E-2011 yılında ilk sohbetimize başlıyoruz arkadaşlar.Tekrar hayır ve bereket dileyerek, sağlık ve afiyet dileyerek başlayalım sohbetimze.
S-Ülkemiz yeni yıla afetsiz ve olaysız girerken Mısırda ve başka ülkelerde terör olayları hepimizi üzdü..
G-Amerikada yaşanan hortum dehşeti gerçektende dehşet vericiydi.Evleri kökünden sökmüş, birkaç yerleşim yerinde etkili olmuş, depremden beter görüntüler ve orada yaşayanlar yeni yıla hortum dehşeti ile girdiler ne yazıkki…Son gece dua ederken hep yeni yıl için yaptıkya dualarımızı….Kendimi suçlu hissettim önce.Ama sonra düşündümki arada zaman farkı var ve yeniyıla onlar bizden daha sonra girdiler.Bizden 24 saat sonra girdi Amerika.Bunu düşününce rahatladım.
S-Ne yani..?Hortum dehşetini yaşayanlar için yeni yıl başlamamıştıki.O zaman tarih ve yıl vermeden yapsaydın duanı.Madem gücüne bukadar inanıyorsun…
A-Boşuna dertlenmeyin…Şöyle veya böyle ölünecek, öbür tarafa göçülecek arkadaşlar.Hortum olmasa deprem, deprem olmasa yangın, yangın olmasa sel vs vs..
G-İyide biz bu sohbetleri afet enerjilerini dengelemek için yapıyoruz değilmi?Sitemizi hergün onbinlerce kişi takip etmiyor olsada yinede eskiye oranla yükseldi okur sayımız.
E-Bu yıl okunması daha kolay bir web sitesi hazırlayacağız arkadaşlar.Ben bile zorlanıyorum okurken.Yazarkende binbir zahmetle yazıyorum.Bu yıl eksiklerimizi düzelteceğiz inşallah.Dünya aslında müthiş bir afet kuşağına girmiş olmasına rağmen dünya geneline yayılacak enerji ve bilinçlenme çalışmaları ile afetleri 2010 un son çeyreğinde daha düşük,şiddetleri azalarak yaşıyoruz.Bu afetler HAKEDİŞLİK YASALARINA GÖRE, enerjisi düşük ve bilinç seviyesi az olan bölgelerde hasar yaparak yaşanacaktır.Bu gün bilim adamlarımızın felaket olarak nitelendirdiği ve antartikadaki yapılan ölçümlerde son 800.000 yılın beş katı değerlere bu yıl ulaşan karbon emisyon artışının küresel iklim felaketine etkilerini konuşalım ne dersiniz?
G-Bir of çeksem karşıkı dağlar yıkılır arkadaşlar.Geçenlerde gazeteciler olarak sanayi bakanımızın otomotiv sektörünün ceoları ile yaptığı toplantıdaydım.ELEKTİRİKLE ÜRETİLEN ARABA YAPILDI bunu herkes biliyor, duydu okudu, öyle değilmi?Petrole bağımlı olmadan 3 kuruşluk elektirik şarj ederek yüzlerce km yol katedeceğiz bunuda herkes biliyor.Elektirikli arabalarında satışına başlanmış, öyle diyorlar.Önemli olan bu sistemin bütün arabalara uygulanıp, dünyada bunu uygulayan ilk ülke olarak ihracaatımızı katlamak, artırmak.Elektrikle araba üretimini yaygınlaştıralım dendiğinde, tofaş gurubunun ceosu bakanımıza öyle laflar ettiki hayretler içerisinde kaldık.Arkasına diğer otomobil üreticileri ve temsilcileride destek verince ELEKTİRİKLİ ARABA HAYALİ hayal oldu çıktı.A-İsterlermi hiç, istemezler tabii..Arabalara koydukları o koskoca motorlar dünyanın parası.Benim arabaya motor sardırmıştımda ordan biliyorum.Dünya para ayol..Elektirikli üretimde motora ihtiyaç yokki kaldırıp atıyorlar motoru.Tvden izledim.Hatta izmirde bir firma yapımına başlamış bile.Motoru çıkarıyor elektirik şarj dinamosunu koyuyor.Karbondioksit salınımı olmadığı gibi sesi bile çıkmıyor bu arabaların.Sessiz sedasız çalışıyor ve yol alıyor.
S-Bu adamların bilinç düzeyleri yüksek olsa SADECE TEMİZ ENERJİYLE ÇALIŞTIKLARI İÇİN, ATMOSFERE PİS ATIK, KARBONMONOKSİT SALINIMI YAPMADIĞI İÇİN YÜREKTEN DESTEK ÇIKARLAR.
F-Küçük beyinleri çıkar ve para daima atın alır.ONLAR ÇIKARLARI VE MENFAATLERİ İÇİN YAŞARLAR.
S-Biz ne güne duruyoruz?Bunlarla uğraşmak bilinç düzeyleri yüksek olanların işi.Bu KOÇ gurubu çalışanlarının, sahiplerinin evlatları, torunları yokmudur arkadaşlar?Kim ister okolojik dengeleri bozuk bir dünya bırakmayı gelecek kuşaklara?Hele bunun birde sorumlusu ve müsebbibi olmak kötününde kötüsü…
G-Adamların büyük yatırımları, fabrikaları var ve ona göre kurulmuş.Elektirikli sisteme geçmek bütün hesaplarını bozabilir…
F-Bugün bir mail aldım.Dünyayı idare eden global güçlerin itirafı.1980 darbesini bile kendilerin yaptırdıklarını, Hitleri parayla satınalarak yahudileri kendi istekleri ile katlettiklerini, Japonyaya nükleer bombayıda kendi planları dahilinde atıldığını velhasılı Turgut özala kadar daha neler neler..Sili özerdim diye bir gurp atmış.Genelde itibar etmem ama bu mail düşündürdü doğrusu.Türkiye içinde maşalarının olduğunu, bu insanları kullanarak darbeler dahil hertürlü düzenlemeyi kendilerinin yaparak ülkeleri ve devletleri iç çatışmalarla fakir bıraktıklarını örnekleri ile anlatıyor.Bu adamların bizim ülkedeki maşaları kim, bilmek lazım.Celal bayarın bile ipten onlar sayesinde kurtulduğunu yazıyor.Mason olduğu için kurtulmuş idamdan.Masondan bir küçük ordu kurmuşlar ülkemzide anlaşılan…
G-İnsansız hava uçakları yaptık dedik, heronları uçurduk dedik ama bir bakıyorsunuzki tık yok.Ne oldu abiler, neden uçurmuyoruz, neden dünyaya ihraç etmiyoruz?Kimin eli kimin cebinde…İpler nerelere uzanıyor?Bilelim değilmi?
F-Bana sorcağına kendine sor.Gazeteci olan sensin.Bak büyük abin hergün Star tv de haber sunuyor. Korkusuz haberci, cesur yürek, namuslu gazeteci ünvanınıda kendi kendisine verdi, verdirdi…O herşeyi kurcalamıyormu…?Nasılsa korkusu yok kimseden…Eee çocuklarıda var…En iyisini o yapar bence.Çocuklarına egzoz gazları ile dolu ve karbon emisyon değerleri yüksek bir dünya ile ölüme göndermek istemez.Bunu kim isterki zaten..?KOÇ lar gibi KOÇ unu bir yanına, sanayi bakanını bir yanına alır başlar sohbete…
S-Aman aman…Kim ne derse desin.Ben onun taraflı bir gazeteci olduğuna inanıyorum.Bu yüzdende akıllı bir gazetecininde, tarafsız bir gazetecininde orada olmasını isterim.Mesela Nazlı hanım, Barlas hanımda katılabilir söyleşiye.Bu söyleşiyi ALİ KIRCA yapmalı.Söz hakkını çok adilce kullandırıyor.Ben onun programlarını izlerken strese girmediğim gibi aydınlanıyorumda.Güzel, akıllı sorular soruyor.Siyaset meydanına getirebilir konuyu…
A-İlahi Salihacım sende…Özellikle Uğur Dündar yapsın istiyor Fatih.Bakalım usta gazetecilik becerisi ile nasıl sorular soracak KOÇ gurubuna?Sizin bizim geleceğimizi karartmaya, egzoz gazı solutmaya, cebimizden yüz katı fazala para ödeyerek araba kullandırmaya ne hakknız var DİYEBİLECEKMİ?Elektirikli araba ilk defa Türkiyede yapıldığı halde seri üretime geçilmemesi ve buna birilerininde engel olması NEKADAR AHLAKLI? diyecek.Hesabı önce kendi çocukları, sonrada dünya çocukları için soracak.
S-Kendi çıkarı için temiz ve ucuz enerjiye hayır demek AHLAKSIZLARIN VE AKILSIZLARIN işidir diyecek. Açık ve net söyleyecekki anlasınlar, öyle değilmi?
A-Yürek ister kızım, okka gibi yürek ve beyin ister bunları konuşabilmek.Sen sus, ben sus, nereye kadar?Bir avuç masonun, ister mason olsun ister bilmemne ülke geleceğini karartmasına eyvallahmı edeceğiz arkadaşlar?Yeter artık…Maden kaynaklarımızı bile yeterince kullanamadık bu lobiler yüzünden
E-Ülkemizde siyasi istikrarın neden bukadar önemli olduğunu böyle örneklerle daha iyi anlıyorsunuzdur. Toplantılara ilk katıldığınızda her olayı dar bir bakış açısı ile değerlendiriyordunuz.Uğur bey yaşı altmışı aşmış bir gazeteci.Böyle bir oturumu halkın ve hükümet yetkililerininde katılımı ile yapmalı.Ankarada BDK nın toplantısına katılmış, ünüversiteli genç bir hanım kızımız ile tanıştım terminalde.Ülke sorunlarını sohbetledik.Tamamen benim gibi düşünüyor.Toplantıdan öylesine aydınlanarak çıkmişki, toplantıya girmeden önce çok farklı düşünüyordum dedi.Gazeteciler, hükümet yetkilileri ile her alanada ünüversiteli gençlerimizle paneller hazırlayarak aydınlanmalarını sağlamalı.Ama bu, benim ülkemde bugüne kadar ülkede kaos çıkarıp siyasi istikrarı bozmak için kullanan güç odaklarının medyayıda arkasına alarak amaçlarına ulaşması, güçler dengesini her daim elinde bulundurması, hükümete aba altından sopa dayatması ARTIK KABUL EDİLEMEZ VE GÖRMEZDENDE GELİNEMEZ.Hükümet bunlara bu dönemde asla pabuç bırakmamalı.Medyada dolaylı ve drekt desteklerini ülke ve dünya insanınn menfaatleri doğrultusunda gerçekleştirmeli.TEK olan DOĞRUYU medya görmeli ve bilmeli…Yoksa bu çarkın dişlileri arasında en fazla ziyanıda gelecekte onlar görecek.Uzatılan ellerin şimdi tutulma zamanıdır.
F-Uğur Dündar kiimm, KOÇ kiimm?Çıkarırsa Ali Kırca çıkarır ve adam gibide konuşturur.Herkes, bütün okurlarımız bu gazetecilerimize mail atsınlar ve açık oturum istesinler.Bakalım hangisi önce davranacak görelim…
S-Bence ikisinin programındada izleyelim ve hesap soralım.Kim engel oluyor elektirikli arabalara…
A-Aklımın bir köşesinde hala zıtlıklar prensibi yasası var ve pekçokta soru var.Yetti artık elektirikli araba muhabbeti..Elektirikli arabadan Koça, Uğur Dündardan siyasete kadar çekiştirdinizya…Bravo size diyeceğim ama, aklımda büyüdüğü için HERŞEYİN HERŞEYLE ilgisi vardır diyorum vee KURCALAMASINI BİLİRSEN BİR İNCİR ÇEKİRDEĞİNDEN BİR DÜNYA ÇIKAR diyede ekliyorum.
E-Aferin sana…Kurcalamasını bilmek çok önemli…Şimdide burnumuzu kurcalayalım bakalım.İyi koku alıyormuyuz, bu kokuları nasıl alıyoruz.
F-Benim burnuma büyük sanayicilerle devlet arasında oluşan pis kokular geliyor.
E-O pis kokuları bırakalım orada…Ne dedik bu kokuları koklamak ve araştırmak sorumlu gazetecilerin işi.
G-Burnun iç yapısını slaytlarla bir doktor arkadaşım izletmişti.Öyle enteresanki…Küçük bir mağra sanki..Helozoni bir yapısı var.Geniz etlerinin gereksiz ve luzumsuz almanın sonucu oluşan rahatsızlıkları ve geniz etlerinin önemini anlattı.Küçük oğlumun üst solunum yollarından çok şikayeti vardı.Pek çok kulak burun boğazcı ameliyat dedi.Bademcikleri ve geniz eti alınırsa sorun bitecekti.Sonra bir arkadaşım oğlunu masaya yatırmadan birde Çapaya,Kulak burun boğazcı Prf Kemal beye götür dedi.İyikide götürmüşüm.Bana bademciklerin ve burun etlerinin önemini anlattı.Mükemmel bir doktor.Allah onları aldığımız havayı sirküle etsin ve havayı ılıtıp dezenfekte etsin diye var etmiştir ve alınmasıda doğru olmaz Çocuğunuzdaki bademcikler ve geniz etleride olması gereken boyutlarda ve yeterlikkte dedi.
A-İşte bak, bir doktorun dediği öbürününkini tutmuyor.Adam alınmasının sakıncalı olduğunu söylemiş.
E-Benim küçük oğlanda yıllar önce babasının zoru ile ameliyat edilmişti.O günü hiç unutamam.Mason lafını ilk defa ben o zaman duymuştum.Ameliyat eden dr masondu.Bu masonlar kendi aralarında örgütlenip yine kendilerine hasta gönderirlermiş.Oğlumun o güne kadar hiç boğazı ağrımamış, şişmemişti.Burnundada hiç et yoktu.Sadece o doktorun demesine göre işitme kaybı varmış ve hem geniz eti, hemde bademcikleri alınmalıymış.Eşimde arkadaşının baskısı ile ameliyata olur demiş.Bir defa olur denince cayılmazmış ve masonlarıda kızdırmaya gelmezmiş…O zamanlar gencim daha, eşim laf söz anlamıyor.Hiçbir hastalığı yok iken kulakları az işitiyor diye çocuğumu ameliyata aldılar.O günü hiç ama hiç unutamam.Yavrum ölümlerden döndü.Hayatında bir defa bile boğaz ağrısı olmamıştı ve ondan sonrada üst solunum yolları enfeksiyonundan hiç kurtulmadı.Bazı doktorların nasıl bir kasap olduklarını, para için nasıl organlarını aldıklarını yaşayarak gözlemledim.Yaşadıklarım bana en iyi doktorun insanın yine kendisi olduğunu öğretti.Bilinç ve tekamül seviyesi yüksek doktorlarımızın öneri ve nasihatlerini daima dikkate alırım ama para için kasaplık yapanlardanda uzak dururum.
