ondokuzdan sohbetler 54

E-Herkese,tüm islam alemine, bayramın bu son günündede olsa hayırlı ve mutlu bayramlar dileriz.Herkes bayramını yaptı ve biz yine bir araya geldik.Umarım bayram hepiniz için iyi geçmişdir arkadaşlar.
S-Bizler iyi geçirsekde aklımız Van daki kardeşlerimizde…Bayrama depremle girdiler.Üstelik soğuk ve kar, arada yağmurda çileleri katlıyor.
F-Deprem olunca Kürdü Türkü, BDP lisi MHP lisi,AKP lisi CHPlisi hepsi yanlarında Türk askerini, Türk polisini buldu.Yardıma derhal donanımlı devlet erkanı koşdu.Ben oraya gittim arkadaşlar.Yardımlar çığ gibi yağdı.Organizasyaon şartlara göre çok iyi olmasına rağmen yağmaların önüne geçilemedi.İnsanlar kuralsızlığa öyle alışmışlarki hak hukuk tanımadan yağmaya giriştiler.Çadırlar, battaniyeler daha kamyonlardan inmeye bile fırsat olmadan yollarda yağmalandı.İnsan bu görüntüler karşısında vallahide, billahide yaşanan depreme şaşıramıyor, haketmişler diyorsunuz.Kadınlar çocuklar çiğneniyor, güçlü olan güçsüze tekme tokat girişiyor.Bir adamın üç çadıra birden el koyduğunu gözlerimle gördüm

M-Yine 5.5 şiddeti ile sallandı Van bölgesi…İnsanlar korkudan çadırlara bile giremiyor,çocuklar mithiş etkileniyor,sarsılıyorlar…Allah sabır versin, metanet versin orada yaşayanlara…Gerçekten çok üzücü bir durum..Sonra gelen 5,6 ilde yıkım olmuş, insanlar ölmüş ne kötü..Binalar orada dayanıklılığını kaybetti ve binlerce kez hala daha sarsılıyorlar.5,6 bile yıkıp geçiyor.
S-Bence Allah bize bu belayı, bu cezayı niye verdi diye sormalılar ama bir türlü bu soruyu soran yok kardeşim.Her insan, her şehir, her ülke önce kendi karmasını ve sonrada kendi hak edişliğini yaşar.Ne bu dünyada nede öte alemde kimseye torpil, kayırma, lutuf yok.Kim, neyi nekadar hak ediyorsa onu yaşayacak ve görecek.
F-Buna itiraz yok ama, insanlar arada sırada sabır ve şükür imtihanlarınada çekilir.İMAN imtihanı çok önemli bir sınavdır.Belaya ve şerre imanla sabretmek ve yine şifayı yaradandan dilemekde kulun iman sınavıdır.ŞÜKÜRLE ULAŞILIR, BİATA, VUSLATA AŞKA….ŞÜKÜR DAİM GEREKTİR TANRININ HAS KULUNA..
Ü-Depremin en çok yıktığı bölge Erciş ilçesi.Araştırdım ve öğrendimki oranın belediye başkanı AKP li.Çokda sevilen bir insan, çalışkan ve dürüst bir insan.O zaman sizin tezleriniz ve deprem siyaset ilişkilendirmelerinizde doğrudan çöpe..Deprem en çok zararı o bölgede verdi, buna ne diyeceksiniz?
F-Siz bizim toplantılarımıza sonradan katıldığınız için aslında çok şeyide kaçırdınız.Alt bilgiler oluşmadan, oturmadan, üst bilgilerle tanıştınız.Aslında kendinize sorun bu soruyu ve cevabıda siz verin bakalım.Siz Allah olsaydınız, ve insanlara ders vermek isteseydiniz, üst bilgilerle tanıştırmak isteseydiniz neler yapardınız?Nasıl bir yöntem izlerdiniz?
Ü-Ben inançsız değilimki,kutsal kitaplarıda okuyorum.Peygamberler aracılığı ile üst bilgileri kullarına ulaştırmış.Ama son peygamber ve son dinlede noktayı koymuş, öyle değilmi?Artık peygamber ve kutsal kitapta gönderilmeyeceğine göre insanlığın işi zor gözüküyor.
M-Mehdi gelecekmiş, insanlık şimdi onun yolunu gözlüyor.Tarikatları ortadan kaldıracak, tüm dinleride bir yapacakmış.Öyle söyleniyor…
S-Zaten bütün dinlerin özü ve amacı bir.İlla bir mehdinin gelmesimi lazım bunu görmek için.Mehdiye ne gerek var, aklını kullan olsun bitsin..Asırlar boyu AKLINI İŞLETMEYEN insanoğlunu birileri gütmüş durmuş.Hoca bunu dedi, hadis böyle söylüyor uydurmaları ile  kendilerini kandırıp durdular.Biride çıkıpta arkadaş bu akla uyuyormu, uymuyormu birde akla danışalım demez.Bu akıl bize neden verildi,demez..İşte  bu yüzdende dünyada akan kanlar birtürlüde durmak bilmez, barış sağlanmaz.
