G-Siyaset meydanınını izledim.İlk defa izliyorum başbakanımızı…Sizinle tanışıncaya kadar onu haberlerde bile görmek, dinlemek istemezdim.Ali Kırca çok iyi program yönetiyor.Aslında bende bu programa gitmek isterdim, ama olmadı.Başbakan başarılıydı.Çok beğendim.Efendi bir duruşu var.Cevaplar makul ve mantıklı…Bazen hala daha size bile acabalarım oluyor içimden…Ama Başbakanımıza daha önceleri neden bukadar tepkili olduğumuda hala anlayamıyorum.
E-Ben çok beğenirim Kırcayı.Programı izeyemedim.Bugün haberlerde baktım biraz.Gazeteci olmana rağmen, medyanın hipnotik telkin yayıncılığı etkisi ile ön yargılıydın.Medya ve bazı köşe yazarları Başbakanımızın asabi, hırçın ve külhanbeyi olduğunu sürekli vurgularlar.Bu bilinçli yapılır.Bu şekilde kişi 40 tane yazı okuduğunda, veya dinlediğinde beynin algı merkezinde yazılan ve söylenen kabul görür.90 derecenin altında düşünen beyinler, söylenen şeyi analiz ve sentezlemeden olduğu gibi alt beyine gönderir.O imajı artık bıçakla bile kazıyamazsınız o kişiden.90 derecenin altında düşünen beyinlerin kendi üretimleri, bireysel fikirleride olmadığı için yazılan ve çizilenleri olduğu gibi sahiplenir.Çoğulculuk zihniyeti ve sürü psikolojisine sahip bu kişiler için, köşe yazarları, medyada sözsahibi olan kişiler çok makbuldur.Genelde muhalefet güdüsü ile, herşeye muhalefet etmek mantıksız bile olsa çok zevk alırlar.Dar düşünen insanların, görüşleride, değerlendirmeleride dardır.90 derecenin üzerinde düşünebilenlerde ALTERNATİF DÜŞÜNME kabiliyeti oluşur.MUHAKEME ARTAR.Buna bağlı olarakta insanlar daha az kazık yer ve daha az aldatılır.Düşünce açısı nekadar darsa kişi okadarda basit düşüneceği için bu düşünce yapısında olanlarda dedikodular genelde kişiseldir.Eleştiri, dedikodu ve iftira kültüründen beslenen bu tip insanlara her meslek gurubunda rastlanır.Kamuya mal olmuş üst düzey görevlilerin, kamunun en üst konumunda yer alan devlet görevlilerinin düşünce açılarının mutlaka, ama mutlaka 90 derecenin üzerinde olması gerekir.Alternatif düşünce kabiliyetleri sayesinde düşünce üretimi ile daha yoğun enerji çekebilen bu kişiler doğal olarakta doğru enerji üreteceklerdir.Doğru üretim yapılan yerlerin enerjileride çok doğal olarak korunmada olacak, negatif enerjiler bu ortamda nötralize olarak, ortamın enerjisi güçlenecektir.KAMU ÜST DÜZEY GÖREVLİLERİNİN BEYİNSEL İŞLEYİŞ YAPILARI AFET ENERJİLERİ ÜZERİNDE BU NEDENLERLE ÇOK ÖNEM ARZ EDER.A-Siz 14 sene önce akşam gazetesine Tayyip Erdoğanda başbakan olursa ölümlü depremler olmayacak, Çiller başbakanlıktan ayrılırsa büyükfelaketler olacak diye nasıl bildiniz?Bunu çok merak ediyorum.
E-Siz gelmeden önce yapmıştık biz bu sohbetleri…Bu dediğim şeyler bizim kutsal kitabımız Kuranı kerimde olduğu gibi, diğer kadim öğretilerdede var.Yani ülke liderlerinin ÜLKE HALKININ KADERİNİ BELİRLEDİKLERİ pek çok surede yer alıyor.Ben bunu bazı ayetlerden alıntılar ile “depremlerin oluşum nedenleri” bölümünde yazdım.Benzer pek çok ayet daha var.ÜLKESİNE FAYDA SAĞLAYAN BİR LİDER DE, İÇİNDE YAŞADIĞI TOPLUMUN İFTİRASINA VE ZULMUNE UĞRARSA o ülke üzerinede hüküm hak oluyor ve ELLERİ İLE DİLLERİ İLE ETTİKLERİNİN BEDELİNİ ÖDÜYORLAR.
A-Düşününce mantıklı aslında…Hani ALLAH GİBİ düşününce neden olmasın? diyorum.Bu dünyada yaşarken niye ibret yaşanmasınki…Bence herkes, her kötülük karşılığını bulmalı ki insanlar yola girsinler…Kırk tekrarın insan beyni üzerinde büyü etkisi yaptığını bende okumuştum.Bunu medyanın siyasetçiler üzerinde kullanmasını ise gözden kaçırmışım.Demekki sizin medyaya kızgınlığınız bu yüzden…Şimdi anlıyorum…Gerçektende insanların kişiler üzerinde doğru karar vermeleri bu şekilde engellenmiş oluyor.Namuslu, namussuz…Namussuzda sürekli tekrarlarla çok namuslu gösterilebili yor…Ama bu ahlaksızlık…
E-Şimdi 180 derece düşünelim.Birileri bizi kandıracakki, kandırıla kandırıla, kandırılmamayı, yani akıllanmayı öğreneceğiz…Ülkemizin siyasi geçmişine bir bakarsak hep tek başına iktidarlar döneminde bir toparlanma ve ekonomide düzelme olmuş.Koalisyon dönemlerinde ise kavga ve kaos…Ekonomik krizler ve enflasyonda patlama…Bunu düşmanlarımızın istediğide çok açık..Açık olanıda gördükki özgür basın kılıfı ardında birileride bu düşmanlarla birlikte çalışıyor.Başbakanımız dün Kırcaya ne güzel söyledi.Emniyetin içindeki çürükleride ayıkladık ve ayıklamayada devam ediyoruz diyor.Kaç tane emniyet müdürü ve emniyet görevlisi açığa alındı söylüyor.AMA EMNİYET TEŞKİLATI BUNDAN GOCUNUYOR MU?Zaten bu çürük elmalar olmasa, bu hırsızlık ve katliamlar yapılabilirmi?Şimdi koskoca TSK ninde bu çürük elmaları titizlikle ayıklaması, yargıya intikal eden ve kamuoyunu meşgul eden konulardan rahatsız olmamaları gerekir.Ben Başbuğun medyanın dolduruluşuna geldiğini gördüm ve üzüntü duydum.Bende asker çocuğuyum ve askerin içindedede yanlış adamlar herzaman olduğu gibi sonrasındada olacaktır. Önemli olan bunların farkedilmesi ve ayıklanmasıdır. Maalesef ordunun içinde yanlış yapanlar olmuştur Bu son yaşadığımız olaylar, mantık yürüttüğünüzde askerin içinde bazılarının şeytanla dans ettiğini bize gösteriyor.Yanlışı kabullenmek, hataları kabullenmek bu güzide kurumlara zor gelsede EN BÜYÜK YANLIŞ HATALARI ÖRT BAS ETMEKTİR.BEN GENELKURMAY BAŞKANIMDAN DEVLETLE EL ELE VEREREK BÜTÜN BU PİSLİKLERİ AÇIĞA ÇIKARMASINI İSTİYORUM.BUNU BU MEMLEKETİN HAYIRINA LÜTFEN YAPSINLAR.Faili mechullerin kemikleri sızlamasın.Devletin gücü ve adaleti bu kurumlar elbirliği ile çalıştığında ortaya çıkar.Bu gücün varlığını, bu gücün adaletini her türk vatandaşı artık görmeli ve hissetmeli…Düşmanlarımızın amacına medya gücü ile destek olanların kıvrak oyunlarına, bazı ünlü ama saf, adı büyük ama düşüncesi dar yazarlarımızında ısrarlı yaygaralarına da kulaklarını tıkıyarak ÜLKEMİZDEKİ TEMİZLİK HAREKATINA TSK, YARGI VE İKTİDAR EL ELE BİR BÜTÜN OLARAK DESTEK VERMELİDİR.
G-İçlerinde silivride yargılanan vede suçsuz olduğuna inandığım insanlar var.Bunlara yazık değilmi?Bunlar içinde birşeyler yapmalıyız.
E-Hakimlerimiz dosyaları titizlikle inceleyerek suça bulaşmamış olanları zaten tutuksuz yargılamak üzere bırakıyor.Elbette hiç suçu olmayanlar tutuklanmamalı.Ben az çok olayları bir vatandaş gözü ilede takip ettiğim için, yirmi yıldır gözlem yaptığım için elma ve armutların karıştığınıda görebiliyorum.Yanlış ve doğru çok iç içe….YARGILAMAYI YAPAN HAKİMLERİMİZİN MUTLAKA DOKSAN DERECE NİN ÜZERİNDE BİR DÜŞÜNCE YAPISI VE GELİŞMİŞ BİR VİCDAN VE AKIL İLE BU DOSYALARIN İÇİNDEN RAHATLIKLA ÇIKACAKLARIDA KESİN.İşleri ağır, veballeri ağır…Bilgi ve inceleme çok önemli…O günün ortam ve şartlarında memleket için çalışan, devlet için kurşun atan ve kurşun yiyen insanlarımızın şimdi neden silivride olduklarını çok iyi irdelemek lazım.Öncelikle bu kişilerin bu vatan için geçmişte yaptıkları iyi şeyler bilinmeli…Sonra neden yanlışa karıştıkları ve bu yanlışa onları kimlerin ne için teşvik ettikleride açığa çıkarılmalı.Topyekün bir vefa, topyekün bir adalet sınavı veriyoruz.Milletçe…Kuruların yanında yaşlarda yanmamalı…Ben hakimlerimize güveniyorum.Savcılarımızın da suçsuzluklarına inandıkları insanları korumaları ve aklamaları vazifeleri gereğidir.Her konuda adaletli davranmak hepimizin göreviBu kıyamet döneminde sınavımız adalet.Adaleti koruyup, gözeten yerler helak edilmeyecektir.
G-Şiirleriniz dini içerikli olmasına rağmen, bu şiirin adı adalet.Bu da size yukarıdan mı yazdırıldı?Yoksa size ilhammı geldi..?Nasıl oldu…?
E-Ben bu soruyu artık sormamanı beklerdim.Düşünce açın hala 90 derecenin üzerine çıkamamış.Seninki bazan, daralıyor…bazen de çok açılıyor…İyi uyudunmu?Bir problem yok değilmi..?Sağlığımız bozulduğu zamanlar kafada az çalışıyor.Biliyorsunuz arkadaşlar, sağlam kafa, sağlam vücutta bulunur demiş Atamız.Beslenmemize, uyku düzenimize çok dikkat edeceğiz…
F-Arkadaşımın sorusunu cevaplamak isterim.Makro düşündüğmüz zaman cevap çok açık.Soruya gerek yok.Neden ben yazamıyorum bir satır bile…?Şiiri herkes yazamaz zaten.Ama bütün filozofların, büyük düşünürlerin, din adamlarının ve evliyaların, hatta peygamberlerin bile şair olduklarına dair bilgiler var elimizde…Kuranda pek çok ayette “sen, cinlenmiş bir şair değilsin” deniyor peygamber efendimize.Demekki ayetler, peygamberimizin konuşmaları şiir gibi algılanıyor, şiir tadında mısralar.Bu kişilere kesinlikle bir ilham var.19 dan sohbet şiirlerinde de “genlerine koyan kim…?söyleyen, söyleten kim…?mısralarındanda bu kişilerin bu şiirleri ilham yolu ile almaya, yazmaya memur edildikleri açık. Esma ablamız 37 yaşına kadar tek mısra şiiir yazmadığı gibi şiirede hiç meraklı değil.Öncesinde tek mısralık şiir ezberine almamış .Serçe parmağından ışınlandıktan sonra birdenbire yazdığı şiirleri yazdığı andan itibarende ezbere okuyabiliyor.Bana ilk şiir okuduğunda okadar etkilenmiştimki, şimdi bu güzel şiirleri bize armağan etmek için beden kazandığını, Rabbimin ona ilham için genlerine bu aşkı koyduğu nun idrakinede bu sohbetler sayesinde ulaştım.Adalet şiiride kendisinin yaşadığı olayların etkisi ile açılan ilham penceresinden bizlere verilen, bizlere ulaşan kelamlar zinciridir.İNSAN-ALLAH-VAHİY üçlemesinin hakedişlik yasalarına göre bizlere ulaşımıdır bu şiirler.Adalet şiirini okuduktan sonra, harama el uzatabilecek bir insan, veya yargıç düşünemiyorum.Ablamız davayı ikinci kez kaybedince yazmış bu şiiri.Oysa davayı kazanmış sonunda ve HAK iade edilmiş.O zaman son mısrayı değiştirmek lazım değilmi?ADALETİN BU ÜLKEDE SATILIK OLMADIĞINI da görmüş ablamız.Bence yeni bir şiir gerekmezmi?Adaletin sağlandığını, satılık olmadığını anlatan bir şiirde yazmadıysanız gerçektende ayıp olur hakimlerimize..
E-.Hiç yazmaz olurmuyum?Davayı kazanınca, bu davamı diğer dosya üzerinden yürüterek bir hak ihlalinin önüne geçen ve mağduriyetimi engelleyen hakim beyimize yazdım.ADALETİN IŞIĞISIN, IŞIK HAKİM BEY diye bitiyor son mısrası..Bu şiiri bir mektupla kendisine ilettim.Adı IŞIK olan ve adaletin ışığı olan bu hakim beyin gerçekten ışıklı bir yüzü, pırıl pırıl bir nurası vardı.Kendisini adalete adamıştı.Bu hakim beyimiz bu enkarnesinde en zor imtihanı üstlenmiş.Başkalarının hakkını iade,koruma…Bu görevi başarı ile yürüten bu hakimlerimiz, sonraki enkarnelerinde Rabsal boyut görevlileri olarak dünyaya bedenlenebilirler.Yargı mensupları karşılaştıkları davalarla düşünce açılarını sürekli genişletmek durumundadırlar.Dar açı ile değerlendirilen davalarda mutlaka yanlış kararlar olur.Bazen dosyada sanık aleyhine deliller olsada, şahitlerin doğruyu söyleyip söylemediklerine davalardaki objektif değerlendirmelerle masumiyet hakkı çokça gözetilmelidir.Herkesin herkese rahatlıkla iftira edebildiği, paralı yalancı şahitlerle suç isnat edildiği bilindiği için, HAKİM, ZANLININ GEÇMİŞTEKİ SOSYAL STATÜSÜ ÜZERİNDEN MANTIK YÜRÜTEREK DAVANIN HAKÇA KARARA BAĞLANMASI KONUSUNDA HÜKÜM KURABİLİR.Böyle davalarda iki gözlemci hakim ve birde savcının ortak kararları önem arz eder.Dava sırasında SUÇLAYAN, SUÇLANAN VE ŞAHİT üçlemesinin doğruları söyleyip söylemedikleri AKILLI BİR YARGIÇIN ÇAPRAZ SORGUSU İLE ÇOK RAHAT ORTAYA ÇIKAR.Dava öncesi yargıçlar dosya üzerinde inceleme yaparak hangi sorularla netice alabileceklerini, dosyayı hangi sorularla sonuçlandıracaklarınıda bilecekler.Böylece de yargının yükü hafifleyecek, davalar üç veya dört celsede bitecektir.