F-Bende burnumdaki kılları kestikten sonra baktımki daha çok öksürüyorum, grip oluyorum.Artık asla kesmiyorum.Meğer kıllar bile havadaki mikropları tutuyor, ısıtıyor ve havayı filitre edip ciğerlerimize öyle gönderiyormuş.Yüce yaradan en ince ayrıntısına kadar düşünmüş herşeyi..
S-İnsanın yapısı dünyamızın yapısı ile benzerlikler gösteriyor.Yaradılan herşey, ama herşey doğayla mükemmel bir uyum içinde…Dünyamızın dörtte üçü su, insan vucududa öyle.Helezoni vibrasyonları her şeyde görmek mümkün.Kulağımızın içide helezonik yapıda..Parmak ucu izlerimizde..
F-Her insanın parmak izi değişik.Bu değişiklik bu yüzyılda fark edildi ve her alanda kullanılıyor.Kuranda KIYAMET suresi üçüncü ayete “PARMAK UCUNDAKİ DÜZENLEMEYE” dikkat çekiliyor.”Biz onun tam olarak parmak uçlarını düzenlemeye gücü yetenlerdeniz” diyor.Parmak izinin marifetleri son yüzyılda keşfediliyor ve KIYAMET SURESİDE buna dikkat çekiyor.Sonrada siz bu içinde yaşadığımız zamana kıyamet zamanıdır diyorsunuz..Çok ilginç….
A-Şimdide burundan Kıyamete geldik arkadaşlar…Bende organlarımızın operasyonla alınmadan sonuna kadar korunmasından yanayım.En ufak kıl bile bir nedenle yaratılmış.Helozonik yapıları deniz dibindeki kabuklularda, dünyamızın iç yapısında, kulağımızda, parmağımızda, ağaçların yapısında, içinde dışında, pek çok yerde görmek mümkün.Hele deniz kabukları müthiş bir güzellik sergiliyor.Sesin toplanması ve iltişimindede rol oynuyor bu mükemmel kıvrımlar…
E-Herşey bu kıvrımların gücünde saklı işte…Eğer bu kıvrımlar olmasaydı, aynı merkezden biri soğuk, biri sıcak akmazdı.Bu kıvrımların yapısı, uzaklığı, mesafesi, aralığı, sayısıda, NİTELİĞİ VE NİCELİĞİ belirliyor.Bu gizemli kıvrımlarımız olmasaydı duymaz, hissetmez, koklayamazdık ve doyamazdık.Dünyamızında kıvrımları var.Tıpkı kulağımız, burnımuz, yutağımız, parmak uçlarımız gibi…Doğal yapısını çok bozduk.O bozulunca bizde bozuluyoruz.Ama bunu anlamak istemiyor ve çıkarlarımıza ters düştüğü içinde kabullenmiyoruz.Milyonlarca varil atık geçen yıl denizlerimize karıştı ve bu sık sık tekrarlanıyor.Petrole bağımlılığımız çok yüksek.Petrol şirketleri sık sık kazaya uğruyor ve tamiri için milyar dolarlar harcanıyor.
S-Allahın parmağı yokki soksun gözlerine…Bugüne kadar ettiler karlarını ve anasını ağlattılar hem dünyamızın hemde atmosferimizin.Yapılan ölçümler S.O.S veriyor.Dünya elden gidiyor.Karbon gazları sera etkisi yapıyor.Kasırgalar, hortumlar cana alıyor, ev yıkıyor.Rabbimiz onlarada bu kazalarla artık yeter diyor.Çıkarmayaın şu petrolü, bırakın yerli yerinde dursun.Elektriği güneşten, rüzgardan, sudan elde edin.Bir Türk insanınada ilham verdim ve elektirikli araba üretti.Artık petrolede ihtiyacınız çok azaldı.Değerlendirin önünüze çıkan fırsatları, öteleyin kıyametinizi diyor ama….
F-İkna edin Koç gurubunu o zaman?Nerede bu millet?Nerede bu devlet arkadaşlar…Milletin cebi dolacak diye binemeyecekmiz elektirikli otmobillerimize….?
A-Gene geldik elektirikli otomobillere.Binersiniz, binersiniz…Bukadar istedikten ve konuştuktan sonra.Tofaşta baş eğer, diğerleride…Siz isteyin yeterki dimi ama..Boşunamı konuşuyoruz burada.?Herkes gereken yerlere birer ikişer mail atsın, haydi iş başına..S-Dünya elden gidiyor.Babaannem iş başa düştümü don ayağa düşer derdi.Doğrularına sahip çıkamayan toplumlar ve insanlar nasıl olsa sonuçlarınada katlanıyorlar.
E-Toplantıdayken Mustafa arkadaşımız aradı.Çok büyük bir uzay gemisinin dünyamıza yaklaşmakta olduğu haberini sordu.Bu aradada depremlerden konuştuk.Aldığım depremleri paylaştım.Bir gün önce almıştım herzamanki gibi yurt içi ve yurt dışı olarak.Arkadaşımıza son dönemlerde aldığım deprem şiddetlerinin daha az şiddetlerde yaşandığını anlattım.Yurt dışı olarak altının üzerindeki depremi da az şiddetlerle 4,5-5,5 gibi yaşıyorduk.Yurt içide 4ün üzerindeki şiddetler 3,5-4,5 arası gerçekleşiyordu.Bunu söylediğim halde arkadaşımız mail olarak yurt içi beş, yurt dışıda 6 olarak arkadaşlarımıza mail atmış.Önemli olarak gördüğüm depremleri uygun ortamlarda kayıt olarak alırsam merak edenlere mutlaka telefonla haber veririm.Eğer bilgisayar ortamındaysamda açık ve net olarak mail atarım.Birşeyler sormak için telefon edildiğinde verdiğim haberler günlük ve önemsiz verilerdir.Benim beynim süreklikayıt yapıyor.Bu nedenle aldığım onlarca sinyali hergün paylaşırsam doğru olmaz…Önem taşıyan ve gelecekte tehlike yaratacak sinyalleri sitemizde soru ve cevaplarda paylaşırım.Attığım mailleri diğer arkadaşlara olduğu gibi iletmekte en doğrusudur.
S-Bende şaşırdım maili alınca.Bize bahsetmemiştiniz.Önemli birşey yoktur o halde yurt içi ve dışında..?
E-Yurt dışı olarak 24 saat derim bilirsiniz.Yurt dışı verilerim 24 saat için geçerlidir.24 saat için 6 geçen bir şiddet almadım.Yurt içindede iki gün için 5 in 4 ün altında olur, önemsiz sinyaller yani..Bu gün ACI yı sohbetleyelim sizlerle.G-Biberin acısımı?Ciğerin acısımı?
S-Kalp acısı olsun…En iyi ben anlatırım kalp acısını.
E-Acı sonraya kalacak arkadaşlar.Hemen çıkmam lazım, bir başka toplantı vardı bugun ve mutlaka gitmeliyim. ACIA-Öncü acı biber salçasını soframdan ve yemeklerimden hiç eksik etmem.Bayılıyorum acıya.Kahvaltıda bile yerim.
F-Kansere, romatizmaya, ağrılara bile iyi geldiği söyleniyor.Birede sesi güzelleştiriyor.Çiğ köfteyi ve acıyı sofralarından eksik etmeyen Urfalıların sesleride çok güzel oluyor.İbrahim abimiz maşallah yaşı altmışa geldi hala bülbüller gibi şakıyor.
E-Acı kollestrolede iyidir.Dediklerinizde doğrudur.Acı vucut ısısını artırıyor arkadaşlar.Vucudun ısınması ile damarlar gevşer ve kanla dolar.Damarlara kan rahat gidincede organlar hayat bulur.Hasarlı ve hastalıklı bölgeler kendi kendisini onarmaya başlar.Organların hasta olmaması için kanın damarlardaki akışını iyileştirmek lazım.Acı biberlerde bunu yapıyor.Tabii herşeyde olduğu gibi üç prensibi unutmamak lazım.AZI KARAR, ORTASI YARAR, ÇOĞU ZARAR.
F-Yeni yılda kaplıcalara gittim.Attım kendimi sımsıcak havuza..Ohhh bütün ağrıları sızıları suda bıraktım geldim.Romatizma ve eklem ağrılarına öyle iyi geliyorki.Arkadaşımın babası her yıl en az 21 gün gider ve bastonla gezmeyi bıraktı.Kreçlenme ve romatizmaya birebir.
E-Rabbimizin hikmetlerini bilemek ve değerlendirmek gerekir.Yerin altından çıkan ve değişik özellikteki suların herbiri pek çok hastalığında şifasıdır.Arayıp, gezip bulmak lazım…
S-Bıktık artık hastalıklardan…Ben aşk acısının çaresini istiyorum.Bunu konuşalım…
F-Aşksız hayat olurmu kızım?Aşk acısı, acıların en keyiflisi…Allah herkese böyle bir acıyı en az bir defa nasip etsin derim.Yüreğin çarpacak, dünyan kararacak ve sen o acıdan kurtulduğun zaman dünyanın kocaman olduğunu ve küçücük yüreğine koyduğun o acıyla kendi cehennemini nasıl kendi kendine yarattığını d üşünüp byüyeceksin.Olgunlaşacaksın.Hamlığını ve toyluğunu atmanın en güzel yolu aşk acısını tatmaktan, yıkılmaktan, kavuşamamaktan, hasret çekmekten geçer.Aşk yolculuğu zahmetli ve tüm duyguların en tepe noktada yaşandığı çok yoğun bir duygu seli halidir.
G-Arkadaşlar, örtülü afla neredeyse 70.000 kişi tahliye ediliyor.Birazda bunu konuşalım.Hizbullahçılar, adam öldürenler elini kolunu sallaya sallaya artık ortalıkta gezecekler.Buna ne diyorsunuz?
F-Sen hiç kodese girdinmi gardaş…Bilirmisin demir parmaklıklar ardını?İnsanlar neler yaşar, neler çeker, ACININ DANİSKASI ORALARDA YAŞANIR.Ahır gibi 20 kişi 40 kişi bir odada, bir yatakta ikişer üçer yatmak nasıl bir acıdır bilirmisin?Orada geçen bir gün bir yıl gibidir.İyi bir gardiyanın, iyi bir müdürün, iyi bir savcın varsa, seni dinleyen ve kollayan bir yetkilin varsa şanslısın.Ne biberin acısı ne aşkın acısı…ACILARINDA ACISI ESARETLİKTİR.Rabbim düşmanımın bile özgürlüğünü almasın arkadaşlar.Çok zordur maphus damlarında ömür geçirmek…
A-Biz Ecevit hükümetine kızdık katilleri salıverdi diye….Ama bunlarda yaptı aynısını.Sonra sokaklarda gezemez olduk.Bütün hırsızlar, kapkaççılar salıverildi.Hak mı bu şimdi?
E-Arkadaşlar olayı geniş açıdan değerlendirmek gerek.Birde tersini düşünün lütfen…Bu örtülü bir af gibi görünsede ceza muhakemeleri yasasında yapılan ve bencede yapılması zaruri olan bir değişiklikle hayata geçirildi.Öyle vakalar varki adamın hiçbir suçu yok ve sadec bir ZAN yüzünden hapiste..Bu ülkede ikişahitle adam astılar biliyorsunuz.BEN HERZAMAN MAZLUMUN AHININ DAHA ÖNEMLİ OLDUĞU KANAATİNDEYİM.Ülkemde yıllardır uygulanan SİYASİ SİTİKRARSIZLIK VE BUNUN DOĞAL SONUCU OLAN EKONOMİK İSTİKRARSIZLIK İNSANLARI SUÇ MAKİNESİ YAPTI.Bunun dolaylı suçlularını sohbetliyoruz iki yıldır internet ortamında…Yani sınırsız domino taşlarının bir gün gelipte, ilahi adalet yasaları gereği sahiplerini nasıl bulduğunu konuşuyoruz.Öyle vakalar varki adam on yıldır hapis yatıyor ve mahkeme bittiğindede 6 yıl ceza alıyor.
A-Adam dört yıl fazladan yatmış demekki..Çok yazık gerçektende…S-Olaya 180 derecenin üzerinde bakarsanız o kişin hak edişliğini görürsünüz arkadaşlar.Yusuf peygamberde fazladan kalmıştı hapiste unutulmasın.Rabbim isteyince birşeyler vesile oluyor işte…Bir Rüya ile, bir vesile ile kurtulunuyor.
F-Yapılan değişiklikle cezası kesinleşmemiş olanlar çıkıyorlar hapisten zaten…Dosyalar okadar çokki…Bu değişiklik şarttı..Destek verinde AKP yine tek başına iktidara gelisin.Emniyet mükemmel çalışıyor.Polisimiz tıpkı avrupadaki ve Amerikadaki gibi tam yetkili ve donanımlı.Taksiciyi öldürenleri üç günde buldular.Yakalanacağını anlayıncada korkularından teslim oldular zaten.Sokak eylemlerine karışanları bile şıp diye buluyorlar.DEVLET BÖYLE GÜÇLÜ OLUNCA İNSANLAR DAHA AZ HATA YAPAR .Hafızalarınızı şööyle bir yoklayın.Malatya kitabevi baskını, sivas katliamı, musevi iş adamlarının katledilmesi ve 80 öncesi olayları bir hatırlayın…Bu salıverilenlerde takipte olduklarını, enselerinde T.C emniyet mensuplarının olduğunu bilirler.
S-Hizbullahçıların suçları mahkemece sabit görülmüş.Dosya yargıtay aşamasındaymış.Bence suçları mahkemece sabit görülenler sokağa salınmamalıydı.BUDA VEBAL GETİRİR.Pek çok insanı domuz bağı ile bağlayıp işkence ile öldüren bu insanlar sokağa salınırmı?Ben kabul etmiyorum, asla…Gonca Kuriş idye bir kadın vardı.Başı bile bağlıydı kadıncağızın ve günlerce işkence ettikten sonra öldürmüşler zavallıyı…Bu adamları bağışlama keyfiyeti dinimizin emirlerine göre ailelerine verilmeli..