A-Ümran hanımın acabaları arada kaynamasın arkadaşlar.Bir yerde HAKSIZLIĞA, ZULME, YANLIŞLIĞA SUSKUNLUK VARSA ORAYA RABBİN İLAHİ ADALETİDE,İLAHİ CEZASIDA BİR GÜN MUTLAKA GELECEKTİR.Ercisteki vatandaşlar, Vandaki vatandaşlar, o bölgedeki,o köylerde yaşayan tüm insanlar YANLIŞLA MÜCADELE ETMEK YERİNE EYVALLAH DEYİPTE, haksızlığa ve yanlışa ortak oldularsa cezayıda hepbirlikte hakederler, çekerler..Yaşın yanında kuruda yanar ceza günü.Bugün ki yıkımdada ölümler yine Van bölgesinden.5,6 bile yıkıp geçiyor artık.Binalar dayanıksızlaştı.PKK nın o bölgedeki varlığı ve acımasızlığı düşünen hakiki insanları hep üzdü ve acıttı.Devletin tüm otoritesini sıfırlayan etkenler, yerini ayrımcılığa, etnik kayırmaya, acımasızlığa ve düzensizliğe bıraktı.Orada devletin gücü değil, terörün gücü hakim olmaya başlamışdı.Asi ve devlete baş kaldıran insanlar kabul görür hale gelmişlerdi.Devlet otoritesini ve gücünü kaybetmeye başlamış, yerini terör örgütünün temsilcileri alır hale gelmişdi.Salim ve devletçi insanların itibarlarıda yok ediliyordu.Van gibi bir şehirde BDP li bir belediye başkanın olması nasıl bir şeydir?Erciste BDP liler yokmu sanki?Ordada bolca var.Bir yerde yanlış varsa orada bu yanlışa suskunluklarıyla ortak olan insanlarda vardır.PKK nın siyasi ayağı olduğu artık açıkça bilinen ve PKK dan talimat alarak siyasi irade gösteren bir partiyi nasıl olurda Türkiye Cumhuriyetinde Türk halkı olarak var eder,ve barındırısınız?Bu partiden belediye başkanı seçersiniz.Erciste, Vanda ve oradaki köylerde yaşayan insanların gerçekten veballeri büyük.ARALARINDA HAİNLERİ BARINDIRMAYACAKLARDI.Ercis  te yaşayanların sanki tamamı AKP limi?AKP yemi oy verdiler, hayır..Oradada hainleri kollayan ve hainlerden yana olanlar bolca..Akıl ve vicdan sahibi insanlar oradada birlik olsalardı askeri, polisi kahpece arkadan vuran ve tuzaklar kurarak şehid eden insanları afişe ederler, devletle işbirliği yaparlar ve teröre pirim verenleri ve bunların siyasi iradelerini orada barındırmazlardı.Karedeniz halkı bunu başarıyor.HERKES, HERKESTEN SORUMLUDUR ANLAYIŞI İLE TERÖRÜN BELİ KIRILIR arkadaşlar.Karadenizde kamudan sorumlu insanlar bile doğruyu yapmaya zorlanırlar.Oralarda rüşvet çarkı, rant çarkı devlet erkanı ile beraber başka yerlerdeki kadar hızlı çevrilmez.Kısaca yanlışa daha çok baş kaldırılır oralarda..
E-Çocuklar 1-11-1011 günü öyle birşey yaşadımki…,yaşadıklarıma ben bile inanamadım..  Bir yerde asayiş bozulmuşda, düzen bozulmuşsa emin olunuzki bunda KAMU GÖREVLİ  LERİNİNDE payı çok büyüktür.Biliyorsunuz bayramı taşınma telaşı ile geçirdim.Bayram öncesi tam bu evi alma aşamasında bir emlakçı ile tartıştım.Hayat,  yalan söyleyen ve adam kandıran insanların yaptığını yanına kar bırakmamayı bana acı deneyimlerle öğretti. Ben her kimin yanlışını görmezden gelip, boşver gitsin dediysem o yanlış tıpkı bumerang taşı gibi önüme büyüyerek geldi.1-11 gününü neredeyse nezarette geçirecektim.Bornova polis karakolunda yaşadıklarıma hala bile inanamıyorum.
S-Hani şu Bornova hükümet konağının oradaki polis karakolundamı?Oranın emniyet amiri sizi tanımıyormu?Rabia ile Mustafayı yetiştirme yurduna vermek için o karakola götürmüştünüz ve emniyet amiri ilede sohbet etmişdiniz.Orada herkes sizi tanımıyormu?
E-Evet,evet Saliha kızım işte o karakolda oldu bu anlatacaklarım.Zaten o gün emniyetin çocukları yetiştirme yurduna yerleştirme ve telefon trafikleri, yazışma trafikleri sende biliyorsunki akşamın 22,30 zuna kadar sürmüşdü.Ben kuru bir koltuk üzerinde sabahtan akşama kadar iki çocukla bekletilmişdim.Çocukların babası saat 17 gibi bulunmuşve beyanı alındıktan sonrada  oda benimle beraber beklemişdi.Çocuk şubeden gelen yaşlı ve kel olan polis bu çocuklara sahip çıkmak sanamı kaldı diyerek bana ana avrat dümdüz girişmişdi, hemde sivil polislerin önünde.Gecenin saat 22 sinde senin gibi sapık karılar yüzünden evime gidemiyorum senin Allah belanı versin diyerek beni arabadan atmışdı,bunu hiç unutmam.O dönem bu polisi şikayet etmeyi çok istediysemde hasta olduğum ve fırsat bulamadığım için unutmuşdum.Ama gel görki bayram öncesi bu karakolda yaşadıklarım eski acılarımı ve unutmuşluklarımıda tazeledi..EMNİYET GENEL MDR lüğünün acil denetime geçmesi lazım.Durum gerçekten vahim arkadaşlar.Polis devleti olma yolundaki bir anlayışı o gün orada tüm acımasızlığı ile yaşattılar bana.
M-Sizin kimseyle bir alıp veremediğiniz olmaz.Neden düştünüzki karakola?
E-Çocuklar öyle dönemler oluyorki insan hayatında, zamandan, paradan ve imkandan yana fakirlik yaşıyorsunuz.İşte ben maddi ve manevi öyle bir zor zamandaydım o günler..Eve hırsız girmiş, kiracı çıkmış.Ev alıyorum ama yazlığımı satın alan, almaktan vaz geçmiş.Kredi borcuna girmişim ama sorunlardan krediyi alamıyorum.Eve yatırdığım peşinatım yanabilir vs..vs..İşte öyle bir dar zamanında eski evimin çekilen resimlerini  emlakçıya verdiğimi hatırladım.Evime yeni kiracı var ve hemen resimleri mail atmam gerekiyor ve benim mail adresim ve Face adresim kaybolduğu içinde kendi resimlerime ulaşamıyorum .Emlakçıya gidip durumu anlattım.Bana bir mail atmasını rica ettim.Baktık resimler onun adresinde duruyor.Durumumu izah ettim.Siz gidin, mail atarım dedi ama inanın yalan söylediğini anladım.İki kere daha gittim ve hep atacağını söyledi ve ısrarlada bana siz gidin diyor. Bende atıncaya kadar orada bekleyeyim dedim.Adam evin resimlerini bekliyor.