F-Davaların Hakim, avukat ve müvekkil yararına yıllarca uzatıldığını düşünüyorum.Lehte ve alehte konular üzerinden davaların uzatılmasından birileri rant sağlamasa bir dava on yıl, beş yıl, üç yıl sürer mi?
G-Haklısın.Savcılarımız KH adına mesnetsiz ve dayanaksız dava açmamalı…Lüzumsuz yere açılan davalarla halk üzerinde yargı baskısı oluşturulmaya çalışılmamalı.Yargıdan zarar gören insanlarında bir üst kurulun, bağımsızbir yargı kuruluşunun (bu sivil mahkemeler olabilir) haksız yere yere dava açılan ve bu nedenle işgücü kaybına uğrayan insanların şikayetleride bu kurullarca değerlendirilmeli.Haksız yere dava açtığı beşkere sabit olan bir savcınında ehliyeti bakanlıkça iptal edilmeli.Denetim mekanizması olmadan ham meyveler olgunlaşamaz.Ham meyveleri olgunlaşmaları için ayrı bir bölüme almalıyız.Yargıda verimlilik, yargının hızlandırılması, açılan dava sayılarının azaltılması, yargı yolu ile mağdur edileninde hakkının sonuna kadar korunması ile sağlanacaktır.Sivil ve yargıçlardan oluşan bir üst şikayet ve değerlendirme kurulu bu dosyaların akıbetininde en doğru şekilde tecellisini sağlar.
F-Sizin gibi insanları, deneyimli yazar ve akademisyeninsanlardan oluşacak bir jüri ile hakimlerimizinde kanaat ve vicdan yükü hafifler.Davalar dosya üzerinden incelenerek hemen karara bağlanır.Avrupa ülkelerinde olduğu gibi…Dava süresi uzamamalı ve jürilere kamu oyu baskısı veya müvekkil ve avukat baskısının oluşumuda bu şekilde engellenmelidir.
A-Düşünce açısı, geniş açı derken yargıyı her açıdan tartıştınız.Bugün Ruhat hanımın her açıdan programı var.Konu güzel.Her açıdan izleyelim bakalım.
E-Bu programın adı DAR AÇIDAN olmalı.Geniş açıdan yapmıyorlar ve bu yüzdende izlemiyorum.Dar açıdan bakan bir kişi HER AÇIDAN program sunamaz.Konuklarından çok konuşuyor.Kendisi gibi düşünenlere söz hakkı veriyor.Yoksa derhal kesiyor sözü.Taktik hep aynı.Kendine göre konuşmayanı da konuşturmuyor.Dar açıdan düşünenler izlesin.Ben sıkılıyorum.Bilgi içeriği yok.Öğreti yok.Fikir yok…
A-Toplantımıza Türübanlı bir arkadaşımda çok katılmak istiyor.Sizinle Türban konusunu tartışmakistiyor ne dersiniz ? E-Hay hay…Konuşalım tabii…Tartışmadan konuşalım.Tartışmalar bilgi seviyesi, bilinç açılarının darlığı yüzünden olur biliyorsunuz.Bilinç açıları geniş insanlar konuşarak uzlaşır.DOĞRU TEK OLDUĞUNA GÖRE.MUTLAK DOĞRU BİR TANE OLDUĞUNA GÖRE…Geniş açılı düşünenlerde doğruyu görmede vede kabulde zorlanmaz, yanlıştada ısrarcı olmazlar. ——————————
E-Salihanım hoşgeldiniz.Sizde çok gençsiniz.Türbanlı bir hanımın, neden örtündüğünü önce sizden dinlemek doğru olur diye düşünüyorum.Bugün başı örtmeyi sohbetleyeceğiz.İyikide geldiniz.Eğitiminiz nedir Saliha hanım?
S-Ünüversite mezunuyum.Başımı açmak istemediğim için açıköğretim okudum dört yıl.Sohbetlerinize ilgi duydum.Sizi tanımak istedim…Allahım istediği için kapatıyorum başımı.Allahın emri olduğu için.
E-O zaman ben Allahın emirlerini anlamamış vede tanımamış oluyorum.Gerçekten Rabbimin emri olsaydı önce ben kapatırdım tereddütsüz…Sohbetlerimiz akıl yürütme üzerinden yapılıyor, okuyorsanız biliyorsunuzdur.Ya siz haklısınızdır, yada ben…Tek doğru vardır.Pek çokta yanlış..
S-İstağfurullah, olurmu öyle şey…Şöyle düşündüm…Kapatmaktan ne zarar gelirki?Ben yapayımda, örtüneyimde…zararı yok faydası var.Öyle değilmi?Başımı kapattığım için hesap sorulmayacağına göre..Ama açık olursa, açarsam hesabını veremem.En basit ve kısa anlatımla başımı örtmem en doğrusu bana göre…
E-Tek doğru sözünüz Saliha hanım BANA GÖRE sözünüz.Evet bütün bu iddialarınız SİZE GÖRE DOĞRULAR.Bizler Ondokuzdan sohbetlerde RABBİN DOĞRUSUNU ARIYORUZ.Rabbin doğrusu tek ve biz bu sohbetlerle EN DOĞRU=MUTLAK DOĞRU=RABSAL DOĞRU yu HERKESLE PAYLAŞIYORUZ.En kolay yoldan, sorgulamadan ve arştırmadan kabul etmenin cehenneme gitmemek olduğunu, başınızı kapatırsanız hiç olmazsa hesaptan kurtulacağınızı sanmanız büyük hata…Kuranda kaç surede geçiyor örtü meselesi biliyormusunuz…?
S-Nur suresinde 31 inci ayette örtününüz diye emir var.Ben okudum, araştırdım…
E-Başka ayette yokmu örtü konusu… S-Yok sanırım.Sadece nur suresinde başörtülerinizi göğsünüzün üzerinde bağlayın diyor rabbimiz ve süslerimizi gösermememizi istiyor.
E-Saçını ört diye bir ayet varmı?6666 tane ayet iniyor ve bir tanesinde bile EY KADINLAR SAÇLARINIZI ÖRTÜNÜZ, ÖRTMEZSENİZ VE SAÇINIZIN BİR TELİNİ BİLE ERKEKLERE GÖSTERİRSENİZ SİZİ CEHENNEME SOKARIM” demiyor.Bir tek ayette bile saçını ört demiyor.Baş örtüsü sadece Nur suresi 31 inci ayette…Önce 30 uncu ayete bakalım.Bu ayet mümin erkeklere..”MÜMİN ERKEKLERE SÖYLE BAKIŞLARINI YERE İNDİRSİNLER,IRZLARINI KORUSUNLAR.BU ONLAR İÇİN HAYIRLIDIR.ALLAH YAPMAKTA OLDUKLARINIZDAN HABERDARDIR.Namusu koruma ayetinin önce erkeklere gelmesi nekadar anlamlı.ÖNCE ERKEK KORUYACAKKİ, SONRA KADIN KORUSUN.Rab bu ayetle Erkeğin niyetindende haberdar olduğunu açıkça anlatıyor.Sonra ki ayettede kadına “MÜMİN KADINLARA SÖYLE, BAKIŞLARINI YERE İNDİRSİNLER,IRZLARINI KORUSUNLAR.SÜSLERİNİ GÖRÜNEN KISIMLARI MÜSTESNA, AÇMASINLAR.BAŞÖRTÜLERİNİ GÖĞÜSLERİNİN ÜZERİNE KOYSUNLAR.
F-Örtü NUR SURESİ 60 ıncı ayettede var.Bu ayettede yaşını başını almış ve evlat doğuramayacak olan kadınların örtülerini bırakmada, yani başlarını açmada kendileri için bir günah olmayacağını söylüyor. yinede kadınların süslerini göstermek istememelerinin onlar için daha hayırlı olduğunu söylüyor.Allah herşeyi görür ve işitir diyede Rabbimizin herşeyden haberdar olduğunada tekrar vurgu yapıyor.
E-Önceki sohbetlerimizde BAŞ ÖRTÜSÜNÜN İLK KİTAPLI PEYGAMBERLERDEN GELEN BİR ALIŞKANLIK OLDUĞUNU konuşmuştuk.Rabbimizin KUTSAL KELAMLARININ ENERJİ YÜKLÜ OLDUĞUNU, BU AYETLER OKUNDUĞU ZAMAN İNSANLARIN ÖRTÜNMEK VE SARILMAK İHTİYACI DUYDUKLARINI, ERKEK VE KADIN HERKESİN TEPE ŞAKRALARINI KORUMAK İÇİN İBADET ESNASINDA BAŞLARINI KAPATMASININ İHTİYAÇTAN DOĞAN BİR GENELEK OLDUĞUNU SOHBET LEMİŞTİK.Baş örtüsünün muhkem bir ayet olmadığı açık.Sadece iki surede geçiyor.Saçı kapatmaya dair birtek bile hüküm yok.Bu mükemmel kitap yüzlerce sene içinde anlam içeriği bakımından daima yoruma açık olmuştur.Ama her ayette AKLI OLANLARIN ANLAYACAĞI VE AKLI OLANLARA İNDİRİLDİĞİDE belirtilmiş.Saliha kızımız gibi pek çok kadınımızda örtünmekten ne çıkar, faydası var zararı yok diyede örtünüyor.Şu dönemde daha fazla enerji çekmek gerektiği için artık başı örtmek değil, açmak gerekiyor.Kuranıkerimde 19 enerjisi saklıdır ve şimdi açıklanan bilgilerle bu enerjinin önemi anlatılarak tüm mevcudatın bilgisine ve kullanımına sunulmaktadır.Bu enerjinin bilinmesi, hücrelere yüklenmesi ve tüm mevcudata açılması zorunluluktur.Bu enerji kullanılamazsa, dengelenemezse hepimizin kıyameti çok yakındır.KIYAMET SURESİ AYET 19 DA “Onu açıklamakta bizim işimiz olacaktır” diyerek açıklanacağınıda ayet isminin önemi ve ayet sayı numarası ile anlatıyor.
S-Ondokuzu anlatmak için sizi seçmiş olmasını anlayamıyorum?Peygamberlerin hepsi erkekE-Salihanım, benim şiirlerim kutsal değil, bende peygamber değilim.Sadece 19 un ne olduğunu açıklıyorum.İllede bunu zorla kimse kabul etsin diyede bir ısrarım yok.Zaten herkesin anlamasınıda beklemiyorum.Bende sizler gibi herşeyde akıl yürütmeyi seven bir insanım.Birlikte burada her konudan akıl yürütüyoruz.Soruyor ve sorguluyoruz…Sora sora bağdat bulunur diyen atalarımızın izinde endoğruyu arıyoruz hep birlikte..Bugün baş örtüsü ile girdik sohbete.Ben neden bağlamıyorum? siz neden bağlıyorsunuz? konuşacağızki doğruyu bulalım.Öyle değilmi?Ya siz haklısınızdır, yada ben?Gerçek söylüyorum.Başınızı örtün ve saçınızın bir telini bile kimseye göstermeyin diye Kuranım da tek bir ayet olsaydı yemin ederim size benim saçımın tek bir telini bile kimse göremezdi.Ben BU kitabı yudum yudum taa 15 yaşımdan beri okurum.İlk okuduğumda anlamamıştım, sevememiştim, bütünleşememiş tim.Şimdi içinde kayboluyorum.Her satırında kendimi buluyorum ve okumayada söylemeyede doyamıyorum.Neden ben diye soruyorsunuzya….?Rabbim bu yürekte yanan sevda ateşini, ona olan aşk ateşini görüyor da ondan bana ilham ediyor, ne diyeyim…Bu yürek onun sevdasıyla ve O’nun aşkıyle öyle bir tutuştuki uyumadan okudu, okudu, yine okudu ve hep okudu…Gözleri küçülesiye, göremeyinceye kadar çok okudu..

S-Çok güzel şiirler.Sizin şiirleriniz sanırım…
E-Bana ilham edene, hesapsız ve sınırsız şükürdeyim.Bu şiirlerde ve sohbetlerde aklınıza uyanı kabul edin.Aklınıza uymayanıda etmeyin.Konuşalım anlamakiçin, doğruda buluşmak için gayret edelim.Başınızı açıp açmamanızın bana bir zararı yok.Faydasıda yok.Bu sohbetler doğruları bulabilmek için.Bunuda Rabbimiz istiyor.Onun emirleri…RABBİMİZ BARIŞ İSTİYOR.İNSANLAR DİDİŞSİN VE KAVGA ETSİN İSTEMİYOR.İNSANLAR BİRİBİRİLERİNİ ÖLDÜRMESİN DİYE GÖNDERMİŞ KUTSAL KİTAPLARI. BARIŞ İÇİNDE OLSUNLAR, BİLGİ SAHİBİ OLSUNLAR DİYE GÖNDERMİŞ PEYGAMBERLERİ…Şeytan kötü insanları kullanarak hilekarlıkla saptırmış insanları, iyi kulları kandırmış ve kullandırmış.Dünyada barış hiç yaşanmamış bu yüzden.Şimdi şeytanın yüzünü açığa çıkarmak içi, işini bitirmek için yapılıyor sohbetler.Bunu başaramazsak toprak ana titreyecek.Bu titreme öyle korkunç ve öylesine görülmemiş olacakki…RABBİMİZDE BİZE UYARMIŞTIM DİYECEK…NASIL OLUYORMUŞ UYARILANLARIN SONU BİLİN DİYECEK.HALA AKLINIZI İŞLETMİYORMUSUNUZ DİYECEK….Bu günler ve seneler çok yaklaştığı için söylüyorum.Kurtuluşumuz doğru bilgi ve doğru bilinçle sevgili arkadaşlarım.Doğru bilgiyle çekilen enerji sayesinde VE YÜREKTEN RABBİNE TESLİM OLMUŞ BİR BİLİNÇ İLE DOĞRULARDA BULUŞARAK DÜNYA BARIŞINI SAĞLAYACAĞIZ.Amerikan Başbakanı Hüseyin Obama bu işin dünya liderliğini üstlenmezse, dünya barışı için çok acele bir eylem planı başlatmazsa ve uygulamaya koymazsa önce kendi ülkesinden başlamak üzere tüm insanlığı ızdıraplı bir gelecek bekliyor.Artık kardeşçe el ele vermenin zamanı.Herkes neye inanıyorsa ona inansın.Hepimizin RABBİ BİR VE TEK.DİNİDE TEK.Onun için tüm insanlık bu TEK te birleşmek zorunda.İSLAM BİR BARIŞ VE KARDEŞLİK DİNİ OLARAK TÜM DÜNYAYI KUCAKLAYACAK.Bu kardeşliği biz vazifedar bir ülke olarak önce kendi ülkemizde başlatacak ve tüm kardeşlerimizle kucaklaşarak birlik ve beraberliğimizi sağlayacağız.