A-İnsanın aklı kendi dini Salihacım.Bu adamları TV de izledim.Suratlarında memenet yok hiçbirinin…Acımasızca bir insanı öldüren insanlar yine öldürürler…Bence bu hükümet bu işi iyi yapmadı.Cezası mahkemece kesinleşmiş olan ve cana kıymış olanları, katilleri serbest bırakmamalıydı…
E-Bunun vebalide bu yasayı hazırlayanların ve katillere tekrar adam öldürme imkanı verenlerin olur. Umarım böyle olmaz, birdaha suç işlemezler.Bende cezası onaylanan katillerin salıverilmesini doğru bulmuyorum.Bu çok ince bir çizgi, ince ayar…Umarım bu insanlarda yaptıklarından pişman olmuşlardır.Hükümette, emniyette bu insanların sıkı takipçisi olmalı ve birdaha suç işlemelerine imkan verilmemelidir.DERSİNİ ALANI AF ETMEK, YÜREKTEN PİŞMAN OLANI BAĞIŞLAMAK, KATİL BİLE OLSALAR İYİ BİRŞEYDİR.Af etmek güzeldir.İşki af edilen af edildiğinin kıymetini bilse….!S-Hz Musa peygamberimiz bile adam öldürmüş, ama…
E-Yanlışlıkla öldürdü Musa peygamberimiz.Ve Rabbimizdende çok af diledi.Yaradılmışların en şereflisi olan insanı, haklı bir sebep yokken Öldürmeyin der Kuran.
F-Geri kafalı ve vicdanı kıt olanlar hemen kendilerince haklı bir sebep buluyorlar.Sözleri çarpıtıp kendilerine kılıf uyduruyorlar.
E-Kurana göre öldürmenin tek bir geçerli sebebi vardır.Oda sizi öldürmek için, canınıza ve ailenize kast için birileri sizi öldürmek isterse ANACAK KENDİNİZİ SAVUNURKEN…Yinede canı almamak iyidir.CANI BİZMİ VARDİK…O CANI BİZMİ YARATTIK?O yaşa kadar bizmi bakıp büyüttükki o cana kast edelim…Canı özene bezene var eden yaradana yapılacak en büyük kötülüktür insan öldürmek.Ben yaradanıma olan saygımdan, sevgimden, şükrümden ve sonsuz secdemden, bugüne kadar hiçbir varlığın canını almayı düşünmedim.
A-Canını almak istediğim, ölmesini sitediğim çok insan oldu hayatımda…Ölmesi için gecelerce yalvardım.Beni katil etme, sen al canını diye yalvardığım insanlar oldu.O zamanlar gençtim, cahildim…Sandımki onlar ölürse sorunlarda bitecek.Kurtulacağım.Baktımki biri çıkıyor hayatımdan ve ölmesini istediğim bir başkası geliyor.Önce öldürmek istediklerimi, ölmesini dilediklerimi unutuyorum.Yenileri giriyor.
F-Bu sohbetlere katılınca anladın sırrı değilmi?Önce sen değişeceksin.Mevlana ne demiş, önce kendini değiştir.Kendini bul, kendinde ara…SEN SENDEN SORUMLUSUN, BENDEN DEĞİL…BIRAK BENİ…BAK KENDİNE…KENDİNİ DÜZELTMEYE UĞRAŞIRSAN BENDE DÜZELECEĞİM ZATEN….BEN SENİN AYNANIM, SANA SENİ AKS ETTİRMEK İÇİN YANIBAŞINDAYIM.SANA SENİ TANITMAK İÇİN TANIŞ OLDUM SENİNLE…SANA SABRI, SANA AF ETMEYİ, SANA ALMADAN VERMEYİ, SANA SEVGİYİ ÖĞRETMEK İÇİN BURDAYIM.BEN OLMASAM NASIL ÖĞRENİRSİNKİ?UNUTTUNMU HERŞEY ZITTI İLE KAİM.Seni derecelerle yükselten benim.Sabret ve sığın Rabbine,,,Uğraşmayı bırak benimle…Beni ıslah edecek, var eden, dilerse eder zaten.Islahım sana kalmamış.Öğret öğreteceklerini, dinlerim.Aklıma uyanıda yaparım.Aklına uymaya zorlama beni, kaçarım…Gen haritama göre yaşam yaşarım.Şu ölümlü dünyada öldürmek niye…?Cana can katmak varken niye alasınki..?Zaten öldürüyor ve diriltiyor.Geçmişin ve geleceğin hesabını sorma.Sen hesabını kendinle gör.Sana elalemden sormayacaklar, benden hesaba çekilmeyeceksin…Sana senden başkası yarda olamayacak sonra…O nun huzurunda, herkes eşittir ve herkes kardeştir.Bozma kardeşliği, bozma yüreğini….
E-Bozmak durumundayım Fatihciğim..Yeni yılın en mükemmel kanal konuşmasını yaptın.Hepimize güzel bir uyarı, çok güzel yeni yıl hediyesiydi.Ağzına ve yüreğine sağlık.Ama yine bitirmek zorundayız.Dünyamıza yaklaşan ve 200km büyüklüğü aşan uzay gemisi hakkında herkes gördüklerini ve bildiklerini anlatacak gelecek sohbetimizde..Bugün 5-1-2011 saat 17 .yurt dışından yine deprem sinyali aldım.30 saat içinde gerçekleşir.Umarım çalışmalar oralara kadar faydalı olurda, 6 şiddetinin altında gerçekleşir.Bu sinyalleri aldığım zaman 6nın üzerinde gerçekleşiyor çoğunlukla..İnşallah yerleşim yerinde olmaz.Şiddeti azalır..Yurt içindede tehli ke yok…
S-Yurt dışı depremleri gerçektende 5,2 5,4 civarı gerçekleşti.Beklentinizin altında oldu dediğiniz gibi.Yeni yılın ilk günlerine kitlesel kuş ölümleri ile girdik.Bunu sohbetlemek isterim.Kuş ölümlerine ve kitlesel ölümlerede çare olunamazmı?
F-Sadece kuş ölümlerimi…?İngilteredenbile denizlerde yengeçler, balıklar, kitlesel olarak ölüyorlar.Deniz kenarları kilometrelerce yengeç ve balık ölüleri ile kaplı, hemde tonlarca…Kuş ölüleride bütün caddelerde binlerce …Kıyamet habercileri olarak algılandı bu ölümler.
E-Sohbetleyin o zaman…Ben iyi bir dinleyiciyim.
G-Bilim adamları bu ölümlere hiçbir neden bulamamışlar.Ama yeni yılın hemen ertesi günü başladı ölümler ve devam eti..Bunun yeni yılla ilgisi olabilir diye düşündüm.
A-Televizyonda balık ve yengeç ölümlerinin çok soğuklardan etkilendiğini, soğuk yüzünden öldükleri söylendi.Bilim adamlarının bazılarının görüşü bu yönde.
F-Hadi canım…Hangi bilim adamı söylediyse kendi aptallığını sergilemiş.Kutuplarda bile yaşıyor balıklar Hem o sahillerde ocak ayında herzamanki normal soğuklar.Zaman zaman kış sert geçsede hiç bundan deniz hayvanlarının etkilendiği, soğuk yüzünden öldükleri görülmemiştir.Herkes saçmalıyor.
S-Bence bu işin havaya yeni yıl gecesinde atılan havai fişeklere doğrudan ilişkisi var.Evren yasalarını öğrenmiştik.Himalayalarda uçan kelebeğin kanadından çıkan enerji gidip Alp dağlarına kar yağdırabiliyorsa, yeni yıl gecesi neredyse her semtte, her ülkede havaya atılan bu havai fişeklerde bu canlıların katili.
G-Dikkat ettinizmi ölümler genelde Amerikada ve ingilterede gerçekleşti çoğunlukla.Gerçi başka ülkelerdede gerçekleşse haber bile olmaz.Basın, batı ülkelerinde çevreciliğe daha fazla duyarlı ve bu nedenlede haber değeri oluyor.Bu ölümlerin daha fazla yerlerde yaşandığını ve haber yapılmadığınıda düşünüyorum.
F-Saliaha çok doğru söylüyor.Bu ölümler hemen yeni yıl sabahı başladı.Bizmi semttede atıldı.Atılan yere 1km uzakta olmamıza rağmen kulaklarımızı sağır etti.Kalpler neredeyse patlamanın şiddetinden yerinden çıkacaktı.Patlamanın yakınında olanlarda yaşlılarda bayılmalar olmuş.Gerçektende korkunç bir gürültü ve korkunç bi şiddet.Binlerce mgv gücündeki patlamalardan kuşların ve balıkların sonar sistemleri etkilenmiştir.Etkilenmez olurmu, bizim kulaklar sağır oldu o gece…
E-Aferim çocuklar.GERÇEK NEDENİ BULDUNUZ İŞTE.GERÇEK KATİLİDE BULDUNUZ.Milyonlarca insan havai fişeklerin gökyüzünde gerçekleştirilen semavi gösterilerini izlerken sevinç çığlıkları ile yeni yıl coşkusu kutluyordu.Kimsenin aklına gelmiyordu bu muhteşem görüntüler ortaya çıkarken kulakları sağır eden o gürültülerin doğaya ve calılara verdiği zararlar…
S-Bence gökyüzündeki yıldızların ve ayın muhteşem görüntülerini başlarını kaldırıpta sessizce izleselerdi, bu muhteşemliğin karşısında Hz İbrahime bile ilham olmuş güzelliğin sırlarını keşfetmeye çalışsalardı hem kendileri için, hemde doğadaki canlılar için çok daha faydalı bir iş yapmış olacaklardı.Domino etkisini gelecek günlerde hepberaber göreceğiz..
G-Göreceğiz görmesinede, aptal adamlar yine aptalca açıklamalarda bulunacak, bu açıklamaları yapanlarda ünvan ve etiket sahibi olduklarından pek çok aptal adamıda inandırarak değişik söylemlerde HAKİKATİN İDRAKİNDEN uzaklaştıracaklar.
E-HAKİKATLER GÖKTE PARLAYAN YILDIZLAR GİBİDİR.Hiçbir faninin HAKİKATİ GİZLEMEYE VE ÇARPITMAYA SONSUZ ZAMAN SÜREÇLERİNDE GÜCÜ YETMEZ.Peygamberlerin çoğu okuma ve yazması olmayan çobanlardı.Hakikat bilgisini DİLEDİKLERİ VE İSTEDİKLERİ İÇİN ALDILAR.Muhammed hira dağına bilmek ve öğrenmek için çıktı.Musa, tur dağında gerçeği aradı ve buldu.Doğruyu yanlıştan ayırmak için ipuçlarını takip etmek gerekir.İp uçları doğruya götürür.
F-Yeni yılın ilk gününde yaşanan kitlesel kuş, balık ve yengeç ölümlerinin ip uçlarıda bizi havai fişeklerle ve onların doğaya verdiği zararlarla yüzleştiriyor.Atom bombası etkisi yapıyor atmosferde.Yazık ölen kuşlara, balıklara…İNSANOĞLUNUN EGOSU YÜZÜNDEN KİTLELER HALİNDE ÖLÜYORLAR…Nisa suresinde ELLERİNİN HAZIRLADIKLARI YÜZÜNDEN BAŞLARINA BİR MUSUBET ÇÖKTÜĞÜNDE…
G-Her yıl atılıyordu bu havai fişekler, şimdi neden oldu diyeceklerdir.Yalanlarlar ve kabul etmezler..A-Bu yıl gerçektende neredeyse her semtte atıldı.Doğuda bile yarım saat gösteri yaptılar.Bu fişekler eskisi gibi pahalı değil, ucuzlamış.Buralarda bukadar atıldıysa, oralarda bu göseriler Allah bilir saatlerce sürmüştür.Düşünsenize her yerden binlerce havai fişek atıldığını….Amerikan halkı bayılıyor böyle şeylere.
E-Her insan ve her toplum elleri ile önden hazırlayıp gönderdiklerininde sonuçlarını tadacak.Ben bugün yargı ve hükümet arasında yaşanan gerginliğide konuşalım diyorum.Yargıtay her nedense hizbullahçıları çabucak saldı.
F-Altıncı ceza daireside ağır cezalık dosyaları bekletmeden hemen karar bağladı ki bu yasadan istifade edemesinler.YARGITAY BU YASADAN ALELACELE NEDEN HİZBULLAHÇILARI YARARLANDIRDI ACABA?Hükümet yetkilileri isyanlarda.Yargıtay neden hizbullahçılara imtiyazlı davrandı dersiniz?Atatürkçü geçinen yargıtayın bu dosyayı ÖNCELİKLE KARARA BAĞLAMASI GEREKMEZMİYDİ?Yüzlerce kişiyi domuz bağı ile bağlayıp işkence ederek öldüren mahkemece suçu sabir görülen insanları ÖNCELİKLE SALIVARMEK BU KURUMUN ATATÜRKÇÜLÜĞÜNE VE ADALET ANLAYIŞINA NASIL SIĞAR?Bence yrg.bşk GERÇEKER bu soruyu acele cevaplamalı.Bu dosyaları acele karara bağlamalı.Suçu sabit insanları tekrar sokağa salıvermek CİNAYETE TEŞVİKLE EŞDEĞERDİR.Çok büyük vebal…Bu adamlar tekrar DİN ADINA ADAM DOĞRADIKLARINDADA işte bak bu yasal düzenlemeyi hükümet yaptı diyecekler.BÜTÜN SUÇUDA BU ADAMLARA EVET DİYEN SİZLERDİNİZ.Referandumda biz HAYRI DEMENİZİ İSTEDİK AMA SİZLER EVET DEDİNİZ, EVETİ DESTEKLEDİNİZ DİYEREK kendilerine haklılık payı çıkaracaklar.Bu potansiyel tehlike bana göre çok büyüktür.ACİL ÖNLEM ALINMALIDIR.Bence bu dosyaları bilerek ve isteyerek ayrıştırıyorlar.Toplum önünde haklı olmak ve haklı çıkmak için ŞUURSUZCA İNSAN KATİLLERİNİN EN KÖTÜLERİNİ VE ACIMASIZLARINI ÖNCELİK TANIYARAK SALIVERİYORLAR.Emniyet ve istihbarat birimleri çok ama çok uyanık olmalı.Bence derhal dosyalar tamamlarak bu adamların birdaha suç işlemelerinede imkan tanınmadan hapse konmaları gerekir.Sonra Allah mafaza her şey için çok geç kalınmış olur.Tüm suçda hükümetin olur.