S-Siz ne resim çekmeyi nede yüklemeyi bilirsiniz?Resim çekseniz bile yükleyemezsinizki. Ne olur sanki bir mail atacak..O kızı bende tanıyorum.Suratsız bir kız.Utanmadan annesi yaşındaki kadına yalan söylüyor ve kandırıyor.
E-Akşamın saat 18 zi olmuş sokaklarda aç dolaşıyor iş halletmeye çalışıyorum.Sabah yediğimle duruyorum ve akşamada bir arkadaşıma yemeğe davetliyim.İstiyorumki şu maili göndereyim, işim bitsin,yemeğe yetişeyim.
F-Kolaymı her isteyene, istemeyene, maddi manevi koşmak..Kendin meteliğe kurşun atarken, Recebe giderken blezik bozdurup bin tl verdiniz.Ünüversitede okuyan çocuklarınızda var.Hepsi size bakıyor.Delisine akıllısına yetmeye çalışıyorsunuz.Birde deprem enerjileri sizi iyice geriyor bununda farkındayız..Eee sonra..??
E-Ben beklemeye kararlı olunca bu kız bu defada “kalkıp gidin artık, göndermeye mecburmuyum” demezmi?Çocuklar inanın açlıktan ve günün yorgunluğundan gözlerimin karardığını ve bağırdığımı hatırlıyorum ki bu benim hiç yapmadığım, asla yapmadığım bir şeydir.Kalem kutusu yerde..kız polis çağıracağım diye tepiniyor ve bende çağır diyorum.  Neyse uzatmayalım sonra polis geldi ve bana bir kağıt imzalattı dışarıda.Bende boş kağıdı imzaladım.Üst kısmı kendileri dolduracaklarmış, formaliteymiş.Emlakçınında davacı olmadığını, benimde davacı olmamamı söylediler.Bende olmam dedim.Yani idam fermanım ellerinde olsa imzalayacağım o derece yani..İki gün sonra eve taşınıyorum, polisten telefon geldi.Acil Bornova polis karakolunda bekleniyorsunuz, yoksa görüldüğünüz yerde tutuklanacaksınız.Balkon demirinden dolayıda eve asansör kurulamıyor, masalar merdivenden çıkamıyor, asansör bozuk..Başımda bin tane dert…Taşıyıcılar asansörlü anlaştık biz nasıl taşırız derler ve bu aradada polise derd anlatıyorum.”Evladım şu anda ev taşıyorum, iki gün sonra gelirim diyorum ama nafile..Adammı öldürmüşüm, adammı dövmüşüm, ne olmuşki sen beni acele çağırıyorsun, görüldüğüm yerde tutuklamakda ne demek?İlla savcı tutuklayın demişmiş..
F-Şimdi yeni moda bu polisler arasında.Bizim arkadaşta bir kavgaya karışmış.Adamı almışlar içeri.Şiddet yok.Sadece küfür ve hakaret..Adamın amcası gelipte polislerin bir şekilde gönüllerini alıncaya kadar tuttular içeride.Tam 24 saat..Şaşırdım kaldım.
A-Eski günler gerimi geliyor ne..??Ağzını açan soluğu karakolda alıyordu arkadaşlar.Her suçuda savcıya atarlardı.Savcı böyle istiyor, tutuklayın dedi, salmayın dedi diye, büyük adamların araya girmesiyle birden savcının bütün istekleride polisler tarafından hasıraltı edilirdi.Büyük adamlar araya girecekki, büyük alışverişlerdede herkes pay sahibi olsun anlayışı hakimdi..Şimdi bitti diyordum, AKP ile bitti..Yoksa bitmemişmi..?
E-Kiracının evine hırsız girmiş,polise bende gittim ve büyük değişiklik gördüm.Kemalpaşa polis karakolu büyük ölçüde yenilenmiş.Polisler insana saygılı ve sevgili davranıyorlar.Her türlü meslekte olduğu gibi polislerin içindede çürük elmalar var ama kardeşim, Bornova polis karakolundaki elmaların, ogün bu olaya şahit olanların tamamının çürümüş olduğunu gönül rahatlığı ile söylerim.1-11-2011 günü saat  15 şi geçe Bornova polis karakoluna gittim.Hiç adetim olmadığı halde sanki başıma gelecekleri biliyormuş gibi önce emniyet amirine bir merhaba demek için kapısını çaldım.Ayakta derdimi anlattım.Bir tartışma yaşandığını doğruladım ve polisle yaşadığım telefon görüşmemizi anlatarak yanlışlığı kendisininde bilmesini sitedim.Yaşar beye yönlendirdi, yan binaya gönderildim.Tekrar yan binadan bu binaya gönderildim ve epeyce bir aramadan sonra bizim dosyaya ulaşıldı ama bu aradada yarım saatten fazla zaman geçti.Saat beşte televizyoncu ve Tüpçüler eve gelip tesisatı kuracaklardı.Evde TV ve ocak yok.Bir saatte ifade verir dönerim diye düşünüyordum. Polis memuruna durumumu anlattım, ustalar beni bekliyorlar dedim.Bu arada saat beşi bulmuş ve ifade alımına geçilmemişti bile.Polis ifadem alınsa bile beni bırakamayacaklarını satır aralarında geveliyordu.Bir kez daha komisere ricada bulundum ve kapı önünde ustaların beni beklediklerini, eve yetişmem gerektiğini, ifadeye yarın geleyim dedim.Nihayet Yaşar bey bir masa başında ifade alımına başladı.Ama ifade alımından çok, kendince birşeyler yazdı ve konu ile alakasız şeylerle kısıtlı zamanımı silbaştan metodu ile ifade almaktan çok almamaya yönelik bir davranış sergiledi.Devamlı azarlıyordu.Evimin kapısında bekleyen ustalara  telefonla gidin dedim, çünki işin dahada uzayacağı belliyidi.Yaşar bey evimin resimlerini çeken kişin adını, adresini bile istiyor ve işi yokuşa sürüyordu.Niyetinin ifade almak olmadığı ve beni orada tutmak olduğu çok açıktı.Evin resimlerini çeken adamın, tartıştığım emlakçı ile hiçbir alakası yoktu ve bu polis ısrarla benden bunun adını istiyordu.