S-Baş örtüsü bizi barışa götürdü.Baş ve barış…Aynı harflerden oluşuyor…Akıl başta olursa berışta bizimle olacak, mantıklı.Niyet ve amaç çok güzel….Şiirlerde güzel, sohbette.Başımı açmayı istiyorum ama açamam gibi geliyor…Onca yıl bağlamışım…İmkansız gibi geliyor…
E-Zorlama sakın kendini.TABULAR VE ALIŞKANLIKLAR BİZLERİN EN BÜYÜK ZİYANI…GÜNAHI..Birden hayatımızdan çıkaramayız alışkanlıklarımızı…Siz türban takıyorsunuz.Zaten normal baş bağlasaydınız, sizi güzelleştirmeyeceği için çokta rahatsız olacaktınız.Türban çok estetik…Bu kadar rağbet görmesi, sorgulamadan pek çok kızımızında türbana girmesi bunun için.Normal takılan başörtüsü bayanları güzelleştirmediği için insanlar başını kapatmamak için gayret sarf ederlerdi bundan 30 sene önce…Aile baskısı filan olsada genç kızlar kapanmaya heveslenmezdi…Ama modern tarzda Türbanla ve iç içe şekilli bağlama ile birden yepyeni bir moda başladı ve kadınlarada yakıştı…Bu furya yüzünden, berber telaşeside bitti ve çeşitli renkte ipek eşarplarla estetik bir bağlama ile insanlar saçla uğraşma derdindende kurtuldular…güzel olduklarına inandıkları için, daracık pantolonları giyip başlarınıda türbanlayarak dini bir görüntü ile ayrıcalık kazanmak isteyenlerde oldu.Ama ayet ne diyor?Rabbiniz kalbinizden geçenleri ve neyi ne için yaptığınızı biliyor diyor.Arabisatan zaten sıcak bir ülke.GÜNEŞTEN KORUNMAK İÇİN HERKES BAŞINA ÖRTÜ ALIYOR ŞEMSİYE NİYETİNE..Örtü başı güneşten korumak için kadın ve erkeğin kullandığı birşey…O dönemin kadınıda değerli takıları kullanmayı seviyor.Altın, elmas ve mücevheri boyunlarında taşımayı seven kadınlara uyarı geliyor NUR AYETİ İLE…Fakirler ve zenginler arası sınıf farkı var.Mücevherleri göstermemek için baş ötüleri ni yakalara dolayarak örtmemenin daha doğru olduğu ve yakın akrabalarında kadının süslerini görmesinde bir sakınca olmadığı anlatılıyor Nur suresinde.Ayetleri o günün koşullarıda değerlendirilerek doğru şekli ile anlamaktır esas olan.Rabbimizin ne istediğini hangi ayeti neden vahyettiği doğru bilinmeli.Doğru tek olduğuna göre…
G-Hangi erkek kadının saçına bakarak nefsini uyandırır allahaşkına?Şimdi ben bir kadının açına bakarak aklıma kötü şeyler getireceğim…Olcak şey değil?Kitap niyet, niyet, niyet diyor..Biz baş bağlama ile kavga ediyoruz binlerce yıldır.O mu doğru, bu mu doğru diye..Allah bu kitapta AKIL AKIL AKIL diyor..Aklı kullanan ve sorgulayan olmuyor.Yemin ediyorum ya bir erkek çıksın desinki bende şu kadının veya kızın saçından nefsim uyandı…Olur şey değil.İnsan aklına gelmeyen veya olmayan birşey NASIL ALLAHIN EMRİ OLABİLİR?Nasıl binlerce yıldır böyle bir uygulama sorgulanmadan KAVGA SEBEBİ OLABİLİR?F-Erkek egemen toplumun kadınlar üzerinde yarattığı tahakkümün ve zulmun sonucudur başörtüsü.Hat ta çarşafa sokarak peçe taktıran topluluklar var.Erkek kadının başını örtmesini isteyerek kadının böylece kendisine itaatinide sağlamış oluyor.Bu şekilde binlerce yıldır islamiyetin uygulandığı toplumlarda kadınların tüm hakları ellerinden alındığını görüyoruz.AHZAP SURESİ 59 AYETtede geçer örtü.”ey peygamber! eşlerine ve kadınlarına söyle, örtülerini üzerlerine alsınlar.TANINIP İNCİNMEMELERİ İÇİN bu çok uygundur.Ayet o kadar açıkki…Göç ederken kadınların çarşafa girerek iyice örtünmelerini bunun sebebinin ise TANINIP ZARAR GÖRMEMELERİ için olduğunu vahyediyor.Şeytanın uşaklığını yapan insanlarda kadını çarşafa ve peçeye sokuyor.Onlar nasıl olsa düşünmezler ve araştırmazlar…Şu İranın haline bakın.KADINLAR BAŞ ÖRTÜSÜNE ZORLANIYORLAR.RABBİMİZ BİE DİNDE ZORLAMA YOKTUR DERKEN, BU CAHİLLER ŞEYTANA UŞAKLIK YAPIYOR.Özgürlüklerin engellenmesi ve iranda yaşayan halk kitlelerinin din adına uğradıkları zulum kabul edilir şeyler değil.Ben başbakanımızın bu Ahmedi nejata bir hatırlatmada bulunmasını isterdim.Dinde zorlama olmadığı halde siz ne amaçla zorluyor sunuz?Allahtan korkmuyormusunuz? demesini isterdim.
E-İlahi….Memleket meseleleri bitti, sorgu sual başladı…Arkadaşlar medya ne güne duruyor?Açıkoturum lar, paneller, ünüversiteler önderliğinde bütün müslüman ülkelerin katılımı ile uluslar arası organizas yonlar ile dinler, yanlışlar, tabular sorgulanmalı değilmi?Yetmezmi ALLAH ADINA İŞLENEN CİNAYETLER.YAPILAN SAVAŞLAR.Dünyayı cehenneme çevirmeler..F-Hangi ayetti hatırlayamadım ama” O ÜLKENİN SÖZ VE ESER SAHİBİ OLANLARI ÜLKELERİNİ SAVAŞTAN ALIKOYMALI DEĞİLLERMİYDİ” diye söz ve eser sahibi olanlarına görevler yüklüyor.Komşu muz İranın başına gelenlere ve oranın halkının gördüğü zulume dayanamıyorum.Yahu bu adamların ne dinden, nede Kurandan birşey anladıkları yok.Allah bu adamları nasıl cezalandıracak çok merak ediyorum.Kendi halkına bukadar zulmeden bir lider, bir cumhurbaşkanı olabilirmi?Zorla başkapatarak dindar yapacak..Cehennemde yerini hazırlayan bu liderlere Rabbimizin bir uyarısı olamazmı?
E-Hud suresi 116 ıncı ayet. Ülkenin söz ve eser sahibi olanlarının barışı sağlaması iseniyor Hud suresinde.Bende orada yaşayan kardeşlerimize çok üzülüyorum.Arapça bilsem, yazardım gerçekten İran cumhurbaşkanına.Sadece iki soru sorardım.1-Kuran okudunuzmu, doğru anladığınızdan eminmisiniz? 2-Dinde zorlama olmadığını Kuranı kerim söylemesine rağmen siz halkınızı, kadınlarınızı örtünmeğe nasıl zorlarsınız?Sonra 19 dan sohbetleri okuyunuz derdim.İnsan bütün yanlış ve günahları bilgisizliği yüzünden yapar.Bilgi sahibi olmakta insanın en başlıca görevi.Bu görevini hattırlatmalı.Ben başbakanımızında bir sohbet sırasında ülkemizden örnek vererek bu kişiye doğruları yumuşak bir lisan ile hatırlatmasını isterdim İran Cumhurbaşkanına…Doğruları göstermek vede söylemek her müslümanın görevi değilmi?
G-Bu sohbetleri okusunda aklını kaçırsın istiyorsunuz siz.Vallahi vurdururlar sizi…
E-Allah sohbeti böyle birşey işte…Canınız pahasına doğruları sadece doğruları söylemek.Ben Allahtan başka hiç kimseden vede hiçbirşeyden korkmam.Benim canım, dünya barışını sağlayacaksa Rabbimin izni ile herşeye razıyım.Ahmet beyede doğruları hatırlatmak görevimiz.Aslında dürüst bir lider ama acımasız…Allah merhametsizleri sevmez…Kuran okumaya, ve bu muhteşem kitabı anlamaya zamanı olmayabilir.Rabbim hepsinin gönüllerine ışık olsun ve hakikati buldursun.İrandan ve bu zulumden kaçan bir doktoru tanımıştım.Çokta iyi arkadaş olmuştuk.Onu hala hatırlarım.Kardeşi 14 yaşındaydı ve uçaktan inince ablası başını açtığında çok utanıp ağlamıştı.Başını bağlamak için yalvarmıştı.Çünki alışkanlıktan kurtulamıyordu.Kendisini çıplak vede korumasız hissetmişti ve ben zorlamamasını söyledim ablasına..Üçbeş gün sonra küçük kızda başını açmış ve rahatlığına çabucak alışmıştı.Aylar sonra memleketlerine döndüklerinde baş bağlamak zulum gelmişti ikisinede…Şimdi neredeler bilemiyorum..Belki bu yazdıklarımı okur günün birinde ve eski sohbetlerimizi yaparız.Birgün nişanlısı allah yok demişti, inanmadığını söylemişti.Yaşadıklarının sonucunda Rabbi inkar noktasına gelmiş, ve ateist olmuştu.Delikanlının çokta iyibir din bilgisi vardı.Her ikiside kuran üzerinde incelemelerde bulunmuş, çalışmalar yapmış derin bilgi sahibiydi.Kız çok inançlıydı.Koyu sohbet sırasında delikanlı bana “ALLAH NEREDE ISPAT EDEBİLİRMİSİN VARLIĞINI” DEDİĞİNDE, ALLAH BENİM BAŞIMDIR deyivermiş ve BAŞ şiirimin mısraları dökülmeye başlamıştı dudaklarımdan…Bu şiir en sevdiğim…ama şimdi daha sırası değil okumanın, anlatmanın…Anlamak derin…Anlamak zor…hemde çok zor…Ben kaybolmuştum mısraların ve enerjini derinliğinde….Unutturmayın bu şiiri.Okuyacağım zamanı geldiğinde.Akıl sahipleri eriyecek bu şiirin içinde..Her harfinde ve her kelimesinde…HERKEZ KENDİ AKLI KADAR RABBİNE İBADET ETMEKTEDİR.KENDİ AKLI KADAR ANLAMAKTAADIR RABBİNİ VE O NUN BİLGİLERİNİ.KENDİ AKLI KADAR BİLMEKTEDİR DİNİNİ VE ÖYLE UYGULAMAKTADIR.Bütün mesele akıldadır.Bütün suçda düşünceyi genişletememektir.DÜŞÜN,DÜŞÜN, ÇOK DÜŞÜN..DÜŞÜNDÜKÇE ARTAR AŞIN..DÜŞÜNMEDEN YAŞAYAN,ŞU GAFİLE ACIYIN….
F-Atlamayalım.Daha öncede yapıldı bu sohbet ama Saliha hanım yoktu.Ahzap suresi menepoza girmiş kadınların örtülerini bırakmalarında günah yoktur diyor.Neden böyle diyor?Çünki menepoza girmiş kadınların hormonları faal çalışmayacağı için cinselliğe çok istekli olmazlar.Cinsellik amaç olmayacağı için, karşısındaki erkeğede bu bağlamda bir düşünce sinyali, düşünce enerjiside göndermezler.Yani bir anlamda günahada doğal olarak girmezler.Rabbimiz bu ayetle çok önemli bir hususa dikkatimizi çekiyor.Çocuk arzusu kalmamış kadınların çokta açık açık seçik ortalıklarda dolaşmalarını uygun bulmayarak onların başöertülerini bırakmalarını istiyor.
E-Rabbim bizleri her zaman düşünür.İçimiz daralıyor, sıkılıyoruzya o dönem…Birde baş örtüp sıkıntıya düşmeyelim istiyor.Aslında ayet KADİM UYGULAMALARI ÇOK GÜZEL BİR İNCELİKLE ANLAYIŞIMIZA SUNUYOR.iBADET EDERKEN HERKESİN BAŞLARINI BİR ŞEKİLDE KAPATMASI ADETİ ZATEN VAR.Ama menepoza girmiş bir kadın sıkıntıda, daralda olacağı için hormonlar yavaşladığı için enerjiside düşer.Enerji düşünce ne olur?Enerjiye daha fazla ihtiyaç duyulur.Başa örtü koymayarak MENEPOZA GİRMİŞ KADINLAR KOZMİK AKIMLARDAN DAHA FAZLA İSTİFADE EDERLER.Rabbin kütüphanesinin enerjisini daha fazla beyinlerine depolayarak DAHA SAĞLIKLI OLURLAR.BU AYETİN GİZEMİDE BUDUR.Unutulmasınki Kuran herkese indirilen bir kitap.Herkesinde bilinç durumları farklı olduğundan, ayet yinede aşırılığa gidilmemesini söylüyor.O dönemdede İBADETTE AŞIRIYA GİDENLERİN BEYİN İŞLEYİŞLERİNİN BOZULDUĞU, ENERJİYİ KALDIRAMAYAN VEDE DENGELEYEMEYENLERİN SARSILDIKLARI HALA DAHA BİLİNEN GERÇEKLERDİR.Uygun olmayan ortamlarda, uygun olmayan Kişilerle yapılan toplu tefekkür çalışmalarından ruhsal durumları bozulan binlerce insan vardır.Bunlar akıl hastahanelerinde çile çekerler.Kutsal metinlerin uygunsuz kişilerle, uygunsuz enerjilerle ayinler ve ibadetler yapmak faydadan çok zarar verir.Rabbimiz bu uyarıyıda herzaman yapıyor.BU ZAMANDA ARTIK BAŞI KAPATMAK KİŞİYE ZARAR VERİR.ENERJİLERE EN FAZLA İHTİYEÇ DUYDUĞUMUZ BİR YÜZYILDAYIZ.ARTIK EL ELDE, BAŞTA BAŞTADIR.HERKES KİM OLDUĞUNU VE NE OLDUĞUNU BİLEREK RABBİN BİLGİ İPİNE SARILACAKTIR.ERKEK VE KADIN HERKESİN BAŞLARINI AÇARAK İBADET ETMELERİ ŞİMDİ KENDİ YARARLARINADIR.ÇEKİLEN ENERJİLERLE VÜCUT DAHA SAĞLIKLI OLACAK, SAĞLIKLI BİR VÜCUTTA RABBİNİ DAHA İYİ ANACAK DAHA İYİ ANLAYACAKTIR.Rabbimin merhameti ve hikmeti çok düşünenler ve aklını çalıştıranlar üzerine olsun.İyi geceler arkadaşlar.———-
G-Yargı biribirine girdi.Devlet çıkmazda..Kimin kanunu, kimin cebinde bilinemiyor.Savcı, savcıyı basıyor, tutukluyor.Gazetede arkadaşlar şu sizin Esma hanım, 180 dereceden vede mümkünse Rabsal açıdan değerlendiriversin şu olaylarıda neler oluyormuş bilelim, derler…
E-Rabsal açıdan değerlendirirsek en az yüz sayfa yetmez bu konuya…, zaten beceremeyizde…Ama çok geniş açıdan konuşalım.Baş örtüsü ile ilgili eksik konularda kaldı, onuda konuşalım isterdim ama daha sonrada zaman zaman değinebiliriz.