E-Çok haklısın Fatihciğim.Hemde çookk…Uzağı ve yapılanları iyi okumak gerekiyor.Bence Yargıtay bu hatayı düzeltir.Düzeltmezsede tüm vebali üstlenir.Kimse aptal değil.Herkes herşeyin farkında…Yargıtay hükümetle kucaklaşmalı ve işlerini kolaylaştırmalı.Seçilmişe saygı ve itaat bu ülkede birlik ve beraberliğide, ekonomiyide, herşeyide iyileştiriyor.El ele kol kola girsinler.Bu ülkenin buna ihtiyacı var.Bana kalırsa herkes iyi niyetli, yargıtayda iyi niyetli ama inadından vazgeçmeli.İŞLERİ KOLAYLAŞTIRAN OLMAK GEREKİR DEVLET KADEMELERİNDE GÖREV YAPARKEN.Karşılıklı olarak çelme takmak hem kişilere, hem kurumlara zarar verir.Ülkemizin yükü ağır, görevlilerin yükü ağır.Elbirliğince kaldıralım bu yükleri.Ben Yargıtay başkanımıza çok saygı duyuyorum ve kendisini seviyorumda…İletişimdeki eksiklikleri giderip güçlübir diyalog kurabilir isterse..Suçu sabit katilleri salıvermek ve yasayı dayanak göstermek, iş değildir.Önemli olan bu yasadan kader mahkumlarını, toplu katliam yapmamış olanları, suçu mahkemece kesinleşmemiş olanları yararlandırmak.Hizbullahçıların öncelikle salınması bencede çok düşündürücü…
A-Adalet bakanımız danıştayın hakim alımlarını türlü sebeplerle engellediğini, hakim atamalarını bu nedenle yapamadıklarını söyledi.
E-Yargıdaki bölünmüşlük ve kirlilik bu olaylarla öylesine ayanki…1998 senesinde koop evimin davası için yargıtaya gitmiştim.Öğleden sonra yargıtay hakimlerinin çoğu biribirilerinin odasına toplanarak muhabbete koyuluyorlardı.Çaldığım pek çok kapı açılmıyordu, boştu.Açılan bir kapı olduğu zamanda bol kahkahalı, muhabbetli bir hakimler gününe tanık oluyordunuz.Bu defa Ankara ziyaretimde Başbakanlık konutundan meclisine, yargıtayından bakanlıklarına kadar her yerde bir nizam, bir intizam ve düzelme gördüm.Başbakanlık konutunda ve mecliste kimin girip çıktığı belli olmayan, koridorları sigara dumanı ile boğulmuş, insanların yığınlar halinde bekleştiği bir manzara ile karşılaşırken buralarda HAK ARAMANIN VE DERD ANLATMANINDA İMKANSIZLIĞINI görürdük.
F-Şimdide kapıdan, bacadan sokmuyorlar kadeşim.Randevusuz görüşme olmazmış.Koskoca başbakanlıkda bir dert dinleyende olmalı yani…Randevulu, randevusuz oraya bir başka şehirden kalkılıp gelinmişse bakan olmasa bile o derdi giderecek olana iletecek birileri, geleni dinleyecek.O KAPIDAN KİMSE GERİSİN GERİ ÇEVRİLMEYECEK.O kapılar HAK KAPILARI.Hak kapısını halka kapattınızmı, gönül yıkdınızmı, üstüne birde ah aldınızmı, o koltuklardan çabucak inersiniz.
S-Ben çocukları merak ediyorum.Rabiaya ve Mustafaya ne oldu?Ankaradan gelince görebildinizmi çocukları?
E-Ankaradan geldiğim gün ADEM DERTSİZ çocuk yuvasından aradılar.Rabiayı koruyucu aileye vermişlerBabaya ulaşamıyorlarmış.Çocuk yeni aileyi kabullenmemiş, istememiş.Psikolojik sorunlar yaşıyormuş.Gelebilirmisiniz dediler.Gece boyu yol gelmiştim ve uykusuzdum.Buna rağmen hemen gittim.Rabiam beni görünce öyle bir boynuma sarıldıki anlatamam.Salya sümük ağlaştık.Öğretmeni zorla derse gönderdi.Ben çocuğa tekrar geleceğime ve onu mutlaka kardeşi ile bir hafta sonu alacağıma söz verdikten sonra dersine gitti.Sosyal iletişim uzmanı Rabianın yeni aileyi birtürlü istemediğini, ailenin yanında kalırsa babasının onu bulamayacağı endişesi taşıdığını bu nedenlede travma yaşadığını, konuşmadığını, asla gülmediğini söyledi.Öylesine zayıflamıştıki Rabia…Minicik bir can kalmıştı.Babasının yanındada öyleydi ama mutluydu işte.Ben üç kardeşide yazlığa götürdüğümde hepsi gayet mutlu ve neşeliydiler.Hepside üç haftada kilo alıp topaç gibi olmuşlardı.Babaları ile telefonda konuşuyorlar, oda onlara yetiyordu.S-Mustafa…Onu görmedinizmi?
E-Rabiadan sonrada aynı gün,Karşıyaka çocuk yurduna gittim.Müdür Adnan beyi gitmeden tlf la aradım.Ankarada bakan yardımcısı Ayhan bey bizi tanıştırmış ve konuşturmuştu.Mustafanın yanına gittiğimde diğer çocuklarla tv seyrediyordu.Beni görünce oda ablası gibi atladı boynuma, onunlada ağlaştık.On dk sonra öğretmeni odasını göstermesini istedi.Diğer çocuklarında sevgiye ihtiyaçları olduğunu bildiğimden kucağımdan kalkınca diğer çocuklarında kocağıma gelmesini istedim.Onlarda koşup sarıldılar.İşte o zaman Mustafa çok bozuldu ve yanıma gelmedi.Küstü.Ne yaptıysamda barışmadı. Çok üzüldüm.Aslında bunu tahmin etmiştim, ama müdür bey Mustafayı diğer çocukların içinde görmemi istemişti.
G-Çocuk yuvalarını zaman zaman ziyaret ediyoruz.Bu hükümet döneminde neredeyse tamamı bir ev gibi donatıldı.Aynı ev gibi kaldıkları yurtlar.Giyim ve kıyafetlerde çok bol ve yeni.Yemeklerde güzel..Ama bu randevusuz gitmelere müdürler hep karşı nedense…Adnan beyide tanırım çok eskiden.Çok az konuşur.
F-Ağır ol molla desinler anlayışı bürokrat kesiminde yaygın.Birde kendine güvensiz insanlar ya konuşmaz, yada hata yapacaklarından ve kendilerini ele vereceklerinden korktukları için az konuşup kaçmayı tercih ederler.Konuşmaktan kaçana gıcık olurum.Gelişmemiş, yetersiz bulurum.
E-Doğrusunuz.Yurtlar çok temiz ve yenilenmiş ama sevgisiz…Sevgisizliği öyle görüyorsunuzki…0-5 yaş arası çocukların olduğu yerde bir çocuk sesi olmazmı arkadaşlar?Vallahide yoktu, billahide yoktu.Sanki orada çocuklar yaşamıyorlardı…Yemek yedikleri belliydi, hertarafta tertemizdi.Ama ben o yurdun çocuk sesinden inlemesini isterdim.Çocuk çığlıkları ile dolu olmasını beklerdim.Bırakın sesi tek bir konuşma sesi bile yoktu.Bu çok dikkatimi çekti.
S-Rabianın koruyucu ailesini gördünüzmü, tanıştınızmı, bir faydanız oldumu bari?
E-İşin en ilgincide burada zaten.Gittiğimde öğretmenin yanında oturuyordu.Başı kapalı benden genç bir hanım.Yurttan daha önce üç tane çocuk alıp büyüttüğünü, sorun yaşamadığını, ama Rabiaya ne yaptıysa yüzünü güldüremediği gibi kendisiyle konuşmadığını ve bu nedenlede geri getirdiğini söyledi.İyibir hanıma benziyordu ama bu işide HAYRINA DEĞİL PARA İÇİN YAPTIĞI AÇIKÇA YÜZÜNDEN OKUNUYORDU.Ben durumu kavramışdım.Bu iş için nekadar aldığını sordum.Öğretmen Tülay hanım kızdı, beni azarladı.Size ne bundan dedi.Ben ısrarla sorumu yenileyince Hidayet hanım 400tl alıyorum dedi.Öyle şaşırmıştımki anlatamam…Çocuk başınamı dedim.Evet dedi.Öğretmen bu paraların çocuğun durumuna göre verildiğini söyledi.250 ila 400 tl arasında değişiyormuş alınan paralar.Rabia için kurum en yüksek bedeli ödüyormuş.
A-Kardeşim birininde aklına gelmiyormu acaba…?Çocuk baba diye ağlarken biz bu yavruyu babasız bırakmayalım.Bu parayı babaya verelim, şartlarını yardımseverlerin elbirliği ile iyileştirelim.Esma hanımda zaten koruyup kollama görevini gönüllü yapıyor, onunlada bir konuşalım ve soruna çocuklarıda memnun eden bir çözüm bulalım demiyorlarmı?
S-Hale bak.Ticaretin daniskası kurumun içinde dönüyormuş meğerse…Eee İlahi adalet işte…Esma hanımın ayağına yanlışlıklar, dolanlar, yalanlar bir şekilde dolanıyor işte…Dolanıyorki yanlışlıklar düzeltilsin.Demek çocuğa bakan kadın DEVLETTEN 400 TL para yardımı alıyormuş.Maaşallah!!! Üç çocuğa baksa eder 1200tl..İyide bu çocuklara gönüllü bakacak bir dolu insan varken onlara niye bırakmıyorsunuz kardeşim…?Onlara niye vermiyorsunuz diye sormazlarmı adama?Esma hanıma göstermiyorlardı bile…
G-Ben devletin yerine olsam bu kurumlarıda özelleştiririm.ASIL BU KURUMLARIN ÖZELLEŞTİRİLMESİ LAZIM.Şikayet halinde devreye girer, soruşturma ve Ombudsmanlar aracılığı ile zaman zamanda denetlemeler yaparım.
F-Bizim garaja bekçi bile olamayacak adamlar SHÇK kurumunda tepe noktalarda iş tutmuş arkadaşlar.. Devlet bir zamanlar köy hizmetleri blg mdr lüklerini nasıl dağıttıysa bu kurumuda bence lav etmeli.Yemin ediyorumki bunlara ödenen paranın yarı parasına ÇOCUKLARIMIZ ÇOK DAHA İYİ BARINIR, ÇOK DAHA İYİ BAKILIR VE MUTLU OLURLAR.Bence özelleştirmeye bu kurumdan başlanmalıydı.En başta bu kurum özelleşmeliydi.
E-Bu kurumun içinde öyle şeyler yaşadım ve öyle şeylere şahit oldumki ÖZELLEŞMESİ BU ÇOCUKLARIN KURTULUŞU OLUR.Daha mutlu ve daha özgür olurlar.Yaş guruplarına göre ayrı ayrı özelleştirme yapılmalı.Devlet çocuk başına 300 tl verse bu kurumlara bek gör nasıl bakıldığını…Hem barınırlar, hemde gül gibi bakılırlar.
S-Köy hizmetlerininde kapatılmasında çok emeğiniz var. Muhtarlık yaptığınız dönemde yaşadıklarınızla bu kurumların köylere hizmet dışında herşeyi yaptığını kanıtladınız.Siyasetçilerin kullandığı bir kurum olarak ŞAHISLARA DEVLET OLANAKLARINI NASIL AKTARDIĞINI, kullandırdığını belgeler ve dilekçeler halinde teker teker belgelediniz ve devamlı hesap sordunuz.Sonunda başardınızda…Artık kimse dağın başına ev yapıp, köy hizmetlerinden adam ayarlayıp oraya yol su ve elektirik götüremiyor.Devlet olanakları ile şahısları zengin etme dönemi bitti.
A-Bittiği için eski günler gelsin diye çırpınıyorlar.Siyasi istikrarsızlıktan nemalanan ve rant sağlayanların yelpazesi geniş.Medya desteği ile hala yalanıp durmaktalar.
S-Ablacığım sen bu çocuklara bakarken devletten para falan istedinmi?Birilerinden destek istedinmi?
F-Kadın kendini gençliğinden beri bu çocuklara adamış ve ne devletten, ne başkasından beş kuruş istememiş.Çocuğa gönüllü bakılır kardeşim.Bu memlekette bu çocuklara hiç para almadan tamamına bakacak pek çok aile var.Bu yutlarda ÇOCUKLUKLARINI YAŞAYAMADAN SİNİR VE STRES SAHİBİ OLANNİCE YAVRUMUZ VAR.Kendilerininde kabullendikleri bir aileye annesi veya babası olmayan çocuklar verilebilir.Dahası gelir düzeyi düşük ailelere para yardımı yaparsının.O yurtlara doldurduğun bir çok personele ödediğin paradan daha azına çocukları daha mutlu edersin.
E-Yeter Koç ailesinden kaçıp yanıma sığınıyordu.SHÇK benden alıp aileye veriyordu.Bu iki defa böyle oldu.Çocuk 12 yaşından sonra kimin yanında isterse orada kalmalı.Ailede bazen kötü yola itebiliyor çocuğu.Evlatlarını para karşılığı kullandıran, para karşılığı satan insanlarda var.Bu ailelerdende devlet çocukları alıp, daha iyi, güvenilir aileye vermeli.DEVLETİN GÖREVİ SADECE DENETLEMEK VE DURUMU İYİLEŞTİRMEK OLMALI.Devlet hastahanelerine bağlı sosyal pskoloklar denetimi yapmalı.Denetimi yapanlarında suistimale kaçmaları, yapılacak kayıtlar ve çapraz sorgular ile denetlenmeli.Ama yaşanan bunca kötü olaydan sonra BU KURUMLAR MUTLAKA ÖZELLEŞTİRİLMELİ.
G-Geçmişte Yurtlarda tecavüze uğrayan ne çocuklar bilirim.Daha geçen yıl benzerleri doğuda yaşandı.O çocuklar yurttan çıkınca batağa itiliyordu.Çocuğa bakmak gönül işidir.NE DEVLET ZORUYLA, NE PARAYLA OLUR.ÇOCUĞU YARADANIN SEVGİSİNİ BİLENE VERECEKSİN KARDEŞİM.E-Ben kurumların asala güvenilir olmadıklarını ve çocuklarımıza zarar verildiğini nasıl anlıyorum biliyormusunuz?
S-Güvenilir olsalar kapıdan buyur ederler zaten.Kapıdan sokmamak için binbir zorluk çıkarttıkları için Ankaralara gittiniz defalarca…Bu açıkça herşeyi ıspatlıyor.Konuşması dinlenir hanımefendi insansınız.
E-Ayhan bey telefonda konuşurken öylesine sinirlendimki.Yurt mdr ne yanımda tlf açtı.mdr ne zaman isterse görebilir demezmi?Kan beynime sıçradı.Zaten yorgun ve uykusuzum.Otobüste uyumadan geldimişim.Randevu almadımn diye kimse dinlemezmiş, gerisin geri gönderiyorlar.Ne yapayım zorla edepsizleştiriyorlar.Gelmeden üç gün önce babasına Mustafayı evlatlık vereceklerini, benimde göremeyeceğimi söyleyen aynı müdür.Ama Ayhan beye görmesinde sakınca yok diyor.Bunlar böyle işte…Koca koca adamlar utanmadan yalan söylüyorlar.Zaten gittiğimdede hiç konuşmadı benimle.Toplantısı varmış kalktı gitti…Saat dört civarıydı, ne toplantısıysa…
S-Belki babayla başka bir müdr konuşmuştur.Biribirilerinden haberleri yoktur.Babadan kan testide istemişler galiba..Öyle demiştiniz önceki sohbette.