A-O polis kardeşim.Canı isterse adamın donun rengini bile sorar sana..İş bağcıyı dövmek olduktan sonra sebepmi yokki polise…İş yapma derdi olsa o ifadeyi almak beş dakikasını alır.İşte bu tür kamu görevlileri yüzünden Ülkede devlete karşı gelenler çoğalıyor.
E-Yemin ediyorumki işin aslını bilmesem ve yaşımda 60 gelmiş olmasa bu yaşattıklarından sonra devletçi olmak ve devlete saygı duymak imkansızlaşır.DEVLETİM ADINA İŞ GÖRENLER MASUM İNSANLARI YILDIRMAK VE BEZDİRMEK İÇİN HER YÖNTEMİ DENİYORLAR.Ben o gün buna şahit oldum arkadaşlar.
F-O hooo siz daha yeni şahit oluyorsunuz.Öyle şeyler yaşanıyorki emniyette, savcılıklarda…sizin yaşadığınız nedirki?İnsanı isim benzerliğinden bile tutuklayıp suç isnat edip 24 saat gözetimde tutabiliyorlar.Kimin babası güçlüyse onu o zaman salıyorlar.
S-Arkadaşlar AKP hükümeti ADALETİ VE KALKINMAYI temsil edi yor.Hakkın, hakların çiğnendiği bir yerde adaletten söz edilebilirmi?Bence emniyet teşkilatımız bu pislikleri yapanları bir bir ayıklar, görürsünüz.Zaten Esma ablamızda sebepsiz yaşamamışdır bunları Bakın özellikle kendisine yaşatıldıki bu çirkinlikler, herkes duysun ve yanlış yapanlar, yanlışda olanlara hadleri bildirilsin.Emniyet teşkilatımız bizim göz bebeğimiz.Biz askerimize, polisimize dualar etmeden yatağa bile girmezken birkaç kendini bilmezin işlediği işler yüzünden bütün teşkilatı suçlayamaz, sorumlu tutamayız.
E-Haklısın Saliha kızım ama bırakta yaşadıklarımı bir bir anlatayım.Bir sene önce polisin ana avrat sövmesine aldırmasamda bu yaşadıklarıma orada bulunan en az 7-8 polis şahit oldu.Bunların ikiside bayan polisti.Bunlar acımasız, kanun kitap tanımayan ve görevlerinide kötüye kullanan insanlardı.Bir kişi olsalar gam yemeyeceğim..Dinle şimdi..
Yaşar polisimiz ısrarla resim çekenin adını ve adresini istiyor.Yazmayı bırakıyor.Gideyim diyorum savcı bırakmayın dedi diyorlar.Saat akşamın 6 sına gelmiş.Emniyet amirine gidip allah aşkına amirim aklı başında bir insan gelsin ve ifademi alsın diyorum.Aynen böyle diyorum.Saat yedidede torunumun doğum günü için verilen yemeğe katılacağım ama ben kir pas içinde hala daha karakoldayım.Şu savcıya ben gidip ifade vereyim diyorum kargha tulumba bu kadın polisler beni içeriye alıyorlar.İşkencenin böylesini hiç yaşamadım.Aklı başında bir adam ifademi alsın dedim diye bu defada polise hakaret ve polise aptal dedin diye hemde emniyet amirinin emri ile hepbirlikte tutanak hazırlıyorlar ve polis seni şimdi içeri atıp 24 saat nezarette tutacağız ve polise hakaretin ne anlama geldiğini işte o zaman göreceksin diyorlar.Ben aptal demedim, deli demedim desemde, oradaki tüm polisler hepsi ağız birliği edercesine akıllı birisi demekle sen  bunu kast ettin, böyle demek istedin diye üzerime yürüyorlar ve hatta Yaşar bey bir ara üzerime bile yürüyor.Arkadaşı araya giriyor..Öyle ağlıyorum ve yaşadıklarımdan polis teşkilatı için öyle hicap duyuyorumki RABBİM BEN SANA GÜNLERCE BU İNSANLAR İÇİNMİ AĞLAYIP YALVARMIŞIM DİYE İSYAN EDİYORUM..Her gece ben bu zavallı lar içinmi senden koruma diliyorum, sana el açıyorum diye ağlaşıyorum…
A-Ne demişler, osruklu göte arpa ekmeği bahane..Adam 2 saattir iki satırlık ifade almıyorda ahret soruları soruyorsa, sende “akıllı bir adam alsın ifademi” deme hakkınada sahip olursun.Birde devletimin şerefli ünüformasını giyiyor bunlar ya..Hepsi bir olupda bize aptal demek istedi, deli demek istedimi diyorlar..Vallahi yazıklar olsun.Birde buna emniyet amiride tanık öylemi?Anaları yaşındaki kadına şu ettiklerine bakın..Bunlar insana saygıyı unuttukları gibi, verilen görevin  ne ağırlığını, nede sorumluluğunu taşıyorlar.
E-Aynen öyle Ayla hanım.Ben korku nedir bilmem.Ama o gün bu yaşadıklarım karşısında Ülkemin halinden korktum.1980 öncesine gidiverdim birden..Her sokakta kan vardı.Evler soyulur, sokaklarda adam öldürenler volta atarlar ve polis bunlara seyirci kalırdı.O dönemler bizimde evimizi soymaya kalkışmışlardıda bu azılı katillerden Allahın yardımıyla kurtulmuşdum.Sonra duyardıkki polis hep bu kirliliğin içinde.Zaten suçluyu elinizle polise götürseniz, siz çıktığınızda serbest bırakırlardı.Öyle dönemlerdi o dönemler..Velhasıl doğum gününe gidemeyeceğimi ve karakolda olduğumu bildirdim çocuklarımdan bazılarına.Bu telefondan sonra  on dakika içindede tüm işlemlerimi yapıp özür dileyip, çay ikram edip beni salıverdiler.Ama ben tümünün ne özürünü kabul ederim, nede af ederim.Yaptıkları şey ne affedilir,nede boşverilir.Buradan İzmir emniyet müdürümüzede saygı ve teşekkürlerimi sunarım.Onun ricası üzerine salıvermişler beni.Ben şimdi İç işleri bakanımıza, emniyet genel müdürümüze, İzmir emniyet amirimize şu ricada bulunacağım.Tüm birimlerinizde yazılı ifade alan görevli polislerin hertürlü suistimali önlemek için;
1-İfade vereni yönlendirmeden, sadece kişinin özgür iradesi ile ifade vermesinin önemle sağlanması.(İfade vereni, polisler ifade şekli ile zorlamada bulunuyorlar).Bu ifade her şekli ile ifade vereni bağlar.Polis müdahalesi ile verilen ifadelerde, ifade verenin mağduriyetide sıkça görülmektedir.