S-Baş örtüsünü tamamlayalım isterim ben.Yeterince enerjilerden istifade edemediğimi düşünmek beni rahatsız etti.Sizdeki inancı ve Allah aşkını gördükten sonra tekrar sorguladım inançlarımı, alışkanlıklarımıKitabınızı okudum akşam.Şiirler çok güzel…Beni zorladı.ŞEKİL İBADETİNDEN SONRA GEÇERSİN, GÖNÜL İBADETİNE…GÖNÜL İLE AKLI BİR EDEN VARIR, EN YÜCE SECDEYE,AKILLA GÖNÜLÜ BİR EDEN, DÜŞÜNCEDE İBADETTEDİR.DÜŞÜNEN BAŞ İLE YENEN AŞ, TÜM DÜNYA NİMETİNE BEDELDİR.Bu satırlar beni mahvetti.Aslında gerçek.Allah böyle ister, akıl böyle olduğunu doğruluyor, aslı ve gerçeği bu olmalı…Ama neden bize böyle öğretilmedi o zaman?Ben nasıl açarım şimdi başımı?Başımı açıp kapı önüne çıkayım dedim yapamadım.Koktum.Anlayamadığım bir baskı var üzerimde…Çevre baskısı, anlaşılamamak, herkese derd anlatmak…Nasıl yapacağım bilemiyorum…Düşününce yalan yanlış yok bilgilerinizde…Ama kabullenmek neden bukadar zor, bunuda çözemiyorum….
E-Saliha kızım zorlama kendini.Zaman ve mekan uymu gerçekleşip, hücre bilincin dini doyumunu yaptımı bu baskılarda kalmayacak.Baş örtüsünü çıkarıp attığın zaman, sanki yıllardır hiç takmamış gibi olacaksın.Şimdi yılların etkisi, yanlış bilgilerin üzerinde yarattığı baskılar ve alışkanlıkların, zamanla düzelecektir.Daha çok yenisin.Bu bilgiler şok etkisi yaptı sende…Sende kendi çapında haklısın..Toplum baskısı ve hesap verme duygusu ağırlık yapıyor üzerinde…AMA HESABI RABBİMİZE VERECEĞİZ.Tek gerçekte bu.Bu yüzden ben bütün toplumsal baskıları aşarak tüm gerçekleri bütün çıplaklığı ile açıklıyorum.ONDOKUZDAN BİLGİLER AÇILIYOR, ONDOKUZDAN SOHBETLER HERKESLE YAPILIYOR.
S-Mevlütte bile başınızı bağlamadığınızı söyledi arkadaşlar.Kuran okunurken saygısızlık olmazmı?Orada bulunan insanlar size kızmazlarmı, kızmadılarmı?Biz kuran okunurken dahada dikkat ederiz saçımız gözükmesin diye, toplarız saçlarımızı, iyice kapatırız.
E-İlk mevlutte Kuran okuyan hoca hanım örtü verdirdi.Bilerek ve isteyerek örtmediğimi söyleyincede beni dışarı çıkardı.Mevlut bitip sıra ilahilere gelince ben içeri girdim.Hocada ses kalmamıştı ve herkes yorulmuştu..Ben başladım şiirler okumaya…Herkes, hoca hanımda dahil çekilen enerjilerin gücünden ağlıyor, mest oluyordu.Hoca hanımda dahil hepside örtülerini yakalarına bırakmışlar şevkle, gözyaşları ve coşku ile dinliyorlardı.Hoca hanım teyze yanıma geldi ve elimi öpmek istedi.Yavrum sen bu bilgilere nasıl sahib oldun?Biz baş kapatırız sen açıksın.Bu ilme nasıl ulaştın deyince başladım hakikatleri anlatmaya…Kuran okudunuz, şiirler okudunuz ama baş kapalı, enerji çekemediniz.Bana baktınız, örtüleri attınız, şiirlerde anlam ve enerji olarak güçlü olduğu için etkilendiniz ve gözyaşlarına boğuldunuz.Şimdi hepiniz eve gidince çok daha sağlıklı olacaksınız.Ağrısı ve sızısı olanların, derdi olanların sıkıntılarıda geçecek , enerjileri çekin ve iyleşin, dedim.Hoca hanım teyze, kızım ben yetmiş yaşındayım.Demek bugüne kadar aşımı bağlayıp günahamı girmişim.Hertürlü dert bende.Günde bir avuç hap içerim.Hergün yüz yasin okurum, neler neler yapmadımki şu ağrılarım geçsin diye…ama hep hastayım işte.Kırk yıldır çekerim bu ağrıları diye dertlendi.Ona kendisini nasıl şifalandıracağınıda söyledim.
S-Baş örtüsü sağlığımızımı bozuyor?Onumu diyorsunuz?
E-Sen güneşi göremediğin sürece, güneşten istifade edemediğin sürece daima hastalığa adaysın sevgili kızım.Güneş tek başına pek çok hastalığın ilacıdır.57 yaşındayım.Üçbeş senede bir doktora giderim.Hiç ilaç kullanmam.Başını örttüğün için vucudunu güneşten mahrum bırakırsın.Erken yaşta kemik erimesi, bağışıklık sistemi zayıflığı ve daha pek çok hastalıkta sana eşlik eder.Kalitesiz bir hayat sürer, sağlık sorunları ile boğuştuğun içinde ne kendine, ne ailene, nede çevrene yeterince faydalı olamazsın.Güneş birinci derecede sağlık kaynağıdır ve biz bu ülkede bol güneşli bir iklim ile çok sağlıklı yaşayabiliriz.Önemli olan kaliteli bir yaşamşeklidir ve bu sağlıklı bir beden, ağrısız bir vucut ile mümkündür.İleride size ruhsal şifa, doğru ve doğal beslenme, yüksek enerji çekme ve enerjimizi doğru kullanma konularında sohbet edeceğim.Güneştende uygun saatlerde istifade edilmeli.Bugün yargı depremini ele alalım.Yargıya bir faydamız dokunsun.Fatihciğim senin yargıda olup bitenler hakkındaki fikrin nedir?
F-İki kurum arası yaşanan ibretlik yetki karmaşası.Gerçektende kimin eli kimin cebinde belli değil.Erzincan savcısı cemaatler hakkında soruşturma açıyor, Erzurum savcısı engellemeye çalışıyor.Erzincan savcısının ergenekon olayları ile bir bağlantısının olduğunu zannetmiyorum.Bu tamamen düzmece bir iftira bana göre…Erzurum yetili savcısı gördüğü baskılar sonucu arkadaşının üzerine gitmekten başka bir çare bulamamış sanırım.HSYK da Erzincan savcısını korumaya almış ve onu tutuklayanları görevden almış.Adam daha önceside yaşadığı sıkıntıları vede Erzurum savcısının baskılarını anlatmış HSYK ya.Durum bu.
G-Yaşları dört ila altı yaşındaki çocukların bu tarikatlara yatılı verildiğini savcı suç üstü yapmış.Gerçekten adam birşeyleri düzeltmek için uğraşmış ve pisliklerin üzerine gitmiş cesurca.Bu memlekette kim bir pisliğe çomak sokarsa, o çomağı alıp onun burnuna sokjuyorlar, burnundan getiriyorlar.Bence Erzurum savcısının yanlışı var.Arkadaşının yanlışı olsa bile KENDİSİ BU ÜLKENİN YETKİLİ BİR CUMHURİYET SAVCISI OLARAK DÖRT YAŞINDAKİ ÇOCUKLARI YATILI EĞİTİME ALAN BU TARİKATLAR HAKKINDADA YETKİSİNİ NEDEN KULLANMAMIŞ?BU TARİKATIN LİDERİ NEDEN HAPİSTE DEĞİL?TARİKATLAR BU ÜLKEDE SUÇ OLDUĞUNA GÖRE NEDEN İZİN VERİYOR VE KOLLUYOR?NEDEN ARKADAŞINA BU KONUDA DESTEK DEĞİLDE KÖSTEK OLDU?Bu sorulara yanıt olmadan benim gözümde Erzincan savcısı masumdur ve iftiraya uğramıştır.
F-Bugün Ankara 4,1 sallandı.Dikkat ediyorumda daima yürek yakan bir siyasi olay yaşandığında Ankara sallanıyor.Bundan 20 sene önce hiç olmazdı Ankarada deprem.Konya ve Ankara çok güvenli, depremin olmadığı yerlerdi.Bu bir uyarı bence, anlayana…Yargıda deprem olursa Ankarada sallanır.Ama ablamız şimdilik yıkılmayacak dediği için içimiz çok rahat, hamdolsun Esma ablamız var.
E-Çocuklar bırakın şakayı.İkinizinde değerlendirmeleri çok akılcı.Yargı reformu mutlaka yapılmalı.Tüm meslek guruplarından çürük elmalar çıkabilir.Savcılara dokunulmaz diyede birşey olamaz.Suç işleyen hangi meslekten olursa olsun yargılanabilir, tutuklanabilir…Bu iki savcının durumu çok ilginç ve çok vahim.Olayları medyadan takip ediyoruz.Yanlış aktarılan veya eksik bilgi yüzünden tam değerlendirme yapamam.Dosyalara bakmak lazım.Bu iki savcıyıda birebir dinlemek lazım.Ben ikisinide dinlesem cevabı hemen veririm.Hakim olsam tek celsede iş tamam.Yakın çevrelerini dinlemek lazım.Erzincanda ergenekon yüzünden tutuklanan ve gözaltına alınan asker sayısı fazla…Savcı tarikatlarla bu kişilerin bağlantısı hakkında ne diyor?Bu suçlamalar misilleme olabilirmi?Tarikat liderini tutuklamakta, dava açmakta hiç kolay değil.Buna niyetlenmiş ve bunu göğüsleyecek Erzincan savcısına arkadaşı niye destek olmadı.Neden köstek oldu?BU SORULARIN CEVAPLARI HER İKİ SAVCIYADA SORULMALI.SORA SORA BAĞDAT BULUNUR DEMİŞ ATALAR.Şimdide açıyı genişletelim…Tutuklanan savcı, kimbilir kaç kişinin hapishaneye girmesine sebep olmuştur…
G-Ah almış, beddua almış olamazmı?
F-Mazlumun ahı, tahttan indiri padişahı…Mutlaka birinin bedduasını almıştır.Haksızlık yaptıysa,yüreği yanan birisi “inşallah günün birinde sende düşersin” dediyse…
E-Bilemeyiz tabii..Ama bir savcı olarak hapise girmek ne demekmiş, anlamış olur.Oradaki insanların sıkıntılarını, dertlerini daha iyi gözlemler.Her şerde bir öğreti ve bir hayır gizlidir.Bütün bu yaşadığı sıkıntılar, BİR ADALET İNSANI OLAN SAVCIMIZIN BUNDAN BÖYLE DAHADA ADALETLİ OLMASINA, KARARLARINI ALIRKEN VE SUÇLAMALARINI YAPARKEN ÇOK DAHA İYİ DÜŞÜNMESİNE OLANAK TANIYACAKTIR.Bu iki savcımızın bana göre her ikisininde haklı olduğu yerler var.Her ikiside iyi niyetli olabilir.Olayları farklı algılamak ve farklı değerlendirmek gibi bir yanlış, ikisinide bu noktaya getirmiş olabilir.
G-Ama siz mutlak doğru birtane, TEK DOĞRU var dersiniz.O zamanda bu tek doğruyu birisi göremedi ve kabul etmek istemedi.
E-Çok doğru.Doğru bir tane.Şimdi derhal soruşturmalarla bu tarikatların üzerine gidilerek Erzincan savcısının hazırladığı dosyalar ve gözaltları işleme konularak Yargının ve devletin gücü yasalara karşı gelenlere hatırlatılmalı.
G-Siz kabul etmeyeceksiniz ama, zaten tarikatları bu hükümet güçlendiriyor ve besliyor.Bu tarikatların arkasında bu hükümet olmasa bu çalışmaları yapabilirlermi? E-Vallahi hiç tarikata gitmediğim için bilemem bu adamlar ne yaparlar, amaçları nedir, vatana millete faydaları nedir…Ama şu cüppeli sakallı ortalıkta dolaşmaları ve çarşafa belenmiş kadınları arkalarına takıpta dolaştırmaları Avrupa birliğine girmek için çabalayan bir ülkeye hiç yakışmıyor.Savcılığın, jandarmanın elinde vardır bu bilgiler.Jandarmanın istiğbarat ağını çökertmek içinde, susturmak içinde bu ergenekon suçlamaları yapılıyormu, onada bakmak lazım.Bu yüzyılda bu Tarikatların adam kandırmaktan başka bir şey yaptıklarınıda pek sanmıyorum.Koyun misali birşey bilmeyen adamların peşlerinden giden pek çokta sözde alimler gördüm.Gerçekten insanlığa faydalı sohbetler yapanlarda belki vardır ama benim duyumlarım hep çıkar peşinde olanların kurdukları topluluklar…Gelecekten haber verirler, fal bakarlar, muska yaparlar, nefesleri kuvvetlidir, şifa verirler, içkiyi uyuşturucuyu bıraktırırlar…
S-Gerçektende bıraktırıyorlar.Komşumuzun oğlunu götürdüler üç ay bıraktı.
