ONDOKUZDAN SOHBETLER59
S-Nepalde uçak düşmüş ve tam 19 kişi ölmüş.Hiç kurtulan olmamış, ne kötü bir son.
F-Çindeki toprak kaymasındada bir okul toprak altında kaldı,19 çocuğun öldüğü haberi verildi.Bu dahada fena..Ölenler küçücük çocuklar,ölüm şekilleri çok korkunç.Geçenlerde flipinlerdede feribot kazasında ölenlerde 19 kişiydi.Ondokuz lu ölümlere takılıyorum ve düşünüyorum.
A-Özalın tam19 yıl sonra açılan mezarından bozulmadan çıkan naaşınada takıldım arkadaşlar.Mezar 19 yıl sonra açılıyor ve naaşın neredeyse karaciğeri bile yerinde.Hayretki ne hayret..Ama zehirlenme olaylarında bazı zehirlerin cesedi çürümeden koruduğu bilinen bir gerçek.Gerçi naaşı suyun içindeymiş ve suyunda koruyucu özelliği olduğu söyleniyor.Oksijenle temas etmezse ceset çürümezki.Sani ceset faillerin ortaya çıkması için çürütülmeden bekletilmiş.
E-Özal bu memleketin cumhurbaşkanı sıfatı ile öldürülen ilk şehididir.Ülkemizin büyümesini istemeyen güçlerin, kalleşçe kurban ettiği cumhurbaşkanımızdır.
Döneminde birden bire hortlayan Kürt Türk çatışmasının altında yatan hakikatlerin farkındaydı, yaşasaydı keskin zekası ile önleyebilirdide.Hangi kürt,kürtlerin hakkı diye kendi halkına silah sıkar, okullarını yakar, dükkanlarını yağmalarki?Bunların hepsi pis bir tezgah.Zaten öldüğü gün koskoca köşkte birtane doktor ve birtane ambulans bile olmaması herşeyi açıklıyor.Zamanın sağlık bakanı Halil Şıvgın ölümünden duyduğu şüpheleri medyayla paylaşmışdı.
Ergenekonun kullanılan kalemlerinden Emin Çölaşanın bir yazısında, Özalın bir yıl içinde öleceğini, sağlığı hakkında kötü haberler aldıklarını, Cindorukunda kendisini bu konuda bilgilendirdiğini filan okumuştum.Süleyman Demirelinde böyle söylediğini, bir yıl içinde öleceğini biliyorlardı.Amerikadan döndüğünde sağlık raporları Özalın sağlığının gayet iyi olduğunu gösteriyor kendiside turp gibiyim diyordu rahmetli..
F-Turp gibi adamı iki seksen uzatıp, hastahane hastahane dolaştırıp bir an önce öldürmek için zamanın ele başları maaşallah hertürlü gayreti göstermiş.
Birinci adamı herkes çok merak ediyordu.Ölümün aydınlatılması ile birinci adamın ipleride medyanın eline verilecek gibi..Şu ipler tek adama uzanmalı.
S-Ne tek adamı, ne tek ipi??Ohooo bu tek adamların kuyrukları taa sınır ötelerinde okyanus ötelerine kadar uzanır ve iplerde çoğalır.
A-Medya ipleri biribirine dolamada ustadır koçum.Akı, boku karıştırıp ortaya karışık mayonez sosu çıkarır.Valla tansiyonlarım çıktı haberleri izlerken.Sanatçılar ortaya dökülmüşler illada ölüm oruçlarını savunuyorlar, devlete yükleniyorlar.Sanırsınıki kodeslere tıkılan bu insan müsveddeleri memlekete hayırlı bir iş yapmışlar da öyle tutuklanmışlar.Ayol polisin, askerin kafasını gözünü yarıp ortalığı yangın yerine çeviren bu molotoflu sokak teröristleri doğuda yakmadık, yıkmadık okul bırakmıyorlar.Bu alçakların neresini savunur bunlar, anlamam.Bunları sokağa salmak için var güçleri ile sokakta eylemdeler.Yok anadilde eğitim isterlermişde, bilmem neymiş.Ana dillerini konuşuyorlar zaten karışanmı var kardeşim.Ama niyetleri vatanı bölmek, parçalamak.Devlet iki dilli
olurmu?Nerede görülmüş?Dışarıdan desteklerle ülkeyi krize sokup, hükümeti devirip, soygun düzenini, kaçakçılık düzenini getirip tembellik yapıp karın doyurmak istiyorlar Vallahi hiç acımayacaksın bu sokak itlerine.Hiçbirisi insan değil bunların.İnsan olsalar zaten düzene saygıları olur.Taşla sopayla silahla hak aramazlar.Bunları 24 saatte idam edeceksin bak bakalım terör kalıyormu.Yemin olsun başbakan olsam derhal bu BDP lilerden balayıp üçünü beşini ibreti alem için sallandırırım sokak ortasında.Çıtları çıkarsa şerefsizim Bayrağa ve devlete topu secde ederler. Karektersiz insanlar bunlar.Saldırgan, vahşive terbiyesiz..Ah.. şu açıkoturumlara beni çağırsalarda şu BDP lilerin karşısında sorularımı sorsam olmazmı?Bunları adam yerine koyup konuşturuyorlar arkadaş.Beni çıldırtanda, delirtende çanak sorulara, çanak cevaplar alınması?Zaten bu zevatta malum medyaya konuk oluyor her daim.Bana getirin onları, insanlık müsveddelerini getirin bana ve alın cevapları..
E- Ülke yönetimini doğru adamların eline verdinizmi ülke sınırlarının dışına uzanan ipler, o iplerle bize sek sek atlatanların bu sefer boyunlarına dolanır.Bu ülkede sokakları dolduran boş ve kuru kafaların olduğu kuru kalabaluklar bu ülkede yapılan her iyi şeye karşı geldiler.Köprü yapacasınız karşı gelirler,şimdide taksim meydanı için yapılan iyileştirme çalışmalarına karşılar.Güçlü devletler, Amerika gibi devletler, devlete karşı işlenen suçları hiç affetmez ve şiddetle cezalandırır.Bizdede yavaş yavaş hayata geçen bu uygulamalar ipleri dışarılara kadar uzanan çakalları endişelendiriyor.Terörü ve şiddeti gündemde
tutarak emperyalist güçlere destek oluyorlar.Ufak akıllar, muhasebe ve muhakemeden yoksun olduklarından bunların ardına bilmeden takılıyorlar.Beni üzen tek şey bu eylemleri yaparkende gerçekten nasıl alçakça kullanıldıklarını bilmemeleri.Eylemleri memleket ve vatan hayrı için yaptıklarını düşünmeleri.
S-Filistin lideri Yaser Arafat ıda zehirleyerek öldürdüler.Şimdi Fransa neyle zehirlendiğinin araştırmasını yapıyor.Radyoaktif maddelere rastlandı giysilerinde, bedeninde Ölümlü dünyada öldürmenin mantıksızlığını, saçmalığını insan YEDİNCİ BİLİNCİN üzerine çıkınca çok açık anlıyor.Ama ne yapalımki bilinç yolculuğunda, tekamül yolculuğunda doğru ile yanlışı göre, bula, yanıla ilerliyor insanlık.
M-Karadenizin içinde Nuh zamanında hayatlarını afet yüzünden kaybeden insanların insanların cesetlerininde halen bozulmadan durabileceği iddialarıda gündemde bu sıralar Bilim adamları sürekli iz peşindeler.Karadenizin derinliklerinde oksijen miktarı sıfırmış Bakalım atalarımız hala daha bozulmadan binlerce yıldır oradalarmı, araştırmaların neticesinde göreceğiz.Cudi dağının eskiden karadeniz dolaylarında olabileceği ihtimali üzerindede düşünülüyor.
