Gazeteci-1999 depreminin onuncu yılındayız.Siz, bu şiddetli depremin olacağını yıllaröncesinden haber verdim.Olmadan öncede insanları uyardım diyorsunuz.Bunu olmadan önce nasıl biliyorsunuz?
Esma-Bu depremin olacağını sadece yıllar öncesinden haber vermekle kalmadım, bu depremin yaşanmaması için yapılması gerenleride söyledim.Burası çok önemli…Ben deprem mağdurlarının yerine olsam beni susturanlara dava açardım.KH adına dava açılabilinir medyaya…O zaman bütün gerçekler tüm çıplaklığı ile ortaya çıkar ve verdiğim uğraşlar, deprem yaşanmasın diye verdiğim çabalar görülür ve şahitlerin ifadeleri klasörleri doldurur.Ergenekon medyasının marifetleri dökülür ortaya…Ben depremi gerçekleşmeden 24 ila 48 saat öncesinden, bana olan uzaklığına göre, hiposantır uzaklığınıda hesaplayarak bölge olarak önceden haber veriyorum.Yerkabuğunun çıkardığı enerji dalgalarını okuyor beynim.PLS dalgalarının 48 saaat önceki enerji enerji salınımları atmosfere etki ediyor ve beynim bu enerjileri okuyabiliyor.Hal böyle olunca Dünya genelindeki enerji salınımlarından etkileniyor beynim.Dikkatliysem ve uyanıksam haberim oluyor.Ölümlü ve yıkımlı depremleri oluşundan günler öncesinden, haftalar öncesinden, hatta yıllar öncesinden söyleyebiliyorum.Buda rüya kanalı ile oluyor.Ama şimdi seneler geçtikçe rüyalarımızı hatırlamakta zorlanıyoruz.
G-29-5-1997 tarihli Akşam gazetesine Çiller giderse felaket gelir demişsiniz.Ne alakası var depremlerin Tansu Çillerle ..
E-Tarih 2 007 deÇiller başbakanlıktan kartel medya gücü ile indirilince Türkiye üç büyük depremle sarsıldı.1998 de Adana depremi, 1999 dada ardarda marmarada yaşanan deprem.Dünyada kriz yokken ülkemizde yaşanan ekonomik kriz ve ülkemin adaletsizliklerle sarsılması.Ben bütün bu olanları ayrıntıları ile yaşanacakları medyanın önde gelen isimleri ile paylaştım.Ayrıca gazetede 1997 yılında İstanbul bld. başk Recep Tayyip Erdoğan ında enerjisi Çillere yakın diye, başbakan olduğu taktirde ölümlü depremlerin olmayacağını söyledim .Yedi yıldır başbakanımız, ölümlü ve büyük bir deprem yaşanmadı ülkemizde…
G-Ne alakası var diye sormuştum.Çillerle, Tayyiple ne alakası var depremlerin?
E-Bunu anlatabilmem çok zaman alır.Anlayabilmeniz ise bilinç ve tekamül işi…180 derecenin üzerinde ve hatta 360 derece Tanrısal bakış açısı ile düşünebilme meselesi.Ben ne Tayyibi, nede Tansuyu tanımam.Ama her ikisindeki vatan ve memleket sevdasını, insan sevgisini görebilecek kadar aklım var.Onların yapmak istedikleri icraatları da takip edecek, anlayacak ve kavrayacak bir bilince sahibim.Benim aklım ve ahlakım medyada kalemşörlük yapan ve medya patronlarının menfaatlari için çalışan insanlar tarafından güdülemez.Doğruyu yanlıştan ayırmak ve doğruları savunmak için beden kazandığımızı bilirim.Doğru ile yanlışı ayırabilmek içinse Rabbimin ilk emri olan OKU ayetine göre okur ve araştırım.Ülkem için canla başla çalışan insanları gözlemler, takipçisi olur ve yaptıkları doğru işleri taktir eder savunur, yanlışlar için mücadele ederim.Sosyal insan, hakiki insan kendisini herşeyden sorumlu tutar ve herşeyi sorgular.Sokaktan geçerken boşa akan suyun bile sebebini araştırır, sorunlara duyarlı davranır ve çözüm için emek verir.HERŞEYİN HERŞEYLE ALAKASI VARDIR EVREN YASALARINA GÖRE…Himalayalarda uçan kelebeğin kanadından çıkan enerji, GİDER ALP DAĞLARINA KAR YAĞDIRIR.Üç kıtaya hakim olmuş Osmanlı imparatorluğunun torunlarıyız bizler.Büyüme döneminde Osmanlı padişahlarının fevkalade eğitim aldıklarını unutmamalı.Matematik, fizik, kuran, felsefe ve astronomi dersleri alan padişahların devlet yönetimindede 700 yılda geldikleri nokta aşikar.Bilgili insanların yönetimde olmaları ülke halkı için, adalet için çok önemli…
G-Gene anlamadm, ne alaka…?
E-Halktan sorumlu insanlar, yani (Başbakan, Cumhurbaşkanı, Milletvekilleri,Valiler, Kaymakamlar,Emniyet görevlileri, belediye başkanları ve Kamu çalışanları vs..) Akıl ve ahlak sahibi, adalet ve vicdan sahibi insanlardan oluşursa o ülkede ölümlü ve cana zarar veren doğal afetler yaşanmaz.
G-Bunu nereden biliyorsunuz?Kim söyledi?
E-Bunu ben kendiliğimden uydurmuş veya bulmuş değilim.Dört kutsal kitapta ve Özellikle değiştirilmediğine inandığım son kutsal kitap Kuran da bu konular çok açık ve örnekleri ile anlatılıyor.17 Ağustos 99 deprememi 16yı 17 ye bağlayan gece saat 3 civarı gerçekleşmişti.Türkiyenin yarısı sallanmış, tamamı hareket etmişti.Kuranda 17 sure İsra suresidir.16 ıncı ve 17 ayetleri oku bakalım.Ülken soyulurken sessiz kalırsan, hırsızlardan yana olursan, su kaynaklarını peşkeş çeker de haklarını korumazsan, soyguna ve soydurana tepkisiz kalırsan, kısacası haksızın yanında olup, haklıyı ezersen ilahi adalette başına çökecektir.Bunu ben söylemiyorum, kutsal kitaplar söylüyor ve binlerce yıldır adaletin korunamadığı yerlerin altı üstüne gelmiş.Ben farklı bir yaklaşımla İNSANLARIN ELLERİ İLE ETTİKLERİ ZULUMLERİN, NASIL AFET ENERJİLERİNE DÖNDÜKLERİNİ ANLATIYORUM. Kelebek etkisi yani…Bugün yine dört şehidimiz var.Anaların yürek yakan feryatlarını ve vücutlarından cıkan enerjileri bir düşünsenize…Bu ahlar, feryatlar yerde kalır mı sanıyorsunuz…Kuantum fizik yasalarına göre insan bedeninden ve beyninden çıkan enerjilerin nekadar güçlü olduğuna dair bilimsel pek çok araştırma yapılıyor ve bunlar filimlere bile konu oluyor.Düşünce gücü ile yapılan pek çok gösteri artık internet sayfalarında..Pozitif düşünce gücünün insan yaşamındaki önemi ve olumlu katkıları artık herkesin malumu..Dünyada kasırgalar ve afetler son yıllarda binlerce can alıyor ve ben bunların artacağını yıllar öncesinden söyledim.Zamanın Amerikan başbakanına Clinton a mektuplar yazdım, elimden gelen herşeyi yaptım.
G-Sizi dinleseler yaşanmayacakmı bu afetler, öylemi diyorsunuz?
E-Bunun cevabı zor.Bunun cevabını akıllı insanlar bulur nasılsa ben söylemeyeyim.Düşünsene diyelimki İstanbul depremi olmasın diye çalışmalarımızı yaptık ve 1999 depremi yaşanmadı.O zamanda zaten olmayacaktı diyeceklerdi….Akıllı insanın düşüncesi ile aptalların düşüncesi farklı olur.Şimdi bile pekçok Tayyip Erdoğan düşmanı insanlar ^Aman Tayyip başımızdan gitsinde tek , depremler olursada olsundiyenler öyle çokkiii” Elle gelen düğün bayram diyenler akıl ve ahlak sahibi olamayanlar ve yazıkki ve bu toplumun felaketini hazırlıyorlar, kolay kandırılıyorlar ve korkuyorlar.Korkuları kendilerinden bunların.Öylesine korkuyorlarki kendilerinden ,depreme bile razı oluyorlar ve bunlar doğruları yanlışlardan ayıramayanlar.Çoğuldan yana, güçsüz ve dedikodulara inananlar.Tansu Çiller gitsin depreme razıyız diyen 40 derece bile düşünemeyen insanlar ülkeyi ekonomik olarakta felakete sürüklediler ve evlatları, yakınlarıda işsiz şimdi.Ben bütün bu tehlikeleri taa o zamanlardan görüp haber verdim.Medya sayesinde tüm topluma duyurmak isterdim sesimi, ama nasıl susturulduğumu 21 inci yüzyılda en acı bir şeklide gördüm,Kartel medyanın, bu memleketin insanına verdiği zararları hiçmi hiç unutmadım ve herzaman hatırlatacağım.Çevirdiği dolaplarıda tabiii…Sahte deprem mucitleri çıkarıp, dergilere manşet yaptılar, haber yaptılar… Beni susturup engellesinler, hükümeti yıkıp istikrarsızlık ortamından yararlanan VE TERÖRÜ BİLİNÇLİ BİR ŞEKİLDE BESLEYEN VE BUNUDA MEDYA DESTEĞİ İLE YAPAN BU KİŞİLER , ATATÜRKÜMÜZÜDE bu emelleri uğruna utanmazca kullandılar ve saf insanlarımızı ATATÜRKÇÜ SÖYLEMLERLE KANDIRARAK SOKAKLARA DÖKTÜLER VE BU ÜLKEYİ ELBİRLİĞİ İLE SOYUP GELECEĞİMİZİ KARARTTILAR.Terör yanlıları bu zafiyet ortamında iyice beslenip semirdiler ve inanılmaz çoğaldılar.Çoğalan işsizlikle gelen fakirlik insanımızı daha çok teröre ve hırsızlığa itti ve kaos, çaresizlik arttı.
G-Ülkemiz için yakın tarihlerde ölümlü bir deprem bekliyormusunuz?Olursa internet aracılığı ile bizi haberdar edermisiniz?