E-Sonra gene başladı değilmi?Bu adamların kendilerine dermanları yok.Üçbeş ayda bir gidip para kaptıracaksın..Banada söylediler şöyle şöyle bir hoca var, tarikatı var, kimler geliyor falan…Adam üç kağıtçının teki…Herkesin içinde foyasını çıkardım, yalancılığını çıkardım, hiçbirşey bilmediğinide kanıtladım.Cinlerimle suratımı çarpacağını, ona gelip yalvaracağımı söyledi.Sonunda kendi cinleri kendisini çarptı.Akıllandı ve artık bu işleride bıraktığını söyledi..Bu insanlardan medet ummak ve bu kişileri birşey sanmak hem günah, hem ayıp, hemde çok gülünç.Eğer bu hükümet de bu kişilere destek veriyor ve bu yapılanmalara bu yüzyılda ses etmiyorsa çokta yanlış yapıyor.ŞİMDİ BU HÜKÜMETİN ERZİNCAN SAVCISININ TARİKATLARLA İLGİLİ HAZIRLADIĞI İDDİANAĞMELERİ ADALET BAKANLIĞININ MÜFETTİŞLERİ İLEDE DERİNCE SORGULAMASI, ACİLEN DE NETİCELENDİRMESİ GEREKİR.YARGITAYINDA BU KONUDA SORUMLULUĞU VARDIR VE ÜZERİNE GİTMELİDİR.ÜLKEMİZ DE PEK ÇOK GENCİMİZİN HURAFE BİLGİLERLE BEYİNLERİ YIKANMAKTA, RUHSAĞLIKLARIDA ERKEN YAŞLARDA BOZULARAK TOPLUMA UYUMDA ZORLANAN İNSANLAR YETİŞMEKTEDİR.Devlet bu konuda üzerine düşeni yapmazsa gerçektende tarikatlara destek verdiği işte o zaman kanıtlanır.Avrupa birliğine girmek için elinden geleni yapan AKP iktidarını tarikatçılara detek veriyor diye göstermek düşününce hiçte mantıklı değil.AB normlarına uygun bir Türkiye için çalışanda onlar neticedeŞimdi göreceğiz bakalım, izleyeceğiz…Ben medyanın yerine olsam bu tarikatların neler yaptıklarını, ne işler işlediklerini, faydası varsa faydasını, zarar görenide varsa zararlarını bir bir dökerdim ortaya…Ama nerede bizde öyle babayiğit?Mesela ben UĞUR DÜNDAR beyden böyle bir araştırma beklerim.Birebir röportajlarla herzaman yaptığı gibi olayların perde arkasını anlatabilir.Bu program eşşek eti kesen ve halka yediren marketlerin veya böcekli kazanlarda kurabiye yapan pastahanelerin işne benzemez tabiiBunların denetimini nasıl olsa belediyeler yapıyor.Fırın sahibine kızan bir çalışanın haber vermesi ile ortalığa salınan böcekleri kameraya çekip, tuvaleti hamur kazanın dibinde göstermekte aslında marifettirde…Küçücük yavruları ana baba evinden koparıpta din iman Allah, yallah edebiyatı ile çocukluklarını bile yaşayamadan imandan uzak, sevgiden uzak, bilgiden uzak insanların kucağına veren leri ortaya çıkarıp saf insanların dini duygularını ve imanlarını sömürenlerle uğraşmak gerçekten, hakikaten gazeteciliktir.BEN BU İŞİ BAŞARAN BİR GAZETECİYE YILIN GAZETECİLİK ÖDÜLÜ VERİLSİN İSTERİM.S-Tarikatlar çok yaygın gerçektende.Mesela İstanbulda çok.Fatihte halamlar oturur.Amcamlar giderlerdi.Ben bu sohbetlerden doğrusu birşey anlamazdım.Arapça konuşurlar, devamlı günahtan sözederler, estağfurullah çekerler…Kadınların çoğu çarşaf giyerler.Hoca konuşuyor ama dediğindende kimse birşey anlamıyor.Dini içerkli osmanlıca sözlerle süslenmiş, arapça karışımlı birazda türkçe laflardan kimsenin anlamadığı dini muhabbetler..Vakit kaybından başka birşey değil.Yengeme birşey anlıyormusun bu hocaefendinin sözlerinden dediğimde, şimdi çarpılacaksın.Hoca efendi duyar, onun perdesi açık gibi laflar ednce bende korktum.Dahada gitmedim…
E-Anlamadığınız lafları, sözleri dinleye dinleye boşa zaman harcarsınız oralarda..Bu adamlarda zaten birşey bilmediklerinden, birşey anlamayın diye konuşurlar.Onlar kendileride anlamazlar kendi konuştuklarından.Ama dinleyenler, kendi bilgisizlikleri vede cehaletleri ortaya çıkmasın diye anlarmış gibi yaparlar ve oyun böylece sürüp gider.Boşa geçen zamandan şeytan sevinirken, Hocayı dinleyenler sevap kazandıklarını sanırken BOŞA GEÇİRDİKLERİ ZAMANLAR İÇİN RABLERİNİN GÜNAH HANELERİNİ BOLCA DODURDUKLARINDANDA HABERSİZDİRLER.ANLAMADIĞINIZ ŞEYLER RABBİNİZDEN DEĞİLDİR.RABBİN BİLGİSİ AÇIK VE NETTİR.
S-Karşımızdaki kişinin gerçekten Allaha yakın olduğunu, bilgilerinin Allahtan olduğunu, bizi günaha sokmayacağını nasıl anlayacağız?Nasıl bileceğiz?
E-Anladım ben sizi…Rabsal öğreti getiren,İnsanlara ruhsal ve rabsal öğreti vermeye çalışan insanların önce dış görünüşlerine, yüzlerine ve ellerine bakın.RABBİMİZ BU KİŞİLERDE EĞRİ VE NOKSAN HİÇBİRŞEY yaratmamıştır.Yüzlerinde uzuvlar arası makul bir orantı ve ellerindeki düzgünlük, gözlerde ve bakışlarda keskin ifadeler anlayana herşeyi söyler.Bu kişilerin her uzuvları normal ölçülerde ve güzelliktedir.Bu kişilerin yanına oturduğunuzda aldığınız enerji çok farklı olacak, enerjisi düşük insanların başı veya vücutları ağrıyacaktır.Ama sonra bu enerjilerle daha fazla sağlık ve bilinç açılmasıkanal açılması oluşur.Bu kişilerin sözlerinde bir çarpıklık yoktur.MANA VE BİLGİ AÇIKLIĞI GÖRÜLÜR. Ses tonunda ve konuşmalardaki ahenk, uslubun akıcılığı, manadaki ve anlamdaki açıklık insanı cezbeder.VERİLEN BİLGİLER AKILA VE AHLAKA UYDUĞU GİBİ HURAFELEREDE KARŞIDIR.İNSANI DAİMA AKLA ÇAĞIRIR.AKIL RABBİMİZDENDİR VE SADECE İNSANOĞLUNA VERİLMİŞTİR.TEKAMÜL YOLCULUĞUNDAKİ İNSANI HAKİKAT BİLGİLERİ BİR ÜST SINIFA GEÇİRİR.BU BİLGİLERİ ÖZGÜR YÜREKLER, ÖZGÜR BIRAKILMIŞ BEYİNLER VE HURAFE BİLGİLERLE YIKANMAMIŞ GÖNÜLLER ÇABUCAK DEĞERLENDİRİR.DOKUZUNCU BİLİNÇ SEVİYESİNE HURAFE BİLGİLERİ TEKRAR EDE EDE GELEMEYİZ.TEVRAT- ZEBUR- İNCİL- KURAN Bu dört kitap ın tamamı insanı AKLA çağırır.Ama özde aynı olan bilgiler, insanımızın tekamül seviyesine göre yüzyıllar içerisinde parça parça ve ayrı ayrı peygamberler aracılığı ile gelmiştir.Bu kişilerin sağlıklarıda gayet yerindedir.Sağlığı yerinde olmayan ve kendi hastalıkları ile uğraşan insanların Rıki (ruhsal şifa) yaptıkları, hacıların hocaların şifa verdikleri ve kendi hastalıkları içinde doktorlara gittikleri bilinmektedir.KELİN DERMANI OLSA, ÖNCE BAŞINA SÜRER.ANLAMAZ ACİZ İNSAN KELE DAİMA GİDER.
S-Bu şiirinizi hatırladım.Çok güzel.Tarikat şeyhinin insanları nasıl kandırarak şifa verdiğini anlatmışsınız şiirinizde..Gerçektende kendileri doktorlara gidiyorlar, sana banada şifa yapıyorlar.Adam şeker hastası, hasta yeğenime şifa yapıyor.Bende soracaktım, siz inüsilin kullanıyorsunuz neden kendinizi iyileştirmiyorsunuz o zaman diyecektim ama yengem musade etmedi.Erenlerin kendilerine olmazmış şifaları…Bizlere şifa verdikleri için kendileri hastalanırlarmış.Öyle söylüyorlar.
E-İşte bak sorgusuz sualsiz itaat…Aptalca bir inanış.Doktorada gitmeyince neyin var, neyin yok nasıl bileceksin?Bu adamlardan medet ummak boşuna ..Tabii onlarda gerçekten, hakikaten birazcık ilim sahibi olsalardı, Allahtan korsalardı sizleri oyalamazlardı.Ama yengende, sende kandırıla kandırıla, bedel ödeye ödeye….akılınızı işletmeyi nihayetindede olsa öğreneceksiniz.Şimdi anladın umarım bu kişileri nasıl tanıtacağını…
S-Siz tam anlattığınız gibisiniz.Vallahi sizi tanıdığımdan beri enerji gücünüze hayranım.Nasıl hasta olmadan bukadar enerjiksiniz ve bu yaşta…Nekadar bir koşuşturma içinde olduğunuzuda görüyorum.
E-Doktora gider, kan değerlerime baktırırım.Ailecek troid hastasıyız.Kardeşlerim ilaç kullanıyorlar ama ben kullanmıyorum.Dr lara göre mutlaka kullanmalıyım ama ben hiçbir rahatsızlık duymuyorum.Kozmik akımlardan besleniyorum.Gerçektende hiçbir yerim ağrımıyor bu yaştayım ve çok şükrediyorum.Önce bu aklı yerine koyana ve verene sınırsız şükürdeyim.Gece uykularımda azdır.Rabbimle sohbetleri çoğu zaman sabaha karşı yaparız.Kayıvalidem namaza kalkmadığım için yıllarca kızdı durdu.O hayatı boyunca bir vaktini bile kaçırmadı ama kırk yıldır ağrı çeker.Doktorlardan hiç çıkmaz.Başımı bağlamadığım içinde hayatı boyunca bana kızdı ve beni hiç dinlemedi.Gezdiği hacı ve hocalardanda şifalanamadı…
S-Siz neden yardımcı olmadınız?Şifa yapsaydınızya kadıncağıza…
E-Şifalanmak için önce hurafelerden ve tabulardan kurtulmak gerekir.Ben asla şifa yapmıyorum ama nasıl şifalanacaklarınıda öğretiyorum.Herkes kendi bedenini gayet rahatlıkla şifalandırabilir.Tedavisi olmayan hiçbir hastalık yoktur.Felçte dahil…Sadece genetik hastalıklarda iyileşme olmaz.Bunun dışında hastalık nekadar yeniyse şifada okadar hızlı gerçekleşir.İstemek, kararlı olmak, doğadaki otlardan, yiyeceklerden faydalanmak ve arınmak şifalanmak için yeterlidir.Birde sağlıklı iken, sağlıklı bir beden için bedenimizin zekatını vermek çok önemlidir.Rabbin bize çokça verdikleri için lutufları için herzaman olmayanlara eli açık olmak ve onları kollayıp gözetmek görevimizdir.Rabbimizin isteğidir.Ben kuşlara her meydana inişimde yem atarım.Oradakiler sebeplenir, kuşlar sebeplenir.Kuşlar SABAH EZANI VE AKŞAM EZANINDA sesli olarak rablerine şükür duası yaparlar ve bu benim çok hoşuma gider.Sağlıklı iken bunun farkına varamayan insasnlar sağlıklarını kaybedincede neyi kaybettiklerinde yine farkında olamıyorlar.Alternatif ve koruyucu tıbbı geliştirmek ve tanıtmak hükümet politikası olmalı.Sağlıklı insanın huyuda güzel, oyuda bilinçli olur.Hükümetler yeni eğitim ve sağlık politikaları ile kitlesel barışı vede huzuru sağlayabilir.
G-Benim aklım içeride olan savcımızda…Onun masum olduğuna inanıyor gönlüm.Yanında olmak, derdini dinlemek istiyorum.Hukuk adamına yakışmıyor içeride olmak.Sinmiyor içime…
E-Vaallahi benimde öyle…Kuş olup dertleşmek istiyorum hepsiyle…Görevden alınanlarıda dinlemek istiyorum.Yargı ve devlet ele verek bu işi gündüz gibi aydınlığa çıkarmalı.Özel soruşturma ekibi kurulmalı.İşi çabuklaştırmalı.YARGIDAKİ DEPREM HEPİMİZİ İLGİLENDİRİR.YARGIYA HEPİMİZİN İHTİYACI VAR. Adaleti gözeten insanların adaletsizliğe uğramaları bu millete vebal getirir.Allah hepimizi, iftiralardan, belalardan ve ADALETSİZLİKTEN korusun.Rabbimin adaleti, adaleti isteyen, koruyup gözetenlerin üzerine olsun.———————–
F-Akşam Ülkü tv yi izledim.Turgay Gülerin SIRADIŞI diye bir programı var.Bayılıyorum bu programa…Türk tabipler birliğinin işe yaramazlığını bir güzel sorguladı sakallı doktor.Avrupaya altı ton sülük ihraç ediliyormuş ülkemizden…Tıbbi sülük.Orada doktorlar kullanıyormuş tedavi amaçlı…Avrupa, Amarika bize ilacı dayıyor kardeşim….Paracıklarımızı alıyorlar, bir güzel soyuyorlar…Kendilerinide sülükle sarımsakla, soğanla tedavi ediyorlar.Ege en büyük kalemle tarım ihracaatında birinci…Admlar uyanık, işi biliyorlar…TÜRKLERİ HAPLA HASTA EDİP UYUTURKEN, KENDİLERİ SOĞANI, SARIMSAĞI TURBU UÇAKLARLA MEMLEKETLERİNE TAŞIYOR.SÜLÜKLERİ HEMDE DEZENFEKTE ETTİRİPTE ALIYOR. Ülkemizde sülükçü doktor iki taneymiş biliyormusunuz…?Vallahi T.T.B duymamıştır bu sülükçü dr ları yoksa canına okur.Avrupada ise hemen hemen tüm dr lar tedavide ve kaplıcalarda kullanırlarmış sülüğüAvrupada dr lar tedavi amaçlı sülük kullanırken, Türk halkıda bilir bilmez, neresine tutacağını bilmeden rast gele kullanıyormuşuz sülüğü…Valla on numara bir program kardeşim…
G-Bende zaping yaparken baktım sakallı bir adamla sohbette hemen kaçtım.Keşke izleseymişim…Yahu bu adamda herzaman dini görünümlü, sakallı başörtülü insanları konuk ediyor bende izlemiyorum. sinirleniyorum.
E-Sinirlenince bakın kendinize ediyorsunuz.Keşke sakallarını traş edipte gelseydi konuğu, daha hoş olurdu.Ama görünüşünden çok ne söylediği önemli arkadaşlar.Görünüşe aldanmadan herkesi dinleyelim.Bende yarısında yakaladım programı.Gerçektende şu T.T.B sorgulamalı kendisini.Biz ne yapıyoruz demeli..Ölüp gidince mesleğin gereğini dosdoğru yapıp yapmadıkları öyle bir sorgulanırki…
A-Öldükten sonrasını napiim.Şimdi sorgulanmalı, görmeliyim ben.Oğlumu prf dr a götürdüm.Ancak bu prf işin uzmanıdır dediler.Kapısında saatlerce bekledik, suratımıza bile bakmadı, ilgilenmedi..HAL İLE RÜŞVET derler ya…Adam tavır ve hareketleriyle bizden rüşvet istiyordu..İşi yokuşa sürüyordu.SENDEN GELECEK HAYIR ALLAHTAN GELSİN DEDİM, çıktım odadan…Onca beklemiştim, ah ettim.Sen de canından bul dedim. S-Buldumu , bedduanız tuttumu?