E-İnsanoğlu binlerce yıldır iz peşinde.Aslında hakikatler açık ve kolay.Bugün konuları dağıtmayalım.Gündem ateşli ve ülkemiz keskin bir kılıç üzerinde ağır sınavdan geçiyor. Suriyeli yüzbini aşkın mülteciye aş ve yaşam veriyoruz.Sadece bu bile ülkemizin büyük bir devlet olduğunun göstergesi.Sadece büyük değil,merhametli ve ahlak sahibi bir devlet anlayışı ile yönetildiğinide gösteriyor.
S-Kemal bu Suriyelileri barındırdığımız ve onlara ekmek verdiğimiz için isyanlarda..Ne adam yarabbi..Allah merhamet dağıtırken o nerelerdeydi diyeceğimde.Aslında merhametli adam ama, ardına düşenlere yaransın diye illa muhalefet edeyim diyor ve hata yapıyor. Kapına gelen aç ve yaralı insanlara, imdat dileyenlere nasıl kapıyı kapatabilirizki?Bunu hangi vicdan yapar, hangi insan kabullenir.
E-Bu muhalefetin ettiği tek şey DOĞRU ile YANLIŞI karıştırıp insanları sınava çekmek.Onlarında görevi bu.Yanlışı doğru gibi anlatacaklarki, adam kandırıp insanları sınıfta bıraksınlar.Şeytan işbaşında ve ona yüreğini açan insanları önce kandırıp inandırıyor sonrada vazifesini başarmanın mutluluğunu yaşıyor.
A-Bu yaşamlarında şeytanın tuzağına düşüp ona hizmet edenlerde hem bu yaşamlarında, hemde sonraki yaşamlarında yanlışlarının bedellerini ağır yaşam koşulları ile ödüyorlar. Siyasi tercihlerde yapılan yanlışları, yaptıkları hataları, ağır yaşam koşullarının var olduğu ülkelerde bedenlenerek fazlası ile ödüyor ve HAK bilincini bedeller ödeyerek hücrelerine işliyorlar.Yaptığımız hatalar ve aldığımız ahlar tıpkı cam kırıkları gibidir.Bu cam kırıklarının üzerine basmadan ve ayaklarımızı yaralamadan yürümek ve yola devam etmek imkansızdır.İlahi düzende herkes, mutlaka kendi ayıp ve yanlışları ile yüzleşir.Bu muazzam bir sistemdir veİNSANI MUTLAKA DOKUZUNCU BİLİNCE GETİRİR.Birden dokuza bilinç yolculuğundada şeytan en büyük öğretmen.Camları kırdırıyor ve yolumuza döşüyorlar.
S-Sınıfta bırakmak için canla başla çalışan bir öğretmen Şeytan.Bizi sınıfta bırakmak için uğraşırken, veliler, peygamberlerde yolumuza ışık oluyor şükürler olsun.Yaradan rehbersiz ve yardımsız bırakmıyor.İsteyenin ve dileyenin yoluna mutlaka eli fenerlileri bir şekilde gönderiyor.
S-Myanmarda çocuk işçiler hergün çakıltaşlarını sırtlarında taşıyarak amelelik yapıyor.On yaşında çocuk işçiler, öldürülünceye kadar en ağır şartlarda çok az paralara çalıştırılıyorlar. Din savaşları yüzünden yoksulluk ve açlık kol geziyor dünyanın birçok yerinde.Ülkemizde beden kazanmak ne büyük şans diye hepşükrederim. Şükrederken bilirimki buda benim hak edişliğim.Doğuda çocukların ellerine taşlar vererek sokak çatışmalarına salan, polise saldırtan ahlak fakirlerinin,kandan ve savaştan beslenen sülüklerin, ilahi adalet yasası çerçevesinde sonraki yaşamlarını ELLERİ VE AKILLARI İLE oluşturmaların sonuçlarına katlanmaları,katlanırkende hala daha düşünce fakiri olarak HAK yasalarına göz yummaları ne acı.Keşke bilselerdi diyorum..Keşke düşünebilselerdi..
A-Orta doğu kaynıyor.Suriyede kan gövdeyi götürüyor.İnsanlar öldürülüyor ve oluk oluk kanlar akarken, çocuklar can çekişerek canlar verirken birleşmiş milletlerde alık alık bakıyor.Libyaya uyguladıkları yaptırımı, suriyede petrol olmadığı için, menfaat olmadığı için uygulamıyorlar.Tüm insanlık, hatta Amerika bile seyirci.Sadece ayıplıyorlar.Yaptıkları bu.Bir seneyi aşkın süredir bizdenbaşka tüm insanlık bu katliamlara seyirci..Aklı almıyor insanın.Bu nasıl insan hakkıdır?Nasıl yaşam hakkıdır.Bu vahşet İnsanların kurduğu tüm barışcıl sistemlerin çöktüğünün göstergesidir.Yazıklar olsun insan hakları sözde savunucularınada, birleşmiş millelerede, çocuk hakkı diye ortalıklarda dolanan ve pahalı otellerde konferanslar veren soytarılarada..İsterimki haksız bir cana zulm edildiğinde, haksız bir cana kast edildiğinde,Birleşmiş milletler yapanın ensesinde boza pişirsin, burnundan getirsin.Haksızlığa ve savaşa tüm dünya devletleri bir olup yumruğunu indirsin.Ne zaman duracakbu vahşet, akan kanlar bilmem.
S-Kim ne derse desin arkadaşlar, ben hükümetin Suriye politikasını çok doğru ve yerinde görüyorum.Öncelikle çok insani ve çok tutarlı bir politika.Davutoğlu işi iyi
götürüyor.Türkiyeyi ortadoğu bataklığına çekmek isteyenler, oraya gömmek isteyenler tüm ısrarlarına ve Ali cengiz oyunlarına ve hatta malum muhalefetinde maşalık
tezgahlarına rağmen büyük bir soğuk kanlılık ve akılla oyunun tüm hamlelerini görüyor.Az kaldı..Esadın işi zor.Keşke Erdoğanı ilk başta dinleseydide demokratik
düzene gönüllü geçseydi. Ülkesini bitirdi, kendisini bitirdi..Hırs, aklın önüne geçerse sonuçları acı oluyor.
F-İran Esadı destekliyor, aklım almıyor.Biri ülkesindeki başı açık kadınları kırbaçlıyor, hapse atıyor, sözde şeriat uyguluyor.Esadın ülkesinde kadınların giyim ve kuşamları serbest Baş kapatma zorunluluğu yok.Bu ikilem yüzünden İranın Esadı desteklememesi gerek diye insan düşünüyor ama işin aslı öyle değilki..
S-Nejat ta ,Esad da diktatör.İkiside kendi çıkarları peşinde.Her iki liderde İslamın işaret ettiği örnek insan profilinden çok uzak.İSLAM, ÖZGÜRLÜKLERİ SAVUNAN
İNANÇLARI SAVUNAN, İNSANIN DİLEDİĞİ VE İSTEDİĞİ GİBİ YAŞAMASININ ÖNEMİNİ AYETLERLE HATIRLATAN EN SON, VE EN MÜKEMMEL DİN.İki diktatör, ellerinde silahlar ve kırbaçlar kendi akıllarınca insanları doğru yola götürmek için uğraşıyor.Bunlar kuran okusa ne fayda..İnsan küçük akıllı olursa, okuduğunuda, dinlediğini
de AKLI KADAR ANLIYOR.Bu akıl ve vicdan fukarası liderlerde hem bu dünyada, hemde sonraki hayatlarında ettiklerini, ÇEVİRİP, ÇEVİRİP YARATAN sayesinde fazlasıyla ödüyorlar DİNDE ZORLAMA YOKTUR diyen Allahın ayetine karşı gelen bir insanı başa getiren, yönetime getiren insanların,ELLERİ İLE ETTİKLERİNİN CEZASINI bu dünyada görmeleride ibret verici.İnsani değerlerden ve DOĞRUDAN UZAK liderlerin etrafında kümelenen ve ardına takılan akıllar hem bu yaşamlarında hemdesonraki yaşamlarında DOĞRU ile YANLIŞI ayıramadıklarının bedelini, doğrudan uzaklaşmanın bedelini AKLINI ve VİCADANLARINI kullanamamalarının bedelini hak ettikleri yaşam şekilleri ile fazlasıyla ödüyorlar.