2-Polisin “savcı böyle ifade istiyor, şöyle yazmamızı istiyor gibi savunmalarının önüne geçmek için, ifade verenin mağduriyetinin önlenmesi için, bu gerekçelerin ortadan tümden kaldırılması için” yazılı bir talimatla ifade alırken ifade verenin ifade hürriyetine saygılı olunmasını sağlamak ve anlaşmazlıkların, suistimallerin önüne geçmek için gereğinin yapılması gerekir.(Ben 48 yaşında dışarıdan ünüversite bitirdiğime göre ifademide kendim verebileceğim  halde bu hakkımı bana kullandırmadılar)Telefon ettikten sonra ifade alımı iki dakikada bitti.
3-Yapılacak yasal düzenlemelerle, sicili temiz olan, devletine ve milletine saygısı ve sevgisi olan kişilerin tüm kamu kurum ve kuruluşlarında, özelliklede emniyette, karakolarda, savcılıklarda, gereken özeni ve saygıyı görmelerini sağlamak DEVLET ve MİLLET kaynaşmasını ve düzeninide beraberinde getirecektir.MİLLET, DEVLETİNE GÜVENECEK, DEVLETTE BU GÜVENİ ASLA SUİSTİAML ETMEYECEKTİR.Temel anlayış bu olmalı ve bu anlayışa saygılı olmayan kamu görevlileride derhal işten el çektirilmelidir.Kamu düzenin sağlanması için amir herşeyden sorumlu olacak ve hesabıda kendisi verecektir.
F-Kendini bilmez birkaç memur insanı  dindende, devlettende, millettende soğutuyor arkadaş.Şu işe bak!Şu 60 yaşındaki kadın kendi ayağı ile ifade vermeye gidiyor, başına gelmeyen kalmıyor.Adamı ortadan ikiye çatlatırlar vallahide billahide..Gerçektende bu ülkede artık bu sahneler yaşanmamalı arkadaş.DOĞRU İLE YANLIŞ, YAŞLA KURU BİRBİRİNDEN AYRILMALI.Ne demekmiş savcı tutuklayın dedi diye, SAVCININ ADINI KULLANARAK ADAM ALIKOYMAK.Kadın gidip savcı ile konuşayım diyor, onuda yaptırmayıp karga tulumba içeri sokuyorlar..Olacak iş değil.Gerçektende emniyet adına yüz kızartan şeyler.Bir kabahat varsa, mahkemede hesaplaşırlar.Alıkoymak, eve bırakmamak emniyete, emniyet görevlilerine yakışırmı?ADALETMİ?
E-Bizde bu sohbetleri bunun için yapıyoruzya zaten..Bornova emniyet amiri kötü çocuk değil aslında, ama orayı idarede yetersiz olduğu hemen anlaşılıyor.Çocukları götürdüğümde, Rabia ile Mustafa kucağımdayken konuşmuşduk kendisiyle.Polis koleji mezunuymuş.Çok genç yaşınızda bu mevkiye gelmişsiniz, ne güzel diyede  iftihar etmişdim.Bir amirin alt kadrosuna hakimiyeti çok önemlidir ve bu seferki olayda bu müdürü kimsenin iplemediğinede bu olayla şahit oldum.Komiser ne söylerse söylesin onu kimse kaale almıyor.Şimdi bu polisler iyi eğitimli, donanımlı ama alt kadroda kötü yönetimlerden gelmiş kaşarlanmış ve berbat polisler var.Polislik zor iş..Ben amirden medet umarken, yardım dilerken birde ne göreyim..!Oda onların atına binmiş, beni koruyacağına hemen tutanak hazırlayın, açın davayı, polise hakaret neymiş görsün gününü, bırakmayın sakın diyebiliyor.
F-Amir ne yapsın ablacım.Sen yarın orada olmayacaksın ama emniyet amiri yedi 24 bu adamlarla beraber.Onlarlada iyi geçinmek zorunda.Babası yaşındaki adamlara sırası gelince emretmek durumunda kalıyor.Her meslek zordurda, polislikte çok zor.Benim amcamda polisdi ve emekliliği gelince bir dakika bile durmadı.Rüşvet, haksızlık ve baskı öyle çoktuki içindeki çürük elmalardan yakınır dururdu garibim.Sonrada öldü gitti erkenden..
E-Allah rahmet etsin amcana..Ne güzel haram lokma yemeden bu dünyadan göçüp gitmek.Haksızlık etmeden, rüşvet almadan, kötüye bulaşmadan, kul hakkı çiğnemeden Allahın huzuruna temiz bir sicille çıkmak ne güzel.Ben genç nesilden ümitliyim.Kolej mezunu genç nesil polisliğinde yüzünü güldürecek.Bu meslek otorite eksikliğinden ve istikrarsızlıktan çok kirlendi ve en çok kirlilikte bu camiada yaşandı.Ülkedeki rüşvet ve rant çarkının mamasından en çok polis kesimi nemalandı.Çoğu polisde meslekten atıldı ama hala daha o bol mamalı düzeni özleyen, onun için AKP den nefret edenler ve düzenin çarkına çomak sokup devirmek için çabalayanlarda var.Zaten ne tavırlarında nede hallerinde  beyefendilik, nede insanlık yok.Hele o iki kadının bir polis memuru olarak yalana tanıklık etmeleri  beni iyice bu camiadan soğuttu.Allah kimseyi bunların eline düşürmesin derim.Yemin ederim ben bakan olsam, bu insanları bir tek dakika tutmam o görevde.İçeride kamerada yokki haklılığımı ıspatlayayım.Hepsi bir ağızdan koro halinde yalana tanıklık ediyor ve bir polis olarakda hiç sıkılmadan yalan ve iftira edebiliyorlar.Yüce Rabbim bu insanların gerçekten şerrindende korusun.İnsanın devlet görevlilerinden her kötülüğü beklemesi nekadar acı bir şey.Devletim bence, DEVLET ADINA İŞ GÖRENLERİDE SIKI DENETLEYECEK ki devlete hem güven duyulsun, hemde itibarı artsın.Benim yaşadığım haksızlığı, polis camiasından gören her kişi, inanın bana çok rahat devlet düşmenı olur.