E-Hangi mdr söyledi babaya bilemem.Ama ben daima başa bakarım.Oranın mdr Adnan beyse orada kuş uçamaz ve her söylenendende haberi olur, hesabıda o verir.Adam bir bardak çay söyledi ve daha bir yudum almıştımki bekleyenler var diye ayağa kalktı.Çayı bile zor bitirdim.Konuşmak sitemedi zaten..
F-Buda herşeyi anlatıyor…Bu kurum geçe kalmadan özelleşmeli.Önce plot uygulamalarla hayata geçirilip olabilirliği görülmeli.SHÇK Bağlı özel eğitim kurumları var zaten.Tıkır tıkırda işliyor.Hiç sorun yok.Aslında rekabet var ve hizmettede yarışıyorlar.Bu rekabette çocuklara olumlu yansıyor.
E-Torun hastalandıktan sonra Kemalpaşadaki çiftliği bu çocukların eğitimine verdim.Tam dört yıl bu çocukları gözlemledim.Benide öğretmenleri sanıyorlardı.Doğanın bu çocuklar üzerindeki iyileştirici gücüne tanık oldum.Otizm için doğa ile iç içe bir yaşam, bu çocukların iletişiminde fevkalade yararlı.Bütün zihinsel ve fiziksel zafiyetlerde, hastalıklarda, doğa iyileştirici bir rol oynuyor.
S-Doğanın bu gücü gerçektende tartışılmaz.Bir defa Oksijen alımının fazlalaşması iyileşme için drekt etken.Bende artık mutlaka geceleri kış bile olsa pencere aralık uyuyorum.
G-Eskiden evlerde izolasyon yoktu.Pencereler tek cam, tahta kasa, bol hava alıyordu.Şimdi çift ısı camlı, kapılar çelik, duvarlar yalıtımlı, hava alacak delik yok.Isı kaybı diye birde havalandırma olmayınca al sana hastalık…
E-Tüm hastalıkların başlıca sebebi oksijensizlik zaten.Tüm hastalıklar yeterli oksijenin bulunduğu ortamlarda kendi kendine iyileşme gösterir.Ben yaz ve kış daima pencere açık uyurum.Oksijen alımının azlığı, bağışıklığı çökertir.Bağışıklık çöküncede hastalıklara davetiye çıkar.
A-Şimdi artık oksijen terapisi ve ozon terapisi yapılıyor sağlık merkezlerinde…
S-Evler havalandırılmayınca, bol egzoz dumanlı, korbondioksitli şehirlerde yaşayınca arada sırada bu merkezlerde depo yapılacak arkadaşlar.Başka çare varmı?G-Elin gavuru bizim sahillere bunun için yerleşiyor.Hava temiz, bol oksijen..Avrupa ülkelerinden akın akın sahillerimize gelen varda biz bilmiyoruz kıymetini.Emekli olunca bende yerleşeceğim köye arkadaşlar.Gençler şehire, yaşlılar köylerine…Böyle bir slogan başlatmalı sağlıklı yaşam için.Hem şehirlerinde nifus yükü azalır, gençlerimiz işlerine daha kolay ve çabuk ulaşır, ulaşımda rahatlar.
A-Doğru valla…Şimdi evlerde koy kasedi seyret filimi, tiyatroyu.Bende yerleşeceğim köyüme.Köyümün miss gibi ıhlamur kokularının arasında birkaç yıl fazladan yaşamak fenamı?
F-Fazladan yaşamazsında adam gibi, insan gibi yaşarsın.Sinir ve stresten uzak, sağlıklı yaşarsın.Yoksa Rabbinin sana verdiği ömür bellidir.Ne bir gün kısalır, nede bir gün uzar, öyle değilmi?
E-Öylemi değilmi, sohbetleyeceğiz…Bir başka sohbette buluşmak ümidi ile…S-Deprem varmı ?Lütfennn?E-Hiç olmazmı?48 saat içinde yine akdeniz ve doğudan geldi sinyaller ama önemsiz.Şiddetler ortayı geçmez.Yurt içinde,dışındada yağışlara dikkat derim…Korunulurluğu az, enerjisi düşük bölgelerde zarar verir yağışlar.Kaymalar yaşanır, maddi zararlar olur.Bu nedenle daha fazla kişiye ulaşmak, doğrularda buluşmak gerekiyor.———————————————————–
F-Tansu Çiller partinin başına geç teklifini red etmiş.Haberlerde izledim.
E-En doğrusunu yapmış.Bende olsam, bana iş yaptırmayan, beni arkamdan vuran, partiyi dağıttıktan sonra benden aman dileyen insanlara güvenmem.1995 seçimlerinde ikiye bölünerek partiyi dağıtan ve ülkeyi bir yıl içinde güç odaklarının emri ve isteği ile erken seçime götüren partinin başları şimdi çaresiz kaldılar.
S-Etme bulma dünyası bu ablacığım.CİN doruk amcamız ne yapacağını şaşırmış.Siz hep dersiniz…Bütün yanlışlar, zaman süreçlerinde doğruya baş eğerler diye…Bu çok güzel bir örnek.Seksenlik doksanlık dinazorlar ülkenin siyasetini elbirliği ile tıkarken, bu kadına çelme takarlarken işin sonunda ne hale geleceklerinide hiç hesaba katmıyorlardı.Zannettilerki keramet kendilerinde…Şimdi bol bol ulusal tv den medet umuyorlar kendilerine.Çok yazık ettiler bu vatana, bu ülkenin insanlarına…Beş yılda beş seçim yaşattılar bizlere ve yüzde yüzelli enflasyonları gördü bu millet…Rıfat Serdaroğluda boyuna internetten yalan ve uyduruk haberlerle beyin yıkama derdinde.Gurupta kurmuşlar.Düşünemeyen kafaları ütüleyip, kendilerince beyin yıkıyorlar.Durmadanda takma adlarla, vatan millet sakarya edebiyatı ile beyinsiz beyinleri iğfal etme derdindeler.
A-Ben bu hükümete gerçektende çok teşekkür ediyorum.Birlik ve beraberliğini bozmadığı için.Güç odaklarına çok akıllı politikalarla direndiği için.Ülkeyi kalkındırıp, büyümeyi, ihracaatı artırdığı içinDünyanın içine düştüğü şu ekonomik krizde bile yaşam standartlarımızı boş kasa devraldığı halde, bozmadığı için.Teröre karşıda barış politikaları ile terörü bitirme azminde ve kararlılığında oldukları için.
E-Yargıdaki reformlar için teşekkür yokmu?Benim en büyük teşekkürüm ADALETİ KORUMA VE ADALAETİ SAĞLAMA YÖNÜNDE GÖSTERDİĞİ ÜSTÜN GAYRETLERİ İÇİNDİR.G-Anayasadaki tutukluluk süreleri ile yapılan düzenleme taa 2004 yılında yapılmış.Yargıtay toplu katliam yapıp mahkemece suçu sabit görünenlerin dosyasını her ne hikmetse altı yıldır bitirememiş.Mazeret üstüne mazeret üretmek iş değilki.Önemli olan işin doğrusunu yapıp, yasal düzenlemelerden hak eden ve mahkemece suçu sabit görülmemişleri yararlandırmak.
S-Haberalı tutukluluğunu uzatan hakimleri jet hızıyla cezaya çarptırmışlardı ama…Gerçektende senin yargın, benim hakimim dönemini yaşıyoruz.Üfff çok can sıkıcı şeyler…Yargıdaki bu kopukluk ve bu güvensizlik eminimki enerji dengelerinde büyük delikler açıyordur.ADALETİN ÖNEMİNİ çok sohbetledik.
E-Ömürlerde bu son dönem dediğimiz kıyamet dönemlerinde hakedişlik yasalarına göre ve ellerimizle ettiklerimize göre değişiklik gösteriyor.
A-Kuşların ve balıkların toplu ölümleri ile ilgili kıyamet senaryoları konuşuluyor ve çoğu astroloğun beklentisi 2011 sonlarında bu kıyametin yaşanacak olması.Önümüzdeki iki yıl içinde doğal afetlerle toplu ölümler bekleniyor.Öyle yorumlar var.İnternetten ve tvde dinlediklerim bu yönde…
E-Bizde bu senaryoların gerçekleşmemesi için uğraşıyoruz.Yapılması gerekenleri anlatıyoruz.Yasaları, dengeleri, enerjinin gücünü ve değerini öğretiyoruz.
F-Ya olacak, yada olmayacak…Hep böyle olmuş zaten…Tarih tekerrürden ibaret..Musanın ve Lutun kavmi bu yüzden helak edilmiş.Ad ve semud toplu halde yasalara uymadıkları için yok edilmişler.Bence yine uyulmayacak.Kimsenin umuru bile değil zaten….S-Yunus peygamberin kavmi öğütleri dinlemiş ve kurtulmuşlar helak olmaktan.Kurtulanlarda yok değil.
E- Marifet, iltifata tabidir çocuklar.Okuyucu sayımız artıyor olsa bile yeterli değil.Görüşleri alamıyoruz.İnsanlar çekiniyorlar veya korkuyorlar…Korkunun ecele faydasıda yok.G-1999 da tarih vererek söylemişsiniz.1996 dan sonra bu afetlerin çok çok artarak tüm şiddetleri ile yaşanacağını ve nedenlerinide söylemişsiniz.O dönemde medya sizin yerinize hiçbir bilgi, hiçbir fikir sahibi olmayan kişileri bir bilen olarak taktim etmiş ve tanıtmış.Sonundada siz haklı çıkmışsınız ama olanlarda olmuş….
S-Şimdi değişen ne varki?Hergün bir kanalda astrolog.Efendim merkür şuraya girdimi şu olur, burdan çıktımı bu olur…Bir günde olsaya şu dedikleri…Hem abuk subuk, hiçbir anlamda ifade etmiyor, sonuçta çıkmadığı gibi bir fikirde vermiyor.Genel geçer şeyler anlamsız laf salatası ile kafa ütüleniyor.Ama rağbet görüyor işte…
G-Boşuna demiyoruz işte…Ne öğrenirsen, ne yaparasan karşına çıkacak olanda odur.Kişi kendisini maddi ve manevi neyle beslediğinden sorumludur.Doğru bilgilerle beslenen vucudun yanlışda olması ve yanlış iş yapması beklenmez.Yanlışa kucak açan akıllar, yanlışlıklarıda yaşayarak akıllanırlar.Yanlış, yanlışı yanına çeker.Bizlerin görevi, medyanın görevi bu nedenle önemli ve ağır.DOĞRU YOLU göstermedeki gücümüz tartışılmaz.
E-Bu yüzden bu son dönemde MEDYA HERŞEYİN ÇARESİ VE SORUMLUSUDUR DİYORUZ.
G-Cumhuriyet gazetesi hükümetten kurtulmak için ilan vermiş.Daha okuyamadım ama tv den dinledim.
E-Ülkemde YASAMA-YÜRÜTME-YARGI çekişmesinden, didişmesinden siyasi ve ekonomik beslenen kesimler var.Bu kesimlerin rantları bu dönemde çokça kesildi.Ağlamaları, feryatları hiç bitmez.İftiralarıda….
F-Gümrükteki rüşvet operasyonları tam gaz gidiyor.Klasörler binlerce sayfadan oluşuyor.Bu sefer tam suçüstü yaptılar, helal olsun…
S-Müfettişler YOLSUZLUK YOKTUR diye rapor hazırlamışlar.Emniyetteki telefon kayıtları ve belgeler, bunun yam aksini ıspat ediyor.Üstelikte şimdi üzerlerinde 50.000 tl İLE GÜMRÜK ÇALIŞANI TUTUKLANMIŞ.
G-Düğün vardıda takı alacağım, o yüzden bu parayı taşıyorum demiş.Yersen tabi….Eskiden olsa bu dosyalarda on yıllarca sürüncemede kalır, failler tutuksuz yargılanır, üstelikte müfettiş bey arkalarında olduğu için birde dava açarlar ve aklanırlardıda…Kimsenin gözünün yaşına bakmıyorlar arkadaş.TÜM YOLSUZLUKLARIN , HIRSIZLIKLARIN, PİSLİKLERİN ÜZERİNE GİDİYORLAR.Valla helal olsun.
A-Helal olsunda, gelen maillerde tam tersi suçlamalar var hükümet aleyhine…Bu dönemde öyle çok uyuşturucu kaçakçısı yakalandıki, buradan teröre giden paylar artık olmayacak.Bencede bunlar biribirilerin maşası olarak kullanılıyorlar.Ablamızın dediği gibi kurnaz ve ahlaksızlar, aptal ve akılsızları birgüzel kullanıyor.
F-Şimdi bu gümrükteki rüşvet çetesine gidip bakasan, Atatürk ümüzü ağızlarından düşürmezler.En büyük Atatürkçü onlardır.En büyük vatan sevdalısı onlardır.
S- Siyasi istikararı istemezler tabi…Ahmet gitsin, Mehmet gelsin, bunlar çalmaya, rüşvete, ülkeyi ve insanı soymaya devam etisinler.Küçücük yavruları esrarla, eroinle uyuşturmaya devam etsinlerki onların cepleri ve doymayan bedenleri daha çok dolsun.Bedenler uyuşunca, kafalar karışır ve karışan kafalarıda kandırmak kolaylaşır.Bunlar bu yüzdende içkinin mümtaz savunucularıdırlar.Birde bunu çağdaşlık ve laiklik adına, Atatürkçülük adına yapmıyorlarmı…?Yesinler sizin Atatürkçülüğünüzü diyorum içimden…
E-Biz neden YASAMA, YÜRÜTME VE YARGININ ülke menfaatleri için ortak hareket eden, DOĞRUDA BULUŞAN GÜÇLER DENGESİ OLMASINI SAVUNUYORUZ?Bu güçler ülke menfaatlerinde ortak hareket ederlerse bu ülkenin önü açılır.O zaman gerçektende dünya sıralamasında en önde giden ülkelerden biri olur ülkemiz.
S-Gerçektende korku imparatorluğu kurup, insanları kullanıp, bu ülkeyi el birliği ile bir güzel soymuşlar.Bu toplantılara gelirken islami fikirlerimin değişeceğini, benim değişebileceğimi asla ve asla düşünemezdim.Ey islamı şekle sokan, kardeş düşmanlığı yapan,Sakalda, örtüde arayan, bulamazsın orda inan. Bu şiirleri tamda bu hükümet döneminde korkmadan ve çekinmeden söyleyen, birde web sitesi açan Esma hanım tutarlı ve açık fikirleri ile değişmemi, doğruları görmemi sağladı.Yaşadıklarım ve işittiklerimle inancım pekişti.Hem siyasette, hemde dinde nasıl kullanıldığımızı artık çok iyi anladım ve biliyorum.Ülkemi yıllardır sömüren güçler, şimdi var güçleri ile hükümetin hırsızlıkları ve soygunları üzerine medya ve internet aracılığı ile yayın bombardımanı yapıyorlar.