F-Amerikada seçim yakında.Ben Obama yı destekliyorum.Tam seçim arefesindede yüzyılın kasırgasına yakalandılar.Gerçi Esma ablamız bu kasırganın tahmin edilenin
altında bir zararla atlatacağını söylemişti.Haklıda çıktı.Ölü sayısı trafik kazasında hayatını kaybedenlerden fazla olmadı.Maddi hasarla atlatıldı.Bu seçim arefesindeAmerikan halkına Allah tarfından mesaj veriliyor diye düşünüyorum.Zaten ALLAH İZİN VERMEZSE BİR YAPRAK KIMILDAMAZ, KIMILDAYAMAZ da..Ama düşünene, anlayana,anlamak isteyene..
T-Kullanan ve kullanılan ilişkisi çıkarınca birilerini kullanmak ve bundanda çıkar sağlayanlar bu liderler Allemei cihan olsalar, kendilerini asla kabul ettiremezler.Hertürlü
karalama ve iftiraya uğrarlar.Çıkarlarına çomak sokulanlar, bin türlü hile ve hurdayla, insanların doğruları görmelerine engel olurlar.İlahi plan seçimlerinide, not vermeyide
olaylar üzerinden yapıyor ve gelecek hayatları, karmaları hazırlıyor.
F-Kuran pek çok ayette, lider seçiminin önemine vurgu yapar.BAŞ olacak adam,başa gelecek adam nitelikli ve donanımlı olacak.AKIL VE AHLAK olarak büyük olacak.
Küçük akılların ardına takılan toplumların, hem maddi, hemde manevi helak edildiğini anlatır.BÜYÜK AKIL VE BÜYÜK AHLAKIN PEŞİNDEN GİDİLMESİNİ SÖYLER.
E-Dokuzuncu bilince çıkmak için herşeyle ve herkesle imtihana çekilen insanoğlunun ONDOKUZA yaptığı yolculuk maalesef çok yorucu ve çok zahmetli..Bu yolculu
ğu selametle bitirmenin tek çaresi AKLI VE VİCDANI HERZAMAN KULLANMAK.Akıl bahşedilen ve Rabbimin ruhundan üflediği canlılar olarak insani ve dünyevi barışı
sağlamakda akıl bahşedilenin en başlıca görevi.Amerikadaki seçimleri dilerim OBAMA kazanır.Rakibi savaş yanlısı.Bu insanlık için felaket olur.Amerikadaki seçimler
dünyamızın manyetik alanlarınıda fazlası ile etkileyecek ve KADERİNİ BELİRLEYECEK Erdoğan ve Obama bir dönem daha görevde kalırlarsa hem dünya barışına hemde dünyamızın aurasına büyük katkıları olacak.Deneyimi ile daha fazla katkı yapacak.
M-Yüzbinden fazla insana ekmek veriyoruz.Araplar tarih boyunca Türkleri sırtından vurmuş.Nankör araplara yaranacağımızı hiç sanmıyorum.Bence sınır kapılarını kapat
malı ve Suriyeden kaçanları almamalıydık.Hiç doğru bulmuyorum yapılan yardımları..
S-Olayları yine 45 dereceden değerlendiriyorsunuz Melih bey.Biz bu sohbetlerle her olayı en azından180 derecenin üzerinden değerlendirmeyi, öyle bakabilmeyi öğrendik.
Rabsal bakış açısına yaklaşık düşündüğümüzde, sizin bakış açınız zalime tam destek.Zaten Esad e destek veren kendi halkı olmasa, bukadar ölüm ve zulm olurmu?ZULME
SUSMAK, ZULME SEYİRCİ KALMAK, ZALİMİN YANINDA OLMAYLA EŞDEĞERDİR Bazıları yaşanan vehameti çarptırarak, yamultarak, içini boşaltarak kendilerince Esada hak
veriyorlar.Muhalefet bunu yapıyor.ÖNEMLİ OLAN TEK GERÇEK VAR.ODA ALLAH KATINDA DOĞRU OLANI YAPMAK.Herkes olaylara bu pencereden baksa EN DOĞRU yu görecek ve bilecek.Bilinç basamaklarını çıkmak için merhamete ihtiyaç var dostum.Bu kafayla, merhameti susturarak, bananecilik anlayışı ile sen beşe bile çıkamazsın
haberin olsun.Her yaşamda patinaj yapıp yanlışta ısrar, kişiye zarar..
M-Merhametten maraz hasıl olur, duymadınızmı?Ne halleri varsa görsünler diyemedik, hemen kucakladık.Hiç sevmem şu nankör Arap milletini..
F-İyilik yap denize at.Alık bilmezse Malik bilir demiş atalar.Sen iyilik yapacaksın, sen doğru olanı yapacaksın, sen AKLA UYANI YAPACAKSIN.Yapmayanı bırak Rabbine..”O”
hesabı en adaletli görendir.Tarih, bunun örnekleri ve ibretlik olaylarla dolu.Dünya zaten ölümlü, nasılsa öleceğiz.Onurlu bir şekilde “HAK” için can vermek çok kutsal, çok
değerli.Şehitlik mertebesi bunun için kıymetli.”Şehitler ölmez” diye boşuna söylenmedi Kuranda şehitlik mertebesinin yüceliği, anlamı ve değeri açıktır.”HAK” söz konusu ol
duğunda HAK kın dışındaki tüm değerler susmalı.Sadece hak konuşmalı.BİZ DOĞRULARI HAK İÇİN SÖYLER, HAK İÇİN SAVUNURUZ.Bundan öte söylemler HAK karşısında
tüm değerlerini yitirir.Biz Suriye için insani olanı yapıyoruz.İnsansalar bilecekler, bilmeliler Kapıya can havli ile geleni kapı dışarı etmek hangi insanlığa sığar acaba?Muhalefet bunu istiyor.Küçük akıllar ya sonrasını hiç düşünmezler.Halbuki insan olan,” ben bunların yerinde olsaydım” diye düşünür.Vicdanlı insan kendisini daima karşısındakinin yerine koyandır.Suriyelilerin bize maliyeti milyar dolarlarları buluyor ama ben ülkemizinde tüm belalardan ve afetlerden dualarla korunduğunu düşünüyorum.
S-Kuldan bela gelmez, hak yazmayınca..HAKTAN BELA GELMEZ, KUL AZMAYINCA Azan topluluklar düşünsünler, kullar düşünsünler derim ve pek severim bu sözü.