A-Çok sonra tuttu…Birgün Tv de bu doktoru gördüm.Hastasından dayak yemiş, burnu kırılmıştı.Paraları nıda bir kooperatife kaptırmış, dolandırılmış.Yıllar sonra arkadaşları anlattı.Bir oğlu vardı, oda çalışmayan, içkide kumarda haylaz bir çocukmuş…Allah gösteriyor mutlaka, ama görüpte anlayana… Halbuki haram yemeseydi, hayırlı evladı olur babasından bu yaşında para tırtıklamazdı.İçkide kumarda olmazdı.Allah gösteriyor bu dünyadada..Eskiler derdi DAĞ ARKASI.Şimdi kapı arkası…Yani beddualar çabuk buluyor sahibini haksa…
E-Menepozdan sonra benim gözümde allerji oluştu.Krem bile süremiyordum.Gözlerim en ufak bir makyajda kıpkırmızı oluyordu.Çay suyu falanda fayda etmeyince dr gittim.İyice bir muayene etti.Gözlük verdi.Gözlük kullanamıyorum dedim.Alıştırmak istemedim.İlaç verdi.Önceleri kullandım.Hemen iyileşti.Sonra bir arkadaşım bu ilaçların kortizonlu olduğunu ve ileride körlük yapabileceğini anlattı.Tekrar gittim dr uma.Bir şişeden hemen olmayacağını, ama ikinci bir dozuda vermeyeceğini anlattı.Çok mükem mel bir doktordu.Gözlerimdeki allerjinin uzun süreceğini ve kimyasallardan uzak durmamı söyledi.Yüzüme sadece zeytinyağı sürüyorum krem yerine ve göz makyajındanda kaçıyorum.
S-Ruhsal şifa fayda etmiyormu artık?
E-Ruhsal şifayı dokuzuncu bilinç seviyesine gelen herkes çok rahatlıkla uygular.Dokuzuncu bilinç seviyesinde düşünce açısıda 90 derecenin çok üzerindedir.ÖZ-SÖZ-GÖZ birliği sağnanınca bu uyum enerjisi ile şifa doğal olarak oluşur.Bu bilinç seviyesinde kişi herşeyin en doğrusunu düşünebilecek bir bilinçte olduğu için, bedeni ve dünyası içinde en doğru şeyleri yapar, ister.Uyum içinde çalışan bir bedende sağlıklı olur.Zor şartlar ve imkansızlıklar nedeni ile oluşan hastalıklarda kısa zamanda bilincin uyarılması ile, doğru beslenme uygun ortamlarda yaşama imkanı ile şifalanır.Hasta kişi, hastalığına şifa olan gıdalar ve bitkilerle, uygun ortamda kısa zamanda şifa bulur.Dokuzuncu bilinç seviyesindeki bir insan her daim kendisini hertürlü şifalandırabilir.Daha alt bilinç düzeyindeki insanlara yol gösterici, bilgi verici olabilir.Enerjisinide bu kişilere musade nisbetinde, çok gerekli hallerde karşılıklı talep halinde şifada bulunabilir.Yapılacak şifa, hasta kişinin tekamülüne yardımcı olarak bilinç açılması yapacaksa, şifa gerçekleşir.Aksi durumda bu dönem için şifalandırma çalışmaları çok özel durumlarda neredeyse imkansızdır.Artık insanlıktan beklenen, herkesin kendi enerjisini kullanabilmesi, enerjisini yükseltebilme sidir.El verme, para karşılığı yapılan şifalar ve para kaşılığı yapılan öğretiler bu dönemde istenilen neticeleri asla vermez.Maddi çıkar gözetilerek yapılan şifalandırmalar ve öğretilerde öğreti ve şifa gerçekleşmez.Ruhsal ve Rabsal öğretilerde bu dönem almadan vermek, vermenin, sevginin ve öğretmenin karşılıksız ve çıkarsız hazzını yaşamak esastır.Unutulmasınki en büyük şifacı İsa peygamberimiz ve sonrasında dünyaya gönderilen pekçok şifacı görevli bu şifaları sadece acıları dindirmek adına Allah için, hiçbirşey beklemeden yapmışlardı.Para karşılığı yapılan şeyler netice vermez S-Bizim memlekette bir amca vardır.Kendimizi bildik bileli gideriz.Nefesi iyigeliyor derdi annem.Memle ketteyken hangimiz hasta olsa annem hacı amcamıza götürür, okuturdu.Hatta bir keresinde kalça çıkığı olan, yürüyemeyen bir akrabamızın oğlunuda iyileştirip, yürütmüştü.Doktorlar ameliyat olmazsa yürüyemez demişlerdi ama hacı amca bir günde yürütüvermişti çocuğu.Annem ona birşeyler götürürdü.Çok fakirdi.Konu komşu bakar, yardımcı olurdu.Çokda iyi bir insandı.Sokaktaki başıboş hayvanlara mutlaka yiyeceğinden verirdi.Köyde yazın kullandıkları atları, eşşekleri kışın sokağa bırakırlardı.Bakmazlardı.Bu adamcağız hepsini ahırına alır, yaralarını temizler onlarla yemeğini paylaşırdı.Biz şifaya inanırız, köydeyken bizi hep hacı amca okuyarak tedavi ederdi…
F-Bende bir Rus kadının, hertarafını kanser hastalığı sarmış bir arkadaşımı iyileştirdiğine ve tümörleri yok ettiğine tanığım.Oluyor böyle şeyler..Ama nasıl oluyor, biz niye yapamıyoruz…?Onu anlamak zor.
E-Anlattım işte…Saliha hanımın hacı amcası ilk okula bile gitmediği halde, okuma ve yazması bile olmadığı halde hiçbir doktorun yapamadığını yapıyor.Eli ve parmakları ile, nefesi ile iyileştiriyor insanlarıBu kişinin yaşam şekline bakın hemen.Köylünün kullanıpta sokağa terk ettiği hayvanlara bile sahip çıkacak ve ekmeğini paylaşacak kadar merhametli bir vicdan.Yüksek bir tekamül…Kendisi lokmaya muhtaç iken, lokmasını dili ağzı söylemedik hayvanlarla paylaşan yüksek bir bilinç…NE YOKLUĞA ERİNİRİM, NE VARLIĞA SEVİNİRİM DİYEN BİR İNSAN.Gayet doğal olarak yapar şifayı.TANRISAL ŞUURU AÇIK KULLANIYOR.İnsiyaki şuurunu kullanabilen herkes yapar şifayı.Ama insanoğlu şifalanabilmek ve şifayı kullanmak için önce ADAM olmayı, insan gibi insan olmayı öğrenecektir.VERMEDEN ALMAK, ALLAHA MAHSUSTUR, öyle değilmi arkadaşlar.EVRENSEL SORUMLULUĞUNDAN BİHABER YAŞAYAN HERKES BİLGİSİZLİĞİN DİYETİNİ HASTALIKLARLA ÖDEYECEK.Hastahaneler, ilaçlar ve doktorlar kapısında tüketilen ömür ile öğrenme ihtiyacı oluşacak.Felçli bir kız hasta yatağında öylesine yakarmışki rabbine, akşam rüyasında MERYEM ANAMIZ ONA HASTALIĞININ ŞİFASINI FISILDAMIŞ.Böğürtlen ağacının köküymüş derdinin devası.
S-Şimdi bütün felçliler böğürtlen kökü ile tedavi olmak isterler, böğürtlen kökü değerlenir.Herkese fayda edermi gerçekten..?
E-Ruhsal ve Rabsal uyanışlar için mutlaka herkesin rüyalarına çok dikkat etmesi, önem vermesi gerekir Yaratıcımızla dualar,dilekler yolu ile isteklerle iletişim başlatır, rüya kanalıylada iletişimi devam ettiririz. Hakedişliklerimizle çizdiğimiz kaderimizin acılarını hafifletmek için, göksel yardımlar mutlaka vardır.Felçli kızımız Rabbine yakarışları ile Lutfa mahzar olmuş.Bir başkası için, birbaşka bitki şifa olabilir.Kişinin Rabbi ile hakedişliği doğrultusunda kurduğu iletişim herkese göre farklıdır, belki şifalandırmalarda farklı olabilir.Herkesin parmak izi, el yazısı, alın yazısı gibi farklıdır.GENETİK VE YAPISAL ÖZELLİĞE UYGUN ŞİFALANDIRMALAR HERZAMAN YAPILIRİlk sohbetlerimizde bu yaşamımızda akıl-mantık-şuur üçlüsü ile yaşadığımız hayatımızın faturasını sonraki hayatlarımızda HAKEDİŞLİĞİMİZ olarak yaşadığımızı anlatmıştık.Akıl-mantık-şuur ile yaşadığımız MUAL LAK kaderimizin SONSUZ YAŞAM SÜREÇLERİNDE MUTLAK KADERİMİZİNDE TEK SORUMLUSU olduğunu öğrenmiştik.Rabbimizin ilahi adalet yasalarının KENDİ ELLERİMİZLE ETTİKLERİMİZİN SONUCU olduğunuda KURANIMIZDAN ÖRNEKLERLE anlatmıştık.İnsanın başına ne gelirse bigisizliğin den, öğrenme isteksizliğinden, egosundan, gururundan ve akılsızlığından olduğunuda bilmiştik. Madde nin kucağında, sadece maddi bilinç ile insan olduğunun farkındalığını unutanların sorunlarıda o ölçüde ağırlaşıyor.Maddi ve manevi…İlim çindede olsa gidip öğreniniz diyen atalarımız, acıların bilgi ile, bilinç ile son bulacağınıda binlerce yıl evvel hatırlatmışlar bize…Ama insanoğlu kendi aklını beğeniyor herzaman.Hepimizin bu şifacı hacı amcadan öğrenecek çok önemli hayat dersleri var.Sıkıntıda ve güçlükte olan öncelikle kendi dikenlerinden kurtulmaya çalışmalı, hatayı, yanlışı ve günahı kendisinde arayarak kendisi ile yüzleşmeyi öğrenmelidir.
S-Sizin otizm ile söyledikleriniz, anlattıklarınız çok çarpıcı iddialar…Okuyunca çok sarsıldım.Nasıl bukadaridddialı oluyorsunuz yazdıklarınızda…Nasıl bukadar ısrarlı, inanarak anlatabiliyorsunuz her konuyu.Sizi yeni tanıyorum ve bilgeliğinizi de taktir ediyorum.Ama tüm tıp camiasını karşınıza alacak herşeyi rahatça söylüyor, iddia ediyorsunuz.Yalan söylemediğinizide biliyorum aslında ama tüm bu bilgiler yukarıdanmı geliyor, merak ediyorum… Her hastalıkla ilgili bir fikriniz var, bu nasıl oluyor işte onu anlayamıyor insan…
E-İbni Sinayı bilirmisiniz….Okumayı ve öğrenmeyi severmisiniz…?Çok düşünür ve araştırırmısınız… Dener ve deneyimlerinizi paylaşırmısınız?Yaşadıklarınızdan ders alırmısınız…?Daha pek çok soru sorabilirim sorunuza karşılık.ASLINDA HERŞEY KURANIN “OKU” SENİ YARADAN RABBİNİN ADI İLE OKU AYETİNDE GİZLİDİR.Okuyun Saliha hanım okuyun.Vaktinizi boşa harcamayın.Şu başınızı kapatmak için harcadığınız zamanı, okumaya ve düşünmeye harcasaydınız emin olunuzki bana bu soruları sormazdınız.SİZDE BİR BEN OLURDUNUZ.Benim sizden tek farkım, her konuda aklımı ve vicdanımı kullanmak, her konuya ve olaya çok ama çok geniş açıdan bakarak değerlendirmek o kadar.Otizmi çok iyi biliyorum.Bunu ileride açıklarım.Tıp camiası ilmin her dalı ile kucaklaştığı zaman her hastalığada çare bulunur.SİYASET-SAĞLIK-İNSAN .Bu üçlü mekanizmanın odak noktası herzaman SAĞLIK tır.Sağlık herzaman bir numaradır.Aptal ve ahlaksız beyinler, AKLINI VE RUHUNU ŞEYTANA TESLİM ETMİŞ BEYİNLER sayesinde dünyada sağlığını kaybetmiş insan sürüleri ömür tüketmektedir.Sağlığı olmayan insanın sağlıklı düşünemeyeceğide açık.Soframızda bizler hala rafine şeker kullanır, beyaz undan yapılmış, ruşeymisi çıkarılmış ekmekler tüketirsek nasıl sağlıklı olabilirizki…Hiçbir milletvekili doğal un neden satılmıyor, doğal şeker neden beyaz şekerden pahalı diye bir gensoru verdimi?Arkadaşlar bu konuları daha sonra didikleyeceğiz ama bugün önemli işlerim var.Üç gün sonra yine beraberiz, devam edeceğiz inşallah…Dünya politikaları, dinler ve sağlık üçlemesinin ŞEYTAN provakatörlerini ortaya koyalım.Kuranı değiştirmeye gücü yetmeyen İSRAİLOĞULLARI nın yani yahudi dinine mensup insanların dünya sağlık politikalarını nasıl ellerinde tutarak dünya nifusunu kontrol ettiklerini konuşacağız.Dinleri proveke edenleri, şeytanla dans ederek insanı yanıltan VEDE DÜNYAMIZIN SONUNU HAZIRLAYANLARI ortaya çıkaracak, ülkemizdeki işbirlikçilerinin medya ve internet yolu ile pekçok saf insanımızı nasıl kandırdıklarınıda TANRI-ŞEYTAN-İNSAN üçlemesi üzerinden ortaya koyacağız.Kuranda Rabbimiz insanoğluna EY ADEMOĞULLARI DİYE SESLENİRKEN, İSRAİL OĞULLARINA NEDEN AYRICA SESLENMİŞTİR.Bütün bunları konuşacağız arkadaşlar.Şimdilik bana musade…
E-Arkadaşlar merhaba.Şiliyede çok geçmişler olsun diyelim…Bu deprem enerjileri oldukça sarsıyor bedenimi binlerce km uzakta bile olsa…Şiddeti8,8…Doğumuz ve batımız şiddetle sallanıyor,Ülkemizde güvenli olmak çok güzel…Ondokuzdan sohbetlerde okuyucu sayımızın artışı ile düşünce yolu ile çekilen güçlü enerjilerle oluşan manyetik koruyucu sahamızla, tıpkı bir kalp atışı gibi her dakika güpleyen toprak ana güçlü çıkışlarını başka yerlerde yapıyor.Dualarımız, yerleşim yerlerinde olmasın diye…
G-Bana söylemiştiniz telefonda, amazon nehrinin ortasına uzanmış boyu nehir kadar, enide nehir genişliğinde bir yılan gördüm rüyamda demiştiniz.Bu yılanın bir büyük depreme işaret ettiğinide yine siz anlatmıştınız.ARJANTİN-TÜRKİYE-AMERİKA da kurulacak bir enerji santrali ilede bu depremlerin hasar vermeden atlatılarak şiddetlerininde minimize edileceğini söylüyorsunuz ama maalesef birşeyler yapılamıyor henüz…
E-Rabbine teslim olmuş,Rabbini çokça anan, barışı isteyen ve barış için çalışan, Rabinin öğretilerini bilen ve uygulayan, ve HAKKI koruyan devlet liderlerinin yönetimindeki ülkeler doğal afetlerden büyük zararlar görmeyecek, can kayıpları yaşanmayacaktır.