F-Ülkemizin dünya krizinde bile büyüdüğü rakkamlarla açık.Şeyime anlatsınlar kardeşim.Uynadık artık.Adamlar koskoca boğazın altından tüp geçitle iki yakayı biribirine bağlıyorlar.Yatırımın İlahı yapıldı bu dönemde bu ülkeye..Gören gözler zaten görüyor, taktir edende ediyor.
E-Kişi kendinden bilir işi…Bir hırsız, karşısındaki nekadar dürüst olursa olsun herkesi kendisi gibi zan eder.Böyle düşündüğü için yaptığı yanlışında farkında olamaz.Yaptıkları ona çok normal gelir, herkeside kendisi gibi düşünür.Çalmadığına inanmaz.Çalmak, iftira atmak onun doğasında var olduğu için herkesde ona göre potansiyel hırsızdır.Mevlana bu yüzden BEN AYNAYIM demiştir.Sizi size aks ettiririm.G-Sekiz senede çok işler başarıldı.Hatalarda çok oldu ama, başarılarıda taktir etmek gerek.Yargı ve yasama, yürütme ile beraber uyum içinde çalışıp GÜÇ ODAKLARININ OYUNUNA GELMEMELİ.Bu güçlerin oyununa geldikleri için bu ülke enflasyon ve faiz şampiyonu olup ekonomisi küçülen ülkeler arasına girdi geçmişinde..Bu oyuna birkez daha düşüldümü gerçektende bu ülke parçalanır ve dış mihraklar, içimizdeki saf insanlarıda kandırarak bunu başarmaya çalışıyorlar.
E-Büyük resmi iyi okumak lazım arkadaşlar.Dünyanın tepesine çıkıp bakacaksın yaşananlara.Wikileaks ın kurucusu Assange yi neden tutukladılar?BU BELGELER YAYINLANIR YAYINLANMAZ ADAMCAĞIZ TACİZLE SUÇLANMAYA BAŞLANDI.
G-Nasıl sinir oluyorum arkadaşlar.Suçlamaya bakarmısınız TACİZ….Yani tecavüz değil, gasp, değil, hırsızlık değil…
A-İki yalancı şahit buldummu hepinizi tıktırırm içeri haberiniz olsun.Bu işler bütün dünyada böyle anlaşılan…Yazıklar olsun.Bin kere yazıklar olsun böyle adalete, böyle yargı ya…Demiyorlarmı acaba o tacize uğrayana BU BELGELER YAYINLANANAN KADAR AKLIN NEREDEYDİ DİYE?
E-Konuşmuştuk sizinle bunları arkadaşlar.YARGI MENSUPLARININ YÜKSEK AKIL, YÜKSEK VİCDAN, YÜKSEK AHLAKA sahip insanlardan oluşması gerekir demiştik.F-Anlaşılıyorki bu yargı sadece ülkemizde bozuk değil.Baksana İsveç dede, Amerikadada, başka yerlerdede bozuk anlaşılan..BİRİLERİ İSTEDİ DİYE SUÇU OLMAYAN BİR İNSANA CEZA VERMEK ANCAK AHLAKSIZ VE VİCDANSIZ BİR YARGICIN, KÖTÜ BİR YARGININ İŞİDİR.S-Birilerinin kuyruğuna bastınmı, çıkarına dokundunmu YASADA, YARGIDA, YÜRÜTMEDE TÜM DÜNYADADA GÜÇ ODAKLARININ VE DÜNYAYI YÖNETENLERİN ELİNDE.Bu MEKELEAKS sıkandalı ile apaçık görüldü.Yazık bu adama, yazık dünya adaletine, çok yazık bu olaya suskun ve tepkisiz kalanlara…
E-Assange yi tv den izledim.Kimseye tacizde bulunmayacak kadar yakışıklı ve ihtiyacıda olmaz.Ben hakim olsaydım aynen şu kararı veriridim.”Bukadar genç ve yakışıklı biri taciz eden olamaz.Ancak taciz edilen olabilir.Bu taciz iddiasınında zamanlaması ASSANGE nin çok büyük bir tacize uğramasınında apaçık delilidir.Belgelerin dünya kamuoyuna açıklanmasından sonra yapılan bu iddiayı, Assangeye yapılan iftira olarak değerlendirmek akla uygundur.Yapılan taciz suçlamasının zamanlaması, aynı zamanda Assangenin suçsuzluğununda kanıtıdır.” der duruşmayı tek celsede bitirirdim.
F-Diğer ülkelerdede yargının iplerinin güç odaklarının ellerinde olması çok üzücü ve düşündürücü.Umu dum tükeniyor.Biz ne çalışması yaparsak yapalım.Bu skandal DÜNYADAKİ YARGI KİRLENMESİNİDE APAÇIK ORTAYA KOYUYOR.
G-Haksızlıklara top yekun karşı durmak, karşı çıkmak lazım ama bu olaya karşı tık yok kimseden.Zavallı Assange tek başına bırakıldı.Bu olayda hiçbir menfaati olmadığı halde neredeyse tüm mal varlığını hapisten çıkmak için ödedi.Çok fena yaktılar canını.Oysa o görevini yaptı.Olanı ve yazılanı paylaştı dünya ile…
E-Dünya sıratını geçiyor bu yaşanılan olaylarla arkadaşlar.Yaradan inceden inceye AKIL VERDİĞİ İNSANIN YAPTIKLARINI DEĞERLENDİRİYOR.Artık sırların açığa çıktığı dönemdeyiz.Gizli ve saklı yok.Çırılçıplak geldiği dünyaya iki metre bez parçasına sarılarak öbür dünyaya göçen insanın HIRSI VE DOYMAZLIĞI YÜZÜNDEN YAPTIKLARININ BEDELİNİN ÖDENME VAKTİ OLDUĞUNUDA HEP BİRLİKTE YAŞAYARAK GÖRÜYORUZ.
G-Avustralyadan gelen haberler korkunç.Ülke tam bir bataklığa dönmüş.Koskoca kıta sellere teslim…Koca koca kütükleri dal parçası gibi sürükleniyor.Ülkede hayat bitmiş…
F-Yanlışa sessiz ve tepkisiz kalan YANLIŞA ORTAK OLMUŞ DEMEKTİR.İlahi yasalar bize daima DOĞRULARDA BULUŞMAMIZI emreder.Doğru birtane olduğuna göre AKLI OLAN İNSANINDA TEK AMACI DOĞRUYU ARAYIP BULMAK OLMALIDIR.Kuran bu yasaları en mükemmel olarak anlatan SON DİN KİTABI.Vakit dolmadan İSLAMI herkesin en doğru şekli ile araştırması ve anlaması gerekiyor.S-Hapisten çıkan Hizbullahçıya “pişmanmısınız” diye sordular.Oda Müslüman hiç pişman olurmu, dedi.
F-Bu laf bu kişinin bilinç düzeyini gösteriyor.Pişmanlık duymadan ömür geçirmiş bir insan olabilirmi hiçA-Ömrü hayatım pişman olmakla, Rabbimden af dilemekle geçti.Pişmanlık olgunlaştırıyor, pişiriyor bizleri…
S-Ne güzel bir dinimiz var.Çok af eden ve çokca bağışlayan bir rabbimiz var, ne güzel…RAHMAN VE RAHİM OLAN…Bağışlayan ve esirgeyen…Sadece ama sadece KUL HAKKI İLE GELME KARŞIMA diyor.
G-Adam kıtır kıtır kesiyor, boğazlıyor.Sonrada Allah için yaptım diyor.Kul hakkını bırak, CAN HAKKI ile gidiyor öbür tarafa..
E-İLK OKULA GİDENLER, BİLEMEZKİ CEBİRİ… ANLATSAMDA ANLAMAZ, ÖĞRENECEK ALFABEYİ. EY BENİM İMANLIM, BEN NASIL ANLATAYIM? PİR SULTANI YAKMIŞSIN BEN SANADA YANARIM…Şeriat sınıfında olanlar islamı şekilde ararlar.Hakikatler ancak marifet ve hakikat boyutunda anlaşılmaya başlanır.Birinci sınıftan dokuzuncu sınıfa kadar öğrenci olan insanoğlunun dördüncü sınıfa kadar hakikatleri kavrıyamaması doğaldır.Tekamül, sonsuz zaman süreçlerinde HÜCRE BİLİNCİNE ALDIĞIMIZ BİLGİ AŞILAMALARI İLE YOL ALIR.Tabular, bu yolda kişin kendisine yaptığı en büyük kötülüktür.Tabularına sarılarak kendisini değişime kapayan bilinçler, tekrar tekrar bedenlenerek, her dönemde acılar yaşayarak tabularından kurtulmaya çalışırlar.AKLI VE VİCDANI ÖZGÜR BIRAKMAK, tekamül basamaklarını hızla çıkmakta en büyük destekçimiz ve yardımcımızdır.———————————————————
G-İş yerindeki arkadaşlar bizim nefesle ilgili çalışmalarımızın olup olmadığını sordular.Şimdi biliyorsunuz çok moda…
F-Bu işlerin de bir modası var tabi..Beş yıl önce Reikiciler ortalıkta cirit atıyordu.Şimdi EFT ve nefesciler revaçta…Birde yabancı arkadaş, yabancı uyruklu bir koca buldunmuydu iş tamam.Ağzında laf yapıyorsa gelsin paracıklar…
A-Buraya gelmeden çoğuna gittim önceleri…Kadın reiki yapıyorum diyor, kızı hasta onu iyileştiremiyor. Adam şifa yapıyorum diyor, kendisi doktora gidiyor.Nasıl iş anlamadım.İlk başlarda düşünemiyorsunuz bunları.Değişik söylemler, akıl erdiremediğiniz konuları dinlemek hoş geliyor.Anlamaya çabalıyorsunuz.
S-Sürü psikolojisi…Bir sürü insan dinliyor.Kendinizi yetersiz hissediyorsunuz ve herkesinde anladığını düşünerek sizde anlamaya çalışıyorsunuz.Buraya gelince anladım bunların laf kalabalığından ibaret şeyler olduğunu.
G-Müthiş para var bu işlerde abiler.Öyle konferanslar filan ucuz değil.Burada herşeyi paraya bağlamışlarÖyleki, haftalık seminerlere katılma ücreti 750 binlerden filan başlıyor.Nefes şöyle alınır, yok efendim böyle verilir, şöyle tutulur…Beyninizi şuna odaklayın, şunu içinizden sayın…objeye bakın filan feşmekan şeyler işte…Saçma sapan işler kardeşim.
E-Bu işleri öğreten kişiler çok önemli arkadaşlar…Eğer yüksek paralarla bu işler öğretiliyorsa zaten öğretilmiyor demektir.KİŞİ HAZIR OLMAYINCA ÖĞRENMEDE OLMAZ.Bu gibi menevi çalışmaların öğretisine kişin ruhen ve bedenen hazır olması çok önemlidir.Bildiğim kadarı ile piyasada bu işi yapan çok sayıda kişi var ama çoğu kendi öğrettiklerinin bile ne olduğunun farkında değil.Bilgi, öğreti, bilinç ve bilgi sahibi kişi tarafından yapılırsa faydalı olur.Oralara pekçok kişi zaman kaybetmeye gidiyor ve para kazananda öğrenmeye ihtiyaçları olan öğretmenler oluyor.Tv de nefes çalışmasını uygulamalı olarak öğreten bir çift vardı.Kocası yabancı olan ve ruh ikizi yabancı eşini bu nefes çalışmasından sonra bulduğunu söyleyen bu hanım hayatımda gördüğüm en kötü öğretmendi.Ağızdan nefes alınmasını özellikle öğütlüyordu.Ağızdan uzun sürede nefes alımı talimatı veren bayanın hayatında bir defa bile ağzından iki dk da nefes aldığını düşünemiyorum.
S-Al bakalım ağzından ne oluyor.Siz anlatırken uyguladım boğazım kurudu, dilim kurudu.Gerçektende herkesi hoca diye taktim etmiyorlarmı…
F-Buda bir sektör kızım.Birsürü akılsız olacakki birileride cebini doldursun değilmi?Şimdi o program yapımcısı nekadar almıştır acaba?Gazeteci abimiz daha iyi bilir bu konuları…
G-Ağızdan nefes almak bi defa insanın doğasına aykırı..Konuşurken harbi denedim.Ağzım açık ondefa aldım dilim boğazım kurudu.Bu adamlar saatlerce bu çalışmayı yaptıryorlar.Bide çıkıp öz eşimi buldum falan demiyorlarmı..?
A-Ağız açık malak gibi nefes alırlarsa olacağıda odur zaten.Önüne çıkana karım, kocam der sarılırlar. Kafa, beyin, oksijenle çalıştığı için ağızdan aldıkları oksijen karınlarına gider.Karın kafalı olup beyinlerinde akıl yerine kaka dolaşır.Her malım hıyar diyene bu kafalar tuzlarını alıp koşuyorlar desene…
E-Tasavvufta nefes çalışması vardır ve mutlaka MEDİTASYONLA BERABER yapılır.S-Tasavvufta meditasyonun yeri olumu ki?Meditasyonu, Asya ülkelerinin uyguladığı bir ibadet şekli biliyorum.
E-Doğru biliyorsun.Aslında isimleri değişik.Tespih çekmek aslında bir meditasyondur.La ilahe illallah Elhamdürillah, suphanallah, Allahuekber diye defalarca çekilen tesbihler ve yapılan zikirler iyi bir meditasyondur.
A-Tesbih çekmek, yani meditasyon neden yapılır merak ettim.Asya ülkeleride yaygın olarak uyguladığına göre vardır hikmeti.
E-Meditasyonun türlü şekilleri vardır ve ibadetin özüdür.Arınma sürecinde olan insanı, tekamülde yükselten bir çalışma şeklidir meditasyon.Her namazın sonunda 33-33-33 olmak üzre 99 defa Allahın isimleri zikredilir.Allahuekber ferkans gücü en yüksek olan arapça kelimedir.Enerjisi düşük olanların 33 defadan fazla çekmeleri pek tavsiye edilmez.Elhamdürüllah ve suphanallah ilk okula gidenler için(şeriat ve tarikat boyutlarının son sınıflarında) mükemmel bir arınma sağlar ve bilinç yükseltir.İlk okulu bitirenler defalarca Allahuekber çekebilirler ve sarsılmazlar.Bu zikir yapıldıktan sonra hal boyutuna geçilir ve görüntüler alınır.Hücre bilinci hazır olanlarda büyük açılmalar görülür.Yetenekler artar.İstidadı olan her alanda buluşlar marifet boyutuna adım atıldıktan sonra görülür.Hakikat boyutuna yaklaşıldıkça görülmeyeni görür, duyulmayanı bilir ve en doğrudanda şaşmazsınız.