A-Dün gazetede okudum.Çillerde ifadeye çağrılmış.Batı çalışma gurubunun marifetleri bir bir ortalığa seriliyor.Hükümetin baskılarla nasıl istifaya zorlandığını açıkça anlat
tı kadıncağız.Nasıl baskılar ve tehditler yapıldığını herkes biliyor.Gerçektende şu zaman denilen, adına ZAMAN denilen mükemmel sistem, insanın ayıplarıyla yüzleşmesi
hatalarıyla yüzleşmesi için mükemmel bir noter.O dönemin tüm sorumluları kendi kırdıkları camların üzerine basa basa, ağır ağır ilerliyorr ve hatalarının bedelini yaşayarak
ve acı çekerek ödüyorlar.Ama hala inkardanda vaz geçmiyorlar.Aslında dürüstçe hataları ve geçmişleri ile yüzleşseler, gerçekleri kabul etseler kesinlikle ilahi yardımlar
da gelecek, daha az bedel ve ceza ödeyecekler.Ama hala inadım inat, benimki iki kanatta ve inkarda ısrarcılar.Sanki bu memlekette savcının iddialarının tümü hayal mahsülü ve gerçek dışı.İnatla bunu söylüyorlar, savunuyorlar hava civa yazar çizer takımıyla..Her inkar boyunlarına ve ayaklarına dolanıyor farkında değiller.Şeytanın aklına uyarak işledikleri günahların büyüklüğünün tövbesinden uzaklaşarak gelecek günlerini, gelecek hayatlarını ve karmalarınıda ağırlaştırıyorlar.Biz yaptık,hata ettik, pişmanız deseler kendileri kazanacaklar..İlla inkarın kendilerine zarardan başak birşey kazandırmadığını yaşayarak öğrenecekleri insanın içini burkuyor.
E-Bilinç boyut atladığı zaman yapılan her hatanın ve yanlışın insanı büyüttüğüde hatırlanarak, hatalardan ders almalar, hataları sahiplenip pişmanlıklar, kabuller kolaylaşır.
Yedinci bilince ulaşamamış bir akıl daima hatalarda ısrarcıdır, kabulde isyankardır, red edicidir.İnsanoğlu hatalarla gelişir, yanlışlarla olgunlaşır ve büyür.Tüm yanlışlar ve yanılgılar insaoğlu içindir ve olağandır.Bizler hatalardan dersler alıp, hatalarımızla büyümek için, BÜYÜK AKIL, BÜYÜK VİCDAN OLMAK İÇİN İMTİHANDAYIZ.
Ozaman her inkarın zararı bize değilmi?Kendimizi kandırsak ve herkesi kandırsakta, İlhi akılla hesaba çekildiğimizde ne olacak?İnkarları, büyük akılla hesaba oturmayaca
ğını sananlar yapar.ÖLÜMÜ BİLEN, RABBİNİDE BİLMEK VE KURALLARINI ANLAMAK ZORUNDA.Bukadar kitap, bukadar peygamberler boşuna gönderilmedi.Büyük aklasecde etmez, BÜYÜK AKILDA BİREŞMEZSEK vay insanlığın haline derim.Çok ama çok acı yarınlara gebe olan dünyamız, felaketlerle daha hızlı bir sınava tabi olacak.
Medemki acıdan ve çaresizlikten ancak medet umarak düşünmeye başlıyoruz, o zamanda YAŞAYARAK ÖĞRENME programı devreye girer.
M-Yaşayarak öğrenme programı herzaman devrede değilmi?Öyle öğrenmiştik sanıyorum.
E-Dönem sonlarında bu program hızlanır.Eğer uyarıcılar devreye girdiyse program hızlanmışdır.KIYAMET dönemlerinde imtihanlarda, DOĞAL AFETLERDE de bolluk vardır.Dünyamız şimdi çeyrek kıyametine hazırlanıyor ve bu kıyamet dünyamızın yarısını silip süpürecek.Yok edeck kadar şiddetli olacak.
F-Dünya barışı sağlanırsa bu kıyameti az hasarla atlatacağız değilmi?Tüm bu bilgiler, tüm bu çabalar bunun için geliyor, yapılıyor.Dünyanın bozulan manyetik alanlarını
ve aurasını düzeltecek olan yine insan aklı ve insan beyni.Dünya insanın enerjisi ile bir ahenk ve uyum içinde.İnsaoğlu egosu ve hırsları ile bunu mahvediyor, bozuyor.
Bataklık ve sulak alanların yok edilmesiyle atmosfere salınan karbon miktarının ölçülemediğinin altı çiziliyor.Dünyamız son elli yılda görülmemiş şekilde nükleer atıklarla
ve kimyasallarla zehirlenmiş durumda.Gelecek içler acısı ve hala daha silah tüccarları can ve kan üzerinden para kazanma derdindeler.İNSANLIK UTANMALI.
——————————————————————————————
S-Darbelerde medyanın rolü üzerinde bir açık oturum izledim Tv de.Helal dedim, vallahi ne akıllı, ne dolu kalemler, yürekler beyinler yetişmiş ben görmeyeli..Melih Altınok diye taraf gazetesinin bir yazarı vardı.Gençten bir çocuk.Kardeşim konulara bukadarmı hakim olunur, bukadarmı güzel savunulur.Bence bu yayınlar fevkalade güzel ve ara ara devamlı verilmeli.Tartışma programları pek çok bilincin hızla açılması büyük katkılarda bulunuyor.
A-Şartlanmış örümcek kafaları ve küçük akılları çıkarmayacaklar kardeşim.Çıkarmışlar Yalçın Doğanı adam resmen saçmalıyor.Yalan, dolan, kaçamaklık, kaypak ifadeler insan sinir oluyor Twetr a döşeneciğim sırada internet kopuyor..Velhasılı ben dayanamıyorum saçmalıklara..Mehmet Ali Birant medyanın hatasını açıkça kabulederek hepimiz suçluyuz dedi.Helal olsun adama.Hatayı kabullenmek erdemdir, ders almak erdemdir.Medya koltuk çıkmasaydı ne 28 şubat, nede öncesi asla yaşanmazdı.Medya sorumlu davransaydı, ahlaki ve vicdanlı davransaydı bu yakamozlar, ay ışıkları, balyozlara yeltenenlerin hevesleri sadece kursaklarında kalırdı.İcraata geçilmezdi.Bu memleketin insanına cumhuriyeti koruyoruz, kolluyoruz edebiyatı ile çok acılar çektirdiler ve bu akıl fukaralar cumhuriyetide demokrasiyide tehlikeye attılar.Bu milleti emperyalizmin kucağındaki sözde demokrasiye mahkum ettiler ve bu sistemden nemalandılar, nemalandırdılar.IMF ye mahkum bir ekonominin, devletin, demokrasisi olurmu?Dışa bağımlılıktan kurtulduğunuz sürece demokrat olma, demokratik olma hakkınız olur.Size para verenler, otur otur, kalk, kalk derse, şunu sat bunu ek, bunu ekme, satma derse sizin nerenizde demokrasi acaba..??Şimdi bu düzenin çarklarına çomak sokuldu, mekanizma iyice bir bozuldu.Sokaklara çıkıp Cumhuriyet diye bağrışmaları, tepinmeleri bu yüzden.En fazla şu sokaklara dökülüpte nasıl ve ne amaçla kullanıldıklarından bile bihaber kuru kalabalıkların, kuru gürültülerine acırımda acırım.CUMHURİYETİMİZİ EMPERYALİZMİN KUCAĞINA OTURTUPTA ortalıkla laik, demokrat ve cumhuriyet edebiyatını yapan darbe şakşakçılarına asla acımıyorum.Hepsi cezalarını çeksin istiyorum.
F- Yalçın Doğanın o dönem yazılarını okuyanlar, darbe şakşakçılarının birinci kalem lokomatifi olduğunuda bal gibi bilirler.Ahlak lı ve meslek ilkelerine uyan bir medya olsaydı
memlekette ne darbeler olurdu, nede düzen bozulurdu.Medyayı önüne katmadan hem bizim ülkemizde, henmde tüm dünyada hiç kimse hiçbir haltı yiyemez tamamı?Bütün kötülüklerin başlıca lokomatifi herzaman medya olmuştur.