E-Başbakanımız Recep Tayyip beyin ve Cumhurbaşkanımız Abdullah beyin enerjilerini çok iyi ve yüksek buluyorum.Her ikiside ülkenimin başında görevlerini sürdürdükleri süre içerisinde ölümlü vede yıkımı yüksek bir deprem yaşanmaz.Belediye başkanlarımızın vede Valilerimizinde bu konuda duyarlı, adaletten ve haktan yana bir tutum içerisinde olmaları gerekir.Hırsızlıkların, haksızlıkların, ve zulmün yaşandığı şehir ve bölgelerin enerjileri zayıflar.Yüksek enerji sahibi Rabsal boyuttan görevli bölge koruyucuları bölgelerinde görev yaptıkları süre içinde, ayrılmadıkları sürece o bölgeler korunacaktır.Ülkem genel olarak bu idare içerisinde büyük bir korunma ortamındadır ve Türkiye vazifedar bir ülkedir.Barış yanlısı hükümetimiz, her konuyu halk önünde açıkça konuşarak ve tartışarak demokratik açılımlar getiriyor.Bu açılımları kötü niyetli ve farklı algılayanlar erken konuşuyorlar ve enerjileri bozuyorlar.Ülkeyi lüzumsuz varsayımlar ve kuşkularla germeye, acabalarla kavga ortamına sürüklemeye hiçkimsenin hakkı yoktur.Bu asla yapılmamalıdır.Ülkemizin başında vatan ve millet sevdalısı bir hükümet iş başındadır ve muhalefetinde bu bağlamda hükümete yürekten destek olması gerekir.Bugün kuyular kazanlar, yarın o kuyulara evlatları ile beraber girerler ve Rabbim onları çevirip çevirip akıllanmaları için tekrar tekrar yaratır.Bizler nefesleri sayılı varlıklarız.Rabbimizin insanoğlınu terbiye etmesi için sınırsız zamanı vardır ve çevirip çevirip yaratır.Bugün teröre destek verenler, sonraki yaşamlarında terörre canlarını verirler ve artık Dünya barışı sağlanmalı ve inssanoğlu büyük düşünmelidir.Türk ve kürt bu topraklarda asırlardır kardeşçe yaşamıştır.Türkiye cumhuriyeti devleti altında her etnik kimlik T.C vatandaşıdır.Kürtçe konuşan kardeşlerimiz T.C vatandaşı olmanın huzurunu yaşasınlar ve bozmasınlar.T.C Topraklarında federe bir kürt devleti kıurma hayali olan silaha sarılmış her kişi PKK lıdır ve bu yasalarımıza göre milletvekili bile olsalar suçtur ve bu suçun cezasını birgün mutlaka öderler.Kürtlerin haklarını savunan milletvekilleri bunu kürtçe konuşan kardeşlerimize anlatmalıdırlar ve mutlaka barışı sağlamak durumundadırlar.Türkiye vazifedar bir ülke olarak öncelikle iç barışını mutlaka sağlamalıdır ve medyaya, muhalefete Türk ve Kürt halkına çok büyük görevler düşmektedir.Bir cana kıymanın ne büyük bir günah olduğunu öğrenmeye mecbur olan insanoğlunun çaresi ve çıkışı VİCDAN SAHİBİ AKLI SAYESİNDE OLACAKTIR.Vicdanlı akıllar doğruyu görecek ve bilecek, toplum barışı sağlanacaktır.Barış seferberliği ilan edilmeli, yıllardır PKK ya destek verenler, kan dökenler şeytanla iş birliği yapanlar muhatap bile alınmamalıdırlar özelliklede KÜRT halkı tarafından.Kendi halkını kandırarak dağa çıkarmış ve Türk ve kürdü biribirine düşman etme çabasında olan Öcalan yaptıkları kötülükleri düşünmelidir cezaevinde.Pişman olup afdilemelidir kandırdığı insanlardan ve önce kürt halkından.25 yıldır kan döktüde eline ne geçti?Sorgulamalı…Kürt halkıda artık uyanmalı.T.C DEvleti nin kanatları altında barış içinde yaşamayı öğrenmeli ki bölgeye hizmet gitsin, fabrika gitsin, aş gitsin.Artık akıllı olsunlar, efendi olsunlar.TC devletinin yanında olsunlarki, güvencede olsunlar …
G-Deprem konuşuyorduk, Kürt meselesine girdiniz…
E-Gündemde bir konu ve dedikya herşeyin, herşeyle alakası var diye.Türkiye\’nin terör sorunu vardır.Kürt diye bir sorunu yoktur.Kürt sorunununu vatanımızı bölüp parçalamak isteyen dış ve iç mihraklar zavallı Kürt halkınıda kullanarak ve kışkırtarak Türk ü ve Kürdü biribirine kırdırıyor.Dökülen kardeş kanlarıdır.Kürt kardeşlerimiz bu oyuna gelmemeli ve bu oyunun maşalarının oyuncağı olup kendilerini ateşe atmamalıdırlar.Kültürel kimliklerinin onurunu vatan hainlerine terör amacı ile kullandırmamalidırlar .Gap projesi hayata geçirilmeye başlandığı sırada PKK , kürt kardeşlerimizi kullanarak, dış mihrakların desteği ile eylemlere başladı.Gap projesi dünyanın en büyük yatırım projesidir.Bütün güneydoğu topraklarına hayat veren bir bölgesel kalkınma projesidir Gap.Türkiyenin Gap projesinin hayata geçmesi ile önünün açılacağını bilenler bu projeyi baltalamak, geciktirmek, ve hayata geçirilmesini engellemek için ÜLKEMİZDE MEDYAYI KULLANARAK HÜKÜMETLERİ DÜŞÜRMÜŞ, terör bilinçli ve sinsice beslenmiş ve büyütülmüştür.Terörde evlatlarını ve canlarını yitirenler boşuna dağlarda suçlu aramasınlar.Asıl suçlular içimizde.Bizi içimizden bölüp parçalamak için hertürlü gayreti gösterenler ve bunu ATATÜRK ADINA YAPTIKLARINI SÖYLEYENLER ATAMIN DEDİĞİ GİBİ GERÇEKTEN BÜYÜK BİR GAFLET VE HIYANET İÇİNDELER.Atatürk bu acı gerçeğe taa o zamanlar işaret ediyor.Bu terör güçlü hükümetler sayesinde birkaç ayda önü kesilecekken, tam otuz ayıldır kanların akmasının kime ne yararlar sağlayacağınıda unutmamak gerekiyor .Yinede umutluyum. Türkiye iç barışını akıllı ve ahlaklı gazeteciler sayesinde isterse birkaç ayda tesis edebilir, ülkemizdeki terör belasının önü kesilebilir.
G-Bu nasıl olacak?
E-Bunu özel konuşalım, aleni olmasın.Eğitim, eğitim ve eğitim…Önce şu DTP li milletvekillerinden başlayın işe.Çıkarın açıkoturumlara.Bu memleketin parasını ve imkanlarını kullanacaksınız, pkk lılarada destek olacaksınız.Kürt halkının haklarını koruyoruz diye teröre destek vereceksiniz.Yok öyle yağma…Çemişgezekte bunların parti binası bile yokmuş biliyormusun?Halk karekter sahibi olunca vatan hainlerini barındırmıyor aralarında tabii….Karadenizdede barınamazlar.TC silah çeviren, erlerini şehit eden teröristlerin vekilliğine soyunanları teşhir edecek, söyleteceksiniz bülbüller gibi.Akıllı ve cesur gazeteciler yapacak bunları ve bu teröristlere ortak bir tavır sergeleyecek TÜRK MİLLETİ.İçinde terörü lanetleyen kürt kardeşlerimizde olacak.Kürtçe konuşsa bile ben TÜRKİYE CUMHURİYETİ DEVETİNİN VATANDAŞI OLMAKATAN GURUR DUYUYORUM DİYECEK VE BÖLGESEL KALKINMASINI ,TERÖRÜ VE ETNİK AYRIMCILIĞI LANETLEYEREK YAPACAK.Bana medyayı verin kökünü kazırım terörün.Terör siz isterseniz şıp diye biter…Yeterki isteyin siz.Siz padişahı tahttan indirir, isterseniz kelle vurdurursunuz.Hükümetleri deviren sizler terörümü durduramıyacaksınız…?Yeterki bu çanaktan nemalananların mamaları kasilsin ve ortaya dökülsünler.Benden söylemesi, ya bitecek, ya bitecek…
G-Bu sözü hatırlıyorum biyerlerden…Tansu hanım söylemişti sahi…
E-Yaa bak ne güzel hatırladın.Terör ya bitecek, ya bitecek dediği için kuşadsındaki evini manşet yapıp, oğlunun jetsikisini manşetlere taşıyıp sözüm ona Atatürkçüleri sokaklara döküp ışık kapatıp açtırarak, türlü iftiralarla hükümet devirdiniz.Mesut.Y hükümet kurdurdunuz ve Romanyada kumarborcu yüzünden burnuna yumruk yiyince bir gazeteye haber olan ve daha sonra Aponun kaçırılma hikayesi falan filan işte…Yorma beni.Nazlı Ilıcak ablanın geçmiş dönem yazılarını bir okuyuverde bir zahmet bu memlekette asıl PKK lının kimler olduğunu nereden beslendiğinizi hatırlayıver bir zahmet gazeteci oğlum.Şimdi akla kara meydana çıkarılmaya çalışılıyor.Ergenekon dosyaları binlerce sayfadan oluşuyor ve ülkemizin gerçek yüzü ortaya çıkıyor.Türkiye pisliklerden arınıyor ve barsaklarını temizliyor.Atamızın adını kullanarak PKK ya dolaylı destek verenler çıkıyor açığa ve bunu akıl ve ahlak sahiplaride yürekleri kanayarak görüyor.Sizler çok şeyler ettiniz bu ülkeye ve memleketin insanlarına.MEDYA GERÇEK SUÇLUDUR ASLINDA VE BU KANI DURDURMAKTA ARTIK SİZİN İŞİNİZ.Akıl ve ahlak sahibi gazetecilerin işi….
G-Vay be…nerelerden nerelere geldik.Deprem konuşalım dedik, günah keçisi olduk.
E-Bak evladım.Senin yaşın daha genç.Oku, oku ve araştır.Medya bu ülkenin teröründen, ekonomisinden, siyasetinden herşeyinden birinci derece sorumludur. Bu memleketin Cumhurbaşkanı öldü, Or.genrl.Eşref Bitlisin uçağı düştü, Uğur Mumcu,Abdi ipekçi, behice üçoklar öldürüldü ve bu ilişkilerin perde arkasınıda Fikri Sağlar gibi yürekli siyasetçiler halkla paylaştı.Emre Aköz ün sabah gazetesindeki yazısını okudum bugun.Dehşet akıllı bir yazar.İnsanın ufkunu açıyor.Bilgili ve vatansever.Savaşa çanak tutan vatan millet sakarya edebiyatı ile alkışa aç muhalefetin yerine dağlarda can verenlerin Mehmetler,memetler ve Maholar olduğunu söylüyor.Dağa çıkıpta aklını ve kolunu bacağını kaybedenler anlar ancak savaşın vahametini, acımasızlığını..Öyle güzel yazmışki…Türkiyede bunlar gibi yüz gazeteci olsa Türkiye dünyanın en güçlü ve en büyük devleti olur.Nazlı Ilıcak gibi gazeteciler az bulunur bu ülkede.Hilmi Özkök gibi paşalarda.Korkusuz ve cesur.Adaletli ve akıllı.Ülkede yürekli ve akıllı insanlaraın artık kıymeti bilinsin.Çok kan döküldü.Artık barış istiyor analar, babalar ve evlatlar.Cennet bu dünyada akıllı ve ahlaklı yaşayanlar içindir.Rabbimiz hertürlü nimeti vermiş.Barış içinde paylaşmasını bilerek yaşarsak asıl cennet burası…Buradaki cennetin kıymetini ve değerini bilmeyenlere öbür taraftada cennet yok.O halde akıllı ve barışçıl yaşamaktan başka bir çaren var mı ki….Nasılsa öleceksin, bunuda bilmezmisin?Ölüm varken biribirimizi öldürmenin bir mantığı olabilirmi?
G-Sizin dini içerikli şiirlerinizde var.Bunları okuyorsunuz zaman zaman.Nezaman şiir yazmaya başladınız?
E-1990 yılında sol elimin küçük parmağından ışınlandıktan sonra aniden şiir yazmaya başladım.Kitabımın ön sözünü mutlaka iyice okuyun.Şiirler dini içerikli gibi görünsede gerçek islamı anlatıyor.Bu şiirler gerçek İslamiyeti en doğru şekliyle, muhteşem bir okunuşla anlatıyor.İSLAM, Rabbine teslim olan anlamındadır ve İSLAMİYET EVRENSELDİR.İSLAM BÜTÜN DİNLERİ İÇİNE ALIR.BÜTÜN DİNLERİN SAVUNUCUSU VE KORUYUCUSUDUR.İSLAMİYET HERKESİN VE HERKESİMİN DİNİDİR.SELAM KÖKÜNDEN GELİR VE BARIŞ İÇERİR.BİRGÜN HERKES İSLAM OLACAKTIR.Türkiye bunun öncüsü, koruyucusu ve lideri olacaktır.
G-Sizin gibi modern bir islam kadınını, islamiyeti böylesine savunurken görmek çok güzel.Kitabınız kabul gördümü, fikirleriniz kabul gördümü peki…Başı kapalı dindarlar ne diyor bu görüşlerinize…
E-Şiir kitaplarımı kendi paramla bastırıp hediye ediyorum.Beni dinleyenler ve şiirlerimi okuyanlar hayranlıklarını dile getiriyorlar.Şiirlerin özel bir titreşimi var.Ve bu dinleyenlere, okuyan insanlara enerji yüklüyor.Allahın bu şiirleri yazmam için bana ilham ettiğini biliyorum.Neden ben diye sorduğumdada o işini biliyor diyorum.Herhalde doğru ile yanlışı göremeyen birine yazdırmazdı değilmi….Veya korkak, ağzı laf yapmayan, dili başka, gönlü başka konuşan, doğruları göremeyen….Seçilmiş bile olsam mezarın başında seçilmişliğimin bile hiçbir öneminin olmadığını bilecek kadar akıl bahşedene daima şükürdeyim.Bende tıpkı öncekiler gibi söyleyeceğim, öğreteceğim ve göçeceğim…Ama insanlık bilmiş olsunki artık bu son sefer….Dinler tarihe karışacak ve hakiki insanlar dünyanın hakimiyetini üstlenecek G-Kitabınıza şöyle bir göz gezdirdim,fena değil.Neden kitapçılarda bulamıyoruz?Neden kayıt numarası yok? -Öncelikle kitabı şööyle bir göz atarak değil, ön ve arka kapak yazısını düşüne düşüne, tekrar tekrar okuyun ki anlayabilesiniz.Anlama ve kavrama olayıda zaman ve mekan uygunluğu ile gelişir,olgunlaşır.Şiirleri yüzlerce kere okusanızda ilk okuduğunuzda duyduğunuz hazzı alırsınız.Kısa şiirlerin harfsel titreşimleri çok özeldir.Hücre bilinci enerji yüklenir.Karmalarınız hafifler uygulamalar neticesinde.Binlerce kerre ezbere okumuşumdur yıllardır ve her okuyuşumda ilkdefa okuyormuşum gibi huzur bulurum.Şiirlerimin basımı için çok yayınevi dolaştım.Bazı şiirlerimi koymamamı istediler kitaba…Velhasılı 1999 depremi olmadan önce bastırmam gerekiyordu.Bende kendi imkanlarımla bastırdım ve herkese hediye ettim.Alkan yayınevi internet üzerinden önceden satış yapıyormuş.Şimdi GİTTİ GİDİYOR KOM ADIMIN HARFİNİ DEĞİŞTİREREK VE HATTA ADIMI DEĞİŞTİREREK SAHTE ONDOKUZ ŞİİRLERİNİ 4 TL YA SATIYOR İNTERNET ÜZERİNDEN.KENDİLERİNE SUÇ DUYURUSUNDA BULUNACAĞIM.İŞTE SİZE AHLAKSIZCA BİR YAYINCILIK ÖRNEĞİ.BU UTANMAZ SAHTEKARLARA MAİL DE ATTIM.BENDEN KİTABIMIN ASLINI İSTEYİPTE NEDEN ASLINI KENDİ ADIMLA YAYINLAMAYIPTA İNSANLARI KANDIRIYORLAR?BU SAHTEKARLARLA BAŞ ETMEK ÇOK ZOR.BU YÜZDEN ONDOKUZ ŞİİRLERİMİ YAKIN ZAMANDA AHLAKLI BİR YAYINEVİ ARACILIĞI İLE SATIŞA SUNACAĞIM.Benden isteyenede hediye ediyorum zaten….