S-Aman aman…Aylar önce yaptığımız sohbetten etkilenmiştim.Sohbet bitince abdestimi aldım yatağa uzandım.Başladım içimden Allahuekber, Allahuekber diye çekmeye…Birdenbir baktım tavanda asılı duruyorum.Bedenim sessizce yatağa uzanmış öylece duruyor.Bir süre kendimi seyrettim, sonra pencereden çıkıp gitmek istedim.Ben yukarıda nefes alıyorum ya aşağıdaki bedenim nefessizlikten ölürse dedim ve korkuya kapıldım.Bedenime dönmek istedim ve sarsılarak döndüm ama çok kormuştum.
E-Sakın birdaha böyle bir deneme yapma Saliha kızım.MEDİTASYON İKİ UCU KESKİN BIÇAK GİBİDİR.İyi bir öğretmen olmadan yapılan bu uygulamalar kişiye büyük zararlar verebilir.Akıl hastahanelerinde gördüğün ve kendilerinin peygamber olduğunu düşünen çoğu akıl hastası benzer uygulamalarla düşünce ve enerji sistemlerini bozdukları için oradalar.Uzun çalışmalarda SADECE AMA SADECE TEK BİR KELİME İLE MEDİTASYON YAPILIR.KELİME DEĞİŞTİRMEK KİŞİYE TARİFSİS ZARAR VERİR VE ENERJİ KARIŞTIRIR.Enerjisi karışanda delirir zaten.Bu işler öyle hacı hocayla değil, gerçekten bir bilenle yapılmalı.
A-İyide nereden bileceğiz, nasıl bulacağız biz en iyi bileni?Gerçi siz varsınızda,,,Başka arkadaşlarımızada söylemek açısından
E-AKIL Ayla hanım.Aklını çalıştıran bilir, anlar ve görür zaten.DOĞRU İLE YANLIŞI AYIRIR.F-Kişinin ne söylediği önemlidir arkadaşlar.Bende gittim bu kurslara.Baktım 750 TL İSTİYORLAR.Yoga, meditasyon, reiki filan öğretiyorlar işte…Bu öğretmenlerin çoğuda sigara içiyorlar.Birde bu kurslara katılırsanız kötü alışkanlıklarınızdan kurtulursunuz filan diyorlar.Yaptığı ile söylediği uyumlu olmayan insanlarada birileri koşuyor işte..S-Ne yapsın insancıklar.Hergün bir kanalda ya astrolog, ya nefesci ya reikici yada EFT ci…Bir pazarki sormayın gitsin..Beyinler yıkanıyor ve insancıklar çare arıyorlar.Bu PAZARDAN HERKES PAYINI ALIYOR VE BOŞA GEÇEN ZAMANLARLA UMUDA YOLCULUK SERÜVENLERİ YOLCUYA BİRŞEY KAZANDIRMIYOR.
E-Kişinin ne söylediği, ne yaptığı kadar önemlidir.Ispatı ve kanıtı olmayan bir bilgi, dayanağı olmayan öğreti luzumsuzdur, boştur.Şimdi Boş lafları tekrar etme zamanı değildir.Zaman hepimiz için azalmıştır ve değerlidir.Zaman artık kısadır.Yarın yolculuk var ve erken yatalım arkadaşlar.İyi geceler herkese..————————————————————————————–
G-Hoşgeldiniz, nasıldı gidilen yerler, görülen yerler.Bu arada depremlerde sağdan soldan salladı durdu.7,4 le asya yine sallandı…
A-Demekki çalışmalara ara vermemek lazım.Tam bir haftadır yokuz.Kaplıcalara gittik.Bir tarafından buz gibi suları şarıl şarıl akan, bir taraftanda kaynar sular fışkıran yerleri gezip gördük.Şifalı kaplıca sularında ağrı ve sızılarımızı bırakalım dedik.
E-Gittiğimiz yerlerde internet olsa bile kendi bilgisayarımız olmadığı için yazamıyoruz.Son iki gündürde ben hastalandım.Küçük gelinimde yattım.Hasta olduğumu duyunca bırakmadı sağ olsun.Çok güzel baktı.İki günde ayağa kaldırdı…
F-Akıllı kız sizin şu küçük gelin.Akıllı kadınlar kayınvalideleriyle iyi geçinirler.Aferim ona…Evliliği iyi olur.
E-Ne çekilmez kayınvalidelerde var, biliyorum.Oğlunu eşinden kıskanan, ara bozan insanlar yokmu sanki?
S-Herkes deprem varmı diye soruyor arkadaşlar.Yetti kaynana muhabbeti.
F-Verseydin cevabı o zaman…Sence ölümlü ve yıkımlı bir deprem olurmu?Bekliyormusun?S-Ben seçime kadar beklemem.Esma ablamız referandum öncesi, BU REFERANDUM BU ÜLKENİN KADERİNİ BELİRLER demişti.Şimdi aynı şeyi ben söylüyorum.BU SEÇİM, BU ÜLKENİN KADERİNİ BELİRLER.Seçim oluncaya kadarda ölüm ve yıkım getiren, şiddeti altının üzerinde bir deprem yaşanmaz derim ben.
A-Valla bende öyle düşünüyorum.Kocaeli dün sallanınca komşular banada sordular.Aynı cevabı verdim.Seçime kadar ölüm ve yıkım olmaz dedim.Üst katımda oturan Ali abi delisiniz siz dedi.Depremlerle seçim arasında alaka kuran ancak aklını yitirmiş ahmaklardır dedi.Öyle bir kızdıki sormayın…Bu toplantılara katılıyorum ve bunları konuşuyorum diye adımı deliye çıkardılar bile.
S-Bir insanın kızması, ve kızgınlığını sözcüklere dökmesi önce güvensizliğinin, sonrada bilgisizliğini göstergesidir.Varsın desinler…Onların demesiyele deli olunmuyorki.
F-Bu sohbetlere katıldığımda önceleri hiç kabul edemediğim, sonrada daima uyguladığım birşey oldu ALLAH GİBİ düşünmek.BEN ALLAH OLSAYDIM, şöyle yapardım ın cevabını versinler bakalım.
G-Hayatında Kuran eline almamış, veya Kuranı sadece gözü ile okumuş bir insanın DEPREM- SİYASET- ÜLKE YÖNETİMİ hakkında bağlantı kurmasını beklemek tabiiiki doğru değil.180 derecenin üzerinde bir bakış açısı ile bazı hakikatler görülebilir.AD, SEMUD, LUT,NUH kavminin başına gelenlerle anlatılan yaşanmış olaylar ve bu olayların tümünün dört kutsal kitaptada yer almış olması acaba çok büyük bir hakikati anlatıyor olamazmı diye düşünmeleri gerekir.
F-Peygamberlerin tümü toplumlarının o günki şartlara göre zaten önderleriydi, siyasetçileriydi. Toplumların iyiliği için, yönetimi için emir ve yasaklar göksel tebliğ şeklinde peygamberlere iletildi.Binlerce peygamber, toplumları doğru bir şekilde yönetmek için emir ve görev aldılar.Asırlar boyuncada tekamül eden insan aklı ve zekası ile geçmişin yaşanmışlıklarından doğru dersler çıkararak daha az zarar görmemiz isteniyor.İçinde yaşadığımız özel dönemin bilim adamlarıda farkında…Dünya ekseninin kaydığı doğrulanıyor.Bize deli diyeceklerine söylediklerimize baksınlar bakalım.
G-İki gün önceki depremi neden söylemediniz diyorlar.Afganistandaki depremi, Kocaeli depremini neden söylememişiz.
E-Asyadaki depremi aldım çocuklar.Ama çok ilginç, beyinsel olarak deprem orada gerçekleşmeden bir saat önce almışım.Kocaeli depreminide hiç fark etmedim.Başım çok ağrıyordu ve ateşliydim.Biz burada yasaları öğreniyoruz.Akıl yürütüyoruz.Bütün depremleri haber vereceğim diye birşey demiyorum zaten.Uygun ortam ve koşullarda, alırsam paylaşırım diyorum.Ama bende seçime kadar ölüm ve yıkım beklemiyorum yurt içinde…Seçim sonuçlarıda ülkemin kaderini belirler diyorum.
G-ADEM YAVUZ ARSLAN bizim arkadaşımız, gencecikde bir çocuk “BİR ERMENİ VAR” diye bir kitap yapmış.Hepinize okumanızı tavsiye ederim.Belgeleri ile muhteşem bir kitap…
A-Banada anlattılar…Okuyunca verde üst kattaki yarbayıma vereyim, bu ülkede ne haltlar karıştırdıklarını bir görsünler.
G-MGK kurulu 50 kişiyi izlemeye alıyor ve kırk sayfa rapor hazırlıyor akıl alır gibi değil.Bu adamlar gölcükteki donanma komutanlığının karo döşemelerinin altından çıkan binlerce sayfalık klasörlerde ve eloktronik kayıtlarda bulunan bilgilere döktükleri alın terlerini PKK yı bitirmek için harcasalardı ülkemiz gerçektende çok başka yerlerde, çok saygın yerlerde olacaktı.
F-Ülke dibine kadar kendi askeri tarafından boka batmış, pisliğe gömülmüş, faili mechullerden ortalık geçilmiyor, Hırantlar, gazeteciler, masum siviller, din adamları, musevi iş adamları, kitapevi baskınları ile kıtır kıtır askerin önderliği ile öldürülüyor, kesiliyor…Ülkenin kendi askeri, ülkesinde terörü bitireceğine mafyalığa soyunmuş, ülkesinin önünü tıkamak için hertürlü tezgahı paşalar nezaretinde hazırlıyor.Darbe lerle ülkeyi geriye götürüp, terörü semirtmek için bizim askerimiz, utanmadan, arlanmadan,güç odakları ile kolkola girip bu vatanın evlatlarının hergün şehid edilmesine sebep olmuşlar.Gölcük donanmasının zemininden çıkan belgeler dehşet verici…
E-ŞİMDİ BÜYÜK RESMİ TEKRAR İYİ OKUMAK GEREK.Askerin en baş destekçisi kim…?Asker bunu kimin için yaptı?Asker bu darbelerle kimlerin ekmeğine yağ sürdü?G-GÖLCÜK DONANMASINA YAPILAN OPERASYONLA TÜM KANITLAR KABAK GİBİ GÜN IŞIĞINA ÇIKTI.Silivrinin yalanlarına kargalar bile güler artık.Savunma bile yapmasınlar, çok ayıp olur.S-İlahi adalete bak sen.1999 DEPREMİ Boşuna olmamış gölcükte…
E-Tabiiki boşuna olmadı.Bu belgeler o zamanda ele geçebilirdi ama deprem olduktan sonra gemide emin bir yerde saklamak daha iyi olur diye düşünmüşler.Deprem açığa çıkarıyor sonuçta…
G-1999 depremindeki iktidar zaten DARBENİNDE DESTEKÇİSİ arkadaşlar…Örtülü destekçisi…Beş yılda beş seçimde darbenin kralıdır.DYP dağıtan adamlara bir bakın…Sonra kurulan koalisyonlara bir bakın.. Sonrada soyulan ülkemize bakın…Tüm dolaplar soygun için.E-HERŞEYDEN ÖNCE BUNA MANŞETLERLE DESTEK VEREN MEDYAYA BAKIN.Medya köşe yazarlarına bakın.2003 öncesi medyanın manşetlerini takip ederseniz gerçek katilleri yakalarsınız.BİR ÜLKEDE MEDYA AHLAKLI OLMAZSA, KALEMLER AHLAKLI OLMAZSA, KÖŞEYAZARLARI AHLAKLI OLMAZSA NE YAPSANIZ O ÜLKEYİ KALKINDIRAMAZSINIZ.Baş aktör medya…Sonra asker, sonra siyasetçi, bürokrat, iş adamı,yargı, dış odaklar vs…
F-”Çiller giderse felaket gelir” diye sadece Akşam gazetesi haber yapmıştı.Oysa sizin noter onaylı belgeniz çok açık.Çiller giderse büyük depremler yaşanır diyorsunuz.ÖNERİLERİM VAR diyorsunuz.S-Kadın yine aynı şeyi söylüyor.Bu defada R.T.Erdoğan başbakanlıktan uzaklaşırsa ölümlü depremler olur diyor.Türkiyenin iyi idare edildiğini söylüyor.Bukadar pisliği ortaya çıkaran bukadar cesaretli bir hükümete şapka çıkarılır arkadaşlar.
F-Allah doğruların yardımcısıdır.Erdoğanında yar ve yardımcısı oldu.Kul nankörlük etsede, kabul etmesede BU ÜLKE İÇİN YAPTIKLARI AKIL VE AHLAK SAHİBİ İNSANLAR TARAFINDAN VE EN ÖNEMLİSİDE ALLAH TARAFINDAN TAKTİR EDİLİYOR.Harbidende ben Allah olsaydım ülkesi için bukadar çalışan bir başbakana, hükümete destek çıkmayan bir millete ceza verirdim.
S-Zaten kuran apaçık söylüyor.NANKÖRLERİ BÖYLE CEZALANDIRIRIZ BİZ DİYOR.Hakikatende çok ama çok çalıştılar…
A-Muhalefet tam tersini söylüyor ama…Neler neler söylüyorlar…
S-Başa geçip soymak için tabii söylerler.Ben asla bir partiyi tutamam Esma hanım gibi.Şimdi çalıştığı için AKP yi tutuyoruz.Eğer çalışmazda, ondan daha iyi yapan olursa gelecekte o partiye veririrm oyumu.
E-Ben hiç olmazsa yüzde elliden fazla bir oyla tekrar iktidara gelsin isterim.Sekiz yılda iyi idare edildik. Bu seçim meyvelerin toplanacağı altın yıllar.Başka partiden bile olsalar bu dönemde herkesin AKP ye oy vermesini isterimki ülkemizin önü iyice açılsın…
A-Ülkeyi İran yapacak diyorlar ama…E-Kargalar bile güler buna Ayla hanım.Siz bari yapmayın, söylemeyin bunu.