E-Yerden göğe çok haklısınız çocuklar.Herzaman söylerim.Hz Musa, İsa, Muhammed döneminde böyle bir medya gücü olsaydı dünyada hem barış, hemde adalet
bukadar ayakaltı olmaz, bukadar acı ve ızdırap asla yaşanmazdı.Bunca kan dökülmezdi.Bu medya gücü dünyadaki tüm kötülükleri, savaşları, hastalıkları bitirebilecek güce sahiptir Bu gücünü kullanmazsa zaten kendiside bu çarkın dişlilerinde bitecek, dünyamızın bitişine tanıklık edecektir.Medya herşeyin, güzellik ve kötülüklerinde lokomatifidir DÜNYANIN GELECEĞİ ŞİMDİ MEDYANIN ELLERİNDEDİR.Medyaya büyük sorumluluk düşmektedir.
A-Ablacım sanki ölüm hariç, herşeye deva gibi konuştun medya için.Düşününce gerçektende öyle.Öğretici ve eğitici gücü çok açık.O zaman halkın bilinçsiliğinden, akılsızlı
ğındandanda nemalanmaları çok doğal.İnsanlar çokça aptal kalır ve öğrenemezlerse kandırılmalarıda kolay olur öyle değilmi?Bencede medyada çoğunluk fazla aklı sevmiyor
E-Ülkemiz medyasındada geçmişe göre büyük yenilikler, büyük yürekler, büyük kalemler yer alıyor.Çok güzel ve başarılı programlar yapılıyor.Darbe dönemlerinin medyacılık alışkanlşığını, yerini bilgilendirme ve tartışma programları ile zenginleştiriyorlar.Günümüz medyasında büyük ilerlemeler var.Aydınlatıcı bilgilendirme programlarını algılayabilecek, değerlendirebilecek akıllar çokça olmadığı için marifette iltifata tabi olduğundan kim ne giymiş,niçin giymiş, kime giymiş, kim ne almış programları rağbet görüyor.
F-Türkiye şükürler olsun geçmişe göre yakın zamanda tam üç kat büyüdü.Eğer bu büyüme gerçekleşmemiş olsaydı, Türkiye bu dönemde büyük ve lider ülke olmamış olsaydı, kuyrukları dışarıda olan maşon ve mişon amcaların çabaları ile, bu maşonların emirlerine tabi ergenekon medyasınında yardımları ile bizi çoktaan bölmüş ve parçalamışlardı.Yakalanan mühümat ve silahlar akıllara durgunluk veriyor.Doğuyu ele geçirme ve ülkemizi bölme planları geciken ve dağlarına karlar yağan terör örütünün dış mihrakları, şimdi telaşla ve bilinçsizce okullara bile saldırıyor, öğrencilere, ailelerine eziyetler ediyor ve bu ahlaksızlar okulları yakıyor.Herkesin tüm planları bu yapılanlarla açıkça ortaya çıkıyor.Artık terörün ve BDP nin kürt sorunu safsatalarına kimse inanmıyor ve kulak asmıyor.DEVLETİN GÜCÜ devleti yıkmak için çalışanların üzerine her koldan kabus gibi çöküyor.Ben bu hükümete, devletin gücünü ortaya koyan ve bunun için canla başla çalışan herkese bu milletin namus ve can borcu olduğunu düşünüyorum arkadaşlar.
E-Tamamen katılıyorum Fatih bey oğlum.Hepimiz can, mal ve namus borçluyuz bu hükümete.Ben olabilecekleri çok öncelerden gören ve bilen birisi olarak, ülkemizin üzerinde
oynanan alçakça oyunlarında çok açık farkındaydım.Çok şükür bu günlerimize.Teröründe kökü kazınacakBunu besleyen ve bundan nemalanan alçaklar, biz elbirliği ile hareket
il ettikçe emellerine ulaşamayacaklar.Hep söylüyorum, nerede çokluk,orada bokluk.Bakın Amerikaya..Seçimlere iki lider giriyor, oylar bölünmüyor.Aptal ve akılsız ülkelerde olur bölünmeler, parçalanmalar, farklı ve değişik partiler.Düşünsenize, eğer şimdi koalisyon olsaydı, koalisyonla yönetilseydik ne olurdu?CHP, teröristlerle yanak yanağa dağlarda hasret giderip onlara destek veren BDP li sözde vekiller hakkında cumhuriyet savcılığı fezleke düzenleyince karşı çıkıyor.Düşünsenize bunlar birde hükümete ortak olsalar ülkeyi yangın yerine çeviren, okulları yakan sokak teröristlerine su ve jop kullanan, biber gazı sıkan emniyet kuvvetlerini dava ederler.Cumhuriyetimizi kullanarak bilinçsiz insanları sokağa davet eden, polise saldırtanları kullananlar, aslında dışmihraklar İnsanlarımız kullanılıyor.Eskiden karşılıksız para basarak vatandaşın cebinden hırsızlık yaparlardı.Devlet yüzde 63 faizle borçlanırdı,şimdi ise yüzde 9 faizle borçlanıyoruz.Türkiye 10 yılda milletin lehine çok güçlendi, büyük devlet, büyük ülke oldu.Batan bankaların yerinibüyüyen büyük bankalar aldı.Emperyalizmin kucağına oturttukları Türkiye cumhuriyetini, cumhuriyeti dillerine dolaya dolaya yıkma gayretinden vazgeçmeyen sözde demokratkafaların bu milletin insanlarına hertürlü verdikleri zararı ancak AKLINI KULLANANLAR görebiliyor.Ordumuzu kullanan, demokrasiyi kullanan ufak akıllar aslında emperyalist güçlerin oyunları ile güdülüyorlar.Ülkemizi istedikleri gibi soyamadıkları için kıvranıyorlar.Okuma ve araştırmadan bihaber vatandaşları, ucuz ve kulaktan dolma klişe laflarla sokaklara döküyor, zor kullanarak ve hatta terörü azdırarak bu milleti bölüp, parçalamk istiyorlar.Çok ama Çok uyanık olmamız lazım.Türkiye çok tehlikeli bir süreçten geçiyor.Kürt ve Türk kardeşlerimizin el ele ve yürek yüreğe bu tehlikeleri görerek ve bilerek bu kalleş oyunlara alet olmamalı.Bu millet bu oyunlara çok canlar verdi, çok bedeller ödedi milli mücadele ve kurtuluş savaşı dönemlerinde.Vatan toprakları kanla, gözyaşı ile yıkandı.Geçmişimizi unutmayalım.T.C devletine kalkan her elbilinsinkiAllahın yardımı ile kırılacak, bu eller asla rahat yüzü göremeyecektir.Kürt ve Türk kardeşlerimizin bu vatan topraklarındaki kanbağı, emperyalizmin tehlikeli çarklarına kurban edilemez.Her Kürt vatandaşı bu konuda uyanık olmak zorunda.1949 da Türkiyede okutulacak ders kitaplarını ve hatta müfredatı bile Amerikalı uzmanlar belirlerdi.Tarihçi Sinan Meydan ın yazıları geçmişe ve günümğze ışık tutuyor okumak lazım.Araştırmadan, okumadan bilgi sahibi olunmuyor.Büyük resmi artık çok daha fazla insanın görmesi lazım.Çanakkalede, anzaklar, ingilizler, Almanlar ne arıyordu diye sormak ve düşünmek lazım.Bu vatan uğruna can veren atalarımıza bizim borcumuz vardır ve bu borcu artık herkesin ödeme zamanıdır.Bu borç savaşarak, kan dökerek değil,düşünerek ve aklı işleterek ödeyeceğimizi artık bilmemiz lazım.