G-Kitabınızda şekil ibadetine karşı olduğunuzu ifade eden bir şiir vardı.İlgimi çekti.Siz namaz kılıyormusunuz?
E-Kuran hz.İbrahimin ve önceki peygamberlerimizinde namaz kıldığından bahseder ve namazın öncekilerin üzerine farz kılındığı gibi bizim üzerimizede farz kılındığını söyler. Hal böyle olunca insanımızın nmazdan ne anladığı sorusu gelir akıllara…Hz İbrahim ve önceki zamanlarda Kuran gelmediği ve İslamiyetin emirleri bilinmediği için bildiğimiz beş vakit namazında o dönemlerde yapılmadığını biliyoruz.Namazı hz Muhammet peygamberimiz ilk defa bilinen bugunki şekli ile öğretmiş müslümanlara.Kuran dört boyutta anlaşılan ve dördüncü boyuttan bütün insanlığa hitap eden çok muhtaşem bir din kitabıdır.Dördüncü boyutta namazın anlam açılımı ise bizlerin anladığı o yatıp kalkma hadisesi değildir.Hz İbrahmin de ilk müslümanlardan ve namaz kılanlardan olduğunun söylenmesi bu anlam gerçeğine vurgu yapar.GERÇEKTE NAMAZ, ALLAH İLE KUL ARASINDA YAŞANAN MUHTEŞEM BİR DUYGU, DÜŞÜNCE VE FİKİR ALIŞVERİŞİDİRBunun şekli ve şemali yoktur.Bu bütün şekil ibadetlerininde üzerinde bir haldir.Bütün şekil ibadetlerindende üstündür.İbadetlerin en makbul olanıda budur.Şekil ibadetleri insanı bu hal üzerine, yoğun duygu alışverişine hazırlayan hareket faaliyetlerdir.Şekilsel ibadetten amaç, vücudun hareket edilerek şakraların açılması ve kişin sağlıklı bir bedenle Rabbini daha iyi algılaması ve öğrenmesidir.Şekilsel ibadetler tabiiki gereklidir ve hücre bilinci dini doyumu tam olarak almışsa şekilsel ibadetler kişiye zor gelir ve hazda vermez.Önemli olan dini doyumun şekilsel ibadetlerle hücre bilincine tam olarak alınmasıdır.Bu kişiler sanatın, teknolojinin, tıbbın ve bilimin, siyasetin vs.. her konuda üstün yetenek ve başarı gösterirler.ARTIK İBADETLERİ HALKA HİZMET HAKKA İBADET OLMUŞTUR.Sıradan insan bile olsalar karekter ve sıradan hizmetleri ve ahlakları ile örnektirler.
G-Yani siz namaz kılmayana da günah yok mu diyorsunuz?
E -Hiç böyle birşey çıktımı ağzımdan?Anlaşılamamak gerçekten kötü bir şey.Şimdi sana farklı bir sorgulama ve bakış açısı getireceğim.Ben Allah olsaydım böyle yaparmıydım, şöyle yaparmıydım diye sor sorularını.Şimdi düşünki ben beş vakit namaz kılıyorum ve doktorum.Hastalarıma ayıracağım zaman, onları iyileştirmek için ayıracağım zaman neden ibadet sayılmasın?Ülke meseleri için zamanla yarışan bir siyasetçininde ibadeti, ülkesine ettiği hayırlı hizmetleridir.Zaten gen programı dini öğretilerin tümünü almışsa,dini doyumunu yapmışsa, şekil ibadetlerinide okadar önemsemiyor.19 un yüksek enerjisi ile besleniyor ve şakraları tümü ile açık oluyor, namaz kılmıyorum diyede kendisini hiçbirzaman suçlamıyor.Namaz, oruç gibi şekilsel ibadetler kişilerin yeterli tekamül düzeyine gelebilmeleri için İslamiyette farz olmuş tur.Ali İmran suresi 191 inci ayette, Allahı yan yatarak, oturarak da anabileceğimizi söylüyor. Önemli olan Rabbimizle olan duygu ve düşünce alışverişimizin şiddeti ve derecesi.Şekilsel ibadetler, dünyaya tekrar tekrar gelişlerle bizleri bu alışverişin mükemmel doruğuna ulaştırıyor.Namazda huşu bulan, severek ve isteyerek yapan herkese müjdeler olsun ve namaz kötülüklerden alıkoymak için yapılması gerekendir.Şekilsel ibadetlerin asla karşısında değilim.İsteyen ve ihtiyaç duyan herkes namaza sarılmalıdır, rabbine sarılır gibi. Bak şimdi bende oruçluyum.Orucu Allah sevap yazsın diyede tutmuyorum.Kendimi bildim bileli Allahımın rızası için değil, bedenime ve ruhuma faydalı olduğuna inandığım için tutarım orucumu.Ruhsal ve de fiziksel detoks olan oruçun faydaları artık herkesçe biliniyor.Tutmadığım zamanlardada Allahımın beni cezalandırmasından ziyade, bedenimi bu sağlıklı uygulamadan mahrum ettiğim için üzülürüm.Allahtan korkmaktan ziyade onun emir ve yasaklarının niçinlerini ve nedenlerini araştırırım.Allahı anlamaya, onu yüreğimde çokça hissetmeye çalışırım.Düşünce ile yapılan ibadeti bütün şekilsel ibadetlerin üzerinde görürüm. Şekil ibadetinden sonra geçersin, gönül ibadetine,Gönül ile aklı bir eden varır en yüce secdeye.Akılla gönülü bir eden, düşüncede ibadettedir.Düşünen baş ile yenen aş, tümdünya nimetine bedeldir.
G-Aslında söyledikleriniz mantıklı geliyor.İslam alimleri, hocalar prf ne diyorlar acaba sizin bu görüşlerinize…
E-Onlara soran kim?Onlardan akıl alan kim?Herkesin aklı kendine demiyormu kitabımız.Onların aklı onlara, benim aklımda bana.Hoca şöyle dedi, imam bunu dedi, prf olmuş biliyordur diye akıllarına ipotek koyduranlarda hem günaha girerler, hemde tekamüllerini engellerler.Kuran, içeriği ve anlamı çok derin olan bir kitap.Dediğim gibi dört boyutta anlamlandırılır.Şeriiat boyutunda anlamlandırırsan, sakalda ve örtüde takılır kalırsın.Tarikat boyutunda kalırsan başın secdeden kalkmaz ve yol katedemezsin.Marifet boyutunda kalırsan marifet ve üstün yeteneklerini insanoğluyla paylaşırsın.Hizmetin ibadetindir.Hakikat boyutunda ise aldığın her nefes ibadetindir.19 un enerjisini tüm insanoğluna yansıtırsın.Kitaba ve mürşide ihtiyacın yoktur.ENELHAK dersin.İçindeki Rabbinle kucaklaşır onun sonsuz ufuklarına doğru kanatlanırsın ve söylemler dillere dökülür, yüreklerden taşar , taşa , toprağa ve yüreklere işler.Artık birden Dokuz olmuşsundur.Rabbinin emrettiği doğrultuda görev yaparsın.Özgürce yürekleri, uyanık gönülleri aydınlatırsın, kelamların artık Rabbin kütüphanesindendir.
G-Ammada kafa yormuşsunuz 19 rakkamına.Doğrusu hiç aklıma gelmezdi 19 rakkamının böylesine bir açılımı.Seneler önce Kuranın 19 ve katları şeklinde yazılmış bir kitap olduğunun ıspatının yapıldığını okumuştum.Hatta rahmetli Cenk koray yazmıştı bu kitabı ve hatırlıyorum Atatürk ünde pek çok 19 mucizesine yer vermişti kitabında.Sizde bundan mı ilham aldınız?
E-Kitabı dikkatlice okusaydınız zaten anlayacaktınız.Cenk Koray, Kuranın tümünün 19 lu bir matematiksel sistem ile yazıldığını ıspat eden bir din bilgininin araştırmalarını yazmış kitabında.Atatürkünde 19 lu mucizevi tarihler ile ilişkisini araştırmış.Ben Müdessir suresinde bahsedilen ÜZERİNDE ONDOKUZ VARDIR ONUN AYETİNİN AÇIKLAMASINI YİNE KURANDAKİ FARKLI AYETLERLE AÇIKLIYORUM.Ananın karnında da DOKUZ AY ONGÜN saydın.Sen biraz düşünsaydin, bunları bulacaktın.Dokuz ay ve 10 günlük bir doğum süreci ile bir ve dokuzun imzası, dünyaya gelirken atılmış ve düşünelim istenmiş.Kuran az düşünen ve aklı az işletenlerden hep yakınır.Atatürkte Ülkemiz için bir görevliydi.Ülkeler için teknolojik ruhsal ve rabsal boyuttan daima görevliler gönderilir.Bunlar siyasetçi veya asker kimlikleri ilede mucizevi fikir ve yetenekleriyle her meslekten insanlar ülkelerine yardım ederler ve Kuran bunu örneklerle çoğu surede tekrar ede ede anlatır.Türkiye vazifeli bir ülkedir ve Dünya barışı için çalışmalıdır.ATAMIZ YURTTA SULH, CİHANDA SULH sözünü boşuna söylemedi.Mustafa Kemal Atatürk, 19 harften oluşur.Buda gerçek bir vazifeli olduğunun rakkamlı ıspatıdır ve önemli kararları hep 19 lu tarihlede almış ve uygulamıştır.19 mayıs 1919 da samsuna çıktığı gibi…19 un anlamı birinci sınıftan 9 uncu sınıfa kadar olan insanlığın tekamül sürecini anlatır.Birinci bilinç seviyesinden, 9 unucu bilinç seviyesine kadar reenkarnasyonlarla dünyaya gele gide hakiki insan olmayı öğreniyoruz.Bak istersen sana şema ie anlatayım.Aklına uyan herşeyi kabul et.Aklına uymayan herşeyide red et.Aklını ve vicdanını özgür bırak, sınıfları çabucak geçersin.Özgür bırakılmamış bir akıl, prangalı köledir ve asla tekamül edemez.Rabbin bütün bilgileri akıla dayanır.Akıllıcadır.Onu anlamanın ve ona gerçekten ulaşmanın tek yolu hurafe bilgileri red etmekten geçer.Bak şimdi sana açıklayacağım ve aklına çok uyacağınada çok eminim. 1inci tekamül-(ilk var oluş.)=Adem ile havvadan sonra başlayan dönem.Havva yasak meyveyi Ademede yediriyor.Şeytan ona yasak meyveyi yerse ve Ademede yedirirse İYİYİ VE KÖTÜYÜ BİLECEĞİNİ VE ALLAH GİBİ OLACAĞINI SÖYLÜYOR.Allah gibi olma, yani yiyi kötüden ayırma becerisini, doğru ile yanlışı ayırma becerisini kazanmaya muktedir olan insanoğlunun yasak meyveyi yedikten sonra Allah gibi olma serüveni, RABBİNİN EMİRLERİ DOĞRULTUSUNDA BAŞLIYOR.Şeytan ,rabbi çamurdan insan yaratınca ve çamurdan yarattığı insanına secde etmesi istenince Rabbine isyan ediyor ve yemin ederek insanı sürekli kandıracağını ve onu günaha sokacağını söylüyor.Cennetten kovulan Ademin ve karısı Havva nın zahmetli hayat serüvenleride böylece başlamış oluyor.Bu dönem çok tanrılı dinler dönemini kapsıyor.Asırlarca çok tanrılı dönemler geçiren insanoğlu İbrahim peygamber ile tek tanrılı dinlere ve tek tanrı anlayışına doğru bir anlayış kazanıyor.İbrahimin, büyük putun eline baltayı vererek, küçük tanrılarınızın hepsini bu büyük tanrı heykel kırdı diyerek kendi aklı ile Rabbini bulması ve Tanrısını bulma serüveninin hikayesi çok ilginçtir.Önce Güneşe rabbimsin diyen İbrahim, gece olupta güneşin batması ile Rabbim Aydır diyor ve gece bitince rabbinin ay olamayacağını ve herşeyleri yaratan, ayı, yıldızları, güneş, ve dünyayı yaratan bir görünmez Tanrı olacağına kanaat getiriyor ve putları kırarak o zaman bir dinsel devrim başlatıyor.Kuran bu deneme ve akıl yolu ile geçirilen deneyimleri uzun uzun ince bir detay ile anlatır ve insanları derin düşünmeye davet eder. 2inci tekamül(Tek tanrılı dinlerin oluşma süreci).Kitaplı peygamberlerin gönderilmesi ile başlayan süreçBinlerce.yıllık bir süreyi kapsıyor.Kutsal kitapların frekans gücü ile arınma ve hızlı tekamül amaçlanıyor.Şeytan da boş durmayarak, tekamül yolundaki insanın hızlı tekamülünü engellemek için yine şeytanın etkisine giren insanlar aracılığı ile kutsal kitapların özü ve muhteviyatı değiştirilerek, anlamları çarpıtılarak insanlığı sınıfta kalmaya ve tekamülünü engellemeye çalışıyor.Şeytanın İnsanı Tanrısallaştırmadaki çok önemli vazifesini tekrar hatırlayalım.(Şeytan insanı sürekli vesveseye ve yanlışa götüren duygu ve düşüncelerle insanın sınıfta kalmasını sağlayarak, tekamülünü engellemeye çalışıyor.İnsan akıl ve mantık yolu ile doğruyu bulmaya ve doğruları savunmaya doğruda azimle kalmaya programlı.Bu programı nekadar geç anlar ve öğrenirse o kadar kayıpta…Kutsal kitaplar bu detayı Peygamberlerimizin yaşam ve hayatlarını hikaye ederek öğretmeye çalışmış asırlardır. 3üncü tekamül seviyesi( Son kutsal kitap Kuran) ile başlayan ve kıyamete kadar olan insanlığın bilinçlenme ve de uyanış dönemi)Üçüncü tekamül seviyesinde 9 uncu bilinç seviyesine gelen insanoğlu sıratıda geçiyor.Son dönemde alınan bilgilerle kestiği koçların kendisini sırat köprüsünden geçirmediğini anlayacak olan insanoğlu, yaşamında geçirdiği hak imtihanları ve hak anlayışı ile sıratı bu dünyadaki imtahanları ile geçirdiğini anlayacak bilinç seviyesine ulaşıyor.Bir defa dünyaya gelmekle kamil insan olamayacağını ve doğru ile yanlışı bir defa bedenlenmekle biribirinden ayıramayacağını anlayan insanoğlu Rabbinin çevirip, çevirip yaratması ile ve dünyada geçirdiği sıkıntı ve üzüntülerle blinç ve duygu gelişimini mükemmelleştirerek TANRISI GİBİ OLMAYA ÇALIŞIYOR.Rabbi nin ona RUHUNDAN ÜFLEDİĞİNİN mana ve ehemmiyetinin derinliğini 9 uncu sınıfta ve dokuzuncu bilinç seviyesinde idrak eden insanoğlu RABBİ İLE BİRLENEREK BİR VE SIFIR OLMAYI HÜCRE BİLİNCİNE KAZIYOR.9+1=10 =1-O HEPLİK VE HİÇLİK…. EZEL VE EBED VARLIK VE YOKLUK=İnsan Bu bilinç düzeyine hızla gelebilmek için İNSİYAKİ ŞUUR umuzu kullanmayı öğrenmeliyiz.İnsiyaki şuur hayvanların hemen hemen tamamına yakınının kullandığı TANRISAL ŞUURDUR.Hücre bilincimizde var olan Rabsal şuurumuzu kullanmayı öğrendiğimizde hızla DOKUZUNCU BİLİNÇ DÜZEYİNE YÜKSELİR, ondokuzun enerjisini kullanır, herşeyinde en mükemmelini yapma, anlama ve kullanma becerisini de kazanırız. bunun tek yolu insiyaki şuurumuzu kullanabilmektir ve bu özgür beyinlerde ve yüreklerde daima canlıdır, hareketlidir, yol göstericidir.
