseyide kınamamak lazım.Öyle insanlar varki bir musibet yaşıyorlar ve birde bakmışsınki adam evliya oluvermiş.Geçmişinde hırsızlık var, karı kız işi var, esrar var ama bir tövbeye geliyor benim diyen doğru adam eline su dökemez.
S-Yaşadıklarımız terbiye ediyor bizleri.Ders alana ne mutlu.Sınıfıda, sınavıda geçiyor.
F-Çocuklar Fatih Sultan Mehmedin ölüm yıldönümü bugün.Ne büyük kumandan bu kumandan. Peygamberimiz neredeyse bin sene öncesinden İSTANBULUN FETİH EDİLECEĞİNİ ve fetihi yapan kumadanın TÜRK olacağını söylüyor ve FATİHİ ÖVÜYOR.
A-Fatih Sultan Mehmedin doğum günüde İstanbulun fethide aynı gün.MAYISIN 29 u..
Esma ablamızın doğum tarihide 29 MAYIS..Ön adıda FETİHE..Fetih sureside 29 ayet bakarmısınız…
E-İstanbulun fetih yıldönümünde dünyaya gelince babacığım adımı FETİHE ESMA koymuş.
S-Peygamberimize İstanbulun fethini ilham eden kim, fetih suresini 29 ayet yapan kim, ablamıda, Fatihide 29 mayısta dünyaya getiren kim..Herşeyi yoktan var eden, öncesinide, sonrasınıda biliyor.İLHAM EDİYOR, VAR EDİYOR..Çok genç yaşta kaybetmişiz bu değerli padişahı ve zehirlenerek öldürüldüğü bile söyleniyor.Artık Allah bilir en doğrusunuda..
E-Aliİmran 145 ayette “ALLAHIN İZNİ OLMADIKÇA HİÇBİR KİŞİ ÖLMEZ.VAKTİ BELİRLENMİŞ BİR YAZIDIR O” diyerek ölümümüzün Allahın taktiri olduğu bildirilir.
İnsanın insana olan düşmanlığını Rabbimiz asla af etmiyor.HUD suresi “MİLLETLERİ İYİ OLDUĞU HALDE RABBİN MEMLEKETLERİ HELAK ETMEZ” diyor.Bir helak varsa  orada hak edişlikte var demektir.İYİ OLALIM VE HELAK EDİLMEYELİM.Çıkacak sonuç budur.
M-Bende tam deprem soracaktım size..Önceki deprem tahminlerinizide koyacaktınız sitenize, niye koymadınız?
E-Çocuklar teknik sorunlardan koyamıyoruz.Ama sizde şahitsinizki ben alınca paylaşıyorum sizlerle..Yine Yurt içinde ölüm ve yıkım yok.Güvencedeyiz.Ama tehlike sinyalleri aldığım yerleride söylemeliyim.Zaman veremem ama enerji yoğunluğu çok düşük bu bölgelerin. korunmalar neredeyse yok kadar azalmış.İnsanların enerjileri düşük.
S-Hangi bölge demiyeceğim ve tahmin hakkımı kullanacağım.Siz evlenince Marmarise
gittiniz ve orada yerleşmeyi çok istediniz.Ben sürekli gözlemledim ve araştırdım.Siz buraya gelince Marmaris sürekli sallandı.Şifreleri incaledim ve MARMARİSİ tehlikeli bölge olarak gördüm, haksızmıyım..
A-Kardeşim öyle bir yer olmuşki Marmaris, kimin eli kimin apışarasında belli değil.Çoğunluğun aklı fikri belden aşağıda..Yazın turist kaynıyor ve kafaları çekenler ortalık yerlerde alt alta üst üste..İnsan bakarken utanıyor ve bunları yapanlarda kocaman herifler, kadınlar utanma arlanma yok.Burası İtalyada hani şu patlayan Pompei  yanardağının akıbetini hak ettiğini düşündürüyor.Kızını satan kadınlar bile varmış.Erkeklerde kudurmuş, kadınlarda..Nefse hakimiyet buralarda yok kardeşim..Rezillik diz boyu.Eskiden mahallenin delikanlıları olurdu..Hey ahpap..Burası bizim mahalle derler, burada bacılarımıza, kızlarımıza yanlış yapanı yanlış yere göndeririz diyenler olurdu.Şimdi aile boyu, mahalle boyu, yol boyu rezillikler..İnsanlar çocukları ile sokağa çıkamaz olmuşlar.Sorsan baksan tümüde Atatürkçü geçinen şişenin dibine yapışmış, ayyaş züppeler..Doğuya barış geldi şükürler olsun, orası arınmada, dengelenmede..Ama şu aşağı sahillerde bir NEFİS SAVAŞI VARKİ DEĞME SAVAŞLARA
TAŞ ÇIKARIR.Edep ve haya yok olmuş insan müsveddelerinde.Adamlar, kadınlar sanki delirmiş..Akıl fikir yedi yirmidört belden aşağı çalışıyor.Başka hiçbirşeye çalışmıyor akıllar.
Yaşadım ve gördüm arkadaşlar, uydurma ve yalan değil..Yüzünü gözünü güzelleşeceğim diye maymuna çevirmiş, patlak dudaklı kadınlar, hergün değişiklik peşimdeki adamcıklar.Memlekette ne olmuş, ne bitmiş umurları değil..Dünya umurlarında değil bu insanlık soytarılarının..Tabbii enerjide okadar..
T-Saçmalamayın.Daha geçenlerde iran Afganistan sınırında7,2 oldu ve birsürü insan öldü.Ne alakası var fuhuşla depremin..Orada beş vaktini kılan insanlar öldü, dindar insanlar öldü.