A-Savaşsan, kan döksen, öldürsen ve yakıp yıksan ne fayda??Hepsi aptal ve alçak insanın işi..Savaşmak ve kavga etmek bile aptallığın, ahlaksızlığın göstergesi.Nasıl olsa ölüyor ve
hesaba çekiliyor, yaptıklarının bedelini ödüyorsun.Dünyaya gelmenin bir anlamı ve gayesi olduğunu düşünmeyen küçük akılların hem sesleri, hemde bağırtıları yüksektir.
Korkan insanın işidir saldırganlık ve kavga.Sonsuz zaman süreçlerinde tüm yaptıklarının bedelini çevrilip, çevrilip yaratılarak nasıl ödediklerini bir bilseler asla seslerini ve ellerini
yükseltmezler.Hakiaktleri anlamakda, kavramakta, büyük akılların, büyük yüreklerin işidir.Severek cenneti yaşamak yerine, kıskanarak, hasetlenerek ve hep bana diyerek cehennemi yaşıyorlar, yaşatıyorlar..Çok üzülüyorum.Hakikat bilincine ulaşınca ağır geliyor anlatamamak, anlaşılamamak..Tansiyonlarım çıkıyor inanın..
E-Tansiyonları dengeleyen tek şey tuz ama nerede bulacaksın rafine edilmemiş tuzu?Dün çarşı market dolaştım bir tane bile rafine edilmemiş tuz bulamadım.Bunların hepsi ilaç
sanayisi ile kol kola çalışıyorlar demekki.Rafine edilmemiş tuzu ve hakiki kaynak suyunu kullanın ne tansiyon kalır nede troid sorunu..Yeterli suyu için ve rafine edilmemiş
olmamış saf tuzu kullanın tansiyonunuz dengelenir.Tabiiki herşeyde olduğu gibi azı karar, ortası yarar, çoğu zarardır biline..
A- Şimdi bebelere tuzu yasaklıyorlar.Topla tüfekle yıkamadılar Türk milletini..şimdide tuz verdirmeyerek çocukları aptal ederek ele geçirmeye çalışıyorlar.Tuzsuz Delibekir vardır
bilinir.Adama 10 gün tuz verme delirir ayol..Bu bebeler kaloriferli evlerde terler dururlar, vücut tuz kaybeder ..Sonrada otizmde artar, panik, manik otik bozukluklar ve daha nice
bozukluk ismleri lugatımıza bilim adamlarınca konur durur.Hem bebeler tuzsuz yemekleri yemiyorlar, tasız şey yenirmi?Yemedikleri içinde devamlı hasta oluyorlar. Troidlerde
tembelleşiyor saf tuz alınmadığı için.Valla ben torunuma sütte, balda, tuzda hepsini veriyorum topaç gibi maaşallah.Hepsinden karar ve azar vereceksin.Yahudiler 3 ay başladımıydı herşeyi yedirirler bebelerine.Çocukları çok akıllı olur.Güzel bakar, güzel beslerler..İsrailde bize sakın vermeyin der ve habire saçma salak bildiriler yanılar, doktaorların kafalarını bulandırırlar.
M-Tansiyon ilacı kullanıyorum senelerdir.Artık rafine yesemde ne faydası olurki..İlacı bırakabilirmiyim.?
E-Deneyin bakalım ama suyu içmeyide ihmal etmeyin sakın.Ama troid ilacına başladınızmı yandınız..Saf tuz troid sorunlarınıda özelliklede tembelliği büyük ölçüde engelliyor.
İlaca başlayan, alışan vucut hormon üretimini kaybediyor ve tembelleşiyor.Devlet saf tuz, saf şeker, saf un üretimine özen göstermeli ve asla rafine etmeden soframıza getirilmesinede ön ayak olmalı.O zaman daha akıllı, daha sağlıklı ve daha güçlü bir halkı olacaktır.Sağlıklı bir halkı kandırmakta, uyutmakda zordur.Sağlam kafa sağlıklı vucutta bulunur diyen atalarımıza hak verelim.
T-Bende de bir öksürük bir gıcık..Gripmi oluyrorum ne?
E-Bal sirke zeytinyağını karıştırıp için.Çaydanlıkta bir gün öncesinde kaynatılıp soğutulmuş suya koyun birer kaşık, her derde ve özelliklede öksürüğe, gribe birebir ilaçtır.Üst solunum yollarına birebir iyi gelir.Yanlız balda, sirkede, zeytinyagıda hakiki ve sızma olacak.
S-Zeytin yağı çok iyi ateş düşürücüdür.Ninem hasta olunca suya katar içirirdi zeytinyağını.Bazen iltihap olunca içine karabiberde katar, boğaz iltihabımızıda sökerdi.Doktora gitmeden iyileşiverirdik.
T-Benim yüzümde lekeler oluşdu.Doktorun kimi ekzama, kimide vitaligo, kimide sedef dedi.Bazen kendiliğinden azalıyor ve bazende artıyor.Ne yapacağımıda şaşırdım.Birsürü ilaçdenedim, sanki iyileşiyor gibi oluyor ve hemen sonra tekrar azıyor.
E-İçtiğiniz ve kullandığınız ilaçlar bağışıklık sisteminizi bozuyor.Sizinki sanki sedef ve ekzama karışımı gibi duruyor.Kolestrol hapı kullanıyormusunuz?Kolestrol hapını kullandıktan sonra ciltlerinde lekeler olan çok insan tanıdım.Hapı bırakınca kendiliğinden iyileşmede başlıyor haberiniz olsun.Birde hertürlü cilt hastalığına iyi gelen ve SINDIRGI ya bağlı EMENDERE köyünde bir termal tesis var.Hertürlü cilt hastalığına çok iyi geliyor suyu.Cilt hastalığı olanlar karaciğeri yoran şeylerden kaçınsınlar.ORUÇ tutmak ve hiç olmazsa bir ay kesintisiz vucudu dinlendirmek ve mayasız aylar geçirmekte çok faydalı.Orucu hakkıyla tutan insanlarda çok görülmez cilt rahatsızlıkları.Vitaligonun temelinde nezle vürüsüne eş değer bir virüsün cilt dokusunu tutması yatar.Çocukluk çağında içilen ve kullanılan ilaçlar, özelliklede antibiyotikler vucudun savunma sistemlerinide bozuyor.Deri insanın en hassas organı.Deriye bulaşan virüs içeridende yıkım için des tek bulamadığında derinin rengini bozuyor.Bal, sarımsak kullanmak ve asla ilaç kullanmamak bu hastalığı yavaşlatıyor.Mısır ve yulaf tüketimide derininrenginin açılmasını önlüyor.Beyazlıklar daha koyulaşıyor.
S-Vitaligosu olan bir arkadaşım zeytin yağının içinde beklettiği rendelenmiş havucu sürerdi, kantoron yağını sürerdi çok faydasını gördü.Havucu bolcada yemek lazım. Bilhassa gözlerede
çok faydalı.Kullanılan her ilaç vucutta mutlaka bir araz bırakıyor arkadaş.Hiç ilaç içmeden hastalıkları atlatmaya, bağışıklığı güçlendirmeye çalışmalı.
T-Bugün yine siyaseti bol olan bir sohbet gerçekleştirdiniz.Bunu önceleri birtürlü kabullenemiyor ve anlayamıyordum.Şimdi biliyorumki, siyasi istikrar hem ekonomik istikrarı, hemde ülke düzenini koruyor.Doğru lider seçimi insanların refahını artırdığı gibi, yaşamıda her anlamda kolaylaştırıyor.İnsanlar daha pozitif ve nötr oluyor.Buda insan ve dünya aurasını etkiliyor.Güzelenerjilerle sinerji ve birleşik alanlar oluşturuluyor.Bu enerjiler tüm canlı mevcudatı etkiliyor, canlandırıyor.Ben bile bayağı şeyle öğrendim.Sağlık konusunda söyledikleriniz devrim yaratacak nitelikte.Kimse kabul etmeski..Vitaligoya kadar, sedef, egzama, tansiyon ve troide kadar herşeyin çaresinin olduğunu bilmek çok iyi.Bu sohbetleri çok sevmeye başlıyorum.