S-Seni suçsuz ve sebepsiz yere karakolda tutan ve tam 3 saat orada bekleten polisler şimdi senin hakkını nasıl ödeyecekler?ZAMANINI ÇALDILAR.En değerli şeyini, asla geri veremeyeckleri ve ödeşemeyecekleri bir şeyi çaldılar sizden.Zaten düşünebilseler hiç böyle bir hırsızlığa kalkışablirlermiydi?Parayı çalarsın, ödersen, belki ödeşirsin..Ama bunlar en kıymetli şeyi çalıyorlar ZAMAN…Telafisi hiçbirşeyle mümkün değil..Ve bir düşünselerki bu işin ucu Emniyet mdr nden İçişleri bakanına ve hatta oradanda BAŞBAKANA kadar uzanıyor…
F-Dağda kaybolan bir koyunun hakkı bile baş olandan sorulur.BAŞ olmak kolay değildir.   Baş olanın başıda, derdide büyük olur.
E-Arkadaşlar hep şu anlattıklarımız incir çekirdeğini doldurmaz şeyler.Çok basit işler.MASA BAŞINA İŞ AHLAKINA SAHİP, VİCDANI VE AKLI GELİŞKİN İNSANLARI KOY, mesele bitsin.
A-Gerçektende öyle..Ben savcının yerinde olsam şikayetçi olan emlakçı kadına şu soruyu sorardım.”Kızım anan yaşındaki kadın sana neden kızdı?Neden kızdırdın?Bak ağzınla söylüyorsunki, kendi eliyle getirdiği resimleri kaybettiği için senden bir mail atmanı rica etmiş.Bu kadını durmadan ayağına getireceğine, yalan söyleyipte kandıracağına bir mail atıversen,bir tuşa basıversen şimdi beni meşgul etmeyecektin, devleti meşgul etmeyecektin”dese…
S-Gerçektende bunu söylese sorun kalmaz.Bütün insanlar oturup biz insanları nasıl çileden çıkarıp nasıl delirtirizin peşinde..İnsanlar HAYATI KOLAYLAŞDIRMA YERİNE ZORLAŞTIRMA YARIŞINDALAR.Bence yeni çıkacak bir yasa ile TÜM RAHAT YAŞAM HAKLARIDA GÜVENCEYE ALINMALI VE KORUNMALI.Herkes biribirinin hayatını kolaylaşdırmak adına gayret sarf etmeli.Bunu masa başında olanlar yapmaya mecbur edimeliki kamu düzeni sağlansın.Bu yapıldığı taktirde hem şikayetler, hemde luzumsuz açılan dosyalarda çok azalmalar olur..Her şeyin, her yanlış hareketin birşeyleri tetiklediği göz ardı edilmemeli.İş aslında savcıya bile gelmeden daha emlakçıda bitmeliydi.O emlakçının sahibi dürüst bir insan olsa önce yanında çalışana yalan söyletmez ve söylemesine meydan vermez.O emlakçıda çalışanlar dürüst insan olsalar, işi zorlaştırıcı değil, kolaylaştırıcı olurlar.Savcılar, sonucu yaratan sebep üzerinde dururlarsa kamu düzenini daha rahat sağlarlar.Masa başı görevi daha ilk başlarda hak edenlere ve ahlak sahiplerine verilmeli.Masa başında oturanlar iş ahlaklarını korumadıkları sürece ne adliyenin yükü hafifler, ne karakolların yükü hafifler, nede insanların çilesi biter.Hangi kurum olursa olsun, insanları atlatmak veya kandırmayı iş edinmesinler.Yargı buna musade edip, bu insanları yüreklendirmemeli.İş bu insanlara pirim vermemekte, adam yerine koymamakta.Ama işe bakki adam gibi adamlar adam muamelesi görmüyor, adam olmayanlarda adam yerine konuluyor.Devletin bu konuda hassas olması gerekir.Parayı veren düdüğü çalar ve adam yerine konur anlayışına artık musemmaha gösterilmemeli.Bu yollar devletçe, suistimale meydan bırakılmayacak şekilde önlenmeli.Hele şu polis, savcı ikilisin gücünü kimse farklı emelleri için kullanmamalı.Bu sade vatandaşı canından bezdirir, devlet,millet düşmanı insanlar çoğalır Allah mafaza..
Ü-Sizin tezlerinize görede depremler, afetler olurda olur..Bu kadar AKP hayranı, destekçisi olupta yinede bunları yaşıyorsunuzya size içimden oh olsun demek geliyor.Sahi sizin bir  telefonunuza bakardı parti başkanınızı aramak, niye aramadınızki?
S-Siz daha Esma ablayı hiç tanımıyorsunuz.Kadın tam 3 saat o çilelere, o eziyete katlanmış ve kapısında ustalar onu beklerken bile kimseden yardım talep etmemiş.İşte onun bu yaptığı ibadet biliyormusunuz?Partide ortalarda dolaşan, vakit öldüren her devrin adamlarından değildirki kendisi…Partide onu kimse tanımaz, bilmez bile…O, rütbe,menfaat çıkar peşinde koşmaz.İnandığı için savunur, doğruysa savunur…Ablamızın ibadet anlayışında   ÇIKARSIZCA YAPILAN, İNSANLIK VE İNSAN İÇİN YAPILAN HİZMETLER VARDIR.Bakın bu sohbetlerde bunun için yapılır.Şimdi kendi yaşadıklarını, birebir ve hiç abartısız paylaşıyor, paylaşıyorki yanlışlıklar giderilsin, hatalar düzeltilsin.