S-Depremin insanla ve insanlıkla alakası var Tamer bey.İnsan beş vaktini kılınca iyi insan oluvermiyor.Oradada ne büyük haksızlıklar yaşanıyor, adaletsizlikler yaşanıyor bilirmisiniz?ALLAHIN DİNİNDE ZORLAMA YOKTUR DİYE AYET VAR AMA KADINLAR ORALARDA ZORLA ÇARŞAFA, ÖRTÜYE SOKULUYORLAR.Bu bin fuhuştan daha beter, marmariste yaşanan rezilliklerden daha beter şeyler..Küçücük kız çocukları yaşlı adamlara veriliyor ve adınada imam nikahı deniliyor.Bırakın Allah aşkına fuhuşun alası yaşanıyor oralarda ve bu alçaklarda 5 vakitte sözüm ona secdeye varıyorlar.
E-Arkadaşlar sohbeti bu defa Einstein ın hayatını anlatarak bitirmek istiyorum.20 yuzyılın dahi adamı olan Einstein SADECE DÜŞÜNCE YOLU İLE UZAYIN TEMEL PRENSİPLERİNİ bulmuştur.Beş yaşındayken babasının hediye ettiği pusula ile görünmeyen güçleri keşfetmiş, 12 yaşındaykende tanıştığı geometri kitabı ile uzayın derinliklerine dalmıştır.Pusula ile  SOYUTUN, SOMUTA HÜKMEDİŞİNİ anlamış, çalışmalarını soyut ve somutun alakası üzerinden sorgulamşıtır.Allahın mucizevi yaratılışılarının derinliğini küçük yaşlarda keşfeden küçük dahi, ailesi ve özelliklede annesi tarafından inançlı bir  dindar olarak yetiştirilmiş, kiliselere götürülerek ALLAH İNANCI  köklü bir şekilde verilmiş.Talmud adındaki tıp öğrencisinden küçük yaşlarda felsefe, temel matematik ve fen dersleri almış Öklid’in geometrisini öğrenmeyi başarmıştır.16 yaşına araştırmalarını çeşitli dallarda geliştirmiş DÜŞÜNCE YOLU İLE TEKNOLOJİK BOYUTTAN  İLERİ BOYUT BİLGİLERİNİ ALMAYI HAK ETMİŞ VE BAŞARMIŞTIR.Arkadaşları ile sonradan olimpik akedemi kulubünü  kurarak fikir tartışmaları yapmışlar ve sürekli analiz ve sentez yaparak üst bilgilere ulaşmışlar.Radyasyon teorisi,genel görelik teorisi ile değişen ve gelişen uzayda, ,ivmeli hareket eden evrende geçerli olan çekim yasasının varlığına dair açıklamalar yapmıştır.Bulduğu formülle nükleer enerji elde etmeninde önünü açmışdır.Maddenin sağladığı enerji, o maddenin kütlesinin ışık hızının karesi ile doğru orantılıdır.UZAY-ZAMAN YASSININDA  yerçekimin önemini ve niteliğini yasalarla açıklayan dahi UZAY METRİĞİNİ, EĞRİSİNİDE bularak newton yasalarının mekaniğinide değiştirmiştir Işığın bir kütlesi olduğunu söylemiş,ışığın yerçekimi ile büküldüğünüde doğrulamışdır.Düşünsel Uzay yolculuğunda her yerde parmak izini bırakan bilimadamı ALLAH_İNSAN-EVREN üçlemesiyle Ve Rabbine olan sarsılmaz inancı ile gayet rahatlıkla insanlığın hayrına ve yararına levhi mahvuzdan düşünce yolu ile bilgilere ulaşmış, insanlıkla paylaşmışdır.Einstein evrenin kendi kendine oluşamayacak kadar olağanüstü bir düzene sahip olduğunu ve evrenin SONSUZ BİR AKLIN ESERİ olarak yaratıldığına inanan ALLAH İNANCI çok sağlam olan bir bilim insanıdır.İmana ve inanca sahip olmayan bir bilim adamınıda düşünemiyorum diyerek ALLAH-İNSAN-İNANÇ ilişkisinde bilime dayanarak kurmuştur.
A-Einstain teknolojik boyuttan, siz RABSAL BOYUTTAN, diğeri Ruhsal boyuttan hasılı HER GÖREVLİ KAİNAT VAR OLDUĞUNDAN BU YANA ALLAHIN EMİR VE İSTEKLERİ DOĞRULTUSUNDA TAA İBRAHİM PEYGAMBERDEN BU YANA GÖREVLERİNİ LAYIKI YAPIYORLAR..
F-Rabbini AKLINI KULLANARAK bulan İBRAHİM PEYGAMBERİMİZ atalarının izinden gitmemiş,İç sesini dinlemiş, aklını kullanmış,DÜŞÜNCE YOLU İLE RABBİNE ULAŞMIŞ.
E-DÜŞÜNENE, AKLINI KULLANANA, ÜRETENE VE HİZMET EDENE NE MUTLU.Onlar barışın teminatı, geleceğimizinde mimarları ve güvencesidir.İnsan bilgiyle güvenilir olur ve GÜVENDE OLUR.Güvende asil insanlarda..Düşünün, üretin ve çalışın..
KAPIYI ÇAL, AÇILACAK…İSTEYENDE ALACAKTIR..RABBİN ÇOK SABIRLIDIR, SABREDENLER OLACAKTIR.DÜŞÜNENE VERİLECEK, GAYRET EDEN VARACAKTIR.RABBİN ÇOK BAĞIŞLAYAN, BAĞIŞLAYAN  “O”LACAKTIR..
Her düşünen önce kendisiyle, sonra RABBİYLE buluşur.İÇİNDEKİ “O”  yu bulan “O”na ulaşan HAK kada ulaşandır.HAKKI ANAN, HAKKA VARIR, HAKLA OLAN, SIRRI ALIR.
“HAK” kada haksızlık denizleri aşılarak varılır.Barış ve esenlik, ülkemize ve tüm dünyaya hakim olsun.Hak la olanlar buluşsun.HAK dünyamıza egemen olsun..