A-Bu arada Esma ablamız evleniyor, yeni bir aşka yelken açıyor ve biz onu daha kutlayamadık bile..Şimdi aşkı konuşalım, aşkı öğrenelim, aşkı sohbetleyelim ne dersiniz?
M-Önden siz buyurun deriz Ayla hanım.Aşk olsun, güç olmasın, aşk olsun neşe dolsun denir, öyle değilmi?
E-Rabsal boyuta ulaşmış bilinçler aşka doymazlar.Allah, insanda tecelli ettiğine göre kula aşık olamayan, insanı sevemeyen yüreklerde rablerinden o kadar uzaktadır.Aşk ihtiyaçtır
elzemdir, muhteşemdir..İnsan yedinci bilinçten sonra herşeye, herzaman aşık olabilir.İşte bu aşk aralar bütün bilgi ve sır kapılarını, ilim kapılarını.Ben güzel bir sevgi yaşıyorum ve
ikinci evliliğimi yapıyorum.Hayatta başlayan ve biten herşeye sevgi ve saygı duyuyorum.Beni büyüten ve olgunlaştıran acılarıma, gönül yorgunluklarıma teşekkürler ediyorum.Sonbaharımı bir ilkbahar gibi yaşatan sevgili eşime nerelerdeydin demek istesemde, doğru zamanda hayatıma girdiğini hissediyorum.İlişkiler ve evliliklerde yaşam ve ölüm gibidir.Yaşarken kıymet bilmek,tadını kaçırmadan keyfini çıkarmak gerek.
F-Aşkta seks in önemini ve dozunu sorsam çokmu ileri gitmiş olurum acaba taze gelinimizin yanında..Onsuz aşk olurmu? Buradaki kaç kişi aşık veya kaç kişinin uyumlu bir beraberliği var?
S-Günün uzmanlık sorusunu sordun Fatih abi..Tavukmu yumurtadan misali oldu bu.Bekar olduğum için aşk meşk işlerinden hepinizden daha iyi anlarım gibi..Bence seks çok içgüdüsel bir olgu.Bu güdü insanda aşık olma potansiyelini hazırlıyor ve artırıyor.İstek olmazsa, aşk da olmaz, büyümezde.Gerçi şu mecnunlar, leylalar, şirinler el ele bile tuşamadan yanmışlar birbirlerine..
T-Kavuşamadıkları için, hevesleri kursaklarında kaldığı için sürmüş aşkları.Bence böyle.Hiç kavuşan ve aşkı ilelebet süren bir aşık gördüüzmü siz?
E-Seks duygusu tıpkı yeme içme gibi temel bir ihtiyaçtır.Üreme ve çoğalma içgüdüsü erkeği ve kadını biribirine çeker.Kadın, dölleneceği erkeği ister, arzular ve onu kendisine çeker.Bir kadının doğurma içgüdüsü, doğmamış çocuklarının enerjisi, baba olacak erkeği kıtalar arası olsa bile bulur ve birleştirir.
M-Kusura kalmayında sizi ne buluşturdu ozaman hemde bu yaşta, evlendiniz.Gebe kalamayacağınıza göre…
E-Benim ikinci evliliğim ve doğurma yaşımıda geçtim.Bizimkide istek ve arzu ile oluşan bir beraberlik.Evlenmeyi her ikimizde istemişiz, doğru insanlarla karşılaşmak için dualar etmişiz.Dahatanışalı bir hafta olmuştuki biz nikah masasına oturdukİstek gönderdik ve sabırla bekledik, Rabbimizde birşeyleri aracı kılarak yollarımızı birleştirdi.Olay bu..Eşimi rüyamda gördüm ve 24 saat geçmeden rüyamda gördüğüm araba ile mucize gibi yanıma geldi ve yemek yedik.Herşey bir anda gelişdi ve 24 saat geçmeden biz nişan yüzüklerimizi takmışdık.
M-Ne yani şimdi alınyazısımı bu?Kısmetmi, kadermi?
E-Ben çakıltaşlarını, yani izleri takip ederim..Tabiikide kaderimdir eşim.Yazılmışdır.Ama ferdi iradelerede yüce plan asla müdahalede bulunmaz.Evlenmek, veya evlenmemek kesinlikle bizim tercihimizdir, irademizdir.Oda benim gibi açılan kapıları görmek istemiş, düşünmüş ve 600 km yol katetmiş hiç görmediği bir kadını görmek için.Bu benim için önemliydi.Beni görmeye geldi ğinde sabah arkadaşlarıma anlattığım rüyadaki siyah cipi görünce herkes şaşırdı.Şimdi ise gemiyi yürütmek kalıyor ikimizede..Aklımız ve davranışlarımız kaderimizi ve geleceğimizide etkieyecek İlişkileri sürdürmek veya sürdürmemek daima kişilerin insiyatifindedir.Evlilikler, beraberlikler, arkadaşlıklar bile emek ve özen ister, sabır ve anlayış ister.Bu olmadığı zamanda yeşermez büyümez ve kurur.Bizim bu yaşlarda gereğinden fazla çabalamaya çokta ihtiyacımız olmuyor.Bizim yaşlarda çabanın yorgunluklarına katlanmak gibi ilave yorgunlukları kaldıramıyorlar
genelde.Bu nedenlede biz yaşlardakiler daha yanlız kalıyorlar evlenmenin yükünü kaldırmak istemiyorlar.
S-Yapılan araştırmalara göre yanlız yaşayanlarda hem hastalık, hemde erken ölümler fazlaymış.İyi yaptınız, mutlu olursunuz inşallah ablacığım.Bu hayat hiç yanlız çekilmez.Paylaşım her açıdan güzel, kişiyide geliştiriyor.
F-Akıl verene bak sen.Sen niye evlenmiyorsun o zaman?Yanlız kalmana dayanamıyorum:))
S-Ben ailemle yaşıyorum biliyorsunuz işte..Yanlızlık çekmediğim gibi, hertürlü tekamülümüde kardeşlerimle, ailemin sorunları ile pekiala yapıyorum.Ama iyi bir koca adayı çıkarsada hiç hayır demem.Zaten hayırlısı ise olsun, hayırsız olacaksa hiç olmasın diyedir dualarım.İnşallah Esma ablamın yaşına gelmeden banada bir talip çıkar.
T-Siz hiç yaşınızı göstermiyorsunuzki..Yaşınızı söylemeyin, bakın 50 bile demez kimse..Bu nasıl oluyor, yaşlanmıyormusunuz siz..
E-Çok fazla uykusuz kalıyorum.Bu mekanlar ve ortamlarla, şartlarla ilgili.Muntazam uyuduğum zaman 45 yaşından fazla göstermediğimi söylerler.Çekilen kozmik akımlarla alakalı hücre yaşlanması.Bilinç yükseldikçe kozmik akımlar daha fazla çekilir.Bu daha fazla sağlık, daha fazla gençlik, akıl ve daha iyi performans demektir.70 -80 ve daha üzeri yaşlarda bile tıpkı gençliğinizdeki gibi sağlıklı etklili bir cinsel performansa sahip olabilirsiniz.Ten uyumunu, gönül ve akıl uyumunu yakalayan bedenlerin haz alma performanslarıda fevkaladedir.Yaşlanmayı yavaşlatmak elimizde, ölümü yavaşlatmak ise imkansızdır.ÖLÜM HER CAN İÇİN KAÇINILMAZ BİR SONDUR desemde aslında ilahi bir başlangıçtır.Ölüm aslında tekrar doğuştur..