A-İnandığım için değil tabii, öyle söylüyorlar.Bir aydır İzmir İl yönetimine girmek için uğraşıyorum.Ankaraya gittim, millet vekilimize kendimi tanıttım, yönetime adayım dedim.Özgeçmişimi İzmir yönetimine verdim.Yeni başkan seçmişler ÖMER bey İl yönetimine getirilmiş.Hala bekliyorum görüşme yapacaklar diye…
E-Boşuna umutlanma kızım.Onbeş günde sana randevu veremeyen bir yönetim, seni tanımaya bile gerek duymayan bir yönetimin alacağı başarıyıda seçimlerden sonra göreceğiz.Maalesef parti binaları gerçektende bu vatan için çıkarsız hizmet etmek isteyenlerle dolu olsaydı, ülkemizin halide bir başka olurdu.Ben hiçbir il başkanını tanımam.Bir İstanbul, Ankara nasıl alındıysa ve yapılan hizmetler ortadaysa izmirde kolaylıkla alınabilir.Allah akıllı ve ahlaklı insanlara doğru yolu ve başarıyı gösterir.Akılda noksanlık oldumu başarıyı yakalıyamazsınız.Yönetimlere iş yapacak adamlar şimdiye kadar getirilseydi İzmirde zaten çoktan alınırdı.İkna edicinin rolu, itibarı, insani ilşkileri başarıda önem arz eder…
A-Bende birdaha gitmem.Ahbap çavuş ilişkisi ile başarı olmuyorki..İzmirde de AKP oyları çoğalsın ve hizmet gelsin istiyorum.Siz beni bile AKP sempazitanı yaptınız.Ben geçen yıla kadar koyu bir CHP liydim.E-Sen konuşmamıza imkan verdin.Konuşma olunca anlaşmada olur.
A-Gerçeği anlamayan, kavramayan ya ahlaksızlardır, ya aptallardır demişdiniz.Öyle kızmıştımki size o zaman.İçimden size tükürmek, sizi ısırmak bile geçmişdi.. Her sohbette büyük resmi daha çok görmeye başladım.Hiç bu pencereden bakmamıştım olaylara…Hele depremlerle siyaset ilişkisi iyice meraklandırmıştı ve hatta ne yalan söyleyeyim bu güne kadar bile ya 6,5 şiddtinde veya 6 şiddetinde bir dk sallasa bu kadın nasıl bir yalancı konumuna düşer, işte o zamanda tam deli derler demişdim..
E-Allah hayırlısını versin derimde yine yurt dışı tehlikeli deprem sinyalleri almaktayım arkadaşlar..Beşin üzeri diyelim ve bu günki çalışmamız km ler ötesinede tesir etsin dileyelim.Ocağın 21i.Saat 15…24 saat içinde olur.Hasta yatağımda toprağın sesini iyce bir duydum.Tıpkı bir kalp gibi atıyor.Ama yine alınan sinyaller büyük tehlikelerin habercisi..Şimdilik büyük yıkım getirmesede ileride getireceği yıkımları tahmin etmek gerçektende ürkütücü…Ülkemizin korunuyor olmasının kadrini bilmek lazım.
A-Şimdi bu konuşmamızı duysa komşumuz Hükümete okkalı küfrüde koyuverir.Ediyorda zaten..Erdoğan çıkınca zapingliyor.
E-Birinci sınıfa gidenlerin enerjileri düşük olduğu için, yüksek enerjilere tahammülleri olmaz.Tekamülün alt basamaklarında anlayıp dinleme, öğrenme özelliklerinede rastlanmaz.Ancak şok acılarla boyut atlanır ve faturada katlanır haliyle..
G-Bizim gazeteci arkadaşlara mail attım.MALUM GAZETELERİN MALUM YAZAR VE BAŞ KALEMLERİ.. Ergenekonculara tam destek veren, Ergenekonun hayali olduğunu ve hükümetin yakıştırması olduğunu savunan gazeteciler bunlar.BALYOZ OPERASYONU İLE ULAŞILAN BELGELER HAKKINDA GÖRÜŞLERİNİZİ ALAYIM DEDİM.Hani hepsi uydurmaydı ve kanıt olmadan masum gazeteciler bile silivride içeri tıkılmışlardıya…
F-Sistem gerçektende mükemmel işliyor.Balyozu, ergenekonu ti ye alan medya kalemşörleri kasa kasa dökülen itiraf belgelerinden sonra ne konumuna düştüklerini hiçmi sorgulamazlar…
S-Daha dün Kılıçdaroğlu Silivridekilere tam destek çıkıyordu.Doğudaki konuşmasında aman ha konuşmayın, konuşanı SİLİVRİYE GNDERİYORLAR diyordu.Aklı olan anlıyor artık.Gölcükteki belgelerden sonra bir Allahın kulununda yalanlayacağı birşey kalmadı.Eh artık bu ülkede 80 yıldır darbe planları ile hükümeti ve siyaseti zayıflatan güçlerin KİME VE NEYE ÇALIŞTIKLARIDA akla gelir ve sorgulanır.Bu güçlerin YAZILAN YAZILARI VE SÖYLEMLERİ İLE MEDYA AYAĞI, SİYASETÇİ AYAĞI da kabak gibi ortada…
F-Kılıçdaroğlunun Slivridekilere bukadar arka çıkdıktan sonra arkasından giden insanların aklındanda ahlakındanda şüphe ederim ben.Aklını ve vicdanını çalıştıran her CHP li bu safta yer almamak için hem partisinden, hem üyeliğinden istifa eder.
E-Öyle derin ve bağlantılı düşünen insanlar olsaydı, zaten ülkemizdebu halde olmazdı çocuklar. Düşünme engelli olmak, düşünme kusurlu olmak en büyük kaybımız.DEPREMLERİN SİYASETLE BAĞLANTISINI 1999 depremi ile yaşadık.Bununda katlısını yaşamamak için yapılıyor bu sohbetler.UYANIŞ İÇİN TÜM BELGELER, TÜM ÇIPLAKLIĞI İLE DÖKÜLÜYOR ORTALIĞA…Artık son belgelerde tüm ayrıntıları ile askeri üst komutanlarında eşliğinde kayda alındı.Artık kimse bir milim bile şüphe edemez.Tüm şüpheler bu belgelerle BİR KEZDAHA ÇÜRÜTÜLDÜ.Bu hükümet tekrar seçilemezse, TEK BAŞINA İKTİDAR OLAMAZSA TÜM BU BELGELERDE SULARA KAVUŞUR, KAYBOLUR GİDER.Bu yargı güç odaklarının baskısı ile bu dosyaları rafa kaldırır.Bu ülkeye çok yazık olur.
F-Tüm belgelerde bittikten sonra, geriye biz kalıyoruz.Bizim aklımızı kullanıp kullanmadığımıza bakacak yukarısı.Bende Allah olsaydım öyle yapardım.Erdoğan tek başına gelmeseydi BU ÜLKE PARÇALANIRDI demişdiniz İnanmamıştım size o zaman.Şimdi nasıl bir örümcek ağının içerisinde olduğumuz dökülüyor ortaya.Gerçektende ALLAH BU ÜLKEYİ KORUYOR VE KOLLUYOR.Donanmada ele geçen belgeler ıslak imzalı orjinak kopyalar.Asla kimse yalanlayamaz.Bunca yaşananlardan sonra hala bu ülkede yaşayan ister yazar olsun, ister siyasetçi, ister sade vatandaş AKP ye destek ve oy vermiyorsa bence sonuçlarınada katlanır.Bu hükümet olmasaydı, emniyet böyle çalışmasaydı bu pislikler çıkarmıydı ortaya
E-Ülkemde siyasetin, yargının düzelmesi için az yalvarmadım Rabbime…Şükürler olsun.Şimdi herşeyde düzelmeler görülüyor.Hem sen 52 ile tekrar tek başına iktidar olacak diye söylemiştin.İşte o gün bu ülkenin tam anlamı ile önü açılır.ÜLKEMİ BU PİSLİKLERDEN TEMİZLEYEN TÜM SİYASETÇİ VE EMNİYET MENSUPLARINA DUACIYIM.Rabbime sınırsız ve hesapsız duacıyım.Ben barış ve huzur içinde bir Türkiye, kalkınmış ve güvende bir Türkiye özlemi ile yanıp tutuşurken rahmetli babacığımın paşa komutanları bu memleketi bölüp parçalamak için ne dolaplar çeviriyorlarmış meğerse…
F-Bunları tek kişilik hücrelerde çürüteceksin arkadaş.Ülkemin fakirliğinden, işsizliğinden, geri kalmışlığından, hatta ahlaksızlığın artmasından bile sorumlu bunlar..
E-Hayır, hayır Fatihciğim..Aptal adamlar bunlar.Aptal adamları başa getirmeyeceksin.Bizim dinimiz bunu emreder.İslamiyet aptal adamların toplumun yönetimine getirilmelerine çokça karşı çıkar.Bu paşalar küçük hesap peşinde oldukları için geleceklerini ve güvencelerini darbe planları üzerine yaptılar.Siyasetçiden ve seçilmişlerden üstün olduklarını görmek ve hissetmek istediler.1950 yılından beri aynı oyunları görüyoruz, üzülüyoruz.1957 de 58 de 9 silahlı kuvvetler mensubunu darbe yapacaklar diye şikayet eden subayın tutuklanıp ceza alması ve sonrasında yapılan darbe girişimi ile bu ülkede başbakan ve siyasetçilerin asılarak idam edilmesi bile ders olmamış…
G-Askerlik herkesin kaldırabileceği bir meslek değilki..Paşa oluncaya kadar sövülmedik akrabası kalmıyor adamın.Haliyle kişisel bir yetersizlik ve güvensizlik oluşuyor yıllar içinde…İntikam ve hırs sonunda aklıda devre dışı bırakıyor işte…Hele birde mesleği öldürmek üzerine olursa….Kitabevindeki gayrı müslimleride kesersinde,,, kesdirirsinde, vurdurursunda…Adamların kendi depolarında kayıt dışı silahlar çıkıyor.Terör dışında herşeye el uzatmış arkadaşlar…
E-Bunca emek teröre verilseydi ülkemiz yangın yerine çevrilirmiydi?Yinede bunu yapan bir avuç rütbeli paşalar arkadaşlar.Hepsde böyle değil diyerek teselli bulalım.Askerde bizim, vatanda bizim.İkiside olmazsa olmazımız.TÜM KURUMLAR PİSLİKLERİNDEN ARINIYOR.G-PİSLİKLERE BUGUNE KADAR TAM GAZ DESTEK VEREN BAZI MEDYA GURUPLARI NE DİYECEK BUNCA OLANDAN SONRA ONU MERAK EDİYORUM..E-TÜM YANLIŞLAR ZAMAN İÇİNDE DOĞRUYA BAŞ EĞERLER evladım.Bu evrensel bir kuraldır.Rabbine teslim olmuş gönüller, akıllar bu doğruyu herkesten önce görür.Rabbine teslim olmamış beyinler ve gönüllerde akıl ve gönül iğfal edenlere kapılarını ardına kadar açarlar.
S-İyide olan yine onlara olmuyormu?Rabbimizin sonsuz zamanı var, çevirip çevirip yaratıyor.Sınfta kaldıkça mektep uzuyor.Diplomalar alınmıyor.Tekrar okumak için, DOĞRUYU YANLIŞTAN AYIRMAK İÇİN tekrar tekrar dünyaya geliniyor.Hep dert, hep çile…
A-Taş olsa bukadar örnekten sonra anlar artık..Offf sıkıldım…Birdaha gelmek istemiyorum dünyaya kardeşim.F-HAYIR ŞERDEN KAÇANDIR, HAYIR ŞERDEN ÇIKANDIR.ŞERRİN İÇİNDEKİ HAYIR, EN HAYIRLI OLANDIR deyip sohbeti noktalayalım derim.Şerler daima hayırlara gebe olmuş tarih boyu…Ülkemin önünde hayırlı ufuklar görüyorum arkadaşlar..
E-Arkadaşlar yine uzaklardan tehlikeli sinyaller almaktayım.İkinci vuruş yine aynı bölgede ama ilkinden daha kuvvetli ve devamlı…Umarım yerleşim yerinde olmaz…
S-Umarım bu siteyi tüm dünya kendi dillerinden takip ederde ilk sarsıntıdan sonraki saatlerde yaşanacak olan daha kuvvetli sarsıntıdan insanlar mallarını ve canlarını kurtarır.Bende inşallah yerleşim yerinde olmaz diyorum.Yüzünüz çok fena sarardı…Bu enerjiler etkiliyor sizi, sarsıyor…
A-Enerji ağını güzel oluşturduysak, çok şiddetli yaşanmaz derim ben.En fazla altı olur.
E-Bilmem artık..Burnum su gibi akıyor arkadaşlar, gribi atlatamadık daha..Birazdan yatacağım, hepinize iyi geceler..
A-Bu kadar memleket ve vatan sevdası nasıl birşeydir anlamam.Neden siz böylesinizde başkaları değil.Bu konuların niçin ve nedenlerinide konuşalım mutlaka..
F-Bence ailesi için, vatanı için daima en doğruları yapmayan, en doğruyu göremeyen insanlar daha sonraki yaşamlarında daha kötü ülkelerde ve yaşam şartlarında bedenleniyorlar.HAK EDİŞLİKLERİNİ ŞİMDİKİ YAŞAM TARZLARI VE GAYRETLERİ İLE OLUŞTURUYORLAR.Bence bu dünyaya gelmeden gen programımıza işlenmiş bir konu.Gen programı bu bilgilerle dolu olmasaydı Esma hanımında böyle bir çabası olazdı.Bu şiirler öyle kendiliğinden yazılacak şeyler değil…
E-Bu konuları işlemiştik arkadaşlar.Gen programı, zaman süreçlerinde dünyaya geliş gidişlerimizle kendimizin hazırladığı bir hakedişlik kader programıdır.Ama bu programa yeni yaşamımızda uyma keyfiyetide tamamen bize bırakılmıştır.İstersek oturur yazarız, sohbet ederiz, emek veririz, paylaşırız, istemezsekte yapmayız.Öyle değilmi?AKLI DOĞRU VE YANLIŞ KULLANMA KEYFİYETİDE BİZİM..İstersek kendimizi arındırır, daha iyi bir insan olma yolunda çaba serf ederiz, istemezsekte bir zalim veya katil olabiliriz.Kararda, akılda, keyifde bizim…
S-Bizim, bizimde….evrensel yasaları tanımadığımızda evrensel hakikatin tokadınıda hemen yiyiyoruz suratımıza.Avusturalya daha düne kadar bir eli yağda, bir eli balda yaşarken bak şimdi çamur deryasında kaldılar.Hiç akıllarına gelmemişti bu başlarına gelecek felaket.
A-Haberlerde izlemişdim ben.Uzaylıları öldürmüşler, hatta yakalayıp boğmuş birisi.Galiba bir uzaylı yavrusu imiş ölen…
E-Hadi iyi geceler…
Bu sitede bulunan her türlü belge ve raporların her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.
ilginc blog icin tesekkur