G-Bu sohbetlerle çok faydalı işler yaptığımızı, artık herkesin bir başka arkadaşına sitemizi tıklamasını söyleyerek doksan derecenin, 180 derecenin üzerinde düşünebilen insanlar oluşturarak dünyamızın manyetik alanında iyileştirmeler yapıldığını biliyoruz.Şili depremide deniz odaklı, şehir merkezine uzak.Eğer merkeze yakın olsaydı koca şehirler yerle bir olur bilanço tahmin bile edemeyeceğimiz rakkamlara ulaşırdı.Siz Rüyayı ayın 20 sinde görmüştünüz ve paylaşmıştınız bizimle.24 saat öncesinden beyninizle almadınızmı bu güçlü sarsıntıyı…?
E-Hiç farkında değilim, almadım.Torunla beraberdim günlerdir ve ona odaklı yaşadığım için beyin kaydını hatırlamıyorum.Ama gerçekten çok yoruyor bedenimi bu güçlü enerjiler.Zaten ülkemizdede bir tehlike görmediğim için, dışarıda olanlar içinde hangi ülkede olacağını bilemediğim için depremi bilmek ve enerjileri kaçırmamak için hassasiyet göstermeninde bir anlamı yok. Amazon nehri ile depremin olacağı bölge simgesel olarak anlatılmış rüyamda.Gerçekten bu şiddet Amazon nehri yakınlarında olsaydı felaketin boyutları tahmin bile edilemezdi.Deniz deprem enerjilerini azaltıyor.Çalışmalarımızın dünyanın hayrına, hepimizin hayrına olduğuna bende eminim.Bu gün dünyamızın stratejik konumu ile dünya devletlerinin ülkemize bakışlarını teğet geçerek anlatırken ŞEYTANLA işbirliği içerisinde olanları da artık doğru yola davet edeceğiz.Yine sizinle başlayalım sohbete.Bugün hangi ülke barış için değilde savaş için çalışıyor arkadaşlar.Nifak, dedikodu, başkasının malına ve toprağına göz diken ve hakkı olmayanı elde etmeye çalışan ülkeleri şöyle bir hatırlayalımmı?
G-Bu tanımlara aynen uyan iki ülkeyi hemen söyleyebilirim size…Biri İsrail, diğeride Ermenistan.Ermenistan 1992 yılında Azerbeycan Dağlık Karabağda bir vahşet yaptı.Orada savaş kuralları uygulanmadı.Ben bu savaş sonrası gittim dağlık karabağa…Kulakları kesilmiş yavrular, kafa derileri yüzülmüş onlarca insan, memeleri kesilmiş, karınları deşilmiş insanlar yol boyu serilmişti.Bu insanlar çakılarla, bıçaklarla kaçarlarken öldürülmüşlerdi.DÜNYA MEDYASININ DESTEĞİ İLE TÜRKLERİN KENDİLERİNE SOYKIRIM YAPTIĞINI İDDİA EDEN,BUNU KANITLAMAK İÇİN HERTÜRLÜ İFTİRA VE YALANA BAŞVURAN BU İNSANLAR TÜM DÜNYANIN GÖZLERİ ÖNÜNDE AZERİ KARDEŞLERİMİZE BU SOYKIRIMI BU YÜZYILDA UTANMAZCA YAPTILAR.F-İsrailde elli yıldır yapıyor Filistindeki, Gazzedeki insanlara…İsrailin orada toprağımı var sanki?Altmış sene önce 60 kişi geldiler, dört ay sonrada 600 kişi oldular.Dünya devletlerinin desteği ile parça parça ele geçirdiler ve soykırım yaparak kendilerine bir devlet oluşturdular.
G-İsrail kelimesinin anlamıda çok ilginç.İSRAİL (TANRI İLE GÜREŞEN) anlamını taşıyor.Yakup peygamberimizin soyundan geldiği biliniyor.Yahudi dinine mensup bu insanlarında önce kendi dinlerini, sonrada bütün dinleri bozduklarına inanıyorum.Bu soyun adının anlamı bile niyetlerini apaçık koyuyor ortaya…Tanrı ile güreşen….Tanrı ile kim güreşir arkadaşlar?
S-Şeytan güreşir Rabbimizle…Zaten İnsana secde etmediği için Rabbimiz onu kovmuştu cennetinden. Ben senin çamurdan yarattığın insanı kandıracağım ve seni anmayı unutturacağım demişti.Allahla şeytan ters düşmüşlerdi.Demekki bu millette, önce kendi dinini bozmuş.
F-Tevratta iki meslek kutsal.Biri fahişelik, diğeride mafya ve ajanlık.Hiç Allahın kitabında bu meslekler övülür ve kabul görürmü?Tevratı bozdukları çok açık.
G-Zaten Mossad da israilde…Kutsal meslekya…Öldürüp, üldürüp geçiveriyorlar.İstediklerini istedikleri anda ortadan kaldırıyorlar…Tüm dünyada kolları, adamları var.Çok tehlikeli adamlar, tehlikeli millet bunlar.Korkmak lazım….
A-Bütün dünyayı zehirliyorlar ayol.GDO lu ürünleri tüm dünyaya kakalayıp soyu kurutuyorlar.Bütün bitkilerin bütün ürünlerin genetiği ile oynayıp değiştiriyorlar.Şeytanın ta kendisi bu İsrail milleti.Benim aklımın almadığı biz niye biniyoruz bunların gemisine…?NEDEN ALIYORUZ BU TOHUMLARI?NEDEN BUĞDAYIMIZIN, MISIRIMIZIN, DOMATESİMİZİN, PATLICANIMIZIN GENETİĞİ İLE OYNATIYORUZ?Bu çok övdüğünüz bu hükümet bu yapılanlara bir dur demezde, soyumuzu kurutacak ve bizi hastalıklara mahkum edecek tarım politikalarına dur deyipte önlem almazsa benim gözümde koca bir sıfır haberiniz olsun.Halkın gıdasını tamamen kansorejen, genetiği bozulmuş besinlerle sağlayacaksınız, ondan sonrada enerjileri yüksekmiş, filanmışta, deprem olmazmışta…..Depremden daha önemli arkadaşlar yediklerimiz.Hormonlu, GDO lu şeyleri bize yedirecekler ….Hasta olup sürünmektense, çift cinsiyetli insancıklar olarak ortalıklarda gezinen insanları görmektense depremde hepbirlikte ölelim daha iyi.
E-Haklısınız Ayla hanım.Ne deseniz haklısınız.Şu muhalefetin, veya medyanın nekadar gerçekdışı gündem peşinde koştuğuna bir bakın.Önce yediklerimiz…dediğiniz gibi.Çin ata sözüNE YİYİYORSANIZ SİZ OSUNUZ, der.Yediklerimiz aklımızdan tutunda, bütün beden yapımızı etkiliyor vede değiştiriyor.Yeni araştırmalar artık gen sarmalının 12 sarmala çıktığını gösteriyor.İnsanlarımızın genleride değişiyor.Pek çok bilinmeyen hastalık genetiği oynanmış besinlerle insana geçiyor ve insan DNA sını bozuyor.Bütün muzurluklar bu milletin başının altından çıkıyor anlaşılan.Komşularına, kendilerine,dünyaya zararlı bir millet ve çokda haksızlık yapıyor.Anlaşılan bu.Eee ne yapacağız o zaman?Yokmu fikri olan acaba içinizde..?Bu hükümetinde muhalefetin luzumsuz gündemleri ile uğraşmaktan, memleket işlerinden böylesine önemli konularıda gözden kaçırıyor demekki.Üzerinde durup uyarıları yapmak lazım.Bizdeki medya ve siyasi muhalefet durmadan, onun kızı, bunu oğlu şunu almış, kuyumcu açmış, gemi almış gibi safsatalarla beyinsizlerin beynini yıkıyor.Faydalı bir konuyu nezaman mecliste tartıştılar ki?A-Bence önce bizim medyamız luzumsuz meseleleri gündeme taşıyacağına bu konulara usulunce el atabilir.Bu işi çözerse medya çözer.Dünya medyaları çözer.Medya işi ele aldımı, işler çebucak hallolur. F-Dünya medyasınıda yahudiler idare ediyor bilesiniz.Vatikan ağırlıklı medya gurubu, dünya politikalarını ayarlıyor.İnsan haklarıymış, natoymuş hepsi fasa fiso arkadaşlar..Hocaali katliamının hesabı neden sorulmuyor? Neden yargılanmıyor bu vahşeti işleyenler?Dosyadaki bütün hukuki deliller eksiksiz.Ermenilerin bu topraklardan çıkması için neden baskı yapmıyor dünya kamu oyu?Filistinde dökülen kanların, öldürülen canların hesabı neden sorulmuyor.? G-Esma hanımın dediği gibi herşeyin başı medya.Ablamızın kızdığı kadar var.BİZ GAZETECİLER DÜNYA MEDYASI İLE İŞBİRLİĞİNE GİDEREK BİR KAMU OYU OLUŞTURUP ERKEKTEN DÖNME KIZLARIMIZ, KIZDAN BOZMA ERKEKLERİMİZ OLMASIN,GDO LU YİYECEKLER ÜRETEN VE İHRAÇ EDENLER CEZA GÖRSÜN,İNSANLAR HORMONSUZ VE TABİİ GIDALARLA BESLENSİN DİYE BİR EYLEM BAŞLATABİLİRDİK.BU EYLEMİ DAHA SONRA ÇEVRECİ BİR DÜNYA ANLAYIŞI VE DÜNYADA BARIŞ SLOGANLARI İLE DESTEKLEYEBİLİRDİK.Gerçekten bu işe medyanın el atması lazım.E-Bizim medyanın bir kısmı tutuklanan komutanları, ergenekoncuları Atatürk goygoyculuğu ile kurtarma peşinde. İzmirde Miting düzenliyormuş sözde Atatürkçüler.Meydanları doldurarak sözüm ona geçmişte yaptıkları gibi YARGI ÜZERİNDE KAMU OYU BASKISI OLUŞTURMAYA ÇALIŞIYORLAR.Devlet kerşıtı ergenekon destekçisi medyanın gündemi malum.Köşe yazarları malum.Nereden ve nasıl beslendikleri malum.Hiç insan sağlığını böylesine ilgilendiren konuları manşete taşımak gibi düşünceleri olabilirmi?Günlerce bu konuyu manşete taşıyarak yaptırım oluşturmak onlara ne kazanç sağlar?Çıkarları varmı ola. Öyleyse …Sizler ilk geldiğinizde, ilk tanışmamızda çok kızmıştınız bana.Ama bakın gün be gün aklı olanlar için doğru ve yanlış ortaya konuluyor.C HP nin 1991 seçimlerinde PKK nın partisi ile ittfak yaptığı biliniyordu.1999 seçimlerindede birleşme istemiş ama kabul etmemişler.En doğrusunuda yapmışlar bence.Bu parti hayat boyu herşeye muhalefet ede ede ömrünü tüketir ama asla bu kafayla iktidarda olamaz, muktedirde…İçimizdeki israilde bence bu parti.Muhalefet edeceğiz diye herşeyi gensoru yapmak ve vakit çalmak çok ayıp ama bilene…Büyük resmi artık herkesin görmesi gerekir.Birileri vakit geçiriyor ve hakikatleri örtüyor.Ondokuzdan sohbetler ile tüm maskeler düşüyor…Haberal ünüversitesinde hastaları ile uğraşan bir doktor olsaydı, eminim silivride olmazdı.Kanal kurup, kamu oyu baskısı yaratarak hükümet düşürmek bir sağlık çalışanına yakışmıyor.Siyaset isteyen meclise gidecek ve siyasetide adabınca yapacak..
G-Yoksa sizde siyasetemi gireceksiniz?Bunun içinmi bukadar siyasetle uğraşıyorsunuz.Gündeme gelmek içinmi?
E-Bu yaşımdan sonra hiç düşünmem.Bence siyaset 40 ila 60 yaş arası verimlidir, yapılmalıdır.60 ından sonra tamda layıkı ile yapılmaz.Sn Erdoğanın yaş ve dönem sınırlaması çok yerinde bir karar.Normal koşullarda siyaset 60 ın üzerinde düşünülmemeli.Hayırda gelmiyor zaten bu yaştan sonra.Sağlık çok iyiyse en fazla 65 olabilir.Mesela Başbakanımız 65 yaşına kadar isterse yapabilir.Çok faydalı oldu bu ülkeye.Dış dünyada itibarımızı sağladı, bu krizde yeni işyerleri açılmasını sağladı ve ekonomiyi komşumuz Yunanistan gibi çökertmediya..Allah ondan ve bu ülke için canla başla çalışan herkesten çok razı olsun..
G-Abla valla sende bir AKP sevdası var.Genede bir dua ettin arada onlara, sıkıştırdın araya…
E-Çocuklar nasıl bir nimete sahip olduğumuzu anlamıyorsunuz hala daha…Dün meclis konuşmasını izledim.Ta.. gözlerinin içine baktım tv de.Nasıl dürüst, nasıl merhametli, nasıl akıllı bir adam.Adam gibi adam vesselam…Rabbimiz dilemeseydi o mevki lere gelebilirmiydi?İşini iyi yapıyor ve ben bunu çok net görüyorum.Şimdi böyle bir başbakan İSRAİLDE olsaydı dünya nasıl olurdu, Ermenistanda olsaydı dünya nasıl olurdu ona bakalım.Bunu konuşalım.SUÇ BİR DEVLETTE ASLA OLAMAZ.ONU İDARE EDENLER DEDİR SUÇ VE VEBAL.Bu kişileri ELLERİ İLE İŞ BAŞINA GETİRENLERİNDİR VEBAL VE GÜNAH.G-Erdoğanın dünya barışına ve adaletine katkısı çok.Eğer İsrail veya Ermenistanda başbakanlık yapsaydı kesinlikle savaşlar biterdi.Adam gerçektende büyüğe küçüğe saygılı, hatırnaz.Kimin cenazesi olsa devlet erkanı ile koşuyor.Balıkesirde kömürocağında ocağı sönen ailelere derhal para yardımı yapıldı.Herkesin hakkını sonuna kadar arıyor.HAK KONUSUNDA GERÇEKTEN TİTİZ.Ben onun geçmişte çok günahını aldım ZAN larla…Karısı başını kapatırsa kapatsın.Kızmıyorum, kınamıyorrum artık.Ben kendimize kızmayı öğrendim bu sohbetlerden sonra.Medya bu bilgileri gündeme getiripte, ondokuzdan sohbetlere kapı aralasaydı belki Emine hanım ve Gül hanımda başlarını örtmeyebilirlerdi.Onlar alışkanlıklarından örtseler bile çocukları sorgulardı, öğrenmek isterlerdi.Baş örtüsü konusu kamu oyunda konuşularak, akil adamlarla tartışılarak toplumun bir yarası olmaktan kurtulur, kavgalarda biterdiBunun suçlusu yine biziz, çok iyi biliyorum.Sizi tanıyıncaya kadar medyanın tüm dünyada birinci kuvvet en önemli yaptırm gücü olduğunu ben bile bilmiyordum.E-Liderleri seçenlerde halk, yani bizleriz.Her nekadar medyadaki kalemşörler insan iradesi üzerinde söz sahibi iseler ki(bu bütün dünyada böyle) halkda çalışan vede namuslu liderlerine sahip çıkmalı.Bu açıdan bakıldığında İSRAİL VE ERMENİSTAN ŞEYTAN rolunu üstlenmiyor değilmi arkadaşlar.Birinci kuvvet neydi?Birinci kuvvet, baş aktör herşeyi ayarlıyor öyle değilmi?