G-İnanılmaz akılcı aklaşımlarınız ve inanılmaz etkileyici.Beni allak bullak ettiniz.Hiç böyle düşünmemiştim.Bu gün gazetede Arılar ölürse dünyaya bilimadamları dört yıl ömür biçiyorlarmış doğrumu ?Kıyamet yakın mı?
E-Acele birşeyler yapılırsa ve el ele verirsek kıyamet bize çook uzak.Ama el ele vermezsek torunlarım için üzülüyorum.Kıyamet çocukları onlar.Bizim ülkemiz bazı kişiler var oldukça korunmadadır ama başka ülkelere kıyamet daha hızlı gelecek ve bunu son 1o yıldır zaten yaşıyoruz ve görüyoruz.Dünya insanı Rabbine teslim olmayı (İSLAM)nekadar erken öğrenirse zararı okadar az yaşayacak.Yoksa önümüzdeki onyıllar çok acı vede zahmetli geçecek dünya insanı için Bizim ülkemiz içinde tesis edilecek barış ve barış enerjisinin yansımaları tüm dünyayay dalga dalga yayılacak.Muhalefete demokrasi açılımında çok büyük bir görev ve çokda büyük vebal var.Kitabımdaki 1990 yılında gördüğüm rüyanın etkisi ile daima hala ürperiyorum ve o sona doru yaklaşmak beni çok üzüyor.Rabbimiz herzaman bir çıkış yolu gösteriyor ve bu çıkış daima insanlığın hayrına oluyor.Ormanların ülkemizde ve tümdünyada yakılması, insanlığımıın sonunu getirecek olan önemli etkenlerden biri.Zirai ilaçlamalar bilinçsizce yapıldığından arılar telef oluyor.Tüm dünyada ilaçlamalara denetim getirilmeli.Sinek ve kene ile mücadele yöntemleri ile doğanın diğer canlıları telef edilmemeli.Ekolojik bozulma tüm canlıları etkilediği gibi sulara verilen ve atmosfere verilen atıklar, insanlığın sonunu hazırlıyor.Yani kendi ellerimiz ile ürettiklerimiz yüzünden kıyameti yaşayacağımız kesin.Bu gidişe tüm ülkeler bir dur desin artık.Komşumuz Yunanistandaki yangın hepimizi üzdü.Dünya hepimizin ve doğaya saygı herkesimin görevi.Ormanları yakanlar, orada yaktıkları her ağaç ve her bir canlı için milyarlarca sene yanarak bedel ödeyeceklerini bir bilselerdi inan bana ateşi ellerine alırken ölmeyi isterlerdi ki günaha girmesinler.Bitkiyi, hayvanı veya bilerek günahsız bir insanı öldürmenin cezası evrensel yasalara göre affedilmeyen çok ağır bir suç ve bedeli çok çok ağır.Bütün bunlar insanlara açık açık anlatılmadığı için ve bu eğitim insanlara verilmediği için insanlarda bu günaha girerek hem kendi ebedi hayatlarını mahvediyor ve hemde dünyaya zarar veriyorlar.Arıları yaşatalım ki dünyada yaşam var olsun.El birliği ile her yeni bir güne başlayan bir fidan dikerek güne başlasın , barış seferberliği medya başlatsın ki sicili temizlensin,geçmiş günahlarından kurtulsun.
G-Vallahi ablacığım lafı getirip, getirip bizi suçluyorsun ya…Nedir senin bu medya düşmanlığın anlamadım gitti ya.Darılıyorum gerçekten.
E-Medyayı büyük bir göreve davet ediyorum.Bu görevi yaparsa benim için ahlaki ve önemli bir kurumdur.Görevini yapıyormu?Yok yapmıyorsada el birliği ile kıyamete doğru hızla gidiyoruz zaten.Elinizde böyle bir güç varken ve siz böyle seyirci kalırken ben nasıl kızmam size?Medya, bütün bu yanlışlık ve çarpıklıkları, eğitici yayınlar sayesinde çok güzel başaracaktır ve ben bunu yapmasını artk insanlık namına rica ediyorum.İnan bana artık sen şunu dedin, o bunu yaptı ile geçirecek zamanımız yok.Başka dünyada yok bizim için biliyormusun?Hala gidecek ve yaşanacak bir dünyaya ulaşamadı insanoğlu ve bu dünyayı kurtarmaktan başka çaremiz yok.Dünyamızı ve insanlığı ancak bir medya seferberliği ile kurtarabiliriz.Bak bugün yine bir mail aldım.Bu mailler gazetecilerede gidiyordur şüphesiz.Hibrit tohumlar ve aşılarla insanlığı kısırlaştırıyorlarmış.Üstelikte dünya sağlk örgütününde bilgisi dahilinde yapılıyormuş bu işler.Gazete ve tv lerde hangi sosyetik kiminle ne yapıyor haberleri ile uyutuluyoruz.Sorumlu ve ahlaki bir dünya medyası bu gerçeği tartışma platformlarına taşımaz mı?Domuz gribi aşısının içinede koymuşlar bu kısırlık yapan maddeyi ve bütün insanlığın sonunu getirmek için yapılmış bu çalışmalara herkes seyirci ve bilgisiz.Medya araştıracak, soruşturacak, tartıştıracak ve en doğruyu bulmaya yardımcı olacak.İnsanlığı kimin kiminle yattığı ve gezdiği ilgilendirmiyor.Demok ratik açılımla ilgili siyaset meydanında çocuklar konuştu geçen akşam.Ali KIrca iyi gazeteci.Her şehirden çocuklar açılımı konuştular, tartıştılar ve farklı bakış açıları görüldü.Çocukların konuşmalarına hayran oldum.Her şeyi konuştu çocuklarımız.Konuşmak çok faydalı.Bu program gazetecilere ve büyüklere ders olmalı Her şeyi konuşabiliyorsanız, anlayabilir ve anlaşılabilirsiniz.Çocuklarda ego gelişkin olmadığı için biribirilerini daha iyi anlıyorlar.Büyüklerin saplantılı fikirleri, inatçılıkları ve buna bağlı olarakta menfaatlendikleri (maddi ve manevi menfaat) şeyler yüzünden tartışmalar taraflara fayda sağlamıyor.Havanda su dövülüyor.Yetişkinlerde gelişkin ego, herkese kendi aklını beğendiri yor.İşine gelmeyen fikirleri egosu doğrultusunda araştırmadan ve dinlemeden red ediyor.Bükemediği ele tükürmektende hiç vazgeçmediği içinde tekrar tekrar öğrenmeye geliyor dünya mektebine.
G-Sizce ne olur?Medya ne yapmalı, bizler ne yapmalıyızki artık akan kanlar dursun.Medya ülkemizdeki terörü, dünya terörünü ve savaşları nasıl durdurur?
E-İşte güzel bir soru.Sana tek cevap.İSLAMİYETİN GERÇEK ANLAMI İLE ANLAŞILMASI DÜNYADAKİ SAVAŞLARI VE TERÖRÜ BİTİRİR.Herkes İSLAM olduğu zaman akan kanlar duracaktır.
G-Dünyada yaşanan savaşların çoğu din yüzünden ve müslümanlar vahşi inanç uygulamaları yüzünden sürekli savaş halindeler kendi toplumları ile.Dışarıdan islam dini barış dini olarak görülmüyor.
E-İslam kelimesinin anlamı teslim olmaktır.Selam kökünden türer ve barış anlamındadır.Rabbine teslim olan İslamdır.Bunun dinlerle bir alakasıda yoktur.İslam teslimiyet, hakkaniyet ve akıl dinidir.Zaten insanlar teslimiyet içerisinde olsalar doğrularıda çok kolay görecekler.İnsanlar meseleleri tartışırken ayrılığada düşmeyecekler.İslam doğruluktur, doğru düşüncedir ve doğru birtektir.Rabbin doğrusu tektir.Birtek doğruya açılan çok farklı kapılar vardır.İnsanların var oluş amacı yanlışa açılan kapılara değil, doğrulara açılan kapılara ulaşabilmeleridir.Bu kapıları gündelik yaşamımızda, hayatımızda, ve ülke meselelerinde ve dünyamızın barışçıl düzeni için ne kadar kolay bulabilirsek, islamiyetede okadar yaklaşmış oluruz.Teslim olmak sözcüğünü duyun yüreğinizde ve düşünün…YÜREĞİNİ VE BEYNİNİ SADECE RABBİNE TESLİM ETMİŞ BİR İNSANIN DOĞRULARI DAHA İYİ DÜŞÜNEBİLECEĞİ, GÖREBİLECEĞİ, DOĞRU KARARLAR ALACAĞIDA MUHAKKAKTIR.Teslim olmuş bir beyin herzaman doğru düşüncelere çok daha yakın olacaktır.İSLAMİYET tüm dünya insanı için bir kurtuluştur.KURANDA BİRGÜN HERKESİN İSLAM OLACAĞI YAZILMIŞTIR.İşte gün bugündür.İnsanlara islamiyet gerçek manası ile tüm dünyaya duyurulacaktır ve herkes mutlaka birgün islam olacaktır.İslamiyet bütün dinleri kucaklıyan ve bütün peygamberleri içinde barındıran çok yüce bir öğretidir.Bu mükemmel din, şeytanın emri ve insanoğlunun şeytanın emirleri doğrultusundaki saptırmaları ile amacından tamamen uzaklaştırılıp şeriat basamağında bırakılmıştır.Bu, toplumların gerikalmasına din savaşlarına ve İslamiyete yapılan en büyük kötülük olmuştur.İslamiyete yapılan en büyük haksızlık ve en büyük günah, bu güzel dinimizi amacından saptıranlara karşı suskun kalmaktır.KURAN ı hakikat boyutundan anlatan büyüklerimiz bu dine en büyük hizmeti vermişlerdir.Mevlana, yunus, hacı Bektaş, geylani ve daha niceleri bu yüce dinimizi hakikat boyutundan insanlığa anlatmaya çalışmışlar ve insanoğlununda türlü iftiralarına maruz kalmışlardır.Yüreğini vede beynini şeytana teslim edenler dinin özündan uzak kalarak toplumlarını felaketlere sürüklemişler.Aynı şey günümüzdede yaşanıyor.Herkes kendi aklını beğeniyor aklı şeytanın emrinde bile olsa…Kendisine ve içinde yaşadığı topluma tarifsiz zararlar veriyor.