A-Sağlıklı yaşamak hepsinden önemlisi.Ağrısız, sancısız bir ömrü isterim, dilerim herzaman..
S-Dua edeceksin ablacığım.Dua edin ve size vereyim diyen Rabbin çocuklarıyız hepimiz Maaşallah bugün herşeyden sohbet ettik ama depremlerden, afetlerden uzaktık sohbetlerde.Amerikada yüzyılın kasırgaları sürerken, Trakyayıda yine seller aldı..
F-Şu sıralar tüm dünyada afetlerin hem çeşidi, hemde şiddeti arttı.12-2012 yede şunun şurasında birşey kalmadı.Dünya batacakmı, çıkacakmı, ne olacak halimiz diye bir sorsakmı..??
E-Balayı olarak Amerikaya gideceğiz.Noelde Amerikada olacağız nasipse.Açıkçası bende artık fazla alakadar değilim olacaklarla..İnsanın insana ettiğini Rabbi bile yapmıyor, acıyor,merhamet ediyor.Yıkanmış gencecik beyinleri terör eylemlerine iten ve şimdide onları ölüm orucuna mecbur eden ahlak ve vicdan fukaralrını düşündükçe, okulları yakan, çocuklara eziyet eden,polise askere saldıran ve adaleti ayaklar altına alanları hergün gördükçe içim kanıyor.Aldırmıyorum artık kasırgalara, depremlere..sellere..
A-Hiçbirşey almadınızmı ablacığım 12 veya 21-12-2012 tarihlerinde TİBET li rahipler, din adamları dünyamızıda içine alan galaksimizin, galaksinin sıfır noktasından geçeceğini ve kuzey yarım kürede kalan ülkelerin çok fazla ısınarak özelliklede asya ülkelerinin bunda zarar göreceğini, 21 aralıktan 2013 mart ayına kadar tüm iletişim sistemlerinin çökeceğini, insanların su ve yiyecek stoklayarak doğaya çekilmelerini, dünyamızın görülmemiş derecede çok büyük bir karanlığa gömüleceğini ve çoğu insanında delirerek aklını kaybedeceğini, birçoğunun öleceğini Nasaya dahaber vermek sureti ile tüm dünyaya duyuruyorlar.
S-Nasa ne diyor peki?
F-Ne desin?Koskoca Heplik ve hiçlik okyanusunun, koskoca uzay boşluğunun kaçıcı adımındadır bildikleri?Zanlara ve ihtimallere dayalı söylentileri oda yapıyor zaman zaman.Ben şahsımşunu derim.Sen bizim ablamızsın, sen dersen o olur.
E-Çocuklar bırakında hayatımı yaşayayım ya..Neredeyse 60 ında taze gelin olmuşum antenlerimi açıp sürekli yukarısı ile iletişim halinde olmak istemiyorum artık.Biz söylenecek herşeyi,olabilecek tüm ihtimalleri sohbetledik.YASALARI , YAPILABİLECEKLERİ ÖĞRETTİK.Sormayın artık bana birşey..
S-1990 yılında parmağınızdan ışınlandığınız zaman gördüğünüz rüya, tibetli rahibin söyledikleriyle azda olsa paralellik taşıyor.Ama siz rüyanızda dünyanın yarısını karanlıkta ve topraklarınınkor olduğunu, içten içe yandığını anlatmıştınız.Ben hep nükleer savaştan kormuşumdur.Sanki bu rüya, nükleer bir radyasyonun etkilerini anlatır gibi..Bitki örtüsü bile sıfırlanmış, bir ot bile yok.Aman aman..nükleerin verdiği zararı hiçbir doğal afet yapamaz derim.İçten bitiriyor, atomlarıa tesir edip bozuyor.
F-Ablamız zaman vermediki?Rüyanın zamanı yok, tarihi yok..
E-Eğer Tibetli rahibin dedikleri çıkarsa bende Amerikaya gidememiş olurum arkadaşlar. Allah gibi düşünün derim, bilirsiniz.Hadi şimdi Allah gibi düşünelim.Siz Allah olsanıznne yapardınız?
F-Dünyada kan gövdeyi götürürken, sorumlu kuruluşlar kıllarını bile kıpırdatmıyo, oralı bile olmayıp habire kimsenin iplemediği notaları veriyorlar.Kısacası önemli bir insan topluluğu savaşla, açlıkla ve zulumle karşı karşıya..Herkes bir taraf olmuş, takım tutar gibi DİN AYIRIYOR, MEZHEP AYIRIYORLAR.Dünyada adalet kavramı önemini ve değerini yitirmiş.Güçlü olan güçsüze çelme takıp düşürme, ezme, yok etme gayretinde.Ben Allah olsam kulak çekme vakti çoktaan gelip çattı diye düşünürüm.
A-Merak etme Allahta öyle düşündüğü için ismi ve çeşidi bol kasırgalarla, hortumlarla şu son yıllarda çokça imtihan ediyor kullarını.
S-Kuran KIYAMET DÖNEMİNDE doğal afetlerin hızla artacağını, ve arkasındanda o korkunç titreşimli ses ile dağların bile yürütüleceğini, yıldızların kayıp düşeceğini söylüyor.Ben bekliyorum açıkçası.İnsanlığın ELELRİ İLE ETTİKLERİNDEN VE AKILLARINI İŞLETMEDİKLERİNDEN DOLAYI KIYAMETİ YAŞAYARAK DERS ALMALARI GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM.Tibetli rahip az bile söylemiş.
T-Uyarıcılar gönderildiğine göre, içinde yaşadığımız dönem kıyamet dönemi olabilir.Gerçektende hem depremlerde, hem doğal afetlerin herc çeşidinde son yıllarda inanılmaz bir bolluk var.Düşünülmesi, ders çıkarılması gerek diye düşünüyorum.Son sözüde Esma hanıma bırakıyorum.
E-Allah çook merhametli ve çook bağışlayan olduğuna göre ne verirsek elimizle oda gelecek bizimle derim.Gerçektende doğal afet şeklinde yakın zaman için bir felaket almadım, görmedim hissetmedim.Bu çalışmalarımız inşallah boşa gitmez, Rabbimizin hoşuna giderde hertürlü felaketten korunur ve kollanırız.En azından Ülkemiz için içim rahat diyebilirim.
M-Siz Amerikada olacağım diyorsunuz.Şu Amerikalılarda ne şanslı kardeşim.Galaksimiz sıfır noktasından geçecek, ama ablamız yanımızda olmayacak, şu işe bak..
A-Sen kendi işine bak.Herşeyi DONA ayarlıyor.Ablamız gitmesi gereken yere gönderilir.Enerjiler bir şekilde dengelenir.Biz bunca sohbeti, bunca yıldır boşunamı yapıyoruz.Şu seçimlerden inşallah yine Hüseyin Barack Obama başarı ile çıkar.Bu dünyayada iyi gelecek derim.Barış rüzgarları yeni seçimle daha fazla esecek diye düşünüyorum.12-12 kadar dünyamızın aurasının düzelmesi, güçlenmesi lazım..
E-Kalemi elime aldıran, Rabbime hep şükürdeyim.O bende bir söz oldu, ben bedende bedende bir hiçim.Hepliğim ve hiçliğim, yaradılan herşeyim..Hepsi ona dönecek, apaçık işte gerçek.Başka söze ne hacet..
Bu sitede bulunan her türlü belge ve raporların her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.