Ü-Elli lira kıstırpta hiç ifade bile vermeyenleri bilirim eski dönemlerde..Bende üst kat komşumla kavaga etmişdim ve polise şikayet etmişdim biz zamanlar.Kadın bana demezmi elli lirayla susturdum, git bundan sonra derdini makro paşaya anlat.Kafana hergün bulaşık suyu dökeceğim:))İnsan gerçek adaletin bittiğini, alamadığını gördüğü zamanlarda gerçektende ilahi adaletin tecellisini istiyor arkadaşlar.Bende o gün o çaresizlikten şu kadın bir geberse, yahutta bir trafik kazasına kurban gitsede kurtulsam diye çok düşündüm.Haki katende insanı çıldırtma noktasına getiriyorlar.
E-İNSANI, İNSANLA SINAR, GELECEĞİ VAR EYLERİM diyor yaradan.İnsan, insanın sınavı oluyor, sıratı oluyor.
S-Sizde polislere iyi bir sınav verdirmişsiniz bayram öncesi.Kimin aklına gelirki bu eziyet ettikleri kadın bunların tüm yaptıklarını internette anlatacak..!Gerçi siz ezelden beri gördüğünüz tüm yanlışlar ve haksızlıklarla mücadele ediyorsunuz.Ömrünüz böyle geçmiş sizin…
E-Ben bunu herzaman ibadet olarak yaptım çocuklar.Gördüğüm her haksızlığı, her yanlışlığı sorumlu kurumlara ilettim.Ama artık çok yoruldum, çok bıktım.Artık boğuluyorum, katlanamıyorum.
F-Sizin bu toplumun temizlenmesinde çok payınız var.Muhtarken bile yaptığınız hizmetleri, verdiğiniz dilekçeleri devletten maaş alan siyasiler bile yapmadı.Ama sonundada Köylere hizmet etmeyen “Köy hizmetlerini” kapattırdınız.Siz tuttuğunu koparan, çok azimli bir insansınız.Hepimize örnek oldunuz.
Ü-Ben Allah olsam, bu yapılanları ibadet sayardım diye düşündüm şimdi.Evde kös kös otur ve durmadan secde et…Kime, ne faydası varki?Olsa olsa sadece kendine faydası vardır. Ama şu gayretlerin herkese faydası var.Kurumları doğru işler hale getirmek, her yanlışın üzerine giderek mücadele etmek az şeymi?İnsan hem zamanından, hemde canından veriyor bu emeği.
M-En küçük kurum aile..Yanlışları düzeltmek ailede başlıyor.Karısının veya kocasının her yanlışını sineye çeken insanlar, görmezden gelerek mücadeleden kaçan insanlar günü geldiğindede herşeylerini kaybetmiş olarak, değerlerinide yitirerek acınacak bir yaşamın içerisinde buluyorlar kendilerini.Hayatın kendisi acımasız.Bizde sırası geldiğinde öğreniyoruz acımasızlığı deneyimleyerek.Hep acıyıp, tek gözü kapatarak verilen tavizler günü geldiğinde çok büyük bir çıkmaza sokuyor kişiyi.Hem  sonra kendisiylede mutlu olmuyor insan.Karekteri zayıf beni sevemiyor benlik.Benlik,  GÜÇLÜ BEN  ile özgürleşiyor, devleşiyor, ve BENLİK BU BENİ BU HALİYLE ÇOK SEVİYOR.Başlar, günü geldiğinde büyük ve güçlü başa, ama herzaman EN DOĞRUYA EĞİLİYOR.
E-Bu günün kanal konuşmasınıda ilk defa siz yaptınız Mahir bey.Çok güzeldi, anlamlıydı, anlayana tabii…HAYIRDAN, ŞER, ŞERDENDE BİR HAYIR ÇIKAR herzaman.Yine bu yaşadıklarımızdan dersler çıkardık.Umarım sorumlularda acilen düzeltme ve eksiklikleri giderme yoluna giderler.
Ü-Deprem varmı, yeni ve ölümcül depremler gelecekmi?
E-Deprem ve afetleri sürekli almaktayım.Sizlerle sohbet ederkende aldım.Yurt içi ve dışı durmadan alıyorum.Yıkım varmı derseniz 24 saat içinde dünya genelinde olmaz derim. Yurt içi aldığım sinyaller önemli olsada şiddet 6 yı geçmez şimdilik.Dediğim gibi enerji ağı oluşmadığı için yıkım ve afetlerde artışlar görülecektir sonraki zamanlarda.Yine çok önemli yurt içi sinyaller alıyorum.Çok derin yarıklar oluşuyor yer içinde…Bunu bilim adına konuşanların bilme şansları yok.Bir yapıyı on şiddetine dayanıklı yapsanız bile yapı o yarığa denk geldiğinde saniyeler içinde 6+ bir depremde yıkılacaktır.Dayanıksız yapılara 5 şiddeti bile yeter.Hükümetin yeni yerleşim alanlarını dağlık bölgelere çekmesi lazım.Yüksek kesimler, yerleşim alanları için çok daha uygundur.Türkiyededeki eski yapıların tamamı deprem yorgunudur ve sarsıntılardan etkilenmişler, dayanıklıkları azalmışdır.
Ü-Zaten Kolombiyada toprak kayması olmuş, insanlar ölmüş, Taylant tada felaketler hala sürüyor.Can kayıpları bizden fazla.Gerçektende dünyamıza birhaller olmuşa benziyor.Ne yapabilirzki..?
F-Dert varsa çarede vardır Ümran hanım.Biz size bunu anlatmaya çalışıyoruz.Allah kullarını çaresiz bırakırmı?Bir kolaylık göstermezmi?
Ü-Ademle Havvadan beri sürüyor kardeş savaşları.Kabil, kardeşi Habil i öldürmeseydi bence dünyada hala daha kan dökülüyor olmazdı.Kan dökülmeseydi afetlerde olmazdı.Allah niye ceza verecektiki, ne sebeple cezalandıracaktıki?
F-Kabil kardeşini yine bir kadın yüzünden öldürdü.Elmayı Ademe yediren Havva, RABBİNE KARŞI GELEN HAVVA, eliyle ettiğinin cezasını yine oğullarından birini toprağa vererek, birinide katil yaparak ödüyor ve neticede iki evladındanda oluyor.Allah herkese kadının hayırlısını versin.Kadın şeytandır kardeşim, uyanık olmak lazım.