G-Endonezya günlerdir sallanıyor ve 7 nin üzerinde depremde insanlar balçık çamurların içinde kalmışlar.Dağ üzerlerine çökmüş.Neden haber vermediniz?Madem biliyorsunuz, uyarsaydınız ya…
E-Bak ben daha faydalı bir iş yapıyorum.Beni dinleyin, anlamaya çalışın, bu afetlerdede can vermeyin diyorum daha iyi değil mi?Endonezya depremini günlerdir alıyorum, ama Endeonezyadamı olacak bilemem.iİnternet sitemde belgelerim kısmında Toplumunu ayinlerle büyük felaketten koruyan bir astrologun yazısı var.O yazıyı özellikle koydum düşünsünler diye…Her toplumun uyarıcı ve görevlileri vardır.Kuran en büyük destekçi ve yardımcının insanın kendi aklı olduğunu söyler durur.Yeterki o akıl doğru kullanılsın.Doğru akıl, Rabbine teslim olmuş bir yürek ve beyinde tezahür eder.Rabbinize teslim olmuş bir bedeniniz varsa zaten size herşey bildirilecektir.Yeterki siz duymasını bilin, isteyin ve gayret edin.Bilenede kulak verin.Kuran bu olayları yaşayan peygamberlerimizin ibret dolu hayat hikayeleri ile doludur.Okuyun ve ders alın.Okuyun,Okuyun,Okuyun…teslim olmuş bir yürekle etraflıca düşünün.O zaman benim ne demek istediğimide çok iyi anlayacaksınızBen sizlere akıllı vede ahlaklı siyasetçilerinizin, kamu görevlilerinizin kıymetini bilin onların görevlerini en iyi bir şekilde yapmalarına izin verin, ülkenizi kalkındırın ve akıllı yaşayın diyorum.Bunda kötübir şey varmı?Bunu benden öncekilerde binlerce defa söylemiş öyle değilmi?Bu akla ve ahlakada uyuyor.Buradada hemfikiriz.O zaman neden kızıyorsunuz yanlışınız söylendiğinde.Nden ısrar ediyorsunuz yanlışlarınızda….Maddi ve manevi çıkarınız varda onun için.Toplumun bir kesimi aptal insanları kandırarark besleniyor.Manevi tatminde bunların taslarından yalanan insanların topluluk ve sürü psikolojisi ile kalabalıkların yanında olma arzuları.Peygamberler bozuk toplumlara, bozulmuş insanlığa çok farklı öğretilerle gelmişler ve daima yollarına tek yürek olarak başlamışlar, başarmışlar.Yani çoğunlukta bereket ve doğruluk olmayabiliyor çoğu zaman.Açık ve seçik diyorum ki…Doğalafetlerden korunmak için HIRSIZLARI YÖNETİME GETİRMEYİN.HIRSIZLARI GETİRİRSENİZ ALTI ÜSTÜNE GELECEK.Hırsızları destekleyen kamu oyunun, medyanın destekçisi olupta kendinizi ateşe atmayın.Bu kadar basit söylediklerim
G-1999 depreminde neden bu günahı işleyen hırsız siyasetçiler can vermediler ve günahsız insanlar öldü.Çoluk çocuk, yaşlısı genci.Onların ne suçu vardı?Onlarmı soymuşlardı ülkeyi….
E-Soruların cevapları çok uzun ve anlayamayacağından korkarım.Bak geçen hafta medyada daha dört yaşında iken kore savaşında ölen pilotların isimlerini sayan ve uçağının yanarak düştüğünü söyleyen bir bir çocuğun haberi vardı.Bu çocuğun hayatını vede geçmiş için söylediklerini araştırıyorlardı gazeteciler.Böyle şeyleri yaşayan milyonlarca insan var.Reenkarnasyon kuranda çok açık anlatılmıştır pek çok ayette.Hemen her surede Rabbin bizi çevirip çevirip yarttığı tekrarlanır.Bu dine yapılan en büyük kötülük bu bilginin inkarı ve gizlenmesi olmuştur.Reenkarnasyon bütün dinlerde işlenmiştir aslında ama o dönemler anlaşılamamışr ve daha sonrada bu bilginin açıklığı dinden rant sağlayanların işine gelmediği için gizlenmiş ve inkar edilmiş.Bu gün hırsızlık yapan insanlar kamu düzeninin cezasından kaçsalar bile tekrar bedenlenerek işledikleri suçun cezasını mutlaka ödüyorlar.Rabbin sonsuz zamanı var ve kuralları çiğneyenler herzaman bedel ödüyorlar.Yaşamı tek bir seferlik algılamak hata.Tekrar tekrar öğrenmek, ve öğrendiklerimizi gen arşiv programımıza yüklemek için hayatlar yaşıyoruz.Daima öğrenip, doğru bilgileri programımıza almak durumundayız.Nekadak çabuk ve doğru öğrenirsek karmamız hafifliyor ve iyi hayatlar yaşıyoruz.Endonezyada çamurların altında can veren insanlar ve can verinceye kadar çektikleri acılar sebepsiz ve nedensiz olabilirmi….Önceki yaşamlarında kul hakkı yemiş, çürük binalar yapmış mütahitler olamazmı mesela…Herşeyi geniş düşünmek, tanrısal bakışla değerlendirmek gerekir.Karma yasaları bize bütün haksızlıkların ve yanlışlıkların tekrar bedenlenerek ödeneceğini gösteriyor.Bu yasalar bütün dinlerde mevcut.Cehennem dediğin yer nedirki?Dünyadada cehennemi yaşayan milyonlar var.Kimileri ömür boyu yaşıyorlar cehennemi bu dünyada farklı ülkelerde ve farklı yaşam şekilleri ile.Kimileride yüksek bilinç düzeyleri ile cennet şartlarında cenneti yaşıyorlar. İnsanlar gerçekten İslamiyeti gerçek manada anlamış ve yaşamış olsalardı, Rabbin emri olan barışı çoktan hayatlarına geçirmiş olurlardı.
G-Neden anlamıyorlar, neden barış içinde yaşamayı arzu etmiyor insanlık.Neden o zaman binlerce yıldır savaşıyor insanoğlu….?
E-Kuran insanoğlunun aklını işletemediğinden yakınır durur.Bende doğruları görmeyenlere aptallar diyorum mesela…Bir şey ya doğrudur yada yanlış.Yanlışa doğru demek aptalların işidir.Ama aptallar, kendi aptallıklarını görmek istemezler.Bütün aptallar kendilerini daima akıllı zannetmişler.Düşünsene kendi yaptığı putlara tapan insanlardan neler çekmiş akıllı insanlar.Kendi yaptığı puta Allah diye secde eden insanda kendi aklını beğenmiş o zamanlarda…Bu savaş aptallarla akıllıların binlerce yıldır savaşı…Aptallar kendi zavallılıklarını göremeden aptal olduklarını bilemeden ömür tüketiyorlar ve tekrar tekrar akıllanmak için türlü çilelerle bu dünyaya bedenleniyorlar.Aptallığın zenginliklede alakası yok.Adam çok zengindir, para kazanmasını biliyordur ama hakikat bilgilerinden uzaksa ve Rabbine teslim olmamışsa aptaldır.
G-Bu çok ağır bir kelime.Benim ateis çok arkadaşım var.Ama hiçte aptal değiller.Her konuda yetenekli vede becerikli insanlar.Hayatlarındada gayet mutlular.Aptallığı onlara hiç yakıştıramam.İnançsız olmak, aptal olmak değildir.
E-Bu insanı çok yaralıyor farkındayım ama bunu bilerek yapıyorum.Üzülüyorumda kırdığım için.Bu uyanışlarına neden oluyor.Kızıyorlar ama düşünüyorlarda.Bende çok düşünsünler istiyorum.Ateis arkadaşlarım benimde var.Onlar aslında kendi akıllarına güveniyorlar.İnançsızlık aptallık değildir.Kendi aklı ve düşünceleri kendisinin Rabbi olmuş bir insana tabiikide aptal diyemem.Öylesine doğruları gören vede doğru kararlar veren insanlar tanıdım ki başları secdede olmasada benim için inançlılar vede İslamlar.Kendileri kabul dahi etmeselerde yaşam şekilleri ile onlar gerçek bir müslüman benim için.İslamiyetin şekil boyutunda görülmesi vede yaşanması onları dinlerinden soğutmuş, uzaklaştırmış.Onlar çıkarsızca topluma yaptıkları hizmetleri ile zaten içlerinde İslamiyeti yaşıyorlar.Allahı red etmek diye birşey olabilirmi?Ateistlerin çoğu Allahı değil, dinleri tanımıyorlar.Yüce Allah din tacirlerinin elinde bir oyuncak ve silah olduğu için insanlar dinden uzaklaşmış ve kendilerini ateist olarak görüyorlar.Ateistler bile doğanın gücüne inanıyor ve doğa Rabbimizin emrindedir.Dolaylı olarak inanıyorlar ona.O insanlar çoktan teslimiyet halindeler ve kendileri bile farkında değiller.Dil ile İslamı kabul değil, uygulamalar ile yaşanan İslamiyettir makbul olan.Ayinnesi iştir kişinin lafa bakılmaz demiş atalar, bu çok önemli.Gerçeklere ve hakikate sırt çevirmek büyük aptallıktır.Doğru hep haklı olanındır.Hak lılık akıllıktır.Aptalların işi her şeye kılıf bir uydurmaktır.Akıl doğruları görür.Yanlıştan ayırır.Analiz ve sentez yapar.Karar verir.Akıllıların kararları doğru olur, aptalların yanlış.Aptal insnlar ve aptal toplumlar geri kalmışlıklarının vede başarısızlıklarının cezalarını acı çekerek öderler ve suçlu kandileridir AKILLARINI İŞLETEMEDİKLERİ İÇİN…Kuran bu aklını işletemeyenlerden çok söz eder ve yakınır.
G-Siz herkesin akıllı olmasını istiyorsunuz ama mümkün değil.Herzaman aptallar olacaktır ve bu sizi üzmesin bukadar.Kimse neticede eşit yartılmıyor, eşit ortamlarda yaşama şansı bulmuyor.
E-Tabii karma yasası gereği eşitlik yok.Herkes hak edişliğini yaşıyor.Ama benim işim afetler.Aklı olduğu halde aklını birtürlü kullanmak istemeyenlere sözüm. Eğer ortak akılda buluşamazsak bu dünya yok olacak.Kendi ellerimiz ile yok edeceğiz dünyayı ve de bunada aptal insanlar sebep olacak.Bunun için uğraşım.Torunlarımıza ve gelecek nesile yaşanabilir, enerjisi yüksek bir dünya bırakabilmek.Bizim enerjimiz güzel ve yüksek olursa, dünyada kendisini tamir edecek ve yeniliyecek.Kayan eksen düzelecek.Ozon deliği küçülecek.Bilen beyinlere küfretmek zamanı değil, dinleme zamanıdır.İnsanoğlunun selametide budurHırsız olmayana hırsız muamelesi yapmak hem aptal, hemde ahlaksızların işidir.Aptal ve ahlaksızlar yüzünden hala savaşlar olmakta ve dünya barışı engellenmektedir.
G-Siz kendinizi çok akıllı buluyorsunuz herhalde?
E-Sizce akıllımıyım?Akıllıyım dersem ayıp olmazmı?Size soruyorum, siz söyleyin bana, akıllımıyım sizce…?
G-Valla akıllısınız galiba.Baksanıza herkesten kendi el yazısı ile söylediklerinizi teyid eden yazılar almışsınız ve medyada bu belgeler hemen herkeste var.İnsanın el yazısı değişmez.İmzalı el yazılarını bugünler için muhafaza etmenizde hukuki bir delil oluşturuyor.Sizin vermek istediğiniz mesajı, anlatmak istediklerinizi halk kitlelerine ulaşmasını engelleyenlere karşı sabrınız ve zamanlamanızda nekadar akıllı olduğunuzun bir göstergesi.Neden şimdi internetten paylaşıyorsunuz yaşadıklarınızı…
E-Ne demiştik, doğru bir tane.Bütün yanlışlar ve hakikatler doğruya baş eğerler.Kartel medya gücü ile ülkemin soyulmasına destek verenlerin bazıları silivride.Artık çoğu gerçek su yüzüne çıktı ve ülkemiz büyük bir AKIL VE AHLAK SINAVI VERİYOR.Ergenekon çeteleri internet aracılığı ile Türk birliği,Atatürkçülük söylemleri ile yine bu ülkeyi kaosa sürükleme derdindeler ve inanılmaz çalışmalar yapıyor ve düşünce özürlü insanlar üzerindede etkili oluyorlar.Buna üzülüyorum.Bu insanlar acımasız ve terbiyesiz.Hertürlü hileyi, saptırmacayı ve hatta tehdidide çekinmeden yapıyorlar.Milletçe çok zorlu bir sınav veriyoruz.Çok ibretlik şeyler yaşanıyor dudak uçurtan gelişmelere tanık oluyoruz.İnanılmaz iftiralarla kafalar bulandırılıyor ve doğruluk sınavları veriliyor.BEN BÜTÜN TÜRK MİLLETİNİ ÇOK AMA ÇOK UYANIK OLMAYA, DOĞRU İLE YANLIŞI AYIRD ETMEYE DAVET EDİYORUM.Yoksa bu duvarın altında hepimiz kalacağız.Bakın yine baraj gölünden pek çok muhimmat ve patlayıcılar çıktı.Eğer tek başına bu hükümet olmasaydı, ben bugün Ülkemin ne halde olacağını benden başka kimsenin hayal bile edemeyeceğini biliyorum.Bu hükümet ülke güvenliği, ÜLKE BÜTÜNLÜĞÜ ve terör konusunda çok güzel işler başardı.Doğu ile batı arasında köprü olan ülkemizin, hükümetimizin barış politikaları ve komşuları ile ilişkilerini geliştirmesi ile ülkeler arası barış köprülerinin kurulmasınada önderlik yapması çok güzel ve muhteşem.Erdoğanın bu girişimleri, terörörden ve kaostan nemalananların huzurunu kaçırıyor ve bu negatif provakatörler internet medyasından saldırıyorlar.Artık ülkeler, komşuluk ilişkileri ve devlet düzenleri negatif provakatörlerle internet yayıncılığı ve medya gücü ile sabote ediliyor.İnsanlar internet, tv ve sistemli yayıncılıkla hipnoz yolu ile uyutuluyor,beyinler yıkanıyor ve yönlendiriliyor.Bu çok tehlikeli ve hem ülke bütünlüğü hemde cumhuriyet tehlikeye atılıyor.Şimdi teröristler, silahtan ziyade insanları biribirine düşürecek sistemli yayınlarla, negatif provake söylemlerle hükümet devirme peşindeler ve SAVCILIK BUNLARIDA İZLEMEYE ALMALI.Özgür yayıncılık adı altında sinsice yapılan ve vatan millet sakarya edebiyatı ile yönlendirilen ve uyutulan insanlar ülkeye zararlar veriyorlar.
