29-05-1953 de İzmir’de dünyaya geldi. Babasının asker olması sebebi ile Türkiye’yi küçük yaşlarda dolaşan Esma hanım ilk ve orta okulları çok farklı illerde okudu. İzmir Buca lisesinden mezun olan ve1974 yılında evlenen Fetihe Esma bu evliliğinden iki evlat ikide torun sahibidir.1997 yılında oğlunun arkadaşı ile girdiği iddia üzerine Ünüversite sınavlarına bir ay kala müracaat etmiş ve hiç hazırlanmadan öss ve öys katılarak Eskişehir açıköğretim fakültesinde halkla ilişkiler okumuş ve bitirmiştir.Güzel sanatların her dalı ile amatörce ilgilenen Esma hanım seyehat etmeyi, yeni ülkeler ve yeni insanlar tanımayı şehirlerin ve ülkelerin tarihlerini solumayı çok seviyor.
1990 yılını hayatının dönüm noktası ve değişimin başlangıcı olarak gören Esma hanım birdenbire şiirler yazmaya başlamasını ve şiirlerinin içeriğini ve o yıllarda yaşadığı her şeyi birer mucize diye nitelendiriyor.İlk şiirkitabını 1993 yılında çıkaran esma hanım,1997 yılında Alkan yayınlarından çıkan ikinci kitabına ilk kitabında yer alan şiirlerinide koymuş.Kendi imkanları ile bastırdığı iki kitabınıda hediye etmekten mutlu olduğunu ve şiirlerini okuduğu zamanlar insanların gösterdiği beğeni ve takdirin hiçbirşey ile kıyaslanamayacağını söylüyor.Neşeli ve çalışkan bir yapısı olan Fetihe Esma 1999 yılında çok ünlü ve şaibeli bir köyde beş yıl muhtarlık yaparak devleti, devlet millet ilişkilerini en çarpıcı yönü ile deneyimlediğini söylüyor.Elindeki dosyaların ibret niteliğinde olduğunu, Ülkesinde siyasetin istikrarının Ülke ve millet geleceği açısından vazgeçilemez, taviz verilemez bir şart olduğunu her zaman savunuyor ve bununla ilgili çok çarpıcı, ilginç HAK MÜCADELESİNİDE insanların bilgisine sunuyor.Siyasi istikrarın sağlanması halinde ekonomik istikrarın ve iyileşmeninde kendiliğinden geleceğini ve bununda iç barışı sağlayıp enerji dengelerini koruyacağını, Ülkesinde medya destekli çıkar çetelerin, buna sürekli engel olduğunuda sitesinde belgeleri ile açıklıyor
Güneşin altında söylenmemiş bir söz kaldığını, ONDOKUZDAN SOHBETLER kitabının arka kapak sözünde DOĞAL AFETLER AKILLI VARLIKLARIN ENERJİSİ İLE DENGEYE ALINIR sözünü 1995 yılında söylediğini, aradan geçen 15 yıl içinde yaşanan olaylar ve afetlerle artık bunu herkesin öğrenmesi, bilmesi ve uygulaması gerektiğini, böylece artık sözün bittiğini dikkat çekerek vurguluyor.Ondokuzdan sohbetler isimli şiir kitabının ön ve arka kapak yazılarının dikkatlice okunmasını, üzerinde düşünülmesini, şiirlerin anlam ve özel harfsel titreşimlerinin doğadaki tüm canlılar ve cansızlar üzerindede etki yaptığının zamanla anlaşılacağını düşünüyor.