G-Dünya medyası şeytanlığı bırakırda, melek rolunu üstlenirse, melekliğe soyunursa şeytanı topluca alt etmiş oluruz arkadaşlar.Düşünsenize, isim önemli değil…Filanca devlet, filanca devlete haksızlık yaptı, kandöktü, toprak çaldı, zulm yaptı,vs….Tüm dünya bunu konuşsa, tarflar masa başında çözüm getirseler ve medya baskısı ile yaratılan kamu oyu insan hakları mahkemesinde olayları neticelendirse..Bunlar yapılabilinecek şeyler…Ama yapılmıyor işte…Yapılamıyor her nedense…
F-Esma hanıma soralım bakalım sonu ne olur bu işin…Medyanın kimseyi iplediği yok ..Ne olacak bu haksızlıkların, bu savaşların, bu acımasızlıkların ve adaletsizliğin sonu…?
E-Bana niye soruyorsunuz arkadaşlar.Açalım bakalım Kitabımıza…Hepimizin aklında değilmi çarpıcı sureler.Hadi onların Kuranları yok diyelim.AKILLARIDAMI YOK.DÜNYANIN BÜTÜN TOPRAKLARININ SAHİBİNİN BİZİ YARATAN RABBİMİZ OLDUĞUNU BİLMİYORLARMI?ÖLECEKLERİNİ BİLMİYORLARMI?İşte dünya medyaları tamda bu noktada HOCAALİDE KARINLARINI DEŞİP, KULAKLARINI KESTİKLERİ ÇOCUKLARIN, GAZZEDE KİMYASAL BOMBALARLA CİĞERLERİNİ VEDE DERİLERİNİ KAVURDUKLARI İNSANLARA BU ZULMU NASIL YAPABİLDİKLERİNİ SORMALI BU İNSANCIKLARA…Neden demeli.., nasılsa öleceksiniz, bu topraklarda sizler misafirsiniz.Neden komşunuzun malına göz dikiyorsunuz,kat liam yapıpta toprak çalıyorsunuz.Misafir olduğumuzu, ancak ahlakın ve doğruluğun mirasçıları olabileceğimizi neden unutuyorsunuz diye sormalı.ONLARIN ŞEYTANIN ETKİSİNDE VEDE EMRİNDE İNSANLAR OLDUKLARI İŞLEDİKLERİ CİNAYETLERLE ANLATILMALI.Gerçekten medya can kaybeden herkesin hakkını savunmada HAKİM olabilir.Sonra NEDEN SON KUTSAL KİTABI İNCELEME VE OKUMA GEREĞİ DUYMUYORLARKİ..?Kendi kutsal kitaplarındaki yazılanların, savunulanların akla ve ahlaka uyan bir tarafımı var?Akal ve ahlaka uymayan bir şey allah sözü olabilirmi..?Bizim Kuranımızda hemen her ayette DÜNYA BARIŞINI ESAS ALIN der.BARIŞ İÇİN ÇALIŞAN VE EMEK SARFEDENLEREDE CENNET MÜJDELENİR.Dünyada şeytanın emrinde olan insanlar ve devletlerin nasıl helak edildikleridepek çok örnekle anlatılır.Ben İsrailoğullarının gerçektende çok ama çok aptal bir millet olduğuna inanıyorum.Öleceğini bilen insan, aklı varsa adam öldürmez.Yaradılışın sırrını bilen Rabbin yarattığının genetiğini değiştirmez…İlhi düzeni bozmak istemez…
G-Sizin bu konuşmalarınız 180 derecenin altında haberiniz olsun.Daha makro bakın resme…Tanrısal bakış açısı yani…Hisleniyorsunuz, acı çekiyorsunuz ve bize resmi küçük gösteriyorsunuz.
E-Çok haklısınız.Şeytan insanlar, şeytan rolunü üstlenen devletler olmasa doğrularda bulunamaz, bilinç yükselmesi yapılamaz.BÜTÜN DÜNYA BU YAPILAN VAHŞETE TEPKİSİZ VE SEYİRCİ NE YAZIKKİ…Sadece bizim başbakanımız bu vahşeti Davosta dünyaya haykırdı ve ONE MUNİTE dedi.Hesap sordu.Bu hesabı soranlar çoğalmalıydı.HESAP SORULMAZSA ŞEYTAN ATINI ŞAHLATIR.HAK VERİLMEZ ALINIR arkadaşlar…Haksızlık denizleri aşılarakta HAK BİLİNCİNE varılır.Ama size sonunu söyleyeyimmiŞeytana alkış tutan ve onunla işbirliği yapan, barış için çalışmayanın galip olduğu NEREDEgörülmüş.?Firavun hanedanını yere batıran Rabbimiz haklı çığlıklara sessiz kalabilirmi…?Şimdilik sahtekarlara, yüreksizlere, şeytanla dans edenlere ve onlara destek çıkan onurunu yitirmiş, erdemini yitirmiş, adalet anlayışını yitirmiş insanlara KENDİLERİ İLE YÜZLEŞSİNLER DİYE SÜRE VERDİ.Gemi su alıyor ve batmak üzere…Bu sohbetler gemi batmasın diye…Şeytanın işbirlikçileri çok acele doğruyu bulsunlar diye…Bizim Rabbimiz elbetteki zalimler topluluğundan başkasını yere batıracak değildir.
S-Allah katında canlıların en kötüsü şeytenla işbirliği yapanlar değilmi? E-Hayır saliha kızım.ENFAL SURESİ 55 ayet, canlıların en kötüsünün GERÇEĞİ ÖRTENLER, olduğunu söylüyor ve bunlar iman etmezler(inanmazlar) diyor.56-Bunlar kendileriyle anlaşma yaptığın kişilerdir.Ama her defasında anlaşmaları bozarlar.Hiç çekinmezler bunlar.48-Şeytan onlara yaptıklarını süslü gösterip şöyle demişti.”Bugün size galip gelecek kimse yok, ben yanınızdayım.”Fakat iki topluluk yan yana gelince şöyle dedi:”ben sizden uzağım”Ben sizin görmediklerinizi görüuorum.Ben Allahtan korkarım.Allahın azabı çok şiddetlidir.
F-Şeytan bile korkuyor allahın gazabından, ayet söylüyor ama insanoğlu bunu göremiyor ne yazıkki… E-Bizler bıkmadan, usanmadan anlatacığız doğruları…
G-Bende neden sizdeki bu Başbakan sevdası diyordumki cevaplar tak tak…Adamın Davostaki çıkışı gerçekten muhteşemdi.Şimdi anlıyorum, görüyorum büyük resmi….Adam görevli gerçekten ve siz bunu bizede gösterdiniz.Birileri uyaracak bu insanları, bu ulusları ki kendilerine bir çeki düzen versinler, öyle değilmi?Bunlara uygun ayetleri ne güzel buluyorsunuz Kurandan.
E-Araf suresi 146 Yeryüzünde haksız yere büyüklük taslayanları ayetlerimden uzak tutacağım.Onlar hangi mucizeyi getirsek inanmazlar.Azgınlık yolunugörseler onu yol edinirler.Onlar ayetlerimizi yalanladılar.147-Ayetlerimizi ve ahirete varılacağını yalan sayanların tüm yaptıkları boşa gitmiştir.BULACAKLARI KARŞILIK, YAPIP ÜRETTİKLERİNDEN BAŞKASI OLMAYACAKTIR.181 BİZİM YARATTIKLARIMIZDAN BİR ÜMMET VARKİ, HAKKA REHBERLİK EDER,VE ONUNLA ADALET SUNARLAR.F-Vallahi de bu bizim milletimizdir.BU MİLLET TÜRK MİLLETİDİR.Gurur duyuyorum ben bu Türk kimliğimle…Biz yetmişyedi dinden insanlar barış içinde yaşadık bu topraklarda.Benim Atalarım zulm yapmadı, işkence yapmadı, yetim hakkı yemedi.Esirleri aç ve açık bırakmadı, adaletli davrandı.Yedi düvele hükmetmiş Osmanlı bütün dinlere hoşgörü gösterdi.İbadetlerine karışmadı.Ne soylu bir milletiz ne onurlu bir milletiz arkadaşlar.
G-Orası öylede bu koca imparatorluk nasıl yıkıldı onuda bir düşün.Son padişah Vahdettini Yunanistana sürgüne gönderenler onu kimin evinde misafir ettiler dersin?Vahdettini düşürenler kimlerdi? Osmanlıyı Afrika topraklarından çıkarıpta meydanı İsrail e bırakan oluşumun içinde hangi güçler vardı?İttihat ve terakki cemiyetini ilk kuranlar ve Osamanlıyı bölüp parçalayanların içinde İsrailli yahudi dostlarımızın parmakları ve elleri nerelere kadar uzanıyordu?Bu işte İngilizlerin ve Fransız yahudilerinin dedikodu provakatörleri nasıl işler başardılar?O günün yerli ve yabancı basının Osmanlının çöküşündeki büyük gayretleri halk arasında nasıl rağbet buldu?Bu soruların cevabını bilmelisin kardeşim.Bu soruların cevabını bilmezsen TARİH TEKERRÜR EDECEKTİR.”TARİHİ TEKERRÜR DİYE TARF EDİYORLAR. HİÇ İBRET ALINSAYDI TEKERRÜRMÜ EDEREDİ” diyen vatan şairimizin sözüne kulak verme zamanı geldide geçti bile…
F-İtihat ve terakkinin ilk kurucularının İngiliz ve Fransız kökenli yahudiler olduğunu duymuştum.Osmanlı imparatorluğunuda yıkan bu yahidilerin dedikodu kültürü.Yahudilerin yüzde kırkı Amerikada, yüzde kırkıda İsrailde.Geriye kalan yüzde yirmide dağınık.Bu millet şimdide Türk topraklarına ve kuzey Kıbrısa çok heveslendiler ve habire toprak alıyorlar. Bu millet acımasız vede başkasının topraklarına gözdiken bir millet olduğu için takip ediyorum yaptıklarını.Her yahudinin peşine bir asker koymak lazım.Amerikadaki yahudi kökenli insanlar dedikodu provakatörlüğünü kıtalar arası çalıştırıyorlar.İnternette birde avukat, doktor filan falan kimlik ibareleri ile HABİRE HÜKÜMET DEVİRME DERDİNDELER.Esma hanımı tanımasaydım bende onların işbirlikçisiydim ve inanıyordum düne kadar.Ama şimdi ülkemizin üzerinde ne tür oyunlar oynandığınıda görebiliyorum çok şükür .
G-Gerçektende çok şükür.Bak bugün İTALYADA DAĞLIK ARAZİDE BİR PKK KAMPI BASILDI VEDE 65 KİŞİ TUTUKLANDI.Haberlerde izledim.Esma hanım çok haklı.Eskiden Avrupa besliyor, barındırıyordu bunları.Şimdi gelişen dış işlerinin başarısı ile bunlar yakalanıp ülkemize teslim ediliyor ve yargılanıyorlar.İsrail ajanlarının yerli ve yabancı işbirlikçileri ile yıllardır ülkemizin üzerinde oynadıkları olunlar artık su yüzüne çıkıyor.Bunların sahte Atatürkçü işbirlikçileride artık eskisi gibi adam da kandıramadıklarından internet üzerinden yalvarıyorlar.Meydanlara adam çağırıyorlar.Bu memleketi seven gerçek Atatürkçülerin artık büyük resmi görme zamanıdır.AKILLI OLMA ZAMANIDIR.Esma hanım farklı bir söylemle vede çarpıcı iddialar vede sağlam kanıtlarla MEDYA-MUHALEFET-SİYASET Üçkeninde yaşanan oyunları, ülkemizin vede insanımızın kanı üzerine oynanan oyunları sahaya indirdi, gözler önüne serdi.CUMHURBAŞKANI-GENELKURMAY VE BAŞBAKAN arasında yaşanan MUTABAKATTAN RAHATSIZ OLAN KALEMŞÖRLER VE MEDYA GURUPLARI rahatsızlıklarının gerçek nedenini BU MİLLETE ANLATABİLİRLERMİ ACABA…?Yoksa AKILLARIMI YETMİYOR, VİCDANLARIMI YETMİYOR BİZİM GÖRDÜKLERİMİZİ GÖRMEYE?Bu medya devamlı nifak peşinde…Yahudi aklı ve ağzıyla medyalık yapıyorlar.Her kurum biribiri ile mutabakatta olursa ve ahenk içinde çalışırsa rahatsız oluyor bu medya.Nasıl iştir, nasıl bir iş ahlakı anlayışıdır, buna bi dur diyen gazeteciler cemiyetide olmazmı, karışan, yol gösteren olmazmı allasen arkadaş.
F-Yahu boşver, onlar cüzdanı doldurana bakıyorlar.CÜZDANI KİM DOLDURUYOR?Bak adamlar para basıp, toprak satın alıyorlar.Ben karşı değilim satılmasına ama benim ülkeme zarar verip para kazanıpta bizi dedikodularla bölüp parçalasınlarda istemem.Amerikada 72 millet var.Ama devlet güçlü.Yasalar güçlü.Vergi kaçırmak ve devlete yalan beyan büyük suç.Güçlü ve büyük devlet dinler ve denetler.Dinlenmeden rahatsız olan goygoyculara en büyük destek İsrailli yahudi kardeşlerimizden geliyor.Onların gelişmiş teknolojileri ile kendilerini dinlemek neredeyse olanaksız.Ne aletleri var mubareklerin.Burada konuşulanı, İsrailden dinlerler.Biz şimdi komşularımızla iyiyiya, İranla, Irakla Suriye ile aramızı düzelttikya, hemen Yunaniztanla iğrenç dedikodular ile aramızı bozma işine giriştiler.İşleri güçleri dedikodu….Şu bunu dedi, bu bunu yaptı, bu böyle olursada şöyle olur gibilerinden safsatalarla miğde bulandırıyorlar.Bizim yahudi işbirlikçi medya sayesinde bu millet devamlı kandırılır arkadaş.Bu millet dağılır, parçalanır..Depreme hacet kalmaz.Yine moralim bozuldu.Esma hanım ne olcak bu milletin hali…?
E-Çocuklar sohbet çok uzadı.değerlendirmeler 180 derecenin altı.Zaten büyük resmi koyduk ortaya.Kafası çalışan gördü görceğini..Sonra büyük resmi ilahi adaletle tanıştıracağız.Bakalım, ilahi adalet ne diyor ve ilahi adaletin yapacakları sonraki sohbete…
Bu sitede bulunan her türlü belge ve raporların her hakkı saklıdır. Kaynak gösterilmeden kullanılamaz.