M-Analarımızda, bizi doğuranlarda kadın arkadaşlar.Kadının helal süt emmişine denk geleceksin, yoksa yandın gittin.Kadının israfı bolsa, acıması yoksa, yalanı bolsa uzak duracaksın ve derhal başından atacaksın.Gerçi kadının iyisine Adem babamız bile denk gelmemiş, bizmi denk geleceğizki:))
S-Sanki erkekler sütten çıkmış ak kaşık.İçki, kumar sizde..Yalanın alası sizde..Elmayı sizde yediniz ve günahkarsınız işte..Hem ilk katilde sizin familyadan ne haber…??KA-BİL. Bir erkek.Ortaya K harfinide koy bak KA-TİL.HA-BİL i kardeşi KABİL öldürüyor.Bak ikisininde sonu “BİL “ile bitiyor.BİL ve kandırılma.Kandırma ve KATİL OLMA..Kandırıla kandırıla kandırılmamayı, daha akıllı ve uyanık olmayı öğreniyoruz.Bunu Havva anamıza borçluyuz.Adem toprağı,Havvada  suyu ve havayı temsil ediyor.İnsanın temel elementleri. Toprak ile al suyu, karıştır balçık olsun.Hem topraktan hem sudan, sözümüz doğru olsun.Toprakta oluşuyor ilk defa amino asit.Aminoasit evrimleşir, evrimleşen hücredir.İşte ilk defa canlı böyle oluşmuş oldu.Topraktaki hücreler, bitki ve hayvan oldu
Ü-Çok alemsiniz vallahi..Ama düşündürüyorsunuz.Burada çok düşündüren, çok garip şeylere tanık oluyorum.Mesela çukurca saldırısı 19-10 da gerçekleşdi ve ardındanda 23-10 da VANDA 7.2 lik deprem gerçekleşdi.23+10+2011 topladım yine 19 u buldum.Saatinide topladım yine 19.
A-Kütahya depremide 19-5 de olmuşdu..Yani beşinci ayın 19 unda ve tüm bunlar bu senede gerçekleşdi..
Ü-İnanmak istemiyorum ama tüm bunlar bana TESADÜFLERİN OLMADIĞINI ISPATLAR GİBİ..Yukarıdan birileri sanki bizlere birşeyleri anlatmaya çalışıyor.Şu depremi önceden bana haber verseydiniz vallahi inanacaktım size.Aslında inanmak istiyorumda…
F-Biz kimseyi inandırma peşinde, ikna peşinde değiliz ve bunuda istemiyoruz zaten..DÜŞÜNÜN VE ARAŞTIRIN YETER.Bağlantıları kurun yeter.
A-Esma ablamız dağa, inzivaya çekilmiş biri değilki.Derdinde, sorunlarında ortasında yaşıyor.Ailesi var, sorunları var.Bu yaşında bir temizlikçi bile tutmadan bütün  evi  kendisi temizledi.Her işin, her yükün altına giriyor.Kimseye eyvallahı yok.Kimseyede haber vermeden taşındı.Bence bu dönem onunda görevi bu.Günlerdir uykusuzdu ev derdinden. Kapı kapı, emlakçı emlakçı dolaşdı.Kadın emlakçılarla kendi depremini yaşıyorken, gerçek depremde geliverdi birden, aniden..Hemde toplantı sırasında..Hemde terör depremi diyede ad koymuşken toplantımıza…19 unda teröre kurban verdiğimiz canlarımızın acısını yüreklerimizde taşırken..
Ü-O gün sizin toplantı yapmanızda çok ilginç geldi.Nezaman, nerede toplanacağınızı kimse önceden bilmez, kimseyede haber verilmez.Buda bana çok ilginç geldi..DEPREM GÜNÜ TOPLANTI..Ogün bende yoktum toplantıda.Bir rast gelişlik var deseemm..
S-Rast gelişlik değil Ümran hanım.Herşeyde hak edişlik var görmüyormusunuz?Büyük bir planın parçalarıyız.İNSİYAKİ ŞUURLA hareket ediyoruz.Adem in adını koyarken şifreliyen bir sınırsız aklın, Habil ve Kabil  in adını koyarken düşündüren iradenin tezahürleriyiz.İsimlerden söz ederken sizin rüyanız aklıma geldi.Hani BİLAL ismini koyunuz çocuklarınıza demişdinizya…Teyzemin küçük kızı dün gece doğum yaptı ve adını Kerem BİLAL koydular.Bu BİL in anlamı demekki okadar önemliymişki Adem babamız bile  çocuklarının ikisinede BİL diye eklemiş.BİLMEK VE ÖĞRENMEK İÇİN GELDİĞİMİZ KADİM BİLGİLERDE NEDE GÜZEL ŞİFRELENMİŞ.HA yı ve KA yı bilmek lazım..Ha yı ve ka yı bilmeden 9 a varılmıyor.
A-BİL ve AL..BİLMEDEN ALAMAZSIN.Öğrenmeden yaşayamazsın ve hak edemezsin.Tüm sırlar aslında ismlerde saklı.AD-em.İlk insana İsimler öğretiliyor.AD lar öğretiliyor, AD lar veriliyor.Allah herşeyin ismini, ilk insan Ademe öğretiyor.
E-Allahım doğan yavrulara hayırlı ömür nasip etsin.İki isim koymuşlar, çok güzel.İnşallah adının yüceliğini taşır.ALLAHIN ESMALARI..Adıma dualar edin.Adıma ayrılığa düşenlerin, asla arkalarından gitmeyin diyerek noktalayalım bu sohbetimizide..
S-Çok güzel bir adınız var ablacığım.Rabbimin ESMA ları hepinizin üzerine olsun diyorum bende..İyi geceler, umutlu ve mutlu yarınlar tüm insanlığa..

Bu sitede bulunan her türlü belge ve raporların her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.

Ziyaretçi Sayısı: 274779
Bu yazı Genel kategorisine gönderilmiş. Kalıcı bağlantıyı yer imlerinize ekleyin.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

*

Şu HTML etiketlerini ve özelliklerini kullanabilirsiniz: <a href="" title=""> <abbr title=""> <acronym title=""> <b> <blockquote cite=""> <cite> <code> <del datetime=""> <em> <i> <q cite=""> <strike> <strong>