G-Savcılığa suç duyurusunda bulunun sizde.
E-Vallahi ben bu ülkede yargıdan umudunu kesenlerdendim ama son zamanlarda ki gelişmeler ve yargıda bir düzelme göze çarpıyor.Zaten bir ülkeyi batırmak isterseniz işe önce yargıdan başlayın derler adama…Yargı düne kadar en batık kurumlardandı.Ben hırsızlığın bile yargı yolu ile yapıldığına, yargı yolu ile insanların sindirilip pasifize edildiğine çok tanık oldum.Yargının kirlenmesi ülkeyi bitiriyor.Benim asla yapamayacağım bir meslek hakimlik.Eğer hakimler vazifelerinin önem ve mahiyetinin derinliğini gerçekten bilseler çoğu mesleklerini bırakır.Allah adına bu dünyada karar veriyorlar ve doğru ile yanlışı ayırmaya çalışıyorlar.İnsanlara suç isnad etmenin vebalinin ağırlığını düşünebiliyormusun?Aynı zamandada çok kutsal ve en onurlu bir meslek yargıçlık.Baş insana bunun için verilmiş.Akıllı bir savcı veya hakim için doğruyu yanlıştan ayırmak çokta zor değil.AMA BU MESLEĞİ SEÇENLERİN GERÇEKTEN AKILLARINA VE AHLAKLARINA ÇOK GÜVENMELERİ GEREKİR.GEÇEN GÜN BİR DURUŞMAM VARDI VE HAKİM İKİNCİ CELSEDE KARARINI VERDİ.Gerçek bir akıllı hakim.Davaları boşuboşuna gelgitlerle uzatan öyle hakimler varkiii…Ben hakim olsaydım davalar en fazla dört celse olurdu.Sana Adaletle ilgili şiirimi okuyayım istersen.Yargıdan umutlarımın tükendiği bir gece yazmıştım bu şiiri gecenin üçünde.Aklımı kaçırmak üzereydim.Bu şiiri yazdıktan sonra rahatladım ve uyudum.İki defa red edilen davam yargıtaydan lehime bozularak döndü ve ben bu memlekette akıl ve ahlak sahibi hakimlerimizinde var olduğunu vede çoğunlukta olduklarına şahit oldum.Ama yanlış yapanlarda çoktu bir zamanlar….YARGI BENCE EN KUTSAL KURUMUMUZDUR VE ORAYA ALINACAKLAR TİTİZLİKLE SEÇİLMELİDİR.Aklı kendine yetmeyen bir insanın savcı veya hakim olduğunu bir düşünsenize….
G-Yargıda deprem var.Dinlendikleri için isyandalar.Yarsav başkanı hükümeti suçluyor, istifaya çaağırıyor ne diyorsunuz?
E-Ülke terör belasının kucağında, heryerşerden silahlar fışkırıyor, bombalar patlıyor bunlar niye rahatsız oluyorlar bu dinlemelerden anlamıyorum?Terörden beslenenlerin dinleniyoruz diye yaygaralarını anlıyorumda, yargıyı temsil edenlerin yine hukuksal hakları bahane ederek bu gerçeği görmezden gelerek söylemde bulunmalarını anlamakta zorlanıyorum.Yarası olmayanların gocunmasına ne gerek varki…Herkes herkesi dinliyor şimdilerde.Devlet tabii ki dinleyecek.Özel hayatlar deşifre edilmedikçe benece ülkemizde kimin ne yaptığı sorgulanmalı ve bu iş dinlemeyle olur.Başka türlü faili mechuller ve patlayacak olan bombaları bulamazsınız.Dinlenmeler Türk halkının yararına ..Kimse gocunmasın.Hem yarsav başkanı makamına uygun ve yarşır konuşmalarda yapmıyor.Ben onu yüce yargının bir üyesi olarak proveke söylemler içerisinde görüyorum ve beğenmiyorum, söylediklerini doğruda, haklıda bulmuyorum.
G-Sizinle epeydir görüşemedik.İstanbulda seller oldu, insanlar öldü haber vermediniz.Geçen hafta 8,3 şiddetinde samoa adalarında vede ardından endonezyada ardı ardına depremler oldu yine haber vermediniz.Biliyorum diyorsunuzda neden haber vermiyorsunuz madem?Hani beni arayacaktınız bir felaket olmadan önce…İnandırıcılığınızı kaybediyorsunuz.Bu kadar konuşmadan sonra size inanmak istiyordum…
E-Her iki felaketide aldım öncesinden.İstanbulda yaşanan sel değil ki…Yanlış vede kanunsuz yapılaşmaların sonucunun bedelidir yaşananlar.Ayamama deresinin vede başka derelerin kenarlarına evler yaparsanız, sahili gelişi güzel işgal ederseniz, size rant sağlayacak belediye başkanlarını iş başına getirir de rüşvetle iş yaptırısanız, ettikleriniz vede ektikleriniz çamur deryası olarak size dönecektir.Neden siyaset konuşuyoruzki sizinle…Siyasetle afetleri neden ilişkilendiriyorum şimdi anlamış olmalısınız.Her halukarda zararı yine sizler ödüyorsunuz.Bunun kaçışı yok.Bakın sel atıkları temizlenirkende büyük bir akaryakıt kaçakçılığıda çıktı ortaya.Adamlar dayamış hortumları uçakların yakıtını çalıyorlar.Allah da şiddetli bir yağmur ile herkesin foyasını döküverdi ortaya böylece.İstanbul belediyesi Tır garajını mühürlemiş olay olmadan önce dinleyen kim…Ayamamamın ıslahı için karar alınmış, itiraz edip dava açmışlar.Bilir kişiler 25 yıldır sel yaşanmadığını ileri sürüp dava mahkemece red edilmiş.İlahi adalet devreye girip gerçekleri tokat gibi çarpar insanı yüzüne ki insanlar anlasın ve akıllansın.Köşe yazarlarının bu yaşananlar üzerine yazdıkları tüm yazılar ibret vesilesi anlayana…Ben yıllar önce 1999 depremi yaşanmadan önce verdim mücadelemi, kendimi kanıtlamak için onlarca gazeteciye hergün deprem haberleri verdim.Artık böyle bir uğraş içinde değilim.Ülkemizde ölümlü afetlerin yaşanmamasını istiyorsak evren yasalarına uymlu yaşayacak ve ahlak sahibi olacağız.Doğru sözlü vede adaletli, yürekli vede cesaretli, çalışkan vede merhametli.Kısacası erdemli vede akıllı olmak gerekiyor.Bu hasletlerinizi geliştirdiyseniz, enerjiniz yükselir ve tesir sahanız artar.Maddenin atomlarına tesir eder vede evrenlere hayrınız dokunur.Samoa da 8,3 lük depreminde deniz odaklı olacağını tahmin ettiğimden bukadar yıkıcı olabileceğini düşünmedim doğrusu.
G-Sizin tabirinizle Samoa vede endenozya halkı nın yöneticileri vede halkı adaletsiz vede haksız işler yapıyorlar.Öyle değil mi?Enerjileri düşük vede korunma panelleri oluşturamamışlar.
E-Bu ilahi vede evrensel kanunlar çok derindir, anlaşılmasıda güç olabilir.Bizim ülkemiz çok özel vede bu dönem çok özel muameleler var ülkemize.Türkiye Cumhuriyeti vazifedar bir konumdadır vede özel korunmadadır.Dediğim gibi sn Tayyip Erdoğan vede Abdullah Gül beyefendilerin enerji auraları çok yüksek vede büyük koruma oluşturuyorlar.Şu anda bu aura hiçbir siyasetçide yok.Ancak öz söz vede göz kotu beraber çalışan insanlarda olur bu güçlü aura.Ayrıca pek çok devlet bakanımızdada bu güçlü enerjiyi görüyorum.Şiddetli deprem enerjileri bu yönetimde minimize edilir.
G-Samoa da can veren insanların ne günahları vardı.Tayyip beyi hiç beğenmeyen vede onu vatan hainliği ile suçlayan siyasetçiler var buna ne diyeceksiniz?Tayyip beyi vede sizi endonezyaya göndersek olmazmı?Siz orada dengeleyin vede durdurun depremleri nasıl olur?
E-Karma yasaları gereği bu dönem samoa adalarında veya endonezyada bedenlenmeleri gerekenler vede deprem afetini karma yasaları gereği hakedişliklerine göre yaşamak durumunda olanlar yaşıyorlar hak edişliklerini.Tayip beyde kendi karekterlerini gören siyasetçilere ne diyebilirimki.Onlar doğruya bakıp, kendilerini görüyorlar.İki gramlık aklı olanın doğruyu algılamasını vede değerlendirmesini bekleyemezsiniz.Biz Endonezyaya gidersek depremler hafiflermi, denemek lazım.Ama ben kendi adıma söyleyeyim ben varken ölümlü bir deprem yaşanmaz derim benim bölgemde.Herkesin bir etki alanı vardır vede bu yüzlerce km yi kaplamaz.Benim bölgem ege bölgesidir ve ben bölgemden sorumluyum.Bölgemi terk edersem veya bulunamazsam, şiddetli bir deprem olursa yaşanacaktır.Zan ederek insanlara iftiralarda bulunanlar, gece gündüz çalışan siyasetçilerimize kara çalmak için canla başla çalışan muhalefet teki yaşını başını almış insanlar dünya terkinde akıllanmaları için endonezyada bedenlenebilirler.Reenkarnasyon bütün dinlerde olduğu halde özellikle üstü örtülerek saklanması, red edilmesi insanımızın gerçekten aleyhine olmuştur.Öbür dünya yoktur, bu dünya vardır.Bu dünya imtihanını bitirmeden, bu okuldan diploma almadan öbür dünyaya gidilmiyor.Öğrenebilmek içinde tekrar tekrar geliniyor.Çünki bu dünya imtihanı mükemmel bir okul.Bu okulda okumam diyemezsiniz, çalışmayacağım diyemiyorsunuz, olmayacağım, gelmeyeceğim diyemiyorsunuz…OLUNCAYA KADAR OLDURACAK, ÖLDÜRECEK DİRİLTECEK BU DÜNYAYI GEZDİRECEK..19 dan sohbetler kitabında OLMAK şiirini okuyun, düşünün, düşünün, yine düşünün.
G-Bana asya ülkelerinde 24 saat içinde şiddeti 7 nin üzerinde deprem meydana gelecek dediniz ama 48 saattir 7 nin üzerinde bir deprem meydana gelmedi.Artık duyumlarınızda yanılıyorsunuz sanırım.
E-Aslında söylemeyecektim size ama ısrar edince söyledim.Bu depremi telefonla konuşurken aldım.Bir hafta önce de 8 şiddeti ile sallanınca size haber verdim.Sanırım telefonla konuşurken şiddetinde yanıldım.Birde 48 saat içinde beşin ve 6 nın üzerinde yakın bölgelerde çok sallantı olmuş.Artık bilmekle veya bilememkle çok uğraşmıyorum.Düşünmemiz gereken neden hep belli bölgelerde şiddeti yüksek, sekizin üzerinde depremler oluyor.Kutsal kitaplarda geçmiş dönemlerde yaşanan afet örneklerinden çıkarmamız gereken örnekleri, dersleri alabiliyormuyuz, uygulayabiliyormuyuz?Mesele neyinekadar anlayabildiğimizde.
G-Bilimadamları nediyor bu söylediklerinize?