Bu sitede bulunan her türlü belge ve raporların her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Ziyaretçi Sayısı: 274777
Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

ONDOKUZDAN SOHBETLER 61 ( BARIŞ) için 1 cevap

  1. Fetihe Esma TUNCER der ki:

    Ne demeye çalıştığını anlayamadım Atakan.Biraz daha açık ve net yazarsan, ne demek istediğini açıklarsan sanırım cevaplayacağım.Yazdıklarından, aynı fikirde olmadığımız anlaşılıyor.Eskiden gün yüzüne çıkmayan şeyler vardı ve oldukça fazlaydı.Şimdi her şey ortada ve her şeyin faili ve sorumluları ortaya çıkarılıyor çoğunlukla..Ak partinin nükleeri hayata geçirme politikalarının dışında YANLIŞ politikaları neredeyse yok gibi..İyi çalışıyorlar, destekte görüyorlar.Bazı ATATÜRK DÜŞMANI yandaş takımı da söylemlerine ve eylemlerine dikkat etmeliler bence..Bu hassa konuda, ileride tarifi imkansız zararlara sürükler milletimizi.Genelde çok iyi şeyler başarıldı ve siz gençler bunları bilmeniz lazım.Asker hepimizin askeri.Milletimizin askeri.Ama geçmişte yapılan yanlışları da görmezden gelemeyiz ve bu konuda suçlu olanlarda hesabını veriyor.Kurunun yanında yaşlarda yanıyor gibi ama bu konuda yargının işi..Her kurumdan çürük elmaları temizlemek lazım.Şimdi yanan yaş odunlar ZAMANINDA YANLIŞLARA SESSİZ KALAN VE ORTAK OLANLARDI.O dönemin koşulları üzerinden HAK terazisi tartılmalı.Ülkemiz zor dönemlerden geçiyor ve GEÇMİŞTE YAPILAN YANLIŞLARIN BEDELİNİ DAİMA MİLLETÇE ÖDEDİK.Şimdi yapılanlar doğru.Öyle olmasa, rakkamlarda böyle olmaz.Bu memleketin kasasını dolduran en büyük Atatürkçü dür.Düşünce zincirlerine de cevap verdim.Sen memnun olmasanda hakikatleri söylemek lazım.Huyum bu.Doğruya eğri demem.Yanlışada baş eğmem.Sevgi ve selamlar sana..

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>