E-Önce onların neyi nekadar bildikleri sorgulanmalı öyle değilmi?Dün akşam bir kanalda İstanbul ve marmara için bir jeoloji prf müz 250 yıl daha bu bölgede deprem olmaz derken, başka bir kanalda yine bir prf müz iki yıl içinde muhakkak deprem beklediklerini açıkladı Marmara bölgesi için.Yıllardır birisinin dediği, öbürü ile alakasız yüzlerce açıklama…Deprem şiddetli olur, bu öncüdür denir, arkası küçük gelir derler ki koca bir yalandır.17 ağustos depreminden bir ay sonra yine aynı bölgede eşit şiddette deprem yaşandı ve kendileri yalanlandı.Dünya habire görülmemiş şekilde sallanıyor ve bu şekilde sarsılacağını ben yıllar önce söyledim.Hemde nasıl önlemler alınması gerektiğinide. Ben deprem yapacağım isimli kitabımı da koymuştum internete ama toplum bilinci henüz hazır olmadığı için kaldırdım.Şimdi yine işi siyasete getiriyor diyeceksin ama en iyi örnek günümüzde yaşadıklarımızla verilir.Bugün Ermenilerle maçımız var.Bursada oynanacak. Muhalefet partileri Komşumuz Ermenistanla olan anlaşma üzerinden akıl almaz iftira ve karalama kampanyaları ile çirkin söylemlerle halkı galeyana getirme peşindeler.Şimdi akıllıca düşünelim.İki toplum içinde atalarımızın zamanında yapılmış hataları vede alınmış canları temcit pilavı gibi ısıtıp ısıtp kavga ve kin ortamı yaratmaya, gündeme getirip düşmanlık yaratmaya kimin hakkı olabilir?Barış yapılsa ve iki komşu iyi ilişkilerle biribirileriyle ekonomik vede kültürel ilişkilerini geliştirseler iyi olmazmı?Geçmiş te yapılanların hesabını kim, kime ne için soracak…?En iyi vede en doğruyu kimse bilemeyeceğine göre vede ömür bize sayılı verildiğine göre barış en güzeli değilmi?Ben her ülke halkının başbakanlarını yürekten kutluyorum.Önce kendinle barışık olacaksın ki sonrada komşularınla barışmayı bileceksin. Dünya barışı bütün dinlerin asıl amacı vedeakıllı insanların herzaman ortak hedefi olmuştur. Dünya barışı kavga ve savaş ortamından nemalanan aptal vede ahlaksız insanların isteği ile sürekli engelleniyor.İnsanlar savaştırılıyor.Halbuki düşünseler dünya zaten ölümlü vede kendileride ölecekler.Dahası Rableri onları tekrar tekrar dirilterek, bu dünyada işledikleri kötü işlerin bedellerini ödemek üzere tekrar bedenlendiriyor ve bu dünyada cehennemlerini yaşıyorlar.Bu dünyada herkes, karması gereği hak edişliğini yaşar ve herkes öğrenmek için bedenlenir.Kuranda reenkarnasyon örnekleri pek çok.İşine gelmeyenler yalanlıyor ama gerçeği değiştiremezlerki….Şimdi dünya liderleri artık gidişatın farkındalar.Pek çok mediamik kanaldan dünyada savaşların bitmesi ve dünya barışı için yapılan çağrılar artık cevapsız kalmıyor.Bizim hükümetimizin bu yöndeki çalışmaları fevkalade taktire şayan.Muhalefettte bu çalışmalara destek vermeli.Yanlış hesap bağdattan döner ve küçük hesaplarda sonradan baş ağrıtır.DTP lideri ve soyadı gibi Türklüğü vede Kürtlüğü iyi bilmeli vede anlamalı.Ülkemizin kürt diya bir sorunu asla olamaz.Bu Ülkede pek çok kürt kökenli vatandaşımız hem askeriyemizin hemde devletimizin en üst mevkilerine gelmişlerdir.Sanatta ve sanayide söz sahibi olmuşlardır.Bu parti liderleri kürt ve türk ayrımı yaparak bu milleti bölmeye çalışırlarsa kürt devleti kurmak isteyenlerede bu nifak tohumlarını ekipte bu milletin kanından nemalananlarada vatan topraklarında yaşama musadeside verilmez.İsteyen kürt kimliği ile yaşamak isteyen VEDE TÜRKLÜĞÜNDEN UTANAN VARSA KUZEY IRAĞA GİDER VE ORADA KURULAN KÜRTLERLE BERABER BARIŞ İÇİNDE YAŞAR.Yoksa kalleşeçe tam otuz yıldır akıtılan kanları dahada akıtmaya artık kimsenin tahammülü yoktur ve önce iç barışımız demokratik açılımla sağlanacaktır.Ufak oy peşinde olanlar bilmelidirlerki bu barış sürecine taş koyarlarsa koydukları taşlar önce kendi kafalarına düşecektir, üzülecek ve değer kaybedecekler.Türkiye vazifedar bir ülke olarak 21 inci yüzyılda artık iç istikrar vede barışını mutlak surette sağlamalıdırki korunmada olsun.Amerika Arjantin ve Türkiyenin kuracağı barış köprüleri dünyamızında enerji dengelerini olumlu etkileyecek vede insanoğlunun vede ÖZELLİKLE ÇOCUKLARIMIZIN GÜVENLİ YARINLARA KUCAK AÇMALARI, SAVAŞSIZ BİR DÜNYA İLE TANIŞMALARI BÜYÜK ATAMIN YURTTA BARIŞ DÜNYADA BARIŞ İLKESİNİ AKILLI İNSANLARIN HAYATA GEÇİRMELERİ SAYESİNDE ANLAM KAZANACAKTIR. Çocuklarına değer veren, dünya çocuklarınında yaşam hakkını düşünen toplumlar yapacakları barış projeleri ile dünyanın aurasını olumlu etkileyecekler.Her toplum önce kendisini temizleyecek, çürük elmalarını ayıklayacak, sonrada komşuları ile el ele vererek dünya barışını gerçekleştirecek.Suriye ile açılan kapılar sayesinde yaşanan mutluluk vede coşkuyu anlamak için illa oralarda yaşamış olmak gerekmiyor.Televizyonda seyrederken o insanların kavuşma mutluluklarına seyirci olmak bile çok güzel.Hele vesile ve sebep olanların kazandırdıkları insanlık dersinide ancak insan olanlar anlayabiliyor.Velhasılı insan olmanın başlıca şartı barıştan geçiyor, barışa katkıdan geçiyor.Ben muhalefet edeceğim diye doğruları saptırnaları birer zavallı olarak görüyor vede hallerine acıyorum.Onlarda diyorumki KİMİ KANDIRDIĞINIZI SANIYORSUNUZ?Rabbiniz bütün yaptıklarınızdan haberdardır.Aptal insanlar kanı kanla temizlemeye kalkarlar ama kanı kanla temizlemek olmaz vede bu şekilde başarı hiç görülmemiştir.Her iki tarafta ellerini yıkayıp, geçmişte yaşananlardan pişman olarak oturmalıdır barış masasına.Bu gün dağdan inenlere karşı olanlar, yarın akacak kanlarında sorumlusu olurlar.Ülkemizin para kasası nekadar güçlü olursa, ekonomisi nekadar sağlam olursa terörle mücadelede okadar etkin ve başarılı olacağı açıktır.PKK nın bütün para muslukları kapatılıyor.Bu odaklara Atatürkçü söylemlerle dolaylı destek verenler herkesi internet aracılığı ile mail yağmuruna tutuyorlar.Yirmi iletinin çoğu hükümeti yıpratıcı yayınlar.Mesela her iletinin sonu bir slogan içeriyor.YAYIN YOLU İLE HİPNOTİK TELKİN YAPARAK İNSANLARDA ŞARTLI BEYİN OLUŞTURUYORLAR.BU YÜZDEN SİYASET İSTİKRARSIZLAŞIYOR.ATATÜRKÜ KULLANARAK KENDİLERİNİ COŞKULU ATATÜRKÇÜ GÖSTEREREK SAF VE BİLİNÇ DÜZEYİ DÜŞÜK İNSANLARIMIZI ATATÜRKÇÜ SÖYLEMLERLE KANDIRARAK BU ÜLKEYİ PARÇALAMAYA ÇALIŞIYORLAR.İNTERNETTE AMANSIZ BİR SAVAŞ VAR.MAİLLER DEVAMLI HÜKÜMETİ YIPRATMAYA VE DÜŞÜRMEYE YÖNELİK.BUNLARA VERDİĞİM CEVAPLARIN TÜMÜ GELECEK NESİLLERE IŞIK TUTACAK VE ARTIK ÜLKEMDE SİYASETİ YIKMAK İÇİN MEDYAYI KULLANANLARIN OYUNLARI BİLİNECEKTİR.MEDYANIN YAZILI VE GÖRSEL OLARAK HALKIN ÜZERİNDEKİ HİPNOTİK TELKİNLERİ NİN ZARARLARI YÜZÜNDEN İSTİKRARLI BİR SİYASET VE İSTİKRARLI BİR EKONOMİ YAŞAYAMAYAN ÜLKEMİZ, BUNUN ZARARLARINDAN ONYILLARDIR MUZDARİPTİR.BU YASAL BİR SUÇ OLARAK GÖRÜLMELİ VE BU SUÇU BASIN YOLU İLE İŞLEYENLER CEZALANDIRILMALIDIR.GERÇEK ATATÜRKÇÜLER, ATATÜRKÜ DİLLERİNE DOLAMADAN BU ÜLKENİN KALKINMASINA KATKIDA BULUNUR VE ÜLKE KALKINMASI İÇİN SEFERBER OLURLAR.ÜLKELERİNİ BÖLÜP PARÇALAMAYA HİZMET EDEN ODAKLARA HİZMET EDENLERİN ATAMIN ROZETLERİNİ YAKALARINA TAKMALARI ONLARIN ATATÜRKÇÜLÜĞÜNÜ ASLA GÖSTERMEZ.EN BÜYÜK ATATÜRKÇÜ ÜLKESİNİN BÖLÜNMEZ BÜTÜNLÜĞÜNÜ KORUYUP GÖZETİRKEN, ÜLKESİNİN KASASINIDA ÜLKESİNE YAPTIĞI YATIRIMLARLA DOLDURANLARDIR.
G -Tamam tamam …Siz yine sözü bu hükümete getireceksiniz ve Tayyibin en büyük Atatürkçü olduğunu söyleyeceksiniz biliyorum.Siz neredeyse onu ikinci Atatürk yaptınız.
E-Eğitime katkı bu hükümet döneminde dört kat arttı.Her şehre bir ünüversite…Sağlık ta, ekonomide, ulaşımda her alanda iyileşmeler ve hizmetler açıkça görülüyor.Kişi başı milli hasıla onbin doların üzerinde.İhracaat 2007 de patlam yaptı.Bunlar akıllı bir yönetimle oluyor.Dahası yurtta sulh ve cihanda sulh sözünü hayata geçirip, komşularımız ile barışı tesis ettikleri için vede dünya barışı için yaptıkları çalışmalardan dolayıda gerçek Atatürkçü bir hükümet iş başında.
G-İşsizlik almış başını gidiyor siz hala savunuyorsunuz.Yatırım yok, siz inanıyormusunuz ekonominin iyi gittiğine…?Dağdan inenleri davul zurna ile karşılıyorlar şehit anaları ayaklanmış umurunuzda değil?Hayret birşeysiniz ya, insanın sinirleri bozuluyor valla ..ben asla dayanamıyorum bu adama.Hemen kapatıyorum tv yi.Sizide bir türlü anlamıyorum.Gülün karısı, Tayyibin karısı başları sıkma baş sarıklı, etekleri yerlerde bizi temsil ediyorlar.Allahın arabI bile bu çağda başını kapatmıyor, bizimkiler utanç abidesi…Artık arap şeyhlrinin hanımları bile bağlamıyorken başlarını, bizimkiler neredeyse çarşafa girecekler ve siz hala bunları savunuyorsunuz.
E-Sizinle benim farkım bu işte.Ben hiç kimseye kızmam.İzlerim, seyrederim, düşünür ve öyle karar veririm.Sizin baktığınız pencereden bakmam olaylara.Ben mevlütte bile bağlamam başımı.Denize mayo ile girerim ve başımı kapatmayıda asla istemedim, düşünmedim bile…Bana baskı varmı, hükümet bana karışıyormu?AKP İLK KUTULDUĞUNDA ŞERİAT GELECEK DİYE BAĞIRANLARI HATIRLIYORUM.Ama şeriat gelmedi ve yedi senedir bizim özgürlüğümüze asla bir müdahalede bulunulmadı.Bunun böyle olacağını o zamanda söylemiştim ben.Benim nekadar özgür ve açık gezme özgürlüğüm varsa aynı ölçüdede onların yaşam şekillerine vede biçimlerine saygılı olmak durumundayım.O kapatsın, karışma hakkım yok.Onunda bana…Unutmaki hiçbir şey yasak konularak engellenemez.Ben kendimce iyibildiğimi düşünerek başımı kapatmıyorum.O da iyi bildiğini sanarak başını örtmüş olabilir.Örtü konusunu başını kapatan pek çok kişi ile konuşarak, tartışarak, araştırarak açıklığa kavuşturdum.Ailelerinden baskı görmeden kendi özgür iradeleri ile başını kapatan herkes başını açtı biliyormusun?BAŞ ÖRTÜSÜ KURANDA MUHKEM BİR AYET DEĞİLDİR.KESİN BİR AYET DEĞİLDİR.Hatta NUR SURESİ 60 ıncı ayet, menapoza girmiş kadın ların örtülerini bırakmalarında bir sakınca olmadığını söyler.Menapoza girmiş kadın hormonları daha az çalıştığı için yüksek enerji çekemez.Başını örtmeden Kuran okusa bile, namaz kılsa bile sarsılmaz.Kuranımızın indiği dönemlerde Kuran enerjisi güçlü olduğu için erkek kadın başlarını örterlerdi ibadet ederken.Sarsılıp zarar görmemeleri için baş örtüşü gerekliydi.Aslında baş örtme adedi en eski kitaplı peygamberler döneminden gelen bir alışkanlıktır ve tamamen bir ihtiyaçtan, yani ibadet sırasında çekilen yüksek enerjilerden beyin vibrasyonlarının korunması için uygulanan bir adetten ibarettir.rkek ve kadın binlerce yıldır ibadet ederken başlarını kapatırlar.Bu alışkanlık, insanoğlu artık bu yüksek enerjilere adapte olduğu içindirki artık kiliselerde bile insanlar incili başları açık şekilde dinliyorlar ve işin enerji boyutunu bilenler Kuran okunurkende başlarını kapatmıyorlar ve artık sarsılmıyorlar.Baş örtmek tamamen eski bir alışkanlık olup, rabbimizin bir emride değildir ve başı açmanın bu zamanda insana zararı değil, faydası vardır.Artık yüksek enerji çekmek durumunda olduğumuz için, herkesin başını açması sağlığı vede tekamülü için en doğrusudur.BU yüzden bağnazlığını aşmış toplımlarda baş örtüleri hızla bırakılmaktadır.İnandığı bilgiler doğrultusunda başını kapatan insanlarada başını kapattığı için yargıda vede eleştiride bulunmakta kimsenin haddine değildir ve ben bunu asla doğru bulmam.Sadece neden bağlamadığımı ve kendimce doğruları paylaşırım.Bu kadar.Uygun tekamülde olanlar zaten ne demek istediğimi çok kolay anlıyorlar ve Kurandaki şifreli bilgileri kendileri çözüyorlar.Doğru birtane…Herkesin doğrusu tabii ki kendine ama RABSAL DOĞRU BİR TANE.Onuda DOKUZUNCU BİLİNÇ DÜZEYİNDE OLAN VE ONDOKUZUN ENERJİSİNİ ÇEKEBİLENLER ZATEN BİLİYOR, GÖRÜYOR, SÖYLÜYOR VE PAYLAŞIYOR.
G-Ondokuz u çok anlatıyorsunuz ama inanın anlamadım.Nedir bu ondokuz?Kuran\’ın neresinde var ve neyi anlatıyor?Ve… neden siz açıklıyorsunuz?
E-Basit anlatımla tekamül süreci.Dokuz ay on gün bizi ana rahminde barındıran yaratıcımız, bir ve dokuzun imzasını ilk yaradılışta koymuş.Kutsal kitabımız Kuran\’ın MÜDESSİR SURESİ 30 uncu ayettinde \’ÜZERİNDE 19 VARDIR ONUN\’\’ DİYEREK ONDOKUZUN ÖNEMİNE DİKKAT ÇEKMİŞ.Kim için yapmış bunları?Akıl sahibi düşünen insan için.KIYAMET SURESİ 19 da ONU AÇIKLAMAKDA BİZİM İŞİMİZ OLACAKTIR DİYEREK zamanı gelincede açıklanacağını söylüyor.İnsanın evrim süreci, birinci sınıftan başlar.Bu dünya bir ilk okuldur.İnsan öğrenmek ve eğitilmek için rabbimiz tarafından DOĞRU İLE YANLIŞIN AYIRIMI YAPABİLMEK İÇİN beden kazanır. Bu dünya mektebini istersek yedi defa bedenlenerek, düşünmeden yaşar, nereden geldik ve nereye gidiyoruz demez ve öleceğimizi bilmeden bencilce yaşarsak kimbilir belkide milyonlarca defa bedenlenerek bu dünya mektebinde hakikat bilgilerini öğrenmeye mecbur ediliriz. Neden ben diye soramam.Hiçbir önemide yok benim veya bir başkasının bu bilgileri yazıyor olmasının…Önemli olan bilginin içeriğini anlaşılması, kabul görmesi, mantık çerçevesinde önyargısız ve özgür bir yürekledüşünülmesi ve yine düşünülmesi.Unutulmamalıki her yeni bilgi, zamanı geldiğinde açılır ve açıklanır.Şimdide böyle oluyor ve seçimler, seleksiyonlar, elemeler böyle yapılır.Bu dönemlere kitabımız kıyamet der ve bu dönem çok önemlidir.Bilinçler kıyametini yaşar.Sınfta kalanlar ve sınıfları geçenler zorlu imtihan sürecinde ayıklanır.Artık sura üflenmiştir ve boru sesini duyamayanların kıyametidir bu yeni bilgiler.İstemezükçülerin kıyametidir, değişime kapalı olanların ve değişmeye niyeti olmayanların kıyametidir bu ve ben bu hususlar düşünüldüğünde hiç olurum.Değişemeyen tek şeyinde değişim olduğunu daima hatırlayalım.
G-Bizim anladığımız manada gerçek kıyamet nerede o zaman?Seller, afetler, depremler ve batan kıtalar olmayacak mı?
E-Hiç olmaz olurmu?Olacak hemde ziyadesi ile…Oluyorda zaten.Bütün bunlar kitabımızda ayrıntısı ile anlatılır.İş, anlayan ve çözen olabilmekte..İstabulda yanlış yapılaşma yüzünden dere havzasına yapılan evler yıkılınca sel sularında can verenlerin vede ailelerinin kıyametiydi o gün olanlar.Endonezyada yaşananlarda oaradakileri kıyameti.Bugün aileni kaybetsen, sevdiklerini kaybetsen, senin kıyametin olur.Kitlesel kıyametler, bölgesel kıyametlerin toplu yasası vardır ve bu yasalar kitabımızda detaylı olarak anlatılır…İstanbulda geçen hafta yaşanan sellerde 19 kişi öldü, biliyorsun.18 değil, 15 değil.Tam 19 kişi.19 rakkamı daima hatırlatılıyor vazifeli ülkemize…..Bursanın Mustafa kemalpaşa ilçesindede toprak altında tam 19 maden işçimiz can verdi.Tesdüf olabilirmi?Yoksa bize birşeyler mi anlatılıyor rakkamlar üzerinden, ne dersin?
G-Hayatta tesadüf diye birşey yoktur.Öyle öğretildi.Mutlaka 19 dan sohbetler diye internette sohbetlere başladıysanız, bunun bir nedeni vardır.Öğreneceğiz değilmi, zamanla…Son yıllarda deprem, hortum, kasırga ve tusunami ler nekadar artttı.Yoksa kıyametmi bunlar, büyük kıyametin habercisimi…Siz ne dersiniz?
E-Herşey bizim elimizde.Bu bilgiler bunun için açılıyor.Ben bukadar detaylı olarak bunun için anlatıyorum herşeyi..Herşeyin sırrı yine insanın elinde.Dünyanın selameti için, insanlığın selameti için bütün bu uğraşlar.Depremle herşeyi ve hatta siyaseti bukadar”detaylandırarak ilişkilendirmem bunun için.Bunu anlamayanlar olabilir.Biat bilinci bunun için çok önem arz eder.Yani aklının ermediği birşey varsa ve anlatılanlar mantıklı geliyorsa kabul et ve uygula prensibidir bu.
G-Vallahi siz bu Erdoğan hükümetini böyle göklere çıkardıkça bu bilgileriniz asla kabul görmez söyleyeyim.Sizi AKP ye çalışan ve onun partisine üye ve siyasette bir yerlere gelmek içerisinde olan bir kişi olarak göreceklerdir.Bu hükümet gitsin ve şeriat gelmesin diyen milyonlarca insan var.Siz de şeriatmı istiyorsunuz diyeceğim ama kitabınızı okuyunca ve sizinle konuşunca bununda böyle olmadığını görüyoruz.Sizin AKP zihniyeti ve onların gerçekleştirmek istediği oluşumlarla hiçbir ilginiz yokken, tamamen ve zıd fikirleri savunuyorken onları bukadar desteklemenizi kimse anlamıyor?Neden CHP yi desteklemiyorsunuz.Kurana yaklaşımınız cumhuriyetçi ve CHP yi destekleseniz sizi baş tacı ederler ve çok desteklenirsiniz.Neden bunu yapmıyor ve hiç destek bulamayacagınız ve size yoldaş olmayanlara destek çıkıyorsunuz?
E-Bütün konuşmalarımın, anlattıklarımın boşa olması çok kötü.Anlaşılmamaya alıştım biliyormusunuz.Hiç düşünüyormusunuz acaba ben onbeş sene evvelde Tansu Çillere övgüler, sevgiler sunuyordum.Bu sevgiyi ve övgüyü hangi parti lideri bu ülkeye yaptığı h.zmetlerle hak ediyorsa onun için söyleyeceğim ve gördüklerimi, izlenimlerimi paylaşacağım.Dedikodu ve iftira siyaseti üzerinden pirimyapmaya çalışan siyasetçilerin yaptıklarını anlamamak veya görmemek için aptal veya ahlaksız olmak lazım.Ben doğrunun ve haklının yanında olurum.Tayyip beyin de dinsel boyutta görünürde örtüşmeyen fikirlerimize destek veya köstek olması gelecekte endişem olamaz.Unutulmasınki ben dosdoğru neyi biliyor ve neyi hissediyorsam, ne yi anlatmam gerekiyorsa onu söylüyorum.Türkiye seçilmiş ve vazifedar bir ülkedir ve vazifesinide her koşul ve şartta yerine getirecektir.Allah da doğruların yar ve yardımcısı olmaya devam edecektir.Muhalefet partilerininde ülke bütünlüğümüz vede geleceğimiz için bunu böylece bilip, birlik bilinci ile hareket etmeleri gerekir.Dinsel ve İslami görüşlerimin destek bulması veya bulmaması da insanımızın bileceği bir husus.Bize düşen anlatmak, paylaşmak ,doğrularda buluşmak.Bukadar.
G-Bilgilerinizi kendi bilgilerinizmiş gibi anlatıyorsunuz.Hani parmağınızdan ışınlandıktan sonra yazmaya başlamıştınız….Bu bilgiler anladığım kadarı ile size yazdırılmamışmıydı…?
E-İster Allah sözü olsun, ister insan sözü olsun,Yeter ki akla uyulsun, AKIL RABBE YOL OLSUN.Size şiirle karşılık.Şiirlerin içinde bütün bu sorularınızın cevabı var.Ama çarptırıp, yamultmasınlar diye bu sohbetleri yapıyoruz.Bu şiirleri yazan el benim elim.Sen yazana değil, yazdırana bakacaksın.AKLINA UYMAYANI, AKIL İLE BULACAKSIN. Şimdi sana bir soru.Sen yaz bakalım bir dörtlük veya birkaç mısra yazabilecekmisin?İlham gelmezse yazabilirmisin?Herkese ilham gelirmi?Hadi çok zorladın ve uğraştın, birkaç satır döktürdün.Ezbere okuyabilirmisin?ONDOKUZ HARFLE BAŞLAYAN KAÇ ŞİİR YAZABİLİRSİN VE BUNLARIN TAMAMI KAÇ MISRA OLUR ? BUNLARI EZBER OKUYABİLİRMİSİN ? SEN BUNLARI OKUYORİKEN İNSANLAR HAYRANLIK DUYUYOR VE MEST OLUYORLARMI?GÖZYAŞI DÖKÜP DUYGULARINI DİLE GETİRİYORLARMI?Aşk meşk şiirleri neysede, dinsel içerikli şiirler ilham gelmeden yazılamaz ve ilhamıda verenRabbimizdir.Biz insanlar Rabbimizin halifeleri olarak onun emirlerine boyun eğer, lutufunu da paylaşırız. İnsanların yargılarıda, değerlendirmeleride bu bağlamda önemli değildir benim için.Benim için önemli olan bu yazdıklarımın doğruluğunu vede tasdikini yıllar içinde görmem.Yazdıklarımın doğruluğundan emin olmam.Bunu akıl yürüterek sorgulamam.Dahasıda bütün inançsızlıklara karşı gösterdiğim metanet.İnsan maalesef KENDİ AKLI KADAR RABBİNİ VE RABBİNİN BİLGİLERİNİ ALGILAYABİLDİĞİNDEN yanılgıda olabiliyor.DOKUZUNCU BİLİNÇ SEVİYESİNDE OLAN VE ONDOKUZUNCU BOYUT ENERJİSİNİ BEDENİNE DEPOLAYABİLEN İNSAOĞLUDA ,HÜCRE GEN PROGRAMINDAKİ BİLGİLERİ DOĞRULTUSUNDA HERŞEYİN EN MÜKEMMELİNİ YAPARAK, EN DOĞRULARI DA GÖREBİLME VE ANINDA DÜŞÜNEBİLME YETİSİNDE OLUYOR.Şeriat-Tarikat-marifet-hakikat. Tasafvufta hakikat boyutunda bu mertebeye ulaşmış olanlar, hakikat bilgilerinide almaya, algılamaya ve uygulamaya hazır durumdadır.HAKİKAT BOYUTU EN-EL HAK lık mertebesidir ve bu bilinç düzeyinde İNSAN İÇİNDEKİ RAB İLE BÜTÜNLEŞİR VE İNSANI KAMİL(Hakiki insan olur)Bir başka sohbette buluşmak üzere iyi geceler…
Bu sitede bulunan her türlü belge ve